DAVA: Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. ve 280. maddeleri uyarınca dosya incelenerek, gereği düşünüldü.
KARAR: İDDİANAME: ... Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2016 tarih ve 2016/38404 esas sayılı iddianamesi ile, 20/10/2016 günü saat 11:30 sıralarında Oto Hırsızlık Büro Amirliğince Hurdacılar Sanayi Sitesi ... adresinde Ş. Ş. isimli şahsın çalıntı aracı kestiğinin ihbar edilmesi üzerine olay mahalline giden kolluk görevlilerinin belirtilen adreste şüphelinin 34 ...0 plakalı Renault Megane 2 marka aracı parçaladığı esnada yakalandığı, şüpheli beyanında açık kimliğini bilmediği Diyarbakır'lı M. Ş. olarak bildiği şahıstan hacizli olarak söylenilen aracı 7.000 TL karşılığında satın aldığını beyan etmiş ise de; şüphelinin çalıntı olan aracı satın aldığına dair herhangi bir belgesinin bulunmadığı, araca ilişkin hiçbir resmi kayıt olmadan, alım satım sözleşmesi, resmi herhangi bir devir işlemi bulunmadan aracı aldığı, şüphelinin aracı keserek mala zarar verme ayrıca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarını işlediğinden bahisle TCK'nun 151/1, 165/1, 58/6, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SANIK SAVUNMASINDA; "Benim hurdacılar sanayi sitesi ... adresinde yedek parça sattığım işyerim bulunmaktadır, internette işyerinde yedek parça sattığımıza ilişkin ilanlar bulunmaktadır, 19/10/2016 tarihinde adının M. Ş. olduğunu öğrendiğim bir şahıs işyerimi aradı, kendisinin İstanbulda olduğunu, başkasının hacizli olan aracını aracılık yaparak satmak istediğini söyledi, Ankaraya getirirse alabileceğimi söyledim, ertesi gün sabahleyin M. Ş. dava konusu edilen 34 ...0 plakalı Reneult Megane 2 marka aracı getirdi, aracın ufak tefek hasarları vardı, hacizli olması sebebiyle bu aracı sökmeye başladım, o sırada polisler geldi, hakkımda işlem başlatıldı. Ben hacizli olduğu söylenen araca 7.000 TL para vE., aracın çalıntı olduğunu bilmiyordum, o sırada aracın sahibine ulaşıldı. Ancak uzlaşmak istemedi, aracı sahibine teslim ettim, ben M. Ş.'ün sadece Diyarbakır'da olduğunu biliyorum, açık kimlik bilgilerini bilmiyorum, ayrıca aracı aldığıma dair aramızda herhangi bir sözleşme yapmadık, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, atılı suçtan beraatime, olmazsa lehime olan yasa hükümlerinin uygulanarak hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim "şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜŞTEKİ A.E. BEYANINDA;" Bir sabah kalktığımda aracının çalınmış olduğunu fark ettiğini, sanığı tanımadığını, iddianamede bahsi geçen Diyarbakırlı M. Ş. isimli şahsı da tanımadığını, çalan şahsı veya şahısları bilmediğini, aracını parçalanmış olarak Ankara emniyetinden teslim aldığını, araç bedelinin kasko firması tarafından karşılandığını, bu nedenle bir zararım kalmadığını, ancak şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir.
BELGELER:
-Oto hırsızlığı müracaat tutanağı,
-İhbar tutanağı,
-Olay yakalama muhafaza altına alma tutanağı,
-Parçalanan otoya ait fotoğraflar
-Teslim tesellüm tutanağı,
-Tutanaklar,
-Nüfus ve adli sicil kaydı,
-Dosya arasında bulunan tüm bilgi ve belgeler.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: "Mağdur A. E.'in kullanmakta olduğu 34 ...0 plakalı Renault Megane 2 marka aracını 17/10/2016 günü İstanbul ilinde Girne mahallesinde bulunan boş bir arsaya park ettiği, aracının buradan çalındığı, şikayette bulunduğu, 20/10/2016 günü saat 11:30 sıralarında Oto Hırsızlık Büro Amirliğince Hurdacılar Sanayi Sitesi ... adresinde Ş. Ş. isimli şahsın çalıntı aracı kestiğinin ihbar edilmesi üzerine olay mahalline giden kolluk görevlilerinin belirtilen adreste sanığı 34 ...0 plakalı Renault Megane 2 marka aracı parçaladığı esnada yakaladıkları, buna ilişkin 20/10/2016 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı düzenledikleri, söz konusu aracın parçalanmış olduğu halde olduğu, görevli polis memurları tarafından aracın bu şekilde mağdur A. E.'e teslim edildiği, dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında kendisine hacizli olduğu söylenen aracı 7000,00 TL para vererek satın aldığını, aracın çalıntı olduğunu bilmediğini, kendisine aracı açık kimlik bilgilerini bilmediği Diyarbakırlı M. Ş. isimli şahsın sattığını beyan etmiş ise de; sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve üzerine atılı mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın suç işleme eğilimi, meydana gelen zararın ağırlığı, kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın suçu işleme eğilimi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında TCK 62 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, karar verilmiştir.
Sanığın geçmişteki hali, suç işleme eğilimi dikkate alındığında yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından ve hakkında daha önceden ... 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan, yasal koşullar oluşmadığından CMK'nın 231.maddesinin ve TCK'nın 50 ve 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Sanık müdafii istinaf dilekçesinde, müvekkilinin suça konu aracın çalıntı olduğunu bilmediğini, savunmasının aksine delil bulunmadığını, teşdit hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını, müvekkili hakkında araca zarar verme suçundan cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN İNCELEME SONUNDA:
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının ( b ) bendine eklenen 9. alt bendi uyarınca 5237 Sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan istinaf incelemesine konu suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 5271 Sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir" şeklindeki düzenleme ile, 7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27. maddesiyle 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesine eklenen "f" fıkrası uyarınca "soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğine veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın İlk Derece Mahkemesinde görülmekle olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğu halde, hükmün bozulmasına ve dosyanın yerinden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verir" hükmü de birlikte değerlendirildiğinde uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdii ile uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı kabul edilerek, sanık müdafiinin istinaf istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesince sanığın 5237 Sayılı TCK'nın 151/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Mağdur A. E.'in kullanmakta olduğu 34 ...0 plakalı Renault Megane 2 marka aracını 17/10/2016 günü İstanbul ilinde Girne mahallesinde bulunan boş bir arsaya park ettiği, aracının buradan çalındığı, şikayette bulunduğu, 20/10/2016 günü saat 11:30 sıralarında Oto Hırsızlık Büro Amirliğince Hurdacılar Sanayi Sitesi ... adresinde Ş. Ş. isimli şahsın çalıntı aracı kestiğinin ihbar edilmesi üzerine olay mahalline giden kolluk görevlilerinin belirtilen adreste sanığı 34 ...0 plakalı Renault Megane 2 marka aracı parçaladığı esnada yakaladıkları sanığın savunmasında hacizli olduğu söylenen suç konusu aracı 7000,00 TL para vererek satın aldığını, aracın çalıntı olduğunu bilmediğini, kendisine aracı açık kimlik bilgilerini bilmediği Diyarbakırlı M. Ş. isimli şahsın sattığını belirtiği, mala zarar verme suçunun oluşabilmesi için sanığın zarar verme kastı ile hareket etmesi gerektiği, sanığın suç konusu olduğunu bilerek aldığı aracı sonradan iş yerinde parçalamasının mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı mala zarar verme suçunun yasal unsurunun oluşmaması nedeni ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği,
5271 Sayılı CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlatılması gerekmeden beraate karar verilecek ise hukuka aykırılığın bu şekilde düzeltilebileceğinin belirtilmesi ve 7035 Sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle bu yetkinin 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerine de verilmiş olması karşısında; yukarıda izah edilen hususlarda göz önünde tutulmak suretiyle sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraatine karar verilerek, hukuka aykırılık bu şekilde düzeltilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda izah olunan nedenlerle;
I- ) Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının ( b ) bendine eklenen 9. alt bendi uyarınca 5237 Sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan istinaf incelemesine konu suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 5271 Sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir" şeklindeki düzenleme ile, 7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27. maddesiyle 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesine eklenen "f" fıkrası uyarınca "soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğine veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın İlk Derece Mahkemesinde görülmekle olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğu halde, hükmün bozulmasına ve dosyanın yerinden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verir" hükmü de birlikte değerlendirildiğinde uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdii ile uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı kabul edilerek, sanık müdafiinin istinaf istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmesi ve hükmolunması için hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
II- Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/02/2018 tarih, 2016/730 esas 2018/72 karar sayılı mala zarar verme suçundan kurulan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucunda yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi dikkate alınarak müsnet suçtan BERAATİNE,
Mala zarar verme suçundan verilen hüküm ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş ( 15 ) gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere,
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen bozma kararına ilişkin 5271 Sayılı CMK'nın 286. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)