(5271 S. K. m. 185, 253, 254, 264, 280) (5237 S. K. m. 7, 35, 62, 165) (5395 S. K. m. 35) (Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 20)
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/1. maddesi gereğince kanun yoluna başvuruda ve mercide yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık R. Y.'in dilekçesindeki temyiz isteminin ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvuru niteliğinde olduğu kabul edilerek, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
Sanık R. Y.'in istinaf talebine yönelik incelemede;
Sanık R. Y. hakkındaki istinaf incelemesine tabi dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esas sırasına kaydının yapılmasına, usulü işlemlerin bu dosya üzerinden yürütülmesine, karar vermek gerekmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını henüz doldurmadığı aşamada yapılan celselerin 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesi hükmüne rağmen kapalı yerine açık yapılmasının telafisi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca duruşma açılmasına gerek görülmemiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1-c maddesi uyarınca, "mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar" bakımından uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suçun cezasının üst sınırının 3 yıl olduğu, aynı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir" şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunması,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 15/10/2015 tarihli raporun atılı suça ilişkin olmadığının gözetilmemesi,
Çocuk Koruma Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/2. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi gereğince fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, zorunlu olduğu halde sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm kurulması,
Hapis cezasının yanında hükmedilen adli para cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılırken 1 gün olarak belirlenmesi gereken adli para cezasının hesap hatası yapılarak 3 gün olarak belirlenmesi ve buna bağlı olarak günlüğü 20,00 TL'den 60,00 TL adli para cezasına çevrilerek suça sürüklenen çocuk aleyhine hüküm kurulması,
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan ve denetim süreleri içinde istinaf incelemesine konu suçun işlendiği anlaşılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönündeki kararlarla ilgili olarak mahkemelerine bildirimde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-b maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 12/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)