(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 253, 264, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 43, 58, 62, 141) (5275 S. K. m. 108)
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/1. maddesi gereğince kanun yoluna başvuruda ve mercide yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesindeki temyiz isteminin ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvuru niteliğinde olduğu kabul edilerek, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve denetim işlevinin yerine getirilmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu sabit görülen fiiller ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, cezayı ağırlatan veya hafifleten yasal veya takdiri nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenlerin istek olsun yada olmasın gösterilmesi gerekmektedir. Bu açıklamaların ışığı altında;
29/10/2016 tarihinde gerçekleşen yağma olayından kısa bir süre sonra 02/11/2016 tarihinde bir başka olay nedeniyle yakalanan sanığın dava dosyasında bulunan ve UYAP'ta yer alan fotoğrafları incelendiğinde mağdur tarafından olayın hemen sonrasında verilen eşgal bilgilerine tam olarak uymamasına ve 02/11/2016 tarihli yağma olayının mağdurlarının verdiği eşgal bilgilerinin, mağdur Ümmühan Şahin'in verdiği eşgal bilgileri ile de benzerlik göstermemesine rağmen, bu husus ve 29/10/2016 günü saat 12:45 sıralarında gerçekleşen olayın hemen sonrasında saat 13:12 sıralarında suça konu telefonu kullanmaya başladığı ve hakkında ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılan N. A. isimli bir şahsın tespit edilmesine rağmen sanığın suçunun sübutu açısından beyanları büyük önem taşıyan bu kişinin neden dinlenmediği, karar yerinde hiç tartışılmadan, bu çelişkili durumlara rağmen, sanığın mahkumiyetinin en güçlü delili olarak "sanığın başka bir olaydan dolayı yakalanması üzerine mağdur tarafından verilen eşgal ile benzerlik göstermesi nedeniyle mağdura teşhis işlemi yaptırıldığı ve mağdurun soruşturma aşamasında sanığı kesin olarak teşhis ettiğinden" yola çıkılarak eksik ve yetersiz gerekçe ile,
29/10/2016 günü saat 12:45 sıralarında gerçekleşen olayın hemen sonrasında saat 13:12 sıralarında suça konu telefonu kullanmaya başladığı ve hakkında ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılan ve Dairemizce ilgili Cumhuriyet Başsavcılığından ifadesi temin edilen N. A. ve onun beyanlarında ismi geçen suça konu telefonu satın aldığını söylediği E. T. isimli şahıs tanık olarak dinlenmeden ve bu kişiler sanıkla yüzleştirilmeden,
Dosya kapsamı nazara alınarak mağdura kovuşturma aşamasında yeniden teşhis işlemi yaptırılması gerektiği gözetilmeden,
Sanığın savunmasında bahsi geçen olay tarihinde kaldığını söylediği yerlere ve temin edilmesini istediği kamera kayıtlarına dair hiç bir araştırma yapılmadan,
Eksik ve yetersiz kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/179 esas, 2011/669 karar sayılı kararının 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 43, 62. maddelerince hükmedilen 1 yıl 15 gün hapis cezasına ilişkin olduğu, önceden uzlaşma kapsamında olmayan bu suçun 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alınması karşısında uzlaşma sağlanması durumunda bahsi geçen ilamın tekerrüre esas teşkil etmeyeceği halde mahkemece uzlaştırma hükümleri uygulanması için mahkemesine ihbarda bulunulup sonucu beklenmeden karar verilmesi,
Konya 7. (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/997 esas, 2014/148 karar sayılı kararında Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/179 esas, 2011/669 karar sayılı kararından dolayı tekerrür hükümlerinin uygulandığı da gözetilerek, tekerrüre esas alınan Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararına ilişkin uzlaşma hükümlerinin sağlanamaması halinde sanık hakkında 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanarak koşullu salıvermeden yararlandırılmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısını istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)