(5271 S. K. m. 34, 230, 232, 238, 253)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafii dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla esastan yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara ve hakimin takdirine göre, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nın 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.
Yukarıda zikredilen genel açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde, müşteki soruşturma aşamasında, çalışmış olduğu ........... isimli markete saat 15.00 sıralarında, suça sürüklenen çocuğun gelerek yardım kutularının bırakıldığı yardım derneğinden geldiğini, anahtarı bulmuşlar, yardım kutularındaki paraları topladıklarını kutuyu değiştireceğini söyleyerek yardım paralarının toplandığı kutuyu aldığını, sonra defter kalem çıkartarak not almaya başladığı ve iş yerine de ismini yazdığını, sonra kutuyu alarak dışarı çıkması üzerine şahıstan şüphelendiğini iş yeri müdürüne söylediği dışarı çıkıp baktıklarında suça sürüklenen çocuğun gitmiş olduğu şeklinde beyanda bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun yakalanması üzerine soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına, ........... market isimli iş yerinde kamera kaydı görüntülerindeki şahsın kendisi olduğunu, ........... marketin kasaya bakan şahsın yanına gidip sadaka kutusunu değiştireceğini söyleyerek yardım kutusunu aldığını, sadaka kutusunun içini boşalttığını içerisinden 100 TL'ı bozuk metal para aldığını, iş yeri çalışanlarının yardım derneği görevlisi olmadığını nasıl anladıklarını bilmediği, yardım kutusunu bırakan dernekle bir ilgisinin olmadığını olaydan bir gün sonra kolluk görevlilerinin kendisini yakalaması üzerine kutuyla birlikte içinde ne kadar para var ise kolluk görevlilerine teslim ettiğine dair savunmada bulunduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun, müştekiyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürdüğü, bu yanıltma sonucu suça sürüklenen çocuğun, yalanlarına inanan müştekinin, yardım kutularını ve içindeki paraları almasına rıza gösterdiği, suça sürüklenen çocuğun hileli davranışlarla iş yeri kasiyeri müşteki F. Y.'ı aldatarak kendisine yarar sağlaması şeklinde gerçekleri eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu suçun da hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, mahkeme kararlarının hukuki ve maddi denetime olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Bölge Adliye Mahkemesinin bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, açık olarak gerekçeye yansıtılması, mahkemece suça sürüklenen çocuğun, suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile atılı suçun nitelendirilmesi tartışılmadan, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289/1-g maddelerine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK’nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca BOZULMASINA, kesin olmak üzere, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)