(5271 S. K. m. 141, 142, 286)
Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasına ilişkin olarak yerel mahkemece verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, polis olan müvekkilinin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yürütülen soruşturma nedeni ile 04/08/2016 tarihinde gözaltına alınıp 11/08/2016 tarihinde tutuklandığını, bilahare açılan kamu davası sonucunda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/51-78 E-K. sayılı dosyasında 14/03/2017 tarihli karar ile beraat ettiğini, 17/08/2016 tarihinde çıkartılan KHK ile de meslekten ihraç edildiğini, işini ve sosyal haklarını kaybeden müvekkilinin maddi olarak çok büyük kayba uğradığını, mesleğine dönebilmek için İdari Mahkemesine açtığı davanın reddedildiğini ve bu nedenle maddi kaybının halen devam ettiğini, ayrıca ekonomik geleceği ve itibarının sarsıldığını, ailevi sıkıntılar yaşadığını, vatan haini muamelesi gördüğünü belirterek 100.000,00-TL. maddi ve 500.000,00-TL. manevi tazminatın 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yazılı cevap dilekçesi ile, dava şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dosyada mevcut ilam örneği ile belgelerin incelenmesinde; davacı (sanık) hakkında yapılan yargılama sonucunda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/51-78 E-K. sayılı ve 14/03/2017 tarihli kararı ile Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak suçundan beraatına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 22/03/2017 tarihinde kesinleştiği, davacının anılan dosyaya konu olay nedeni ile 04/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 12/08/2016 tarihinde tutuklanıp 14/03/2017 tarihinde tahliye edildiği, ilgili evrakın dosya içerisinde bulunduğu, davacı adına aynı haksız tutuklama nedeni ile açılmış başkaca bir dava bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilirkişi mali müşavir K4 tarafından sunulan 28/04/2017 tarihli rapor ile sair cevabi yazılar Dairemizce incelenmiştir.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2017/207-214 E-K. Sayılı ve 10/05/2017 tarihli karar ile, maddi tazminat talebinin reddine, 6.000,00-TL. manevi tazminatın ise 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görülmüş, hükmün davalı vekili tarafından dava koşullarının oluşmadığı, davanın reddi gerektiği, manevi tazminat miktarının fazla takdir edildiği yönünde, davacı vekili tarafından da maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, manevi tazminat miktarının da az takdir edildiği yönünde istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce, davacı yararına maddi tazminat takdiri gerekip gerekmediği ve manevi tazminat miktarının takdiri bakımından duruşmalı inceleme yapılması gerektiği düşünülerek duruşma açılmış, duruşma sırasında yazılan müzekkerelere Kayseri Emniyet Müdürlüğü ve SGK Başkanlığından cevaplar alınmış, duruşmaya iştirak eden davacı vekilinin önceki beyanlarını tekrar ettiği, davalı vekilinin ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya iştirak etmediği anlaşılmıştır.
Dairemiz tarafından yapılan duruşma sırasında hazır bulunan Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle, tazminat davasının dayanağı olan Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarih ve 2017/51-78 sayılı kararı ile davacı .......’un silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan yapılan yargılaması sonunda beraatine karar verilerek hükmün 22.03.2017 tarihinde kesinleştiği, bu dava nedeniyle davacının 04.08.2016 - 11.08.2016 tarihleri arasında gözaltında, 12.08.2016 - 14.03.2017 tarihleri arasında tutuklu (toplam süre 222 gün) kaldığı, davacının 17.08.2016 tarihinde KHK. ile meslekten çıkarıldığı, 01.10.2016 tarihinden itibaren emekli aylığı aldığı, tazminat davasının CMK.nun 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda belirlenen yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla; sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddi; ancak, 17.08.2016 - 14.03.2017 tarihleri arasında tutuklu kalan davacı yararına net asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve verilen manevi tazminat miktarının da az oluşu kanuna aykırı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davacıya 17.08.2016 - 14.03.2017 tarihleri arasında toplam 208 günlük tutukluluk süresi için net asgari ücret üzerinden maddi tazminat (yasal faiz başlangıcı 17.08.2016) ile 04.08.2016 - 14.03.2017 tarihleri arasında toplam 222 günlük gözaltı/tutukluluk süresine göre de bu süre içinde duyduğu acı ve üzüntüyü karşılayacak hak ve nesafete uygun makul bir miktarda manevi tazminata (yasal faiz başlangıcı 04.08.2016) hükmedilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Dava dilekçesi, davalı vekilinin cevabı, ilam örneği, belgeler, bilirkişi raporu, cevabi yazılar ile tüm dosya kapsamına göre;
Davacının, polis memuru olarak görev yapmakta iken kamuoyunda "FETÖ/PDY" olarak bilinen ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 04/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, ardından Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/261 sorgu sayılı ve 12/08/2016 tarihli kararı ile tutuklandığı, bilahare Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/51-78 E-K. sayılı ve 14/03/2017 tarihli ilamı ile beraatına karar verilerek aynı zamanda tahliye edildiği, kararın istinaf edilmeksizin 22/03/2017 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının anılan dosyaya konu olay nedeni ile 04/08/2016 - 14/03/2017 tarihleri arasında 222 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kaldığı, 18/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılıp 17/08/2016 tarihli KHK ile de mesleğinden ihraç edildiği (kamu görevinden çıkarıldığı), 27/09/2016 tarihli dilekçesine istinaden emekli olup 01/10/2016 tarihinden itibaren de emekli aylığı aldığı, dava dayanağının CMK.nun 141/1-e. ve 141/3. maddeleri olduğu, davanın CMK.nun 142/1. maddesinde belirtilen yasal 3 aylık süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili 100.000,00-TL. maddi ve 500.000,00-TL. manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; polis memuru olan davacı "FETÖ/PDY" kapsamında Silahlı Terör Örgüt Üyesi Olmak suçundan yürütülen soruşturma ve kovuşturma nedeni ile 04/08/2016 - 14/03/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalmış, 18/07/2016 tarihinde açığa alınıp 17/08/2016 tarihli KHK ile ihraç edilmiş, 01/10/2016 tarihi itibarı ile de emekli olup aylık almaya başlamıştır. Kayseri Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazılarına göre, davacıya açığa alındığı 18/07/2016 ve KHK ile mesleğinden ihraç edildiği 17/08/2016 tarihleri arasında maaşının 2/3'ü ödenmiştir. Dolayısı ile dava tarihi ile Dairemizin hüküm tarihine kadar polislik mesleğine geri dönmediği anlaşılan davacının ihraç edildiği 17/08/2016 tarihine kadar almayı hak ettiği maddi tazminat bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak, davacının ihraç nedeni ile alamadığını belirttiği emekli ikramiyesini idare hukukunun genel esasları çerçevesinde idari yargıda devlet aleyhine tazminat davası açmak suretiyle talep edebileceği, KHK ile meslekten ihracın varlığından dolayı bu talebin CMK.nun 141. maddesinde belirtilen maddi tazminat kapsamında dikkate alınamayacağı kabul olunmuştur. Ancak davacı 17/08/2016 tarihi itibarı ile de tutukludur ve 01/10/2016 tarihi itibarı ile emekli olup emekli aylığı almış ise de 14/03/2017 tarihine kadar da tutuklu kalmıştır. Bu bakımdan, 01/10/2016 tarihi itibarı ile emekli olup emekli aylığı alsa da, 17/08/2016 - 14/03/2017 tarihleri arasında tutuklu bulunan davacı yararına, bu dönem içerisinde maddi zararını itibar edilecek belge ile ispatlayamadığı nazara alınıp, vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilmek sureti ile anılan dönem itibarıyla 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmaksızın hesaplanan 9.314,36-TL.sının maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi tarafından, emekli olan davacının tazmin edilebilir gerçek maddi zararının olmaması nedeni ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması yanlış ve isabetsiz bulunmuştur. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; manevi tazminat miktarının tespitinde davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususların gözetilmesi, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktarın hüküm altına alınmasının gerektiği, işbu dosyaya konu dava nedeni ile ise İlk Derece Mahkemesi tarafından 222 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kalan davacı yararına hükmolunan manevi tazminat miktarının açıklanan ölçülere uymayacak şekilde az olduğu, belirlenen miktardan daha fazla ve 15.000,00-TL. olarak tespiti gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında Dairemizce, gerek maddi ve gerekse manevi tazminat talepleri yönünden doğru ve isabetli olmayıp hatalı görülen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davacı yararına 9.314,36-TL.sının maddi ve 15.000,00-TL. manevi tazminat takdiri gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
CMK.nun 280/2. maddesi uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/207-214 E-K. sayılı ve 10/05/2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Davanın kısmen KABUL ve kısmen REDDİNE,
Davacının haksız gözaltında ve tutuklu kaldığı süre yönünden CMK.nun 141. ve 142. maddeleri uyarınca 9.314,36-TL. maddi tazminatın 17/08/2016 tarihinden itibaren, 17.000,00-TL. manevi tazminatın da 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Yargılama aşamasında kendisini vekaletnameli bir vekil aracılığıyla temsil ettiren davacı yararına İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre maktuen takdir olunan 3.960,00-TL, Dairemizde yapılan yargılama nedeniyle 1.090,00-TL. olmak üzere toplam 5.050,00-TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, isteme uygun olarak ve Cumhuriyet Savcısının huzuru ile, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, yüze karşı verilenler yönünden tefhim tarihinden, yokluklarında verilenler yönünden ise hükmün tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28.06.2018 (¤¤)