(5237 S. K. m. 50, 53, 62, 85) (5271 S. K. m. 231, 280)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Gemerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2065/72 Esas sayılı ve 30/03/2016 tarihli iddianamesi ile, özetle sanığın sevk ve idare ettiği araçla Sivas istikametinden Kayseri istikametine seyir halinde iken aracının lastiğinin patlaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek bölünmüş yoldaki kaldırımı aşarak Kayseri istikametinden Gemerek istikametine seyir halinde olan ölenin motosikletine çarptığı ve ... ...'in ölümüne neden olduğu iddia edilerek TCK'nın 85/1.maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile Gemerek Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanık ... ... savunmasında; "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifademi ve sorgu ifademi aynen tekrar ederim, olay tarihinde Sivas istikametinden Kayseri istikametine doğru kullanmış olduğum araç ile ilerliyordum. Virajlı olan yola geldiğimde birden teker patladı. Bende aracın kontrolünü kaybettim. Toparlamaya çalışsam da aracı toparlayamadım. Orta refüje çıktığımı hatırlıyorum ancak sonrasını hatırlamıyorum. Maktüle çarptığımı da daha sonra olay yerine gelen vatandaşların söylemesi üzerine öğrendim. Olay sırasında tahmini hızım 90-100 km idi. Ancak net olarak hatırlamıyorum, Öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümler uygulansın ayrıca CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına rızam vardır. Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, tanık beyanlarına bir diyeceğim yoktur. Tanık İ.'in bahsettiği yanımda gördüğünü beyan ettiği kişi çarpıştığım kişidir, yanımda başka bir kişi yoktu, beyanlara bir diyeceğim yoktur" şeklinde savunma yapmış,
Katılan N. T. beyanında: "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifade doğrudur aynen tekrar ederim, maktul benim resmi nikahlı eşim olur. Kazanın nasıl meydana geldiğini ben görmedim ancak sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, cezalandırılmasını talep ediyorum, karşılanmasını talep ettiğim maddi zararım vardır ancak daha sonra beyanda bulunacağım, tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmiyorum." şeklinde,
Tanık Ç. B. beyanında: "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifade doğrudur, aynen tekrar ederim, her iki kişiyi de tanırım, her ikisi ile aramda husumet bulunmamaktadır, olay tarihinde .... petrol istasyonunda çalışıyordum. Birden büyük bir patlama sesi duydum. Sesin geldiği yöne baktığımda bir aracın dönmeye başladığını daha sonrada karşı şeride geçtiğini gördüm. Daha önce maktulün karşı şeritte motoru ile ilerlediğini görmüştüm ancak çarpışma anını görmedim. Daha sonra tarafların yanına gittim. Sanığa sorduğumda kimseye çarpmadığını, motor görmediğini söyledi. Etrafta arayınca maktulü yolun kenarında bulduk, daha sonra ambulans gelip taraflara hastaneye götürdü. Patlama sesi lastik patlamasına benziyordu, patlamadan bir kaç saniye sonra araç kontrolden çıktı, " demiş, çelişki nedeni ile sorulduğunda: "Her ne kadar hazırlık beyanımda çarpma anını tam olarak görmüş olduğumu söylemiş isem de üzerinden zaman geçtiği için şuan hatırlayamıyorum, o an itibari ile sanığın hızını anlayabilecek durumda değildim." şeklinde.
Tanık M. A. beyanında: "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifade doğrudur, aynen tekrar ederim, her iki kişiyi de tanırım, her ikisi ile aramda husumet bulunmamaktadır, olay tarihinde büyük bir patlama sesi duydum, sese doğru baktığımda sanığın kullandığı aracın kontrolden çıkarak karşı şeride geçtiğini gördüm ancak kaza anını tam olarak göremedim, daha sonra olay yerine gidip müdahalede bulunduk. Patlama sesi lastik patlamasına benziyordu, patlamadan bir kaç saniye sonra araç kontrolden çıktı, o an itibari ile sanığın hızını anlayabilecek durumda değildim" şeklinde,
Tanık İ. A. yargılama aşamasındaki beyanında: "... ... ile beraber evden çıkmıştık, yanımızda aynı zamanda eşimde vardı. O işyerine bende Kayseri'ye gidiyordum. ... ... araba ile önümden geçerken araba yalpaladı, kaldırıma çarptı, ortalık toz duman oldu, bende yanına gittim, arabadan çıkarttık onu. Tanımadığım bir kişi, K.'ın yanında bir kişi daha olduğunu söyledi. Ben çarptığı bir kişinin olduğunu görmemiştim. Bunun üzerine gidip aşağıya başka bir kişinin olup olmadığına baktım. Görünce ambulansa haber verdik. ... ...'ı ben kendim hastaneye götürdüm. Araba önümde gidiyordu. Lastiğinin patlaması üzerine arabanın yalpaladığını gördüm. Yalpaladıktan sonra kaldırıma çarptı, benim bilgim bundan ibarettir. Ben aslında tam olarak lastiğin patladığını görmedim ancak arabadan bir ses geldiğini duyduğum ve aracın yalpaladığını gördüğüm için aracın lastiğinin patladığını düşündüm. Çünkü aracın lastiği patlamamış olsa idi araç bu şekilde devam etmezdi, hazırlık beyanında aracın lastiğinin sesinden bahsetmemiş olmamın sebebi o zaman yaşadığım heyecandır. Ben aracın sol lastiğinin patladığını düşünmüştüm," şeklinde,
Tutanak Tanığı N. A. keşif mahallindeki beyanında: "Olay tarihinde kaza tespit tutanağı düzenlemek için olay yerine gelmiştik, Tutanak altındaki imza bana aittir, kaza mahkeme heyetine göstermiş olduğum gibi Sivas-Kayseri istikametinden gelen aracın orta refüjü geçerek Sivas istikametine giden emniyet şeridindeki motora çarpması sonucu meydana gelmiştir. Biz olaya sebep olan araç üzerinde yaptığımız incelemede sol ön lastiğin patlamış olduğunu görmüştük ancak kazanın patlama sebebi ile mi olduğunu yoksa kontrolden çıkan aracın orta refüje vurması sonrası mı lastiğin patladığını bilmiyoruz, ancak lastik patlamıştı. Maktul yaralı olduğu için hastaneye kaldırılmıştı ancak bulunduğu yere ilişkin kan izleri mevcuttu" şeklinde,
Tutanak tanığı C. E. keşif mahallindeki beyanında: "Olay tarihinde kaza tespit tutanağını düzenlemek için olay yerine gelmiştik. Tutanak altındaki imza bana aittir. Kaza mahkeme heyetine göstermiş olduğum gibi Sivas-Kayseri istikametinden gelen aracın orta refüjü geçerek Sivas istikametine giden emniyet şeridindeki motora çarpması sonucu meydana gelmiştir. Biz olaya sebep olan araç üzerinde yaptığımız incelemede sol ön lastiğin patlamış olduğunu görmüştük ancak kazanın patlama sebebi ile mi olduğunu yoksa kontrolden çıkan aracın orta refüje vurması sonrası mı lastiğin patladığını bilmiyoruz, ancak lastik patlamıştı. Maktul yaralı olduğu için hastaneye kaldırılmıştı ancak bulunduğu yere ilişkin kan izleri mevcuttu. Etraftan yaptığımız araştırmada da büyük bir patlama sesi duyduklarını söylediler. Ancak aracın patlama sesinden sonramı kontrolden çıktığını yoksa yol virajlı olduğu için virajı alamayarak kontrolden çıkıp orta refüje çıktıktan sonra patlama olduğu noktasında bir şey söylememişlerdi. Ancak araç orta refüje girmeden önce 18 metrelik bir fren izi vardı. Bu freni lastik patladıktan sonramı yaptı yoksa virajı alamayarak mı frene bastı bilemiyoruz" şeklinde.
Beyanda bulunmuşlardır.
12.08.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı içeriğinden, ölüm nedenini kafa tramvasına bağlı kardiyaarrest ve solunuma arrest olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Kaza tespit tutanağında, meydana gelen kazada sanığın asli kusurlu, ölenin kusursuz olduğunun
belirtildiği,
12/08/2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda, karşı şeride geçen sanığın aracının yaklaşık 42 metre yola çapraz şekilde yolu boydan boya katettiği, bu sırada yolda sağda tekere balı, sol tarafta ise janta bağlı olarak izlerin meydana geldiğinin ve otonun sol ön tekerinin patlamış olduğunun tespit edildiği,
13/08/2015 tarihli CD izleme tutanağında "beyaz renkli aracın Kayseri istikametine giderken birden orta refüjden aşarak Sivas istikametine gitmekte olan motosiklete çarptığının" belirtildiği,
Dosyaya ibraz edilen Gemerek Asliye Ceza Mahkemesince icra edilen rapor üzerine düzenlenen 22/052016 tarihli raporda sanığın % 100 oranında kusurlu olduğu, ölenin kazada kusuru bulunmadığının bildirildiği,
İlk derece mahkemesi tarafından icra edilen 29/07/2016 tarihli 2 polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, özetle, "sanık aracın lastiğinin patlaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirtse de,. Tubeless (iç lastiksiz) lastiğin patlama anında lastiğin havasının aniden değil yavaş yavaş boşalacağının, bu nedenle lastiğin kaza öncesi patlasa dahi lastik havası yavaş yavaş ineceğinden direksiyon hakimiyetinin bir anda kayıp olmayacağı, lastik patlamasının kazaya direk etkisinin olmayacağının tespit edildiğinin, bu nedenle sanığın "araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızını azaltmama” kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu, ölenin kusursuz olduğunun mütalaa edildiği,
Anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca, İlk Derece Mahkemesi olan Gemerek Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 2016/86 E, 2017/2 K. sayılı ve 18/01/2017 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince 12.100-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline karar verildiği, verilen karara karşı katılan vekili ile sanık müdafinin süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu,
Dairemizce yapılan incelemede;
1-Sanığın kullandığı aracın lastiklerinin aracın seyri sırasında patlamasının mümkün olup olmadığı, buna göre buna göre lastik patlamasının sanığın kusuruna etkisinin tespit edilmesi gerektiği,
2-Mahkemece sanık asli kusurlu kabul edilmesine karşın, alt sınırdan hüküm kurulması,
Hususları usul ve Yasaya aykırı görülmekle duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 18/01/2017 tarihli kararla dosyadan el çekmesinden sonra hükmü genişletmesi mümkün bulunmamasına karşın, 16/02//2017 tarihli ek kararla katılan lehine vekalet ücreti taktir edilmiş ise de, Dairemizce ek karar yok hükmün de kabul edilmiştir.
Öncelikle, sanığın kullandığı aracın lastiğinin aracın seyri sırasında patlamasının mümkün olup olmadığı, buna göre, lastik patlamasının sanığın kusuruna etkisinin tespit edilmesi amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış,
Düzenlenen 25/04/2017 tarihli raporda,
Ara karar ve talimat yazısındaki istem doğrultusunda, tanık ifadelerinde yer alan olay öncesi patlama sesi duyulmuş olması, .. .. … plakalı otomobilin ön tekerinde bulunan gümleme şeklinde patlama emaresi, olay günü çekilen olay yeri fotoğrafları ile bu fotoğraflarda görülen olaya dair tüm iz ve emareler (yol üzerindeki fren sürtünme jant izlerinin konumları, araçlar ve lastikler üzerindeki izini, bilirkişi raporları ekindeki krokilerde görülen olay yeri öncesi yolun virajlı olması durumu, olay anı görüntüleri, tüm ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı ve bu tutanak içeriğindeki kaza yeri krokisi, bilirkişiraporları ve Gemerek Asliye Ceza Mahkemesi'nin aynı olaya konu 18.01.2017 tarihli gerekçeli kararı ile dosyada mevcut olan diğer tüm veriler heyetimizce incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında; mevcut koşullarda meydana gelen olayda .. ... … plakalı otomobilin kontrolden çıkması öncesi lastik patlaması meydana geldiği değerlendirilmiş, sürücü … …..'ın da hızını aracının yük ve teknik özelliği ile virajlı yol bölümüne göre ayarlamamış olması nedeniyle lastiği patlayan aracını kendi yol bölümünde tutarak önlem alma becerisi gösterememiş olduğu görüş ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekli ile rapor tanzimi cihetine gidilmiştir. Mevcut verilere göre;
Mevcut koşullarda meydana gelen olayda teknik arıza mahiyetinde olan .. .. ... plakalı otomobilin lastiğinin patlamış olması durumu sonuç üzerine asli derecede etkili olmuştur.
Sürücü ... ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay mahallindeki virajlı yol bölümünde hızını aracının yük ve teknik özelliği ile yol durumuna göre ayarlamadığı, bu haliyle geldiği viraj çıkışı olay yerinde aracının lastiğinin patlaması sonrasında aracını kendi yol bölümünde tutarak önlem alma becerisi gösteremeyip direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının orta refüj üzerinden karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yol bölümüne geçip burada Kayseri istikametinden Sivas istikametine seyir halinde bulunan motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle tali kusurludur.
Sürücü ... ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde kasksız vaziyette seyre çıkmış olmakla kendi yaralanmasında alt düzeyde tali kusurludur.
Şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dosyadaki kamera görüntülerini içerir CD Dairemiz heyetince de izlenmiştir.
Sanık talimatla müdafii huzurunda alınan savunmasında, Dairemiz tarafından alınan Adli Tıp Kurumu raporuna bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiş, sanık müdafii ise önceki savunmalarını tekrarla, lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir. Katılan vekili ise, aracın bakım ve sorumluluğunun sanığa ait olduğunu araca kusur atfedilemeyeceğini, önceki raporda olduğu gibi, sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasını talep etmiştir.
Dairemiz tarafından yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; "Olay tarihinde sanık ... ...'ın sevk ve idaresindeki araçla Sivas-Kayseri istikametine seyri sırasında olay yerine geldiğinde aracını lastiğinin patlaması ve hızlı oluşu nedeniyle araç hakimiyetini kaybederek karşı yol bölümüne geçip seyir halinde bulunan sürücü... ... idaresindeki motorsiklet ile çarpışarak ... ...'in ölümü ile sonuçlanan trafik kazasına neden olduğu, somut olayda; sanığın tali kusurlu oluşu, aracının lastiğinin patlaması oluşa, dosya kapsamına, son alınan Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesi Başkanlığının raporu ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince verilen 18.01.2017 tarih ve 86-2 sayılı kararda usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı suçun sübutu ve cezanın takdiri yönünden değerlendirmenin yerinde verilen hükmün sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından sanık müdafi ile katılan vekilinin istinaf başvurularının CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
İddia, savunma, ölü muayene ve otopsi tutanağı, kusura ilişkin raporlar, tanık beyanları, dosya içerisindeki kamera kayıtlarına ilişkin CD ve CD'nin çözümüne ilişkin tutanak ile tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre; Dairemiz tarafından alınan Adli Tıp Kurumunun kusura ilişkin raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın sevk ve idare ettiği aracın lastiğinin kazadan önce patladığı ancak sanığın, hızını araçların yük ve teknik özelliği ile virajlı yol bölümüne göre ayarlamamış olması nedeniyle lastiği patlayan aracını kendi bölümünde tutarak önlem alma becerisini göstermemişi nedeniyle, karşı yol bölümüne geçerek ölen ... ...’in kullandığı motosiklete çarparak ölümüne neden olduğu, bu şekilde meydana gelen kazada sanığın TALİ kusurlu olduğu Dairemizce de kabul edilmiştir.
Olayda, suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK'nın 85/1.maddesinde yer alan temel cezanın alt sınırdan taktir edilmesi, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması, hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi gözetilerek adli para cezasına çevrilmesi gerektiği vicdani kanaatına varılarak ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak, aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM: CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca Gemerek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/86 E, 2017/2 K sayılı ve 18/01/2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın işlediği sabit kabul edilen taksirle ölüme neden olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 85/1. maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusur durumu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmalardaki saygılı tutum ve davranışları lehine indirim sebebi kabul edilmekle 5237 sayılı TCK.nın 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen hapis cezasının sanığın kişiliğine, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve sosyal ve ekonomik durumuna göre 5237 Sayılı TCK'nın 50/4, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince bir gün karşılığı 20-TL hesabı ile 12.100-TL ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,
Sanığa verilen adli para cezasının, sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince birbirini takip edecek şekilde birer ay ara ile ödenmek üzere 24 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edilemedi).
Katılan tarafın zararı giderilmediğinden CMK'nın 231. maddesi, sonuç olarak tayin edilen cezanın adli para cezası olması nedeniyle cezanın ertelenmesine yasal imkan olmadığına,
5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin takdiren 6 ay süreyle geri alınmasına,
Yargılama aşamasında kendilerini bir vekil aracılığıyla temsil ettiren katılan N. T. yararına ilk derece mahkemesi için takdir olunan 1.980-TL, dairemizce takdir olunan 990-TL olmak üzere toplam 2.970- TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak adı geçen katılana verilmesine,
İlk Derece Mahkemesince yapılan toplam 662,00- TL ile Dairemizce yapılan 210,00- TL adli tıp ücreti, 4 davetiye gideri 44-TL olmak üzere toplam 916,00-TL'nin sanıktan tahsiline,
Dair; Cumhuriyet savcısının huzuru ile sanık ve müdafi ile katılan ve vekilinin yokluklarında, isteme aykırı olarak CMK’nın 286. maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17.10.2017 (¤¤)