(5271 S. K. m. 34, 230, 232, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nın 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.
Yukarıda zikredilen genel açıklamalar çerçevesinde, mahkeme kararlarının hukuki ve maddi denetime olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Bölge Adliye Mahkemesinin bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, suça sürüklenen çocuk Burhan Demirci'nin yakalama emri üzerine Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesince alınan savunmasında, olay tarihinde yanında Eren Küçükoğlu da olduğu halde müştekiye ait aracın kasasında bulunan bakır levhayı alıp götürüp hurdacıya sattıklarını, parasını da paylaştıklarını söylemesi karşısında, suça sürüklenen çocukların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141/1 maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturacağı ve bu suçun da 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilmeden, mahkemece suça sürüklenen çocukların suç ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarının hangi gerekçeyle hükme esas alındığı tartışılmadan, "suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden yüklenen suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK 223/2-e md. Gereğince ayrı ayrı beraatlerine " şeklinde oluş ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle, yukarda açıklanan ilkelere uyulmadan, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289/1-g maddelerine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan katılan vekiline mahkemesi tarafından tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)