(5237 S. K. m. 3, 22, 53, 62, 63, 85) (5271 S. K. m. 231, 260, 264)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükümlere karşı katılan sanık ..... müdafii ile mağdur ..... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/9211 Esas sayılı ve 19/12/2017 havale tarihli iddianamesi ile özetle, olay günü ..... bulvarı ..... kavşağında, katılan sanık .....’ın kullandığı ..... plakalı aracı ile katılan sanık .....’ın kullandığı ..... plakalı aracın çarpıştıkları, kazada .....’ın aracında bulunan .....’ın vefat ettiği, ....., ..... ile .....’ın ise yaralandıkları, böylelikle katılan sanıkların atılı suçları işlediklerinden bahisle katılan sanık .....’ın TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri, katılan sanık .....’ın da TCK.nun 85/2, 53/6, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Katılan sanık ..... aşamalarda, olay günü aracı ile Sincan yönünden Ayaş yönüne doğru yaklaşık 80 km. hızla giderken kavşağa yaklaştığında fren yaparak yavaşladığını, kendisine yeşil ışık yandığını, kavşağa girdiği anda siyah bir aracın önüne çıktığını, bu sırada kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen beyaz bir araç olduğunu ve ancak buna rağmen siyah aracın yola çıktığını, mesafa çok az olduğu için fren yapmasına rağmen çarpışma gerçekleştiğini savunmuş ve şikayetçi olduğunu beyan etmiş, katılan sanık .....’ın da aşamalarda, olay günü kullandığı aracı ile, sağ ön tarafta eşi ..... ve arkada da torunu ..... olduğu halde seyir halinde iken kavşağa girdiğini, yeşil ışık yandığı için yola devam ettiğini ve bu sırada sağ taraftan gelen ve önceden görmediği bir aracın kendilerine çarptığını, kırmızı ışıkta geçmediğini savunmuş ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Katılan ....., annesi olan .....’ın ölümüne neden olan sanık .....’dan şikayetçi olduğunu, babası sanık .....’tan ise şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
Dinlenen tanıklardan .....’ın aşamalarda, olay günü eşi katılan sanık ..... ile birlikte Ayaş yoluna doğru seyir halinde olduklarını, eşinin yanında oturduğunu, trafik ışığının kendilerine yeşil yandığını, bir anda sol taraftaki kavşaktan önlerine çıkan araç ile çarpıştıklarını beyan ettiği, tanık .....’in de aşamalarda, katılan sanık ..... ile bacanak olduklarını, Sincan’dan Ayaş’a pikniğe gittiklerini, kendi aracı ile onu yaklaşık 75-80 metre mesafeden takip ettiğini, ..... ışıklara geldiğinde ona yeşil yandığını ve ancak bir başka araç beklediği halde onun yanından ve sol taraftan gelen bir aracın önüne çıkması nedeni ile .....’ın o araca çarptığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenmiş 08/10/2017 tarihli Ölü Muayene Tutanağına göre, .....’ın geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı göğüs kaburga kemiklerinin kırılması ile oluşan iç kanama sonucu öldüğünün belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesinden verilme 13-14/11/2017 tarihli raporlarda, mağdur .....’ın sol el bileği ve sağ klavikula kırıkları nedeni ile hayati tehlike geçirmediği, kırıkların vücut fonksiyonlarına etkisinin ağır derecede olduğu, katılan sanık .....’ın sağ tibia üst uçta ayrılmamış kırık nedeni ile hayat fonksiyonlarının hafif derecede etkilendiğinin bildirildiği görülmüş, Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13/11/2017 tarihli raporuna göre de, katılan sanık .....’ın sağ hemitoraks’ta (göğüs kafesi sağ kısımda) kırık olduğu, sağ kulaktaki işitme kaybı nedeni ile de duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Trafik Kaza Tespit Tutanağı incelenmiş, buna göre kaza mahallinin yerleşim yeri içi ve hız sınırının 70 km. olduğu, havanın yağışlı ve yol yüzeyinin ıslak-nemli olduğu, çarpışmanın ışıklı kavşak içerisinde meydana geldiği ve ancak hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı hususunun belirlenemediği, fren izi tespiti bulunmadığı, katılan sanık .....’ın aracının çarpma noktasından 20 metre ileride, katılan sanık .....’ın aracının da çarpma noktasından 42 metre ileride duruşa geçtikleri anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut ve polis memurları tarafından düzenlenmiş 09/10/2017 tarihli CD İzleme Tutanağı ile 15/10/2017 tarihli DVD İzleme Tutanağı Dairemizce incelenmiş, Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/10/2017 tarihli CD İnceleme Tutanağına göre de, katılan sanık .....’ın istikametine kırmızı ışık yanmasına ve ..... bulvarına aynı şekilde karşı taraftan giren beyaz bir kamyonet ve beyaz bir minibüsün kırmızı ışık nedeni ile durmalarına rağmen, kullandığı siyah renkli aracın ilerlemeye devam ettiği ve kazanın meydana geldiği, katılan sanık .....’ın da kullandığı aracın oldukça süratli bir biçimde ve muhtemelen fasılalı yeşil ışığın yandığı esnada kavşağa girmiş olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ve hazırlık soruşturması sırasında katılan sanık ..... müdafiinin talebi üzerine bilirkişi makine yüksek mühendisi (trafik kusur uzmanı) ..... tarafından hazırlanarak sunulan 16/10/2017 tarihli rapora göre, olay yeri kavşaktaki trafik ışıklarının sinyal planı da incelenmek sureti ile, katılan sanık .....’ın kendisine hitap eden trafik ışıkları kırmızı yandığı halde hareket halinde iken durmaksızın kavşağa girdiği ve bu nedenle asli kusurlu olduğu, katılan sanık .....’ın da havanın yağmurlu ve yol zemininin de ıslak-nemli oluşunu gözeterek kavşağa yaklaşırken hızını azaltması gerektiği halde buna uymadığından tali kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüş ve eki kaza anını gösteren fotoğraflar incelenmiş, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından, kaza anını gösterir kamera görüntüleri de incelenmek sureti ile düzenlenmiş 21/11/2017 tarihli rapora göre de, katılan sanık .....’ın kullandığı otomobil ile seyirle geldiği olay yeri ışıklı kavşakta kırmızı ışık ihlali yaptığından asli kusurlu olduğu, katılan sanık .....’ın da kullandığı otomobil ile seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta, her ne kadar ışık ihlali yapmamış ise de, kavşağa yaklaşımı sırasında hızını kavşak şartlarına göre ayarlamamış olmakla alt düzeyde tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2017/396 Esas, 2018/114 Karar sayılı ve 15/03/2018 tarihli karar ile, katılan sanık .....’ın üzerine atılı suçu asli kusurlu şekilde işlediği kabul edilerek TCK.nun 85/2, 22/3, 22/6-son, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiği, katılan sanık .....’ın üzerine atılı suçu tali kusurlu şekilde işlediği kabul edilerek TCK.nun 85/2, 62, 53/6, CMK.nun 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüş, hükmün katılan sanık ..... müdafii tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, katılan sanık .....’ın kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulü gerektiği, olayda bilinçli taksirin unsurlarının bulunmadığı, verilen cezanın fazla olduğu, katılan sanık .....’a verilen cezanın az olduğu yönünde, İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra Dairemiz tarafından eksiklik giderilmek sureti ile zorunlu vekil olarak atanan ve CMK.nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü istinaf etme hakkı bulunan mağdur .....’ın vekili tarafından da eksik inceleme ile hüküm verildiği yönünde istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce, mağdur ..... gerekçeli karar başlığına yazılmamış ise de, bu husus mahallinde ilavesi mümkün bir eksiklik olarak kabul edilmiş, Adli Tıp Kurumu giderinin dahil edilmemesi sureti ile eksik yargılama giderine hükmolunması da, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığı için sadece eleştiri konusu yapılmış olmakla birlikte, ayrıca İlk Derece Mahkemesi hükmünde yer alan “1-)Katılan sanık ..... hakkında TCK.nun 85/2. maddesi uyarınca hükmolunan 4 yıl temel hapis cezasının TCK.nun 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında, cezanın 5 yıl 4 ay yerine 6 yıl hapis olarak belirlenmesi sureti ile yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında sonuç olarak fazla ceza tayini, 2-)Olay günü katılan sanık .....’ın kullandığı ..... plakalı aracı ile Ayaş-Sincan yönünden gelerek İlçe Jandarma Komutanlığı önünde bulunan ışıklı kavşaktan sol tarafa ve ..... bulvarına dönüş yaparken, aracının sağ yan kısmı ile Sincan-Ayaş yönüne seyir halinde olan katılan sanık .....’ın kullandığı ..... plakalı aracın ön kısmı ile çarpışması sonucu, eşi .....’ın öldüğü, torunu mağdur ..... ile diğer katılan sanık .....’ın vücutlarında kırık olacak şekilde yaralandıkları anlaşılan olayda; TCK.nun 22/6. maddesinin birinci cümlesindeki şahsi cezasızlık hükmünün uygulanabilmesi için, neden olunan neticenin münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, katılan sanık .....'ın eylemi sonucu eşi .....'ın öldüğü ve torunu mağdur .....'ın yaralandığı anlaşılmakla birlikte diğer katılan sanık .....'ın da yaralandığı cihetle, eylemin bölünerek TCK.nun 85/, 22/3. maddeleri uyarınca belirlenen cezadan TCK.nun 22/6-son. cümlesi uyarınca indirim yapılmasının mümkün bulunmadığı ve olayda TCK.nun 22/6-son. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, katılan sanık ..... hakkında hükmolunan cezadan TCK.nun 22/6-son. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunması” şeklindeki hukuka aykırılıklar nedeni ile duruşmalı inceleme yapılması gerektiği düşünülerek duruşma açılmış, duruşmaya iştirak eden katılan sanık ..... ve müdafii ile katılan ..... ve müdafiinin eski savunmaları ile şikayetçi olduklarına dair beyanlarını, katılan .....'ın da sadece katılan sanık .....'dan şikayetçi olduğuna dair beyanını tekrar ettikleri, mağdur ..... vekilinin ise istinaf talebinin sadece katılan sanık ..... hakkında kurulan hükme hasren olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle; oluşa, savunma, ölü muayene tutanağı, CD izleme tutanağı, DVD izleme tutanağı, sinyalizasyon sistemine ait sinyal planı, Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporu, trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya kapskzamına göre, olay tarihinde sürücü belgeli sanık .....'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile Ayaş-Sincan istikametinden gelerek olay yeri İlçe Jandarma Komutanlığı önünde bulunan ışık kontrollü dönel kavşakta, sol tarafa ..... bulvarın dönüş yaparken Sincan-Ayaş istikametine seyir halinde olan sürücü belgeli sanık ..... idaresindeki ..... Plakalı araç ile çarpışması neticesinde, ..... plakalı araçta bulunan .....'ın öldüğü, ..... plakalı araç sürücüsü sanık ..... ve ..... ile ..... plakalı araç sürücüsü .....'ın nitelikli şekilde yaralandıkları somut olayda; sanık .....'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyrederken olay yeri ışıklı kavşakta kırmızı ışık ihlali yaptığından olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu; sanık .....'ın ise sevk ve iadaresindeki araç ile seyrederken olay yeri ışıklı kavşağa yaklaşımı sırasında hızını kavşak şartlarına göre ayarlamamış olmakla olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu anlaşılmakla;
A-Sanık ..... hakkında kurulan hükme ilişkin istinaf incelemesinde;
CMK.nın 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı aynı Kanunun 231/12 . maddesine göre itiraz yolu açık olup, istinaf incelemesi mümkün olmadığından istinaf incelemesine yer olmadığına, gereği merciince yerine getirilmek üzere dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi,
B-Sanık ..... hakkında kurulan hükme ilişkin istinaf incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, yerinde görülmesen sair istinaf itirazlarının reddine; ancak, sanık hakkında hükmolunan 4 yıl temel hapis cezasının TCK.nun 22/3. maddesine göre 1/3 oranında artırım yapıldığı sırada, 5 yıl 4 ay yerine, hesap hatası yapılarak 6 yıl hapis cezasına ve devamına uygulama ile sonuç cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün yerine, 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini kanuna aykırı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak lehe hükümlerin uygulanması Dairenin takdirinde olmak üzere, sanık ..... hakkında TCK.nun 3/1, 22/4, 61/1. maddelerinde yazılı ilke ve ölçütler gözetilip, TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulmasını (koşulları bulunmadığı halde TCK.nun 22/6. maddesinin uygulanması isabetsizliği, aleyhe istinaf olmaması karşısında ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının dikkate alınması) talep etmiştir.
İddia, katılan sanıkların savunma ve şikayetleri, katılan ile tanıkların beyanları, Ölü Muayene Tutanağı, doktor raporları, Trafik Kaza Tespit Tutanağı, kaza anını gösterir kamera görüntüleri, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak her ne kadar katılan sanık ..... hakkında kurulan hüküm katılan sanık ..... müdafii ile mağdur ..... vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olmak suçundan dolayı katılan sanık ..... hakkında CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, bu nitelikteki kararın aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca istinaf değil itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan sanık ..... müdafii ile mağdur ..... vekilinin istinaf istemlerinin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi sureti ile CMK.nun 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan olay günü katılan sanık .....’ın kullandığı ..... plakalı aracı ile Ayaş-Sincan yönünden gelerek İlçe Jandarma Komutanlığı önünde bulunan ışıklı kavşaktan sol tarafa ve ..... bulvarına dönüş yaparken, aracının sağ yan kısmı ile Sincan-Ayaş yönüne seyir halinde olan katılan sanık .....’ın kullandığı ..... plakalı aracın ön kısmı ile çarpışması sonucu, katılan sanık .....’ın aracında bulunan eşi .....’ın öldüğü, aynı araçta bulunan torunu mağdur ..... ile diğer aracı kullanan katılan sanık .....’ın vücutlarında kırık olacak şekilde, ayrıca katılan sanık .....’ın da vücudunda kemik kırığı olacak ve sağ kulağındaki işitme kaybı nedeni ile işlev zayıflığına maruz kalacak şekilde yaralandıkları anlaşılmaktadır. Katılan sanık .....’da olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul etmekle birlikte, olay sırasında kendisine yeşil ışık yandığını savunmuş, bu savunmayı tanıklar ..... ve .....’de doğrulamış, katılan sanık ..... ise olay anında kendisine yeşil ışık yandığını savunmuştur. Ancak Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/10/2017 tarihli CD İnceleme Tutanağı ile katılan sanık .....’in kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiği tespit edildiği gibi, gerek katılan sanık ..... müdafiinin talebi üzerine bilirkişi makine yüksek mühendisi (trafik kusur uzmanı) ..... tarafından, olay yeri kavşaktaki trafik ışıklarının sinyal planı da incelenmek sureti ile, sunulan 16/10/2017 tarihli rapor ile kaza anını gösterir kamera görüntüleri de incelenmek sureti ile düzenlenen Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 22/11/2017 tarihli raporunda da, katılan sanık .....’ın kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiği belirlenmiştir. Dolayısı ile katılan sanık .....’ın, olay anında kendisine yanan yeşil ışıkta kavşağa girdiği şeklindeki savunmasının doğru olmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ortaya çıkmıştır. Bu oluş ve kabule göre Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş 22/11/2017 tarihli raporda, katılan sanık .....’ın kullandığı otomobil ile seyirle geldiği olay yeri ışıklı kavşakta kırmızı ışık ihlali yaptığından asli kusurlu olduğu, katılan sanık .....’ın da kullandığı otomobil ile seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta, her ne kadar ışık ihlali yapmamış ise de, kavşağa yaklaşımı sırasında hızını kavşak şartlarına göre ayarlamamış olmakla alt düzeyde tali kusurlu olduğu açıklanmıştır. Bu rapor teknik verilere dayalı, gerekçeli ve oluşa uygun bulunduğundan Dairemizce de bu rapora aynen itibar olunmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından da katılan sanık .....’ın olayda asli kusurlu olduğunun kabulünde ve buna dayalı olarak TCK.nun 85/2. maddesinde yer alan temel cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde, ayrıca eylemin kırmızı ışık ihlali yapılarak ve bu suretle bilinçli taksirle işlenmesinden dolayı TCK.nun 22/3. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Fakat az önce yukarıda açıklandığı üzere, katılan sanık ..... hakkında TCK.nun 85/2. maddesi uyarınca hükmolunan 4 yıl temel hapis cezasının TCK.nun 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında, cezanın 5 yıl 4 ay yerine 6 yıl hapis olarak belirlenmesi sureti ile yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayini, ayrıca TCK.nun 22/6. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve eylemin bölünmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, katılan sanık ..... hakkında hükmolunan cezadan TCK.nun 22/6-son. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı ve isabetsiz bulunmuş, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Mevcut halde Dairemizce, katılan sanık .....’ın, bir kişinin (eşi) ölümü ile birlikte iki kişinin (biri torunu) nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılan olayda, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı, kusurunun ağırlığı ile hak ve nasafet kuralları da gözetilerek TCK.nun 85/2. maddesi uyarınca alt sınırdan makul bir oranda uzaklaşılmak sureti ile ve 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, eylemin bilinçli taksir ile işlenmesinden dolayı TCK.nun 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranında arttırılması, takdiri indirime ilişkin TCK.nun 62/1. maddesinin uygulanması, ayrıca aleyhe istinaf bulunmadığı için kazanılmış hakkının gözetilmesi, işlediği fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde TCK.nun 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınması gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM:
1-)Katılan sanık ..... müdafii ile mağdur ..... vekilinin verdikleri istinaf dilekçelerinin, katılan sanık ..... hakkında kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemesinde;
Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olmak suçundan dolayı katılan sanık ..... hakkında CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği cihetle, bu nitelikteki kararın aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca istinaf değil itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan sanık ..... müdafii ile mağdur ..... vekilinin istinaf istemlerinin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi sureti ile CMK.nun 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin MAHALLİNE İADESİNE,
2-) Katılan sanık ..... müdafiinin verdiği istinaf dilekçesinin, adı geçen katılan sanık hakkında kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
CMK.nun 280/2. maddesi uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/396 Esas, 2018/114 Karar sayılı ve 15/03/2018 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Katılan sanık .....'ın üzerine atılı Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olmak suçunu işlediği anlaşıldığından ve suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusur durumu nazara alınarak eylemine uyan TCK.nun 85/2. maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Katılan sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından cezası TCK.nun 22/3. maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırılarak 5 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal koşulları bulunmadığından katılan sanık hakkında TCK.nun 22/6-son. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak katılan sanığın cezası TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 4 YIL 5 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
İstinaf yoluna sadece katılan sanık ..... müdafii tarafından başvurulduğu anlaşıldığından, CMK.nun 283. maddesi uyarınca katılan sanığın kazanılmış hakkı da nazara alınarak sonuç olarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Katılan sanık hakkında hükmolunan cezanın süresi ve işlenen suçun niteliği nazara alınarak TCK.nun 50, 51. ve CMK.nun 231/5. maddelerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığına,
TCK.nun 53/6. maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin takdiren 1 YIL SÜRE İLE GERİ ALINMASINA,
Yargılama aşamasında kendisini dosyaya vekaletname sunan bir vekil aracılığı ile temsil ettiren katılan sanık ..... yararına Dairemizde yapılan yargılama nedeni ile 1.362,00-TL. maktu vekalet ücretinin katılan sanık .....'tan alınarak adı geçen katılan sanığa verilmesine,
Yargılama gideri olarak yapılan İlk Derece Mahkemesince toplam 156,78-TL., Dairemizce yapılan 4 davetiye gideri 56,00-TL. olmak üzere toplam 212,78-TL.sının katılan sanık .....'tan alınmasına,
Dair, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile ve isteme uygun olarak, katılan sanık ..... ve müdafii, katılan Sanık ..... ve müdafii, katılan ..... ve mağdur ..... vekilinin yüzlerine karşı, diğerlerinin yokluğunda, CMK.nun 280/2. ve 286. maddeleri uyarınca KESİN olarak ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2019 (¤¤)