DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
Sanığın mağdur S.'a karşı eylemi yönünden yapılan değerlendirmede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafi ile katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanığın mağdur H. ile katılan M. N.'a karşı eylemleri yönünden yapılan değerlendirmede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın olay günü öğlen vakti katılan mağdur M. N.'u evinin önünde oynarken görüp "sen torunuma benziyorsun" diye kucaklayıp 2-3 kez yanağından öptüğü, dudağından öpmek istediği, ancak mağdurun ağzını kapayıp iteklemesi nedeniyle öpemediği, kendiliğinden eylemine son verip olay yerinden uzaklaştığı, daha sonra ikindi vakti sokakta oynayan mağdur H. ile S.'u görüp "sizin gibi torunlarım var" dediği, H.'e "sana çok benziyor, sizin gibi oynaşıyorlar" deyip koluyla omuzlarından kucaklayıp iki yanağından 2-3 kez öpüp daha sonra S.'un yanağından 4-5 kez öptüğü, S.'un diğer yanağını öptürmek istememesi üzerine "gel kız" diye seslendiği, S.'un kardeşi Z.'nın ve mağdurun bağırmaları üzerine sanığın kendiliğinden uzaklaştığı şeklinde ilk derece mahkemesince olayların sübutunun kabulü dosya kapsamına ve oluşa uygun ise de, sanığın eylemleri devam ettirmekten gönüllü olarak vazgeçmesi nedeniyle vazgeçtiği ana kadarki eylemlerden sorumlu tutulması gerektiği, sanık hakkında TCK'nın 103/4.maddesinin uygulanmasını gerektiren cebir, tehdit eylemi bulunmadığı, sanığın eylemleri her iki mağdura karşı ani ve kesintili olup süreklilik arz etmediği, cinsel yönden tatminden çok cinsel yönden rahatsız edici olduğu, eylemlerinde sarkıntılık boyutunun aşılmadığı, bu nedenle TCK'nın 103/1-3.cümlesi uyarınca basit cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin dosya kapsamına, hukuka ve olayın oluş şekline uygun düşmediği anlaşılmış olup bu husus Dairemizce yeniden yargılama yapılmaksızın ve takdir yetkisi kullanılmaksızın düzeltilebileceğinden, ayrıca katılan AÇSHB 6284 Sayılı kanunun 20/2.maddesi uyarınca kanundan kaynaklanan yasal görev nedeniyle zorunlu olarak kamu davasına katıldığından lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olup bu husus da yeniden yargılama yapılmadan Dairemizce düzeltilebileceğinden ilk derece mahkemesi hüküm fıkrasından;
"1-Sanık Y. S.'nın suç tarihinde mağdur Medine N. Y.'a yönelik sarkıntılık düzeyini aşan çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan ve suç tarihi itibariyle 6763 Sayılı Kanun ile değişiklikten sonraki hali ile 5237 Sayılı TCK'nın 103/1-a maddesi delaletiyle TCK'nın 103/1, 1 ve 3.cümle maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık hakkında TCK'nın 103/4.maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
-Sanığın duruşmadaki iyi hali dikkate alınarak verilen cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 8 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Şartları oluşmadığından ve takdiren sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
-24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
2- )Sanık Y. S.'nın suç tarihinde mağdur H. Y.'a yönelik sarkıntılık düzeyini aşan çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan ve suç tarihi itibariyle 6763 Sayılı Kanun ile değişiklikten sonraki hali ile 5237 Sayılı TCK'nın 103/1-a maddesi delaletiyle TCK'nın 103/1, 1 ve 3.cümle maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık hakkında TCK'nın 103/4.maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
-Sanığın duruşmadaki iyi hali dikkate alınarak verilen cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 8 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Şartları oluşmadığından ve takdiren sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
-24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
5- )Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 4.360 TL maktu ücreti vekaletin SSÇ Ş.'den alınarak katılan kuruma verilmesine," ibareleri ÇIKARILARAK yerlerine,
"1- Sanık Y. Sarı'nın suç tarihinde 12 yaşından küçük mağdur M. N. Y.'a yönelik sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 6763 Sayılı yasa ile değişik TCK'nın 103/1-3-2.cümlesi uyarınca suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık hakkında TCK'nın 103/4.maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
-Sanığın duruşmadaki iyi hali dikkate alınarak verilen cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Şartları oluşmadığından ve takdiren sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
-24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
2- ) Sanık Y. S.'nın suç tarihinde 12 yaşından küçük mağdur H.'e yönelik sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 6763 Sayılı yasa ile değişik TCK'nın 103/1-3-2.cümlesi uyarınca suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık hakkında TCK'nın 103/4.maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
-Sanığın duruşmadaki iyi hali dikkate alınarak verilen cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Şartları oluşmadığından ve takdiren sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
-24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
5- ) Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine avukatlık ücretine yer olmadığına" ibareleri EKLENEREK sanık müdafi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
SONUÇ: Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
Düzeltilerek esastan red kararları yönünden; Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık,
Esastan red kararı yönünden; 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 09.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)