Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararların niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin dilekçesinin içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mağdur olaydan hemen sonra kollukça alınan ifadesinde, iş yerinde uyuduğu sırada saat 05:30 sıralarında gürültü üzerine uyandığını kalkıp iş yerinin içerisinde baktığında iki kişi gördüğünü, hırsızlık olduklarını anladığında üstlerine gittiğini, kendisini fark eden hırsızlardan karanlıkta eşgalini göremediği bir erkek şahsın hemen yazar kasaya uzanarak içindeki 1000 TL'nin üzerindeki parayı aldığını akabinde askıya asmış olduğu pantolonunun cebine asıldıkları ama kendisinin onların elinden pantolonu aldığını ve bir anda ikisini birden yakalayıp tutmaya çalıştığını ancak hırsızlar kendisinden güçlü olduğundan birisinin elinden kurtulup kaçtığını, diğer hırsızı bırakmadığını, dışarıda bir araç sesi duyduğunu ve aracın hızla dükkanın önünden uzaklaştığını muhtemelen araçtaki şahsın içeride karşılaştığı iki hırsızı beklediğini, hemen polise haber verdiğini gelen polislerin sanık R. K.'i polis merkezine götürdüklerini beyan etmesi karşısında, sanığın suçunun sübutu halinde üzerine atılı eylemin 5237 Sayılı TCK'nın 149/1-c-d maddesinde düzenlenen birden fazla kişi ile iş yerinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken müsnet suçun iş yeri içerisinde gerçekleştiği dikkate alınarak iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçu yerine konut dokunulmazlığını bozmak suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen ve hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin 5271 Sayılı CMK'nın 289/1-d ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak 5271 Sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca, yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın ( cezanın ) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine mahkemesi tarafından tebliğine,
SONUÇ: Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 30.05.2019 tarihinde Başkanın somut olayda yağma suçunun unsurlarının bulunmadığı ve hükümlerin esaslarının incelenmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mağdur H. Dönek yargılama aşamasında soruşturma aşamasındaki beyanını tekrarla olayın hemen sonrasında soruşturma aşamasında, İncesu mahallesi İncesu caddesi 73/B sayılı yerde İncesu Ticaret isimli iş yerini oğluyla birlikte çalıştırdığını, iş yerinde yattığını, 08/05/2014 günü saat 05:30 sıralarında bir gürültü duyması üzerine kalktığı, iş yeri içerisinde baktıklarında eşgalini göremediği iki erkek şahısın olduğunu fark ettiği, sanıklardan birinin yazar kasadaki 1000 TL parayı aldığı, pantolonunun cebine asıldığı, kendisininde ellerinden pantolonunu aldığını, bu arada iki sanığı yakaladığını, ancak ikisi de kendisinden güçlü olduğu için birisinin elinden kurtulduğunu, sanık Ramazan Kayael isimli şahısı elinden bırakmadığını, şahısın elinden kurtulmaya çalıştığını, sanığın elini kapıya vurduğunu, dükkanın dışında bekleyen aracın hızla uzaklaştığını, sanık Ramazan'ın elinden kurtulmak için çaba gösterdiğini ancak bırakmadığını, itişme esnasında elinin kesildiğini, hemen polise haber vererek sanık Ramazan'ı teslim ettiğini, kapı ve camlarının kırıldığını, 1000 TL parasının çalındığına dair olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına samimi beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, mağdurun beyanına göre, sanıkların mağdura yönelik cebir ve şiddet uygulamadığı, tehdit içeren eylem ve söylemlerinin bulunmadığı, iş yerine hırsızlık amacıyla gelen sanıkların mağduru yakaladığı, sanıkların kaçmaya çalışmak için çaba gösterdiği ancak mağdurun sanıklardan biri elinden kurtulduğu halde diğerini bırakmadığı, sanıkların mağdura yönelik cebir içeren bir eyleminin bulunmaması sebebiyle somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, suça konu eylemin hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturduğu kanaatiyle, çoğunluğun "sanığın suçunun sübutu halinde üzerine atılı eylemin 5237 Sayılı TCK'nın 149/1-c-d maddesinde düzenlenen birden fazla kişi ile iş yerinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" şeklindeki gerekçeyle Dairemizin vermiş olduğu bozma kararına iştirak etmiyorum. (¤¤)