(5237 S. K. m. 58, 149) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar C. N. ve A. N. ile müdafileri, sanık S. K. müdafi, sanık N. Ş. müdafi, sanık C. N. müdafi, katılanlar vekilinin dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I-Sanıklar N. Ş., C.N., A. N. ve S. K. hakkında yağma suçundan iddianamede TCK'nın 149/1-a-c maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı halde 5271 sayılı yasanın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 149/1-d-h, maddesi gereğince ceza tayin edilerek savunma haklarının kısıtlanması,
II-Sanıklar A. N. ve C. N. hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede yer verilmeyen 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
III-Sanık A. N. hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya bulundurma veya taşıma suçu yönünden, iddianamede suç adının yazılıp olayın anlatıldığı ancak sevk maddesi gösterilmediği halde, 5271 sayılı yasanın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 6136 sayılı kanunun 13/1 maddesi gereğince ceza tayin edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
IV-Katılan T. S.'nın soruşturma aşamasında 23/09/2016 tarihinde kolluk görevlilerince alınan beyanında, sanıklar M. ve H. olarak bildiği şahıslarla birlikte üçüncü katta bulunan eve çıktıklarını, bir süre sonra eşinin eve geldiğini, yanında ismini sonradan öğrendiği Polis Merkezinde teşhis ettiği C. N. ve ismini bilmediği bir şahsın daha olduğunu, eşiyle beraber içeri girdiklerini, C.'in "ilaçla malzemeye test yapacağız" dediğini, diğer şahsın da "bu malzemeyi verdiğinize dair imza alacağız" dediğini, bu sırada ismini M. olarak bildiği şahsın ortadan kaybolduğunu, aşağıya M.’e baktığında siyah bir arabada olduğunu ve çevresinde şahıslar olduğunu gördüğünü, tekrar döndüğünde kapıda elinde silah olan ismini olay nedeniyle öğrendiği ve polis merkezinde teşhis ettiği A. N.'u gördüğünü, eşinin "bu ne kalabalık, bu silah neyin nesi" diyerek masanın üzerinde bulunan malzemenin bulunduğu torbayı eline aldığını, C. N.'un eşinin elinde bulunan torbayı hızla elinden alarak dairenin kapısının önünde A.'e uzattığını, sonra kapının önünde bir şahsın daha hemen yanında bir şahsın daha elden ele malzemeyi kaçırdıklarını beyan ettiği, yargılama aşamasında mahkemece alınan beyanında ise eşinin sanıklarla birlikte yukarıya çıktıklarını, elinde torbada eserlerin olduğunu, eşinin torbayı getirir getirmez koyduğunu, bunun üzerine sanık C. N.'un "yine ilacı aşağıda unuttuk, test yapacaktık" dediğini, sonra ortada bulunan torbayı kapıp kucakladığını, kapının önünde bulunan A. N.'a verdiğini, sonra M.'in kendisini tutup duvara çarptığını, kendisinin düşmesiyle birlikte geri kalktığını, sonra hepsinin birlikte kaçmaya başladıklarını, merdivenlerde köşelik demirler olduğunu, torbayla kaçarken sanık C. N.'un demire çarptığını, düştüğünü, H. isimli kişinin de evde olduğunu, evdeyken kendisini iteklediğini söylediği, katılan A. S.'nın da yargılama aşamasında alınan beyanında, evde H. ve M.'in de olduğunu, N. Ş. ile A. N.'un eve çıkmadıklarını, eşyayı evin ortasına koyduğunu, evde eşyaları gösterirken sanıkların telefonla mesajlaştıklarını, kapının önüne iki kişinin geldiğini, birinin A. N. diğerinin de başka birisi olduğunu, daha sonra N. Ş.'in geldiğini, sonradan gelen iki kişinin arkadaşı olduğunu, sorun olmadığını belirttiğini, C. N.'un evin içinde bulunan tarihi eserlerin bulunduğu torbayı aldığını, kapıyı zorladığını, kapıda bulunan iki kişiden birine uzattığını, kapıda bulunanın birisinin A. olduğunu, M. B.'nun bu sırada eşini iteklediğini, kendisinin yalınayak peşlerinden koştuğunu, H. ve M.'in olayın olduğu sırada evin içinde olduklarını söylediği halde soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ise, bu yönde bir beyanın bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece, katılanların hangi aşamadaki hangi beyanlarına hangi nedenle üstünlük tanındığı gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmadan, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden, sanıklar M. B. ve H. Ç. hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
V-Sanık A. N. hakkında tekerrüre esas alınan "Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/20009 gün 2009/81 esas 2009/140 karar sayılı " ilamındaki suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 58/5 maddesine göre bu ilamın tekerrüre esas teşkil etmediği; bu ilam yerine sanığın adli sicil kaydında yazılı tekerrüre esas teşkil eden "Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2014 gün 2013/524 esas 2014/186 karar sayılı 16/12/2015 tarihinde kesinleşen 27/04/2016 tarihinde infaz edilen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan verilen 6000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet ilamının" tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar C. N. ve A. N. ile müdafileri, sanık S. K. müdafi, sanık N. Ş. müdafi, sanık C. N. müdafi, katılanlar vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK’nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanıklar C. N. ve A. N. ile müdafilerine, sanık S. K. müdafine, sanık N. Ş. müdafine, sanık C. N. müdafine, katılanlar vekiline mahkemesi tarafından tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)