Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2020 tarihli itirazı ile CMK'nun 308/A maddesine istinaden, "1-Anayasamızın 38/3 maddesi gereğince "ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur".
2-) 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunun 11,12 maddeleri gereğince 12-15 yaş gurubundaki çocuklar hakkında akıl hastalığı halinde "çocuklara özgü güvenlik tedbiri" yani TCK 56. maddesindeki çocuklara özgü güvenlik tedbirinin uygulanması gerektiği halde dosyamızda SSÇ üst dereceli istinaf mahkemesinden böyle bir ifade olabilir mi SSÇ ne demek? D. ZURNACI'nın 15 yaşından küçükler hakkında TCK 56 madde gereğince güvenlik tedbirine karar verilmesi gerekirken, 18 yaşından büyükler için uygulama alanı olan TCK'nın 57. maddenin uygulanması suretiyle SSÇ'nin "yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınması nedeniyle karar usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 28/01/2020 tarihli, 2019/796 esas ve 2020/174 Sayılı kararının CMK'nın 308/A maddesi gereğince SSÇ D. ZURNACI lehine "Bozulmasına" karar verilmesi, " itirazen talep edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi'nin Dairemizce incelenen 27/12/2018 tarihli 2018/371 Esas - 2018/1069 Karar sayılı dosyasında;
"1- Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03/04/2018 tarih 2018/1274 Sayılı raporuna göre ssç de mevcut "hafif düzeyde zeka geriliği " rahatsızlığı sebebiyle suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama kapasitesinin ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı anlaşılmakla TCK 32/1 ve CMK 223/3-a maddesi uyarıca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- TCK 32/1-son cümle uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuğun yargılamaya konu suçu işlediği sırada akıl hastası olduğu anlaşılmakla TCK 57/1 maddesi uyarınca koruma ve tedavi amaçlı olarak GÜVENLİK TEDBİRİNE HÜKMEDİLMESİNE, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına,
4- TCK 57/2 mad uyarınca akıl hastasının yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi halinde mahkemece serbest bırakılabileceğinin ihtarına (ihtar edilemedi)"... şeklinde karar verilmiş olduğu,
Ancak 12 - 15 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuk hakkında "hafif düzeyde zeka geriliği - rahatsızlığı sebebiyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılama kapasitesinin ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı bu gerekçelerle TCK'nun 32/1 ve CMK'nun 223/3-a maddesi uyarıca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA dair karar verilmesi durumunda yazılı şekilde TCK'nun 57/1. maddesine göre güvenlik tedbirlerine karar verilemeyeceği, bu kişiler hakkında aynı yasanın 56. maddesine göre güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı,
Dairemiz tarafından incelenen Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarih 2018/371 Esas - 2018/1069 Karar sayılı dosyasında bu hususun gözardı edilmesi ile hükmün istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş olduğu,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının ise mevcut Dairemizin kararına yönelik itirazında bu hususu getirmiş olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında yaşı ve alınan adli raporu birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 57/1. maddesine göre güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, bu durumun yasaya aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüyle aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: 1-) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2-) Dairemizin 28/01/2020 tarih ve 2019/796 Esas - 2020/174 karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının suça sürüklenen çocuk D. Zurnacı yönünden KALDIRILMASINA,
3-) Kararın CMK'nun 308/A maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilmesine;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
12 - 15 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuk D. Zurnacı hakkında alınan adli raporunda "hafif düzeyde zeka geriliği - rahatsızlığı sebebiyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılama kapasitesinin ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığının tespit edilmesi karşısında bu gerekçelerle TCK'nun 32/1 ve CMK'nun 223/3-a maddesi uyarıca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA dair karar verilmesi durumunda yazılı şekilde TCK'nun 57/1. maddesine göre güvenlik tedbirlerine karar verilemeyeceği, bu kişiler hakkında aynı yasanın 56. maddesine göre güvenlik tedbirlerine hükmolunacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf isteminin bu nedenle yerinde görüldüğü; ancak, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen, 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-c ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin olarak güvenlik tedbirlerinin uygulandığı hüküm fıkrasının 3. ve 4. bölümlerin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak, yerine " Suça sürüklenen çocuğun yargılamaya konu suçu işlediği sırada akıl hastası olduğu anlaşılmakla TCK'nun 56. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu dikkate alınarak danışmanlık ve eğitim GÜVENLİK TEDBİRİNE HÜKMEDİLMESİNE,” şeklinde yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
Kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın karar örneğinin istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiine ilk derece mahkemesince tebliği ve müteakip işlemler için hükmü veren ilk derece mahkemesine İADESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a ve 286, 308/A maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)