Ankara BAM, 20. CD., E. 2018/54 K. 2019/1 T. 09.01.2019
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelenip görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Dosya içerisine gönderilen belgeler içeriğine göre, ilk derece mahkemesinin kararından sonra Kayseri C. Başsavcılığının 25.12.2018 tarih, 2018/16229 E, 2018/2190 iddianame nolu iddianamesiyle sanık hakkında "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçlamasıyla yeni bir dava açıldığı, söz konusu iddianameyle, Dairemizde istinaf incelemesi amacıyla bulunan 2018/54 esas sayılı dosya incelendiğinde, aynı sanığın aynı tarihlerde (aynı dönemde) gerçekleştirdiği eylemlerine ilişkin olduğu halde, iki farklı iddianame ile "terör örgütü üyeliği" ve "terör örgütü yöneticiliği" suçlarından açılan davalar olduğu anlaşılmaktadır.
Silahlı terör örgütü yöneticiliği/üyeliği suçlarının kesintisiz (mütemadi) suçlardan olması, aynı suç tarihini kapsayan dönemde gerçekleştirildiği iddia olunan silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçunun, terör örgütü üyeliği suçuna göre üstlenilen görev ve kanundaki cezai yaptırım bakımından daha nitelikli bulunması ve gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, mükerrer yargılama yapılmasının önüne geçilebilmesi, 5235 sayılı Kanunun 47/3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin sadece BAM'da görev yapan bölge başkanı, daire başkanları, üyeler, C.Başsavcısı ile C.Savcılarının şahsi suçlarından dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin bulunması ve kişilerin T.C.nin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa ile yasalardan kaynaklanan maddi olayın incelendiği "iki dereceli yargılanma" haklarının bulunması hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık hakkında Dairemizde bulunan "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma" suçuna ilişkin dava ile "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yöneticisi olma" suçuna konu davaların, olağan kanun yolu denetimi yapan üst dereceli Bölge Adliye Mahkemesinde birleştirilmesine yasal olanak bulunmadığı, aynı derecede yargılama yapan mahkemede birleştirilerek görülmesinde hukuki gereklilik bulunması, olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinin sağlanması bakımından, söz konusu dosyanın akıbeti araştırılıp, derdest olduğunun tespiti halinde iş bu dosya ile birleştirilmesi suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, sanık müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
İlk derece mahkemesince atılı suçtan dolayı sanık hakkında CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince verilen "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirinin hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
Adli kontrol kararının devamına ilişkin karara karşı Ankara BAM Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nın 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nin 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olarak, 09/01/2019 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)