Yukarıda açık kimliği yazılı sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmü nedeni ile O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf istemi üzerine ilk derece mahkeme dosyası Dairemize gelmekle yapılan değerlendirme ve açılıp sonuçlandırılan duruşma sonucunda;
İDDİA:
Azdavay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/07/2018 gün ve 2018/262 soruşturma, 2018/116 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla Türk Ceza Kanununun TCK 141/1, 53/1, 54/1/2, 54/3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında hırsızlık suçundan CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
O Yer Cumhuriyet Savcısı 20/01/2020 tarihli istinaf dilekçesinde, "2. Ceza Dairesi'nin 2013/28045 Esas 2014/20076 Karar sayılı kararı, 17. Ceza Dairesi'nin 2016/10648 Esas 2017/4221 Karar sayılı kararı gibi yeni tarihli Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere sanığın mülkiyeti kamuya ait araziden ağaç kesmesi eylemi "Hırsızlık" suçunu oluşturacaktır. Dosya kapsamında sanığın köy mezarlığında bulunan ağaçları keserek evinin önüne götürmesi ve kolluk tarafından müdahale edilene kadar 15 günlük süre boyunca Köy Konağı vb. yerlere ağaçları teslim etmemesi "Mal Edinme Amacını" ispatlar niteliktedir. Ancak sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
Sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmayacağı kanaati oluşması durumunda ise köy mezarlığından ağaç kesilmesi şeklindeki eylem Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı..." gerekçeleri ile ilk derece mahkemesinin sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararını istinaf etmiştir.
KOVUŞTURMA İŞLEMLERİ:
Dairemizce yapılan duruşmada sanık ... "Okuduğunuz belgelerde aleyhime olan hususları kabul etmiyorum. Köy tüzel kişiliğine ait olan mezarlıktaki ağaçları kestiğim doğrudur. Ancak ben çürümüş, devrik ağaçları kestim. Muhtarında haberi var. Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinde verdiğim savunmamı tekrar ederim. Öncelikle beraatimi, beraat kararı verilmeyecekse şartları oluştuğu takdirde hakkımda verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim. Doğrudur. Bana aittir. Esas hakkında savunmada bulunacağım, İddia makamının mütalaasına aynen iştirak ediyorum. Eski savunmalarımı aynen tekrar ederim. Beraatıma karar verilsin." şeklinde,
Katılan yetkili temsilcisi olarak duruşmada hazır edilen ...'nın "Muhtarlığım devam etmiyor. 2019 yılında yapılan seçimlerde muhtarlık görevinden ayrıldım. Şu anda başka biri muhtarlık görevi yapmaktadır." şeklinde beyanda bulunması üzerine katılan köy tüzel kişiliğini temsil yetkisi kalmadığı anlaşıldığından tanık sıfatıyla dinlenilmesine karar verilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatı ile beyanı alınan ... "Sanık köy mezarlığındaki ağaçları kesmeden önce bana haber vermedi. Benim bilgim yok. Sanık ağaçları kestikten sonra bana haber verdi. Suça konu kesilmiş ağaçlar sanığın evinin önündeydi. Ben traktöre yükleyerek, köy konağına götürdüm. Kısmi iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay veriyorum. Sanık ağaçları kestikten sonra bana kendisi haber vermedi. Komşusu ile aralarında niza olmuş, komşusu karakola bildirmiş, beni de karakoldan aradılar, bende sanığın evinin önündeki odunları traktör ile köy konağına götürdüm. Sanık haber vermedi. Jandarmanın talebi üzerine odunları ben aldım" şeklinde savunma ve beyanda bulunmuşlardır.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALASINDA:
Cumhuriyet Savcısı "İddia, mağdurun anlatımı, savunmalar, tanık beyanları, tutanaklar, gerekçeli karar, 14. Ceza Dairesine sunulan bilgi, belgeler ve tüm dosya kapsamından;
Sanık ...'un mezarlıktaki ağaçların mezarlara zarar vermesi nedeniyle, tanık muhtar ...'nın bilgisi dahilinde kesim işlemlerini yaptığı, suç kastının bulunmadığı, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle O yer Cumhuriyet Savcısının hırsızlık suçu nedeniyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi kamu adına esas hakkında talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE ALINAN SAVUNMA VE BEYANLAR:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada sanık ... "Ben bu konu ile ilgili olarak hazırlık aşamasında ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim, içeriği doğrudur, altındaki imza bana aittir, ben babamın ve amcalarımın mezarlarının bulunduğu mezarlıkta kuruyup devrilen 6 kök ağacı kestim. Çünkü bu ağaçlar yeni yaptırdığım mezar taşını bile kırıp zarar vermişti. Daha önceden kesilen 5 kök ağacı da motorlu testere ile dipten keserek insanların oturması için alan hazırladım. Kestiğim bu ağaçların tamamı meşe ağacıydı. Kestiğim odunları da traktör ile köy konağına götürdüm. Benim amacım ağaçları kesip evime götürmek değildi. Ben bu ağaçları kesmek için yazılı olarak izin almadım. Ancak muhtarımız ... ile sözlü olarak konuştum kendisine keseceğimi söyledim. Olay tarihinde ramazan ayı içerisindeydik. Muhtarımız ramazandan sonra bakarız dedi. Kestiğim ağaçların mezarlıkta odun olarak doğrayarak bir kısmını az önce söylediğim gibi köy konağına bir kısmını ise Alacık Merkezdeki camiye götürdüm. Ancak Alacık merkezinde odunları kimseye teslim etmedim kimseye de haber vermedim. Daha önce kesilmiş olduğunu söylediğim ve insanlar otursun diye temizlediğim ağaçlar kazılan mezar yerlerine denk geldiği için daha öncesinden kesilmişti. Ben ağaçları kestikten sonra Jandarmaya beni şikâyet etmişler. Olaydan 15 gün sonra jandarma gelip evimin önündeki odunları alıp el koydular. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum. Çelişki sebebiyle sanıktan soruldu: Ben soruşturma aşamasındaki ifademde her ne kadar yüklediğim odunları traktörüm ile evimin önüne getirdiğimi söylemiş isem de benim amacım buradan köy konağına ve Alacık Merkezde bulunan camiye sevk etmekti. Benim bu ağaçları kendi kullanımım için kesme gibi bir niyetim yoktur. Bana anlattığınız müesseseyi ve şartlarını anladım. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının hakkımda uygulanmasına muvafakatim vardır ve kabul ediyorum. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum." şeklinde,
İlk derece mahkemesince mağdur sıfatı ile beyanı alınan ... "Yasal haklarımı anladım. Avukat talebim yoktur. Kendim beyanda bulunacağım. Ben bu konu ile ilgili olarak hazırlık aşamasında ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Ben sanıktan şikâyetçi değilim. Davaya katılma talebim yoktur. Sanık olay tarihinden bir kaç gün önce beni arayarak mezar yaptıracağım burada kurumuş ağaçlar var bunları kesmek, mezarlığı temizlemek istiyorum, dedi. Ben de ramazan ayı olduğu için ramazandan sonra keseriz dedim. Ancak sanık bu konuşmamızdan sonra gidip 6 kök ağacı kesmiş. Ben şikâyet üzerine durumdan haberdar oldum. Ben kendisine neden kestiğini sorduğumda mezar yaptıracağını söyledi. Odunlar da evinin önünde duruyordu. Neden köy konağına getirmediğini sorduğumda da tamam köy konağına getiririm dediğini, Çelişki sebebiyle mağdurdan soruldu: Ben soruşturma aşamasındaki ifademde her ne kadar olayın benim bilgim dahilinde gerçekleşmediğini söylemiş isem de kastım ağaçları o gün kestiğini bilmiyor olmamdı. Çünkü ben şikâyet üzerine haberdar oldum. Ancak sanık bana daha önce bu ağaçları kesmek istediğini söylemişti. Ben ifademde her ne kadar 11 adet eski ağacın kökünden kesildiğini gördüğümü söylemiş isem de hangilerinin ve kaç tanesinin daha önce kesildiğini bilmiyorum. Sanığın bana söylediği 6 kök ağaç kestiğidir." şeklinde beyanda bulunduğu,
...'nın ilk derece mahkemesince Alacık Köyü tüzel kişiliği adına köy muhtarı sıfatı ile alınan beyanında ise "Ben köy muhtarıyım işlenen bu suç ile ilgili olarak sanıktan şikâyetçi değilim. Davaya katılma talebim yoktur. Zaten bu ağaçlar gerçekten kurumuş ağaçlardı. Temizlenmesi gerektiğini bana söylemişti. Ancak sanık evinin önüne götürmüş. Jandarma gelene kadar aradan geçen 15 gün boyunca da köy konağına teslim etmemiş. Bunu köy konağına teslim et dediğimde kendisi tamam ederim dedi ama jandarma el koydu. Tanık beyanlarına bir diyeceğim yoktur. dedi." şeklinde savunma ve beyanda bulunmuşlardır.
Tanık N. A. "Ben soruşturma aşamasındaki beyanımı aynen tekrar ediyorum. Sanık bana ramazan ayı içerisinde telefon ederek mezarlığı temizliyorum bana yardım et dedi. Ben de yardım etmek için yanına gittim. Benim gittiğimde ağaçlar kesilmiş ve budanmış vaziyetteydi. Ancak ben kaç kök ağaç kesildiğini bilmiyorum. Bu kesilen ağaçları ne yaptığını bilmiyorum. Ben sadece mezarlığın içeresindeki odunları mezarlığın dışına attım. Ben ağaçları neden kestiğini sormadım. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum. Çelişki nedeni ile tanıktan soruldu: Ben ağaçları traktöre yüklediğini gördüm. Ancak yüklenen ağaçları nereye götürdüğünü görmedim" şeklinde,
Tanık ... "Ben soruşturma aşamasındaki beyanımı aynen tekrar ediyorum. Ben hayvanlarımı otlatırken motorlu testerenin sesini duydum. Sese doğru baktığımda ...'u ağaçları keserken gördüm. Ben kendisine niye ağaçları kesiyorsun dediğimde kendisi bana " millet mezarlığı temizle dedi. Ben de mezarlığı temizliyorum." dedi. Ben kaç kök ağaç kesildiğini bilmiyorum. Bu ağaçları evinin önüne traktör ile getirdi. Daha sonra jandarma gelerek evinin önünde duran odunları köy konağına götürdü. Bizim mezarlığımız başka yerde olduğu için ben burada oturmak için herhangi bir ağaç kesilip kesilmediğini bilmiyorum. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istiyorum" şeklinde savunma ve beyanlarda bulunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Dosya kapsamında mevcut mağdur beyanları, sanığın kollukta vermiş olduğu 22/10/2017 tarihli savunması, 21/10/2017 tarihli yakalama, üst arama, teslim ve tesellüm tutanağı ve tüm dosya kapsamından;
İlk derece mahkemesince sanığın Azdavay İlçesi Alacık Köyü'nde ikamet ettiği ve olay tarihinde köy mezarlığında bulunan 11 kök meşe ağacını motorlu testere ile kestiği, kestiği ağaçlara ait kütüklerin bir kısmını köy camiine götürdüğü, 2500- 3000 kg kadarlık kısmını ise kendi evine götürdüğü, somut olayda yerel mahkemece sanığın eyleminin 6831 Sayılı Orman Kanunu 116/2-b maddesi uyarınca kabahat fiilini oluşturduğu gerekçesi ile sanığın atılı hırsızlık suçundan beraati ile hakkında idari yaptırım kararı verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanığın aşamalarda köy mezarlığında bulunan ağaçları kuruyarak devrildikleri ve mezarlara zarar verdikleri için köy muhtarı ...'ya söyleyerek kestiğini, ağaçların bir kısmını köy camiine bıraktığını, bir kısmını ise evinin önünde muhafaza ettiğini, hırsızlık kastının bulunmadığını savunduğu sabittir.
Dairemizce olay tanığı olarak dinlenilen suç tarihinde Alacık Köyü muhtarı olan ...'nın aşamalarda ve Dairemiz huzurundaki yeminli beyanında, olay öncesinde sanığın kendisine ağaçların kesilip kesilmeyeceğini sorduğunu, kendisinin daha sonra bu durumu konuşacaklarını söylediğini, ağaçların kesilmesi konusunda sanığa açık bir onay, izin vermediğini ifade ettiği hususu ile dosya kapsamında mevcut ilk derece mahkemesince tanzim ettirilen bilirkişi raporuna göre suça konu ağaçların kesildiği alanın mezarlık vasfı ile Alacık Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıt gördüğünün tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 718. Maddesinin "Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklarda girer." hükmünü içerdiği, bu hüküm gereğince sanık tarafından kesilerek götürülen ağaç kütüklerinin mülkiyetlerinin Alacık Köyü tüzel kişiliğine ait olduğu Dairemizce kabul edilmiştir.
Mevcut deliller kapsamında sanığın Alaca Köyü Tüzel Kişiliğine ait dikili halde bulunan ağaçların mülkiyet durumunu bilerek ve herhangi bir izin, onay veya hukuka uygunluk sebebi bulunmaksızın ağaçları mal edinme kastı ile keserek bulundukları yerden götürdüğü Dairemizce sabit görülmüştür.
Bu maddi gerçekliğin ışığı altında sanığın özel mülkiyete tabi ağaçları bulundukları yerden keserek çalmak şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 141/1. Maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın sübut bulan hırsızlık eyleminin CMK'nın 253/b-6. Maddesi gereğince uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmakla birlikte suçun mağdurunun kamu tüzel kişiliği olması nedeni ile somut olayda dava şartı olan uzlaştırma işlemlerinin ikmali gerekmediği kanaati ile sanık hakkında uzlaştırma girişiminde bulunulmadan hüküm kurulmuştur.
Tüm bu gerekçelerle sanık ... hakkında hırsızlık suçundan Azdavay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2019 tarih 2018/144 esas ve 2019/169 karar sayılı beraat kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek, sanık ...'un basit hırsızlık suçunu işlediği sabit kabul edilerek eylemine uyan TCK'nun 141/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, amaç ve saiki, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile ikrarı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetinin doğal sonucu olarak TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına, sanık tarafından suça konu ağaçları kesmekte kullanılan STIHL MS461 marka motorlu testerenin TCK'nın 54. Maddesi uyarınca müsaderesine, iddianame kapsamında müsaderesi talep edilen suçta kullanılan traktörün değeri ile suça konu emvalin değeri gözönüne alındığında traktörün müsaderesinin hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirildiğinden TCK'nın 54/3. Maddesi uyarınca suçta kullanılan traktörün müsaderesine yer olmadığına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizce kanaate varılmakla, CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıda açıklandığı şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat kararına karşı O yer C.Savcısının istinaf istemi üzerine yapılan incelemede;
I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan Azdavay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2019 tarih 2018/144 esas ve 2019/169 karar sayılı beraat kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
II-a- Sanık ...'un basit hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 141/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, amaç ve saiki, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
b- Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile ikrarı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 10 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
c- Sanık hakkında yasal yada takdiri başkaca artırım yada indirim maddesi uygulanmasına yer olmadığına,
d- T.C. Anayasa Mahkemesi'nin TCK. nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24/11/2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda 5237 Sayılı TCK'nun 53. maddesindeki 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
e- Suçta kullanılan STIHL MS461 marka motorlu testerenin TCK'nın 54. Maddesi uyarınca müsaderesine,
f- Suçta kullanılan traktörün değeri ile suça konu emvalin değeri gözönüne alındığında traktörün müsaderesinin hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirildiğinden suçta kullanılan traktörün müsaderesine yer olmadığına,
g- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, sanığın kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmakla, CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabii tutulmasına, yükümlülük yüklenmesine takdiren yer olmadığına, denetim süresi içinde dava zamanaşımının durmasına, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde hükmün açıklanmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunlara mahsus sisteme kayıt edilmesine,
İlk derece mahkemesinde yapılan hükümden önce 5 davetiye gideri olan 70,00 TL, posta gideri 5,00TL, keşif gideri 120,00 TL, tanıklık ücreti 30,00 TL, istinaf aşamasında 2 davetiye gideri 38,00 TL olmak üzere toplam 263,00 TL yargılama giderinin CMK 325. maddesi gereğince sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Sanığın yüzüne karşı, CMK'nun 268. maddesi uyarınca tefhim tarihinden itibaren (7) yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle iddia makamında Cumhuriyet Savcısı …'ın talebine aykırı olarak açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29.06.2020 (¤¤)