(5237 S. K. m. 62, 141, 142, 143, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık F. A.'ın, mağdur M. T.'ye yönelik hırsızlık; müşteki S. D.'ye yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından; müşteki K. A.'a yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından verilen hükümlere ilişkin istinaf isteminin yapılan incelemesinde;
a-Sanığın, mağdur M. T.'ye yönelik hırsızlık eyleminde, 21/07/2016 günü saat 21:00'de fırının kasasından çaldığı 200-250 TL'yi alarak olay yerinden uzaklaştığı, sanığın kamera kayıtlarından tespit edilmesi üzerine çalmış olduğu paranın 140 TL.'sini soruşturma aşamasında iade ettiğinin anlaşılması karşısında; kısmı iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mağdurun onay verip vermediği sorulmadan, sanık hakkında, hırsızlık suçundan hükmedilen cezasında 5237 sayılı TCK'nun 168/1 maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülme nedeni kabul edilmemiştir.
b-Sanığın mağdur M. T.'ye yönelik hırsızlık eyleminden, TCK'nun 142/2-h, 143/1, 168/1 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, TCK'nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak "2 yıl 1 ay " hapis cezasına hükmedilmesi yerine "1 yıl 13 ay " hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni kabul edilmemiştir.
c-Sanık hakkında tekerrür uygulanmasına esas alınan Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/916 esas, 2015/252 sayılı kararıyla TCK'nun 141/1 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün, hükümden önce 02/12/2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınması karşısında, doğrudan hükmü veren mahkemece veya Cumhuriyet savcılığının talebiyle uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden söz konusu aykırılık davanın yeniden görülme sebebi olarak değerlendirilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafinin istinaf istemi yerinde görülmemiş olduğundan CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, KESİN olarak,
2--Sanık F. A.'ın, müşteki N. B.'a ait transit araçtan yapılan hırsızlık suçuna yönelik olarak verilen hükme ilişkin istinaf istemi üzerine yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara ve hakimin takdirine göre, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230, 232 ve 289/1-g. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının hukuki ve maddi denetime olanak sağlayacak şekilde açık olması, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, oluş ve dosya kapsamına göre, müşteki N.'inin 18/07/2017 günü saat 22.00 sıralarında kilitleyerek park ettiği, ertesi gün 19/07/2016 günü saat 10.00 sıralarında 50 EL 860 plakalı aracının yanına geldiğinde, sol kelebek camının sökülüp kapı açılmak suretiyle araçta bulunan sandığın içerisindeki 400-500 TL bozuk paranın çalındığını fark ederek kolluk görevlilerine haber vermesi, sanığın da müşteki N.'ye yönelik hırsızlık eylemi sebebiyle zaman yönünden herhangi bir anlatımının bulunmadığının anlaşılması karşısında, müşteki N. B.'ın, hırsızlık eyleminin işlendiği zaman yönünden bilgi ve görgüsünün bulunmadığı, sanığın da atılı hırsızlık eylemini işlediği zaman yönünden bir anlatımının bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre de, sanığın müşteki N.'ye yönelik hırsızlık eyleminin işlendiği zaman yönünden bir delilin bulunmadığı dikkate alındığından sanığın üzerine atılı hırsızlık eylemini geceden sayılan zaman diliminde işlediğine dair delillerin neler olduğu açıklanıp tartışılmadan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "delilerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi;...." şeklinde yer alan düzenleme uyarınca mahkemece, hırsızlık eyleminin geceden sayılan zaman diliminde işlendiğine dair delilerin neler olduğu gerekçeli kararda gösterilip tartışılmadan, hırsızlık eyleminin geceden sayılan zaman diliminde işlendiği kabul edilerek, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289/1-g maddelerine aykırı olarak yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması;
b-Sanık hakkında, müşteki N. B.'a yönelik hırsızlık eylemi sebebiyle TCK'nun 142/2-h, 143/1 maddeleri uyarınca tayin edilen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı yasanın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında "6 yıl 3 ay" hapis cezası yerine "5 yıl 15 ay" hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
c-Sanık hakkında tekerrür uygulanmasına esas alınan Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/916 esas, 2015/252 sayılı kararıyla TCK'nun 141/1 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün, hükümden önce 02/12/2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek, bu hüküm nedeniyle uyarlama yargılaması yapılmasının sağlanması, sonucuna göre tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak CMK'nun 283. maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine mahkemesi tarafından tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286.maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)