(5271 S. K. m. 264) (5237 S. K. m. 142, 168)
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/1. maddesi gereğince kanun yoluna başvuruda ve mercide yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesindeki temyiz isteminin ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvuru niteliğinde olduğu kabul edilerek, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
Dosya kapsamında sanığın vekaletname ile görevlendirdiği avukatını azlettiğine veya avukatın vekillik görevinden istifa ettiğine dair bir bilgi veya belge bulunmadığı halde, ihbar üzerine devam edilen duruşmaya sanık müdafii çağrılmadan ve karar duruşmasında hazır olan sanığa son sözü sorulmaksızın hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Kabule göre de;
Somut olayda müştekinin çalınan aracının üzerinde kontak anahtarı olduğu halde bulunması ve bu anahtarın müştekiye ait olmadığının anlaşılması karşısında, müştekinin olay öncesinde kilitli olan aracının taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlandığı sabit olmakla bu eyleme uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
Çalınan aracın parçalanmaya çalışıldığı sırada güvenlik güçleri tarafından bulunarak müştekiye teslim edilmesi karşısında koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmedilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi ile indirim yapılması,
İhbar üzerine açılan duruşmada yargılama gideri olarak bir davetiye gideri olan 11,00 TL sarfedilmiş olup, 25/12/2015 tarih ve 29573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 460 Seri Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 115. maddesinde yer alan tahakkuktan vazgeçme tutarının 24,00 TL olarak belirlenmesi karşısında; 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümde yer verilen 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurulmak suretiyle uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanığın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-h, 280/1-b ve 283. maddeleri uyarınca kazanılmış hakkı da göz önünde tutularak BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)