Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafinin dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın yağma eyleminde TCK'nın 149/1-d,h fıkraları kapsamında birden fazla nitelikli halin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe istinaf talebi bulunmadığından davanın yeniden görülme sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ve müdafinin istinaf istemleri yerinde görülmemiş olduğundan CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafine Dairemiz tarafından tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay’a 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yolu açık olmak üzere, 31/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)