DAVA: Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. ve 280. maddeleri uyarınca dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
KARAR: İDDİA: Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2018 tarih, 2018/175 esas sayılı iddianamesi ile; "şüpheli Ü. Kara'nın Kıranharmanı Mah. Kıranharmanı Küme Evleri No:2 Polatlı sayılı adresinde olay tarihinde ASKİ görevlileri tarafından yapılan periyodik kontrolde daha önceden sökülmüş olan sayaç yerine boru takmak suretiyle kaçak su kullandığının tespit edildiği, bu nedenle hakkında 2016/3062 Sayılı kaçak su kullanma tutanağının tanzim edildiği, şüphelinin kaçak su kullanımının tutanak mümzilerince fotoğraf çekilerek kayıt altına alındığı, şüpheliye kaçak su tüketim miktarını ödemesi için 7 günlük ödeme ihbarnamesinin gönderildiği, ancak şüpheli tarafından herhangi bir ödemenin yapılmaması sonucu müşteki vekili tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulduğu olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızca başlatılan soruşturmada;
Müşteki kurum vekili Av. ....'ın şikayet dilekçesinde özetle; şüphelinin eylemi doğrultusunda hakkında kamu davası açılmasını talep ettiği,
Şüpheli ……'nın kolluk tarafından alınan savunmasında özetle; kaçak su kullanmadığını, suyunun sayaçtan geçtiğini, takmış olduğu boruların sayaca bağlı olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini ifade ettiği görülmüş olup;
Dosyanın incelenmesinde her ne kadar şüpheli isnat olunan suçu kabul etmediğini ifade etmiş ise de; ASKİ görevlileri tarafından tanzim edilen 2016/3062 Sayılı Kaçak Su Kullanma Tutanağı'na göre üzerine atılı müsnet suçu işlediği anlaşılmakla: delillerin takdiri mahkemeye ait olmak üzere 5237 Sayılı TCK'nın 163/3 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile" kamu davası açılmıştır.
SANIK ÜMİT KARA SAVUNMASINDA: "Ben kendim Ankara'da ikamet ediyorum, köyde yaptırdığımız bir ev var. Ben köyde olmadığım süre zarfında herkes saat taktırarak Aski'ye abonelik yaptırmış, fakat ben köyde ikamet etmediğim için bu durumdan haberim olmadı. Ben normalde su borcumu yıllık olarak muhtarlığa ödüyordum. ASKİ tarafından hakkımda kaçak su kullandığıma ilişkin tutanak düzenlenince benim durumdan haberim oldu. Fakat ASKi'ye ne kadar borcum olduğunu hiç bilmiyorum, bunun bilgisi bana ne ASKİ tarafından ne de soruşturma evresinde savcılık tarafından verilmedi. Eğer ne kadar borcum olduğunu bana söyleselerdi ben bu borcu zaten öderdim ve davanın açılmasına gerek kalmazdı. Bana hiç bir şekilde şu kadar borcun var öde demediler. Ben zaten su borcunu ödeyen bir kişiyim. Aski bana abonelik yapmam gerektiğini söyleyince ben hemen abone oldum ve sekiz aydır faturalarımı düzenli olarak ödüyorum. En son ödediğim 198,45 TL'lik faturamı da mahkemeye sunuyorum. Bu faturayı da ödedim. Fakat dekontunu yanıma almayı unutmuşum. Hiç borcum yok, ASKİ'ye sorulabilir. Benim şu an ASKİ 'ye hiç borcum yok, varsa da ben bilmiyorum, borcum varsa ödemeye hazırım. Benim eski saatimi kaçak saat olarak göstermişler. İddianamede iddia edildiği gibi ben borudan su geçirerek su kullanmadım. Kesinlikle olayda bir boru yok. ASKİ yeni saat taktırmadığımız için bizi kaçak olarak göstermiş fakat ben saat taktırmam gerektiğini köyde yaşamadığım için bilmiyorum, ASKİ bana iddianamede iddia edildiği gibi yedi gün içinde borcumu ödemem için bir ihtarname göndermedi. Gönderseydi zaten öderdim. Mahkemeden beraatimi, olmadığı takdirde hakkımda belirlenecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim, "Ben kurum zararı olan 215,46 TL 'yi bugün saat 11:57'de avukatın bana mesajla bildirmiş olduğu Vakıfbank hesabına ödedim, buna ilişkin makbuzu mahkemenize sunuyorum" şeklinde savunmada bulunduğu görülmüştür.
BELGELER:
-Kaçak su kullanma tutanağı,
-20/09/2017 tarihli tutanak,
-Bilirkişi raporu,
-Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kasa tahsil makbuzu,
-Nüfus ve adli sicil kaydı,
İLK DERECE MAHKEMESİ GEREKÇESİ: "Sanık Ü. Kara'nın Kıranharmanı Mah. Kıranharmanı Küme Evleri No:2 Polatlı sayılı adresinde olay tarihinde ASKİ görevlileri tarafından yapılan periyodik kontrolde daha önceden sökülmüş olan sayaç yerine boru takmak suretiyle kaçak su kullandığının tespit edildiği, bu nedenle hakkında 2016/3062 Sayılı kaçak su kullanma tutanağının tanzim edildiği, sanığın kaçak su kullanımının tutanak mümzilerince fotoğraf çekilerek kayıt altına alındığı, sanığa kaçak su tüketim miktarını ödemesi için 7 günlük ödeme ihbarnamesinin gönderildiği, ancak sanık tarafından herhangi bir ödemenin yapılmaması sonucu katılan kurum vekili tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, her ne kadar sanık isnat olunan suçu kabul etmediğini ifade etmiş ise de; ASKİ görevlileri tarafından tanzim edilen 2016/3062 Sayılı kaçak su kullanma tutanağına göre üzerine atılı müsnet suçu işlediği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması istemi ile her ne kadar mahkememize kamu davası açılmışsa da;
Yapılan yargılama, iddia, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın bilirkişi raporunca tespit edilen vergiler dahil cezasız kurum zararı olan 215,46 TL'yi 13/12/2018 tarihinde katılan kuruma ödeyerek buna ilişkin makbuzu mahkememize sunmuş olduğu anlaşılmakla; sanık üzerine atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek hüküm kurulmuştur" şeklindedir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Katılan vekili istinaf dilekçesinde; yapılan ödemenin kurum zararının çok altında olup kurum zararını tamamen gidermediğini, kararın müvekkil kurum lehine bozulmasına ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN İNCELEME SONUNDA:
Sanığın ikametinde kurum görevlileri tarafından yapılan kontrolde kaçak su kullanıldığı nedeniyle tutanak tutulduğu ve kovuşturma aşamasında sanığın kaçak kullanım tutanağına ilişkin olarak bilirkişi tarafından belirlenen vergili, cezasız tahakkuk miktarını ödemesi nedeniyle hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiği görülmekle;
Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan vergili ve cezasız tutarı, ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağı hususu, ödeme süresi ve yeri soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığın ödemesi halinde 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak su kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK'nın 168/5 maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince kaçak su tutanağına istinaden bilirkişiden alınan vergili cezasız tahakkuk miktarının tamamının sanık tarafından kovuşturma aşamasında ödendiği, bu durumda 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, uygulama imkanı bulunmayan "ceza verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, katılan vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, duruşma açılmasının ve olayın daha fazla aydınlanması gerekmediği kanaatine ulaşılarak,
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2018 tarih ve 2018/41 esas, 2018/1124 karar sayılı hükmünün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına,
5237 Sayılı TCK'nın 168/5 ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8, 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2018 tarih ve 2018/41 esas, 2018/1124 karar sayılı hükmünün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
5237 Sayılı TCK'nın 168/5 ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8, 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince kamu davasının KOVUŞTURMA ŞARTININ GERÇEKLEŞMEMESİ NEDENİYLE DÜŞMESİNE,
Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde BIRAKILMASINA,
Karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus sicile kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan katılan vekiline tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, katılan vekili yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay'a 5271 Sayılı CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)