(5271 S. K. m. 254, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve denetim işlevinin yerine getirilmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, cezayı ağırlatan veya hafifleten yasal veya takdiri nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenlerin istek olsun yada olmasın göstermesinin gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
1-Suça sürüklenen çocuklar Y… A… ve S… Y…'ın savunmaları, mağdurun anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk S… Y…'ın suç tarihlerinde mağdurun iş yerinde çalıştığı ve suça sürüklenen çocuğun iş yerinde bulunmasına mağdurun açık rızası bulunduğu gibi 5237 sayılı TCK.nın 116/2. maddesinde, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerine hak sahibinin rızasına aykırı olarak girmek veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamak suç olarak tanımlanmış olup, halka açık oldukları zamanlarda işyerine girmenin suç oluşturmayacağı gözetilmeden ve bu konuda gerek tarafları tatmin edecek ve gerekse denetime elverecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe göstermeden her iki suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyetleri yönünde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk R… A…' in tüm aşamalarda atılı suçları işlemediğini beyan ettiği., bu beyanının aksine mahkumiyetine yeter derecede her türlü kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği halde diğer suça sürüklenen çocukların birbiri ve değişik aşamalarda kendi içlerinde çelişkili beyanlarına ne şekilde itibar edildiği açıklanmaksızın ve bu konuda gerek tarafları tatmin edecek ve gerekse denetime elverecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe göstermeden suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından beraati yerine mahkumiyetleri yönünde yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuklar S… Y… ve Y… A…'in tüm aşamalarda suça konu hurda malzemeyi iş yerinin dışındaki açık alandan aldıklarını savundukları, bu konuda başka bir delil olmayıp, mağdurun dahi genelde bu malzemenin iş yeri içinde tutulduğuna dair soyut ve tahmine dayalı beyanı dışında delil bulunmadığı gözetilerek şüphenin sanık lehine yorumlanma ilkesi gerekince suça konu hurda malların açık alandan alındığının kabulü ile gerçekleşen eyleminin hükümden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir" şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ve 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdii ile öncelikle uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
4-Kabule göre de; Suça sürüklenen çocukların, başka bir hırsızlık olayına konu araçta, kolluk birimlerinin şüphe üzerine yaptıkları aramada ele geçen suça konu eşyaları mağdurun henüz bir müracaatının olmadığı bir aşamada etkin pişmanlık gösterip çaldıkları yeri göstererek iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında haklarında 5237 sayılı TCK' nın 168/1 maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hukuka aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)