(5237 S. K. m. 29, 62, 86) (5271 S. K. m. 231)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin tazminat miktarlarının az takdir edildiğine ilişkin, davalı vekilinin de davanın reddi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddi, ancak;
1-Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelere göre, davacının Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/868 Esas, 2006/310 Karar sayılı ve 12/04/2006 karar tarihli dosyasında Etkili Eylem suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edildiği, kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13/05/2009 tarihli ilamı uyarınca onanması üzerine cezanın infazı için 14/08/2009 tarihinde cezaevine alındığı ve 16/04/2011 tarihinde şartla tahliye edildiği, bilahare yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin aynı sayılı ve 27/03/2014 tarihli ek kararı ile, ilk mahkumiyet hükmünün iptaline ve davacının (sanık) beraatına karar verildiği, bu kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27/06/2016 tarihli ilamı ile beraat hükmünün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/486 Esas, 2017/330 Karar sayılı ve 06/04/2017 tarihli kararı ile, bu kez davacının (sanık) 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 29, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın da 18/04/2017 tarihinde kesinleştiği cihetle; davacının (sanık) 14/08/2009 - 16/04/2011 tarihleri arasında 610 gün süre ile infaz için cezaevinde kalması, yargılaması sonucunda son olarak Etkili Eylem suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasının CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, bu cezanın şartla tahliyeye esas miktarının 1 ay 20 güne (50 gün) tekabül etmesi, açıklanması geri bırakılan hükmün bu aşamada davacı bakımından herhangi bir sonuç doğurmaması, 5 yıllık deneme süresi sonunda davanın düşmesine karar verilmesi halinde fazladan cezaevinde kalınan süre için yasal süresinde dava açılması halinde tazminat talep edilebileceği de gözetilerek, ilk cezaevine girme tarihinden itibaren başlayan 1 ay 20 günlük (50 gün) sürenin bu aşamada haksız olduğunun belli olmaması nedeni ile bu günler karşılığı olarak maddi tazminata hükmolunamayacağı dikkate alınarak, 05/10/2009 - 16/04/2011 tarihleri arasını kapsayan süre için (560 gün) net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 10.864,78-TL. maddi tazminata hükmolunması gerekirken, maddi tazminatın cezaevinde kalınan 610 günlük sürenin tamamını esas alan hatalı bilirkişi raporuna itibarla ve 11.909,10-TL. olarak fazla şekilde tayini,
2-Hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, cezaevine girmesine neden olan olayın cereyan tarzı, cezaevinde kaldığı süre, cezaevine ilk giriş tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 560 gün süre ile cezaevinde kalan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla tayini,
Hukuka aykırı, davalı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar Anayasanın 141/son. ve 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı "11.909,10 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 14/08/2009" ibaresinin çıkartılması ve yerine "10.864,78-TL. maddi tazminatın 05/10/2009" ibaresinin yazılması; hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı "20.000-TL. manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 14/08/2009" ibaresinin çıkartılması ve yerine "16.000,00-TL. manevi tazminatın 05/10/2009" ibaresinin yazılması; vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı hüküm fıkrasında yer alan "3.829" ibaresinin çıkartılması ve yerine "3.223,77" ibaresinin yazılması sureti ile DÜZELTİLEREKİSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerine tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan taraf vekilleri yönünden ise hükmün tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi yada zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturarak hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)