(5237 S. K. m. 5, 31, 32, 43, 50, 51, 53, 61, 62, 63, 103, 109, 278) (5271 S. K. m. 100, 223, 231, 234, 260, 268, 279, 280, 286) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi dosyası istinaf başvurusu üzerine dairemize gelmekle yapılan değerlendirme ve açılıp sonuçlandırılan duruşma sonunda:
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04/02/2016 tarih 2016/363 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar A. Ç.ve H. Ç.'in suçu bildirmeme suçu nedeniyle TCK'nın 278/1-3, 53 maddeleri gereğince, sanık R. Ç.'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle TCK'nın 103/2, 103/3-c,103/4, 43/1 ve 109/2, 109/3-f,5, 43/1, 53, 63 maddeleri gereğince, sanık M. H. Ç.'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle TCK'nın 103/1-1. cümle, 103/3-c, 103/4, 43/1 ve 109/2, 109/3-f,5, 43/1, 53, 63 maddeleri gereğince, sanık Mehmet Ç.'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedeniyle TCK'nın 103/2, 103/3-c,103/4, 43/1 ve 109/2, 109/3-f,5, 43/1, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi ile Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yine Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04/02/2016 tarih ve 2016/374 Esas sayılı iddianamesiyle Mağdur SSÇ Z. Ç.'in cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu nedeniyle TCK'nın 103/1-1. cümle, 103/3-c,103/4, 43/1, 31/3, ve 109/2, 109/3-f,5, 43/1, 31/3, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davası 19/02/2016 tarih ve 2016/104-68 E/K sayılı kararı ile 2016/103 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir.
Yine Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/02/2016 tarih ve 2016/409 Esas sayılı iddianamesiyle sanık R. Ç.'in cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu nedeniyle TCK'nın 103/1-1. cümle, 103/3, 103/4, 53 ve 109/2, 109/3-f,5, 53, 63 maddeleri gereğince, sanık M. Ç.'in TCK'nın 103/1-1. cümle, 103/3, 103/4, 43, 53 ve 109/2, 109/3-f,5, 43, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası 19/02/2016 tarih ve 2016/105-69 E/K sayılı kararı ile 2016/103 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir.
Yine Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.02.2016 tarih ve 2016/410 Esas sayılı iddianamesiyle Mağdur SSÇ B. A.'ın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu nedeniyle TCK'nın 103/1-1. cümle, 103/3-c,103/4, 43/1, 31/3, ve 109/2, 109/3-f,5, 43/1, 31/3, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası 19/02/2016 tarih ve 2016/106-70 E/K sayılı kararı ile 2016/103 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonunda 01/12/2016 tarih ve 2016/103 esas 2016/305 karar sayılı ilamı ile sanık R. Ç.'in mağdur G.'ye karşı nitelikli cinsel istismar, mağdur B.'a karşı basit cinsel istismar suçlarından mahkumiyetine, G.'ye karşı hürriyetten alıkoyma suçundan beraatine,
Sanık M.'in mağdure G.'ye karşı nitelikli cinsel istismar, mağdur B.'a karşı basit cinsel istismar suçlarından mahkumiyetine, G.'ye karşı hürriyetten alıkoyma suçundan beraatine,
Sanık M. H.'nin mağdure G.'ye karşı basit cinsel istismar suçundan mahkumiyetine, hürriyetten alıkoyma suçundan beraatine,
SSÇ Z.'in mağdure G.'ye karşı basit cinsel istismar suçundan mahkumiyetine, hürriyetten alıkoyma suçundan beraatine,
SSÇ B.'un mağdur Z.'e karşı basit cinsel istismar suçundan mahkumiyetine, hürriyetten alıkoyma suçundan beraatine,
Sanık H. hakkında açılan davanın ölüm nedeniyle CMK 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine,
Sanık A.hakkında akrabalık ilişkisi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili, SSÇ'ler B. ve Z. müdafiileri ile sanıklar M. H., M. ve R. müdafiileri istinaf başvurusunda bulunmuş ve dosya Dairemize gelmiştir.
Yapılan incelemede, istinaf talebinde bulunanların istinaf kanun yoluna başvurma haklarının olduğu ve başvuruların süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Dairemize geldikten sonra, inceleme raporu hazırlamak üzere Dairemiz üyesi Bilal Polat'a tevzi edilmiş ve inceleme raporu düzenlenmesi üzerine duruşma açılmasına karar verilmiştir.
ŞİKAYET:
Mağdure G. 27/11/2015 tarihli zorunlu vekil ve sosyal çalışma görevlisi huzurunda verdiği beyanında 7-8 yaşında iken ağabeyi R.'ın cinsel amaçlı olarak kendisine saldırdığını, B.'un odaya girmesi ve onu engellemesi sonucu olayın gerçekleşmediğini, bu olaydan 1-2 yıl sonra evde kimse yokken kendisi bahçede oynarken R.'ın kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini, söz konusu ilişkinin beyanından 4-5 yıl önce olduğunu, olayın yakın yerde koyun sürüsü güden çoban U. A. tarafından görüldüğünü fakat R.'ın ona yere düşmesi yüzünden ağladığını söylediğini, bu olayı daha önce kimseye anlatmadığını, diğer olayın ise T. diye hitap ettiği M. ağabeyi tarafından gerçekleştirildiğini, kendisinin bir gün arkadaşına ders çalışmaya gittiğini, T.'nın kendisini almaya geldiğini, evlerine yaklaştıkları sırada Buluncuk Mahallesindeki camii yakınında bulunan mağara tarzı yıkık dökük virane yere gittikleri zaman ilişkiye girme teklifinde bulunduğunu, kendisinin karşı çıktığını, bu olaydan bir gün sonra yengesi Erzurum'da iken evde sadece T. varken bir eşya almak için T.'nın (M.'in) evine gittiğini, karşı koymasına rağmen zorla kendisine sahip olduğunu, olayın beyanından iki üç yıl önce gerçekleştiğini diğer ağabeyleri Z. ve M. H.'nin elbiseleri giyinik iken vücuduna sürtündüklerini ve kendisini öptüklerini, Z. ve M. H.'nin kendisine organ sokmadıklarını, R. ve M.'in ise beyanından iki hafta öncesine kadar organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiklerini, en son beyanından iki hafta önce R.'ın kendisiyle ilişkiye girdiğini, beyanından 4-5 gün önce baba evine terk edip Ankara'ya gittiğini, bunun sebebinin M. H.'nin kendisine ilişki teklifinde bulunması olduğunu, yine o tarihte sevgilisi B. S.'den ayrılmasının psikolojik etkisiyle Ankara'ya gittiğini, K. teyzesinin evinde kaldığını, ablası B.'un teyzesinin kızı D.'ı arayıp Ankara'da olduğunu öğrendiğini, onun baskı yapması sonucu Ankara'dan Kozaklı'ya döndüğünü, olaylardan B.'un haberdar olduğunu ağabeylerinin kendisine de cinsel saldırıda bulunduklarını anlattığını, ayrıca kendi gözleriyle M.'in B.'a tecavüz ettiğini gördüğünü, bu olay yaşandığında B.'un evli olmadığını, olayları annesine beyanından 1 yıl önce anlattığını, fakat annesinin inanmadığını, babasına da anlattığını fakat babasının tepki gösterdiğini ve onur ve şerefimiz zedelenmesin diye resmi mercilere olayı bildirmediğini, erkek arkadaşı B. ile hiçbir zaman cinsel ilişkiye girmediğini, ağabeylerinin ilişki sırasında zorla ters ilişkiyi de gerçekleştirdiklerini, bu olayları teyze kızı D. ile sınıf arkadaşı G.'e de anlattığını, beyan etmiştir.
İstinaf duruşmasında, kendisinin Kozaklı Sağlık Ocağında ebe yardımıyla doğduğunu, 3 Temmuz'da doğum günü kutladığını, ağabeyleri ile ilgili suçlamalarının asılsız olduğunu, kendisini H. T. adlı kişinin kardeşlerine iftira atması için yönlendirdiğini, olayları kafasında kurup ondan korktuğu için soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu, şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili istinaf aşamasında, mağdurun son beyanlarının kardeşlerini cezadan kurtarma amaçlı olduğunu, daha mağdur beyanı alınmadan sanıklar ve SSÇ'nin mağdurun ne diyeceği konusunda beyanda bulunmalarının bunu gösterdiğini belirtip istinaf dilekçesi doğrultusunda SSÇ ve sanıkların cezalandırılmasını talep etmiştir.
MÜTALAA:
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında;
1-Sanık A. Ç. hakkında suçu bildirmeme suçundan ilk derece mahkemesince kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın bu suç bakımından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılma hakkı bulunmadığından, istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince reddine,
2-Suça sürüklenen çocuk B. A. bakımından yapılan incelemede;
a) Suça sürüklenen çocuk B. A. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine,
b) Suça sürüklenen çocuk B. A.'ın 2009 yılında Z.'e yönelik basit cinsel istismar suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, SSÇ'nin eylemine uyan 6545 sayılı Yasayla değişiklik öncesi TCK'nın 103/1, 103/3, 31/3, 62.maddeleri gereğine cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Sanık M. Ç. bakımından yapılan incelemede;
a) Sanık M. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemlerin 2012-2013 yılından Kasım 2015'e kadar devam etmesi hususları da gözönüne alınarak eylemine uyan 6545 sayılı Yasayla değişik TCK'nın 103/2, 103/3-c, 43/1, 62, 53, 63.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Sanık M. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş ise de, sanığın mağdureyi caminin yanındaki yıkık dökük yere götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince kurulan beraat kararının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemine uyan TCK'nın 109/1, 109/3-f, 5, 62, 53, 63.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
c) Sanık M. Ç. hakkında mağdure B.'a yönelik olarak ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Yasa öncesi TCK'nın 103/1, 103/3, 43/1, 62, 53, 63.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
d) Sanık M. Ç. hakkında mağdure B.'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine,
e) Sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği yönünde hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunması, suçun katalog suçlardan olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağının anlaşılması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesi,
4-Sanık R. Ç. hakkında yapılan incelemede;
a) Sanık R. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Yasayla değişik TCK'nın 103/2, 103/3-c, 43/1, 62, 53, 63.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Sanık R. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine,
c) Sanık R. Ç. hakkında mağdure B.'a yönelik olarak ilk derece mahkemesince çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemine uyan 6545 sayılı Yasayla değişiklik öncesi TCK'nın 103/1, 103/3, 62, 53, 63.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
d) Sanık R. Ç. hakkında mağdure B.'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine,
e) Sanık R. Ç.'in üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarını işlediği yönünde hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunması, suçun katalog suçlardan olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağının anlaşılması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesi,
5-Sanık M. H. Ç. bakımından yapılan incelemede;
a) Sanık M. H. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik basit cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemine uyan ve daha lehe olan 6545 sayılı Yasayla değişiklik öncesi TCK'nın 103/1, 103/3, 103/6, 43/1, 62, 53, 63.madeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Sanık M. H. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine,
c) Sanık M. H. Ç.'in üzerine atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği yönünde hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunması, suçun katalog suçlardan olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağının anlaşılması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesi,
6-Suça sürüklenen çocuk Z. Ç. hakkında yapılan incelemede;
a) Suça sürüklenen çocuk Z. Ç. hakkında, mağdur G.'ye yönelik olarak çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi,
b) Suça sürüklenen çocuk Z. Ç. hakkında mağdure G.'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, bu suça yönelik istinaf başvurularının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Mağdur SSÇ Z. 08/12/2015 tarihli müdafii ve rehber öğretmen huzurundaki Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde ifade tarihinden 2 yıl önce kardeşi G.'nin isteği ile aralarında bir cinsi münasebet olduğunu, ancak bunun organ sokmak şeklinde değiş sürtünmek şeklinde olduğunu, her ikisinin yarı çıplak halde cinsel organlarını birbirine sürttüklerini, bu ilişkiden sonra 2-3 kez 2-3 ay aralıklarla benzer şekilde cinsel münasebette bulunduklarını, sürtündüklerini, G.'nin kendisine M. H., M. ve R.'ın da zorla tecavüz ettiğini anlattığını ancak kendisinin bunu görmediğini, G.'nin bunu anne ve babasına da anlattığını, annesi ve babasının kendilerine kızdığını ve olayın üstünü örttüğünü, kendisi 12-13 yaşlarında iken ablası B.'un kendisini cinsel ilişkiye zorladığını, o zaman B.'un 16-17 yaşlarında olduğunu, ablasının kendisini soyundurup tahrik etmesi sonucu ilişkiye girdiklerini ancak ilişkinin organ sokmak şeklinde olup olmadığını hatırlamadığını, ağabeylerinin B. ile ilişkiye girip girmediklerini bizzat görmediğini ancak G.'nin ağabeylerinin B.'la da ilişkiye girdiklerini kendisine anlattığını beyan etmiştir.
09/12/2015 tarihli Sulh Ceza Hâkimliğindeki sorgusunda 08/12/2015 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesini aynen tekrar ettiğini, 2 veya 3 kere G. ile sürtünme şeklinde seviştiklerini, ancak bunların G.'nin isteğiyle olduğunu savunmuştur.
İlk derece mahkemesi duruşmasında, suçlamaları kabul etmediğini, ağabeylerinin G.'ye tecavüz ettiğine dair bilgisi olmadığını, G.'nin psikolojisi konusunda bilgisi olmadığını, G.'nin koluna jilet attığını bildiğini, soruşturma aşamasında ifadeleri sırasında uykusuz olduğu için ne söylediğini bilmediğini savunmuştur.
İstinaf duruşmasında, soruşturma aşamasındaki ifadelerini kabul etmediğini, okutmadan imzasının alındığını savunmuştur.
Mağdur SSÇ B. 29/12/2015 tarihli Cumhuriyet Savcılığında müdafii ve sosyal çalışma uzmanı huzurunda verdiği ifadede G.'ye karşı yapıldığı iddia edilen cinsel istismar olaylarına tanık olmadığını, kendisinin 2012 yılından itibaren evli olup kardeşlerinden ayrı yaşadığını, sadece G.'nin kardeşlerinin kendisine istismarda bulunduğuna dair imâda bulunduğunu, kardeşi sanık M.'in evlenmeden 6-7 yıl önce kendisine cinsel istismarda bulunmaya teşebbüs ettiğini ancak kendisinin engel olması nedeniyle eylemin gerçekleşmediğini, aralarında fizikî temas olmadığını, kardeşi Z.'e karşı herhangi bir cinsel istismarda bulunmadığını, kimseden şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
29/12/2015 tarihli sorgusu sırasında, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, kardeşleri ile arasında bir problem olmadığını, kardeşlerinin kız kardeşi G.'yi istismar ettiklerine şahit olmadığını, G.'nin neden adını verdiğini anlayamadığını, G.'nin Ankara'ya gitmeden önce koluna jilet attığını, Ankara'da uyuşturucu kullanan teyzesinin kızının yanında kaldığını, onun da uyuşturucu kullanmış olabileceğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinde duruşmada, Kendisine isnat olunan eylemlerin yapıldığı iddia edilen tarihte 15-16 yaşında olduğunu, kendisinin 2012 yılından itibaren evlenip ayrı yaşadığını, suçlamaları kabul etmediğini, kız kardeşi G.'nin iddialarıyla ilgili de herhangi bir bilgi ve görgüye sahip olmadığını savunmuştur.
İstinaf duruşmasında, suçlamaları kabul etmediğini, G.'nin iddialarının da doğru olmadığını, kimseden şikayeti bulunmadığını savunmuştur.
Sanık M. H. 08/12/2015 tarihli müdafii huzurundaki Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde bekar olduğunu, anne ve babasıyla birlikte kaldığını, ifade tarihinden 2-3 yıl önce G.'nin isteği ve ısrarı sonucu kendine hakim olamayıp her ikisinin de giyinik oldukları halde cinsel arzu ile G.'ye sürtündüğünü, bunun dışında G. ile arasında bir münasebet olmadığını, diğer kardeşleri ile arasında olanlarla ilgili bilgisinin olmadığını, G.'nin Ankara'ya gitme sebebini bilmediğini, G.'nin kendisini ilişkiye zorlaması yüzünden Ankara'ya gittiği iddiasını kabul etmediğini, evde G.'nin istismar iddialarıyla ilgili bir tartışma yaşanmadığını savunmuştur.
09/12/2015 tarihli Sulh Ceza Hâkimliğindeki sorgusu sırasında 08/12/2015 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesini aynen tekrar ettiğini, sadece bir kez G. ile elbiselerinin üzerinden sürtünme şeklinde seviştiklerini, organ sokma şeklinde cinsel ilişkilerinin olmadığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesinde duruşmada, suçlamaları kabul etmediğini, G.'nin psikolojik sorunları olduğunu, kendi koluna jilet attığını, ayrıca hap kullandığını da duyduğunu savunmuştur.
İstinaf duruşmasında, suçlamaları kabul etmediğini, G.'nin evli ve çocuklu bir erkekle arkadaşlık etmesine karşı çıkmaları nedeniyle G.'nin kendilerine çamur attığını savunmuştur.
Sanık M. 08/12/2015 tarihli müdafii huzurundaki Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde 2009 yılında evlendiğini iki çocuğu bulunduğunu, Kozaklı Buruncuk Mahallesinde ikamet ettiğini, ifade tarihinden 1 yıl önce G.'ye telefon aldığını, babasının evinde misafir iken G.'nin kağıda "eğer bana yeni bir telefon alırsan ne istersen yapacağım" yazıp kendisine verdiğini, mesela ne yapacaksın diye sorduğunda "yarın görürsün" dediğini, o sıralarda eşinin Erzurum'da bulunduğunu, bir gün sonra G.'nin kendi evine geldiğini ve tamamen kendi rızası ile G.'nin isteği doğrultusunda organ sokmak suretiyle onunla cinsel ilişkiye girdiğini, ilişki sırasında kız olmadığını, daha önce de bir ilişki yaşadığını öğrendiğini. G.'nin Ankara'ya gitmeden önce kendisinden para istediğini, eğer kredi kartından 50 TL çekip kendisine verirse bir güzellik yapacağını söylediğini, başka bir yerden bulduğu 50 TL'yi G.'ye verdiğini ve organ sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunduklarını, anlattıkları dışında başka cinsel ilişkileri olmadığını, ilk ilişkiden sonra babasının kendisine soğuk davrandığını, daha sonra G. ile kardeşleri arasındaki ilişkiyi ve bundan kaynaklanan ev içi tartışmayı öğrendiğini, 2004-2--5 yıllarında oyun oynarken cinsel arzularını tatmin için kardeşi B.'a sürtündüğünü, sürtünme sırasında her ikisinin de çıplak olduklarını, B.'un bacak arasına sürtünerek tatmin olduğunu, organ sokmadığını, B.'a karşı sürtünme şeklindeki eylemlerine 2004-2007 yılları arasında değişik aralıklarla devam ettiğini, bu olaylara B.'un rızasının bulunduğunu savunmuştur.
09/12/2015 tarihli Sulh Ceza Hâkimliğindeki sorgusu sırasında 08/12/2015 tarihinde Kozaklı Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadeyi aynen tekrar ettiğini, aile içinde kendisine T. diye hitap edildiğini, G.'ye mağara tarzı yıkık dökük yerde cinsel ilişki teklif etmediğini, ancak G. evden kaçmadan iki hafta öncesine kadar düzenli olarak sürekli cinsel ilişkiye girdiklerinin doğru olduğunu, bunların G.'nin isteği doğrultusunda gerçekleştiğini, G.'nin sigara ya da para karşılığında kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini, G.'nin psikolojik sorunları olduğunu, bu yüzden kolunu jiletlediğini, G. ile son bir ay içindeki ilişkilerinin organ sokma şeklinde olduğunu, en son 50 TL karşılığında ilişkiye girdiklerini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinde duruşmada suçlamaları kabul etmediğini, kendisinin annesi ve babasından ayrı eşiyle birlikte Kozaklı'da yaşadığını, 2009 yılından sonra ayrı evde kaldığını, kendi eviyle baba evi arasında 500-600 metre mesafe olduğunu, G.'ye telefon almadığını, G.'nin kendisine yazılı not vermediğini, G. ile gezen iki erkek şahsı görüp dövdüğünü, G.'nin Ankara'ya gitmesinden haberi olmadığını dolayısıyla 50 TL karşılığında cinsel ilişkiye girmesinin de söz konusu olmadığını savunmuştur.
İstinaf duruşmasında, suçlamaları kabul etmediğini, B.'u kendi elleriyle büyüttüğünü, ona karşı da G.'ye karşı da hiçbir cinsel eylemde bulunmadığını, kız kardeşi G.'nin arkadaşlık ettiği H. T. adlı kişinin kendilerine iftira attırdığını, kız kardeşinin şikayeti üzerine o şahsın da cezaevine alındığını savunmuştur.
Sanık R. 09/12/2015 tarihli müdafii huzurundaki Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde, bekar olduğunu, kardeşleri ile birlikte baba evinde ikamet ettiğini, ifadesinden yaklaşık 2 yıl önce 2014 yılı Şubat veya Mart aylarında İstanbul'dan cinsel tahrik edici bir parfüm aldığını, bu parfümden G.'nin de haberi olduğunu, bu parfümü kullanması üzerine G.'nin tahrik olup kendisiyle cinsel ilişkiye girmek istediğini, evde anne ve babasıyla kardeşleri televizyon izlerken G. ile başka bir odada sürtünme şeklinde cinsel ilişkiye girdiklerini, G.'nin bakire olduğunu düşündüğü için organ sokmadığını, başka ilişki yaşamadıklarını, ancak zaman içerisinde G.'nin kendisiyle ilişkiye girmesini istediğini, babasından çekindiği için G.'nin tekliflerini kabul etmediğini, 2014 yılı Haziran ayında bilgisayarla oynamak karşılığında kendisiyle cinsel ilişkiye girmek istediğini ancak kendisinin kabul etmediğini, ancak G.'nin babasına cinsel ilişkiye girdiğini anlattığını, bunun üzerine babasının kendisine kızdığını, G. ile diğer kardeşleri arasında herhangi bir olaya tanık olmadığını, 2006-2007 yıllarında kız kardeşi B. ile aralarında cinsel münasebet olduğunu, B.'un erotik kanalları izlediğini ve arkadaşlarından cinsel konularda birşeyler öğrendiğini ve kendisine yaklaşıp ilişkiye girmek istediğini söylediğini, kendisinin kabul ettiğini, cinsel organını B.'un bacak arasına sürtmek suretiyle eylemi gerçekleştirdiğini, organ sokmadığını savunmuştur.
09/12/2015 tarihli Sulh Ceza Hâkimliğindeki sorgusu sırasında Kozaklı Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği 09/12/2015 tarihli ifadeyi kabul ettiğini, G. 7-8 yaşında iken cinsel amaçlı ona saldırdığı ve B.'un engellediği iddiasıyla G. ile bahçede cinsel ilişkiye girdiği iddialarını kabul etmediğini, G. ile bugüne kadar hiç cinsel ilişkiye girmediğini, sorgusundan bir yıl önce G.'nin iki erkek arkadaşından ayrılmasını sağladığını, bu yüzden hakkında birtakım iddialarda bulunmuş olabileceğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinde duruşmada, suçlamaları kabul etmediğini, anne, baba ve kardeşleriyle birlikte yaşadıklarını, 2013 veya 2014 yılında G.'yi parkta erkeklerle konuşurken görüp uyardığını, erkekleri de kardeşiyle konuşmamaları için uyardığını, G.'nin psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu, erkeklerle arkadaşlık etmesine engel olduğu için kendisine iftira attığını, 2006-2007 yıllarında kız kardeşi B. ile aralarında herhangi bir cinsi münasebet olmadığını savunmuştur.
İstinaf duruşmasında, suçlamaları kabul etmediğini, iki kız kardeşine de hiçbir eylemde bulunmadığını, çalışıp evi geçindirmekle uğraştığını, o dönemlerde eve dahi çok zor uğradığını savunmuştur.
Sanık A. 29/12/2015 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde, iddia konusu olaylarla ilgili bilgi sahibi olmadığını, B.'un beyan tarihinden 4-5 yıl önce evlendiğini, G., R., R., Z. ve M. H. ile aynı evde kaldıklarını, G.'nin kendisine ağabeyleri tarafından cinsel istismara uğradığına dair bilgi vermediğini, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinde duruşmada suçlamaları kabul etmediğini, kızı G.'nin kendisine dava konusu olaylara ilişkin bir şey anlatmadığını, çocuklarının atılı suçları işlediğine ihtimal vermediğini savunmuştur.
Sanık H. (ölen) 09/12/2015 tarihli Kozaklı Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde M. ve B. dışındaki çocuklarıyla aynı evde oturduklarını, iddia konusu cinsel istismar olaylarından ifadesinden 1 yıl öncesinde haberdar olduğunu, kızı G.'nin kendisine ağabeyleri tarafından cinsel ilişkiye zorlandığını anlattığını, ancak buna kendisinin ihtimal vermediğini ve çocuklarına kızdığını, B.'a karşı gerçekleştirildiği iddia olunan olaylardan haberdar olmadığını savunmuştur.
Sanık M. H. müdafii, mağdure G.'nin psikolojisine ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını belirtip tüm suçlardan müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık M. müdafii, suçlamaları kabul etmediklerini, mağdure G.'nin müvekkiline iftira attığını savunmuştur.
Sanık R. müdafii, müvekkilinin savunmalarına katıldığını belirtip tüm suçlardan beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
SSÇ Z. müdafii, müvekkilinin suçlamaları hiçbir zaman kabul etmediğini, mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğini, mağdurenin psikolojisinin yeterince analiz edilmediğini, mağdurenin baskıyla kardeşlerine iftira attığını belirtip tüm suçlardan beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mağdur G., mağdur SSÇ Z., mağdure SSÇ B. ve sanıkların aşamalardaki beyanları,
Nüfus aile ve adli sicil kayıtları,
Sosyal İnceleme Raporları,
Doktor raporları,
MERNİS doğum tutanakları,
Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar,
Tanık U. A., mağdur, SSÇ ve sanıkların komşu olmalarıyla tanıdığını, komşuluk yaptığı adresten 3 yıl önce ayrıldığını, sanıklar ile mağdure G. arasında herhangi bir cinsel istismar ya da alıkoyma olayına şahit olmadığını beyan etmiştir.
Tanıklar A. G., V. K., G. Ç. beyanları,
Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/08/2016 tarihli 2638A sayılı raporunda mağdure G.'nin sanıklar R. Ç., M. H. Ç., M. Ç. ve SSÇ Z.'in 11/2015, 2014 yılı 2014-2015 arası tarihlerinde gerçekleştirdikleri cinsel istismar olayları nedeniyle her birinin eyleminin ayrı ayrı mağdurenin ruh sağlığını bozduğunun oybirliğiyle mütalaa olunduğu anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/08/2016 tarihli 2638B sayılı raporunda mağdur SSÇ Z.'in ruh sağlığının bozulduğu ancak 2009 yılında mağduru bulunduğu cinsel istismar eylemi nedeniyle mi ruh sağlığının bozulduğunun yoksa başka bir olay nedeniyle mi bozulduğunun tespit edilemediği mütalaa olunmuştur.
Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/08/2016 tarihli 2638C sayılı raporunda mağdure SSÇ B.'un 2004-2007 tarihleri arasında mağduru bulunduğu cinsel istismar eylemleri nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığının değerlendirilemediği rapor edilmiştir.
Mağdure SSÇ G. Ç.'in ve mağdur SSÇ Z. Ç.'in MERNİS doğum tutanaklarından beyan üzerine nüfusa kayıt edildikleri anlaşılmıştır.
Nevşehir Devlet Hastanesinin 13/02/2017 tarih, 672 sayılı raporunda sanık M.'in TCK 32 madde kapsamında herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığı, aynı tarih ve 673 sayılı raporunda sanık M. H.'nin TCK 32 madde kapsamında herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığı, aynı tarih ve 674 sayılı raporunda sanık R. Ç.'in TCK 32 madde kapsamında herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığı tespit edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Nevşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21/02/2017 tarih 155 sayılı raporunda sanık M.'in aynı tarih 154 sayılı raporunda sanık M. H.'nin, aynı tarih 153 sayılı raporunda sanık R.'ın atılı suçlar yönünden ceza sorumluluklarının tam olduğu rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Nevşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06/02/2017 tarih 116 sayılı raporunda mağdur SSÇ B.'un atılı suçlar yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğu rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Nevşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06/02/2017 tarih 117 sayılı raporunda ceza sorumluluğu yönünden SSÇ Z.'in 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan raporunun alınması görüşü bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 12/05/2017 tarih 2012 sayılı raporunda SSÇ Z.'in atılı suçlar yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğu rapor edilmiştir.
Nevşehir Devlet Hastanesinin 31/05/2017 tarih 1696 defter sıra nolu sağlık kurulu raporunda, rapor tarihinde mağdure G.'nin 16-17 yaşında, 27/11/2015 tarihinde ise 15 yaşında olduğunun rapor edildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 18/09/2017 tarih 2769 sayılı raporunda mağdure G.'nin 03/07/2000 olarak belgelenen doğum kaydına uygun gelişim gösterdiği, Kasım 2015'te 15 yaşını bitirmiş olup, 16 yaş içinde olduğu, Şubat 2014 - 08/06/2014 ve 08/12/2013'te 13 yaşını bitirmiş olup, 14 yaş içinde olduğu, Kasım 2012'de 12 yaşını bitirmiş olup, 13 yaş içinde olduğu, 03/07/2009'da 8 yaşını bitirmiş olup, 9 yaş içinde olduğu, 03/07/2007'de 6 yaşını bitirmiş olup, 7 yaş içinde olduğu oybirliğiyle mütalaa olunmuştur.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 14/12/2015 tarih 3737 sayılı heyet raporunda mağdure G. Ç.'in vücudunda travmatik bulgu saptanmadığı, vajen tosunun azalmış olduğu, hymenim ereksiyon halindeki erişkin penisinin geçişine yırtılmadan izin verecek yapıda ve duhule müsait olduğu, fiili livata bulgusu tespit edilmediği, sürüntü örneklerinde sperm saptanmadığı, psikiyatri muayenesinde cinsel istismar eylemi sonrasında gelişen major depresif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu saptandığı, beyanlarına itibar edilebileceği tespit edilip cinsel istismara maruz kaldığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mağdure G. Ç. hakkında psikolog S. D. tarafından düzenlenen Sosyal İnceleme Raporunda aile içi istismara maruz kaldığı görüşü belirtilmiştir.
GEREKÇE:
Olay tarihlerinde mağdure G.'nin 03/07/2000, SSÇ mağdurlardan Z.'in 02/06/1997, B.'un ise 12/03/1994 doğumlu olup, ağabeyleri sanık R. ve M. H. ile birlikte Kozaklı ilçesinde anne A. ile baba H.'e ait evde birlikte yaşadıkları, ağabeyleri sanık M.'in ise aynı ilçede evli olması nedeniyle 2009 yılından itibaren ayrı evde yaşadığı, SSÇ mağdur B.'un ise kardeşleri olup, 2012 yılından itibaren evlenip farklı bir adreste eşi ve çocuklarıyla yaşadığı,
Mağdur G.'nin 27/11/2015 tarihinde Kozaklı İmam Hatip Lisesi 10.sınıf öğrencisi olduğu ve okul müdür yardımcıları V. K. ile A. G.'e ağabeyleri tarafından cinsel istismara uğradığını anlatmaları üzerine onlar tarafından olayın soruşturma makamlarına intikal ettirildiği, yapılan soruşturma sonucunda sanık R.'ın 2007-2008 yıllarından başlayıp 2015 yılı Kasım ayı başına kadar, sanık M.'in 2012-2013 yılından başlayıp 2015 yılı Kasım ayı başına kadar, sanık M. H.'nin Kasım 2012 yılında başlayıp 2014 yılı Haziran ayına kadar, SSÇ Z.'in Aralık 2013'te başlayıp 2014 yılı Haziran ayına kadar değişik tarihlerde cinsel istismar eylemlerinde bulundukları, sanık M.'in 2004-2007 tarih aralığında mağdure B.'a, sanık R.'ın aynı dönemde B.'a cinsel istismarda bulunduğu, SSÇ B.'un mağdur Z.'e karşı 2009 yılında cinsel istismar eylemlerinde bulundukları;
Sanık M.'in birden çok kez kız kardeşi mağdure G.'ye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, eylemlerini aynı suç işleme kararı icrasından olmak üzere gerçekleştirdiği, eylem aralıklarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine düşünülüp eylemlerinin zincirleme tek suç kabulü gerektiği, eylemlerinin gerçekleştirildiği süreç ve eylem sayısı dikkate alındığında TCK 43 maddesi uyarınca asgari haddin üzerinden artırım oranı belirlenmesi gerektiği,
Sanık M.'in 2004-2007 tarih aralığında kız kardeşi B.'a sürtünmek suretiyle birden çok kez cinsel istismarda bulunduğu, eylem aralıklarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine düşünülüp eylemlerinin zincirleme tek suç kabulü gerektiği,
Sanık M.'in mağdure G.'yi arkadaşının evinden alıp eve götürürken cinsel ilişkiye girmek amacıyla yol güzergahı dışındaki yıkıntıya rızası dışında götürüp cinsel ilişki teklifinde bulunduğu,
Sanık R.'ın birden çok kez kız kardeşi mağdure G.'ye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, eylemlerini aynı suç işleme kararı icrasından olmak üzere gerçekleştirdiği, eylem aralıklarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine düşünülüp eylemlerinin zincirleme tek suç kabulü, eylemlerinin gerçekleştirildiği süreç ve eylem sayısı dikkate alındığında TCK 43 maddesi uyarınca asgari haddin üzerinden artırım oranı belirlenmesi gerektiği,
Sanık R.'ın 2006-2007 tarih aralığında kız kardeşi B.'a sürtünmek suretiyle birden çok kez cinsel istismarda bulunduğu, eylem aralıklarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine düşünülüp eylemlerinin zincirleme tek suç kabulü gerektiği,
Sanık M. H.'nin birden çok kez kız kardeşi mağdure G.'ye karşı sürtünmek ve elbiselerin üzerinden sevişmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, eylemlerini aynı suç işleme kararı icrasından olmak üzere gerçekleştirdiği, eylem aralıklarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine düşünülüp eylemlerinin zincirleme tek suç kabulü gerektiği,
SSÇ Z.'in birden çok kez kız kardeşi mağdure G.'ye karşı sürtünmek ve elbiselerin üzerinden sevişmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, eylemlerini aynı suç işleme kararı icrasından olmak üzere gerçekleştirdiği, eylem aralıklarının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine düşünülüp eylemlerinin zincirleme tek suç kabulü gerektiği,
SSÇ B.'un mağdur Z.'e karşı sürtünmek suretiyle bir kez cinsel istismarda bulunduğu sabit olmuştur.
Sanık A. hakkında suçu bildirmeme suçundan ilk derece mahkemesince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin bu suç yönünden de istinaf yoluna başvurduğu, 6284 Sayılı Kanun hükümleri ile CMK 260 madde vd ile 234.madde vd hükümleri incelendiğinde Bakanlığın bu suç yönünden zarar gören sıfatı bulunmadığı, kamu davasına katılıp yasa yollarına başvuramayacağı Dairemizce kabul edildiğinden CMK 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Olayın doğal biçimde ortaya çıkışı, mağdure G.'nin kardeşleri olan sanıklar ve SSÇ'lere iftira atmasını gerektiren bir neden bulunmaması, eylemler nedeniyle mağdure G.'nin ruh sağlığının bozulduğunun ATK raporuyla tespit edilmiş olması, sanıklar ve SSÇ Z.'in müdafii huzurunda Cumhuriyet Başsavcılığında suçlamaları kısmen ikrar etmeleri, Sulh Ceza Mahkemesi huzurunda sorguları sırasında da aynen kısmî ikrarlarının devam etmesi, mağdure G. iddia olunduğu gibi iftira atması hususunda yönlendirilmiş ya da baskı altına alınmış olsa bile, iddiaları ikrar eden sanıklar ve SSÇ Z.'in aynı baskı ve yönlendirmeye tabi tutulduklarının iddia olunmaması, sanıkların ifadelerinin beyanları dışında tutanağa geçirildiği yahut tutanağın okunmadan imzalatıldığı savunmalarının işlemler sırasında bizzat hazır olan müdafiiler tarafından doğrulanmaması, mağdure G.'nin kovuşturma aşamasında beyanlarının kardeşlerini cezadan kurtarmaya yönelik oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde mağdure G.'nin sanıkların ve SSÇ Z.'in soruşturma aşamasında vermiş oldukları samimi ve dosya kapsamındaki delillerle örtüşen beyanlarına üstünlük tanınmıştır.
İlk derece mahkemesince yargılama sonucunda sanık R. hakkında mağdure G.'ye ve Binur'a karşı sanık M. hakkında mağdure B.'a karşı, sanık M. H. hakkında mağdure G.'ye karşı, SSÇ Z. hakkında mağdure G.'ye karşı, SSÇ B. hakkında mağdur Z.'e karşı hürriyetten alıkoyma suçlarından sanıkların ve SSÇ'lerin mağdurlarla kardeş oldukları, aynı evi paylaştıkları, cinsel istismar eylemi için mağdurları başka bir yere götürmedikleri, evlerinde cinsel istismar süresini aşacak biçimde tutmadıkları gerekçesiyle TCK 109 maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmü verilmiş olup, yukarıda özetlenen dosya ve delil kapsamına göre söz konusu hükümler Dairemizce de yasal ve yerinde görülmüştür.
Her ne kadar sanık M. hakkında mağdure G.'ye karşı hürriyetten alıkoyma suçundan beraat hükmü verilmiş ise de, mağdure G.'nin aşamalarda tutarlı anlatımlarına göre, ağabeyi M.'in gece geç saatlerde arkadaşından mağdureyi alıp eve götürürken Buluncuk Mahallesindeki camii yakınında bulunan mağara tarzı yıkık dökük yere götürüp kendisiyle cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediğini, kendisinin bu teklifi reddettiğini anlatması, olay tarihinde mağdurenin 15 yaşından küçük olması, mağdurenin söz konusu yere götürülmesi konusunda geçerli rıza beyan edecek durumda olmaması, söz konusu eylemin mağdurenin yasal temsilcilerinin onayı ile de gerçekleşmemesi karşısında beraat hükmünün dosya kapsamına uygun düşmediği, Dairemizce kabul edilerek bu husustaki aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile beraat hükmünün kaldırılarak TCK 109/1 maddesi uyarınca sanığın kastının yoğunluğu ve mağdur üzerindeki ağır neticeler dikkate alınarak asgari haddin üzerinde ceza ile mahkumiyetine, eylemin çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle TCK 109/3-f maddesinin uygulanmasına, sanığın eylemini cinsel amaçla işlemesi nedeniyle TCK 109/5 maddesinin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Mağdure G.'nin ayrıca sanık M.'in eşinin evde olmadığı bir tarihte ağabeyinin evine gittiğini ve sanığın o evde kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etmiş ise de mağdurenin eve kendiliğinden, cebir, tehdit, hile olmaksızın gitmesi, sanığın mağdureyi cinsel istismar süresini aşacak şekilde evde tuttuğuna dair iddia ve delil bulunmaması karşısında bu suçtan verilen cezanın TCK 43/1 maddesi uyarınca artırılamayacağı Dairemizce kabul edilmiştir.
SSÇ Z.'in mağdure G. ile G.'nin talebiyle sürtünmek suretiyle onunla birden çok kez seviştikleri, eylemlerinin dikkate alındığında 28 Haziran 2014 tarihinden önce vuku bulduğu, 6545 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler ile değişiklik öncesi TCK 103 maddesi hükümleri karşılaştırıldığında suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK 103/1 maddesi uyarınca 3 yıl, 103/3 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında 4 yıl 6 ay, 103/6 maddesi uyarınca 15 yıl, 43/1 maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay üzerinden 1/4 oranında artırım yapıldığında 16 yıl 1 ay 15 gün, 31/3 maddesi uyarınca 1/3 indirim yapıldığında 10 yıl 9 ay, TCK 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 8 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası verileceği, 6545 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca uygulama yapıldığında ise TCK 103/1-1.maddesi uyarınca 8 yıl, 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 oranı da artırım yapıldığında 12 yıl, 43/1 maddesi uyarınca 1/4 artırım yapıldığında 15 yıl, TCK 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldığında 10 yıl, TCK 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 8 yıl 4 ay hapis cezası verilmesi gerekeceği ve 6545 Sayılı Kanun ile değişik TCK 103 maddesi hükümlerinin sanık lehine olduğu anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki uygulamasının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının bu suç yönünden esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık M.'in G.'ye karşı nitelikli cinsel istismar eylemi nedeniyle 6545 Sayılı Kanun ile değişik TCK 103/2 maddesi uyarınca kastının yoğunluğu, neticenin ağırlığı, eylemlerinin mağdure üzerindeki manevi ağır neticeleri dikkate alınarak 18 yıl, TCK 103/3-c maddesi uyarınca 27 yıl, 43/1 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında 40 yıl 6 ay, TCK 61/7 maddesi uyarınca sonuç olarak 30 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, TCK 62 maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, sanığın ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasını sağladığı dikkate alındığında cezasından TCK 62.madde uyarınca indirim yapılması gerektiği Dairemizce kabul edildiğinden sanık lehine istinaf başvurularının bu suç yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılarak TCK 62.maddesi uygulanmak suretiyle yeniden mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Sanık M.'in G.'ye karşı cinsel istismar eylemlerinin 6545 Sayılı Kanun öncesinde başlayıp, sonrasında devam etmesi nedeniyle lehte yasa tartışması yapılmamıştır.
Sanık R. Ç.'in mağdure G.'ye karşı nitelikli cinsel istismar eylemi nedeniyle 6545 Sayılı Kanun ile değişik TCK 103/2 maddesi uyarınca kastının yoğunluğu, neticenin ağırlığı, eylemlerinin mağdure üzerindeki manevi ağır neticeleri dikkate alınarak 18 yıl, TCK 103/3-c maddesi uyarınca 27 yıl, 43/1 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında 40 yıl 6 ay, TCK 61/7 maddesi uyarınca sonuç olarak 30 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, TCK 62 maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, sanığın ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasını sağladığı dikkate alındığında cezasından TCK 62.madde uyarınca indirim yapılması gerektiği Dairemizce kabul edildiğinden sanık lehine istinaf başvurularının bu suç yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılarak TCK 62.maddesi uygulanmak suretiyle yeniden mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Sanık M.'in G.'ye karşı cinsel istismar eylemlerinin 6545 Sayılı Kanun öncesinde başlayıp, sonrasında devam etmesi nedeniyle lehte yasa tartışması yapılmamıştır.
Sanıklar M. ve R.'ın mağdure B.'un evlenerek evden ayrıldığı 2012 yılı öncesinde sürtünmek ve sevişmek suretiyle cinsel istismarda bulundukları, mağdure ve sanık beyanları dikkate alındığında R.'ın bir kez M.'in birden çok kez eylemde bulunduğu, M.'in eylem aralıklarının tespit edilememesi nedeniyle aynı suç işleme kararının icrası kapsamında eylemini gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince 6545 Sayılı Kanun değişikliği öncesi ve sonrası hükümleri karşılaştırılarak 6545 Sayılı Kanun öncesi hükümlerin lehte olduğu kabul edilerek uygulama yapılmış ancak TCK 62.maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmiştir. Sanıkların soruşturma aşamasındaki ikrarları ile suçlarının ortaya çıkışını sağladıkları dikkate alındığında Dairemizce sanıklar lehine TCK 62.maddesinin uygulanması gerektiği kabul edildiğinden sanıkların bu mağdureye karşı eylemleri yönünden istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükümlerinin kaldırılması ve TCK 62.maddesi uygulanarak yeniden mahkumiyet hükmü kurulması gerekmiştir. Sanıkların sabit olan eylemlerinin 6545 Sayılı Kanun öncesi TCK 103/1 maddesine uyduğu sanıklar ile mağdurenin kardeş olması nedeniyle TCK 103/3 maddesinin uygulanması gerektiği, sanık M.'in eyleminin teselsül etmesi nedeniyle TCK 43/1 maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Sanıklar M. ve R.'ın B.'a karşı cinsel istismar eylemleri yönünden 6545 Sayılı Kanunla değişik TCK 103/1 maddesi uygulandığı takdirde TCK 103/1/1.cümle uyarınca 8 yıl, 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 artırım yapıldığında 12 yıl, sanık M. yönünden TCK 43/1 maddesi uyarında 1/4 oranında artırım yapıldığında 15 yıl, TCK 62 maddesi uygulandığında sanık R. için 6 yıl 8 ay, sanık M. için 12 yıl 6 ay hapis cezası verilecek olup, 6545 sayılı kanun değişikliklerinin sanıklar aleyhine sonuç doğurduğu kabul edilerek uygulama yapılmıştır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanık M. H.'nin 6545 sayılı kanunla değişik TCK 103 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mağdure G. ve sanık M. H.'nin beyanları dikkate alındığında G.'ye karşı cinsel istismar eylemlerinin 28 Haziran 2014 tarihinden önce gerçekleştiği anlaşılmış olup, 6545 Sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK 103/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, eylemin ağır manevi sonuçları dikkate alınarak asgari haddin üzerinde ceza verilerek mahkumiyetine, sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle TCK 103/3 maddesinin uygulanmasına, sanığın eylemi sonucu mağdurenin ruh sağlığı bozulduğundan TCK 103/6 maddesi uyarınca 15 yıl, sanığın eylemini birden çok kez işlemesi nedeniyle önceki ceza üzerinden TCK 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığında 16 yıl 6 ay, TCK 62.madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 13 yıl 9 ay hapis cezasına hükmetmek gerekmiştir. İlk derece mahkemesince 6545 Sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda sanık M. H.'nin mağdure G.'ye karşı eylemi nedeniyle TCK 103/1 maddesi uyarınca takdiren, teşdiden 10 yıl, eylemin kardeşe karşı işlenmesi nedeniyle 1/2 oranında artırım yapıldığında 15 yıl, zincirleme suç nedeniyle 1/4 oranında artırım yapıldığında 18 yıl 9 ay hapis cezası verilmiş olup, TCK 62.maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir. TCK 62.maddesi bu ceza üzerinden uygulandığında 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilecek olup, 6545 Sayılı Kanun değişikliklerinin sanık aleyhine sonuç doğurduğu, keza sanığın ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasını sağladığı halde TCK 62.maddesinin uygulanmamasının sanık aleyhine sonuç doğurduğu Dairemizce kabul edildiğinden ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmü istinaf başvurularının kabulü ile kaldırılarak Dairemizce yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
SSÇ B.'un mağdur Z.'e karşı basit cinsel istismar eylemi nedeniyle 6545 Sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK 103/1, 103/3-c, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine TCK 51.maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, SSÇ'nin 15-18 yaş grubunda yer aldığı dönemde eylemini gerçekleştirdiği, suç tarihinde TCK 103/3-c maddesinin değil 103/3 maddesinin yürürlükte bulunduğu, SSÇ'nin sosyal durumu, olaydan sonraki yargılama sürecindeki tutumu ve geçmişte suç işlememiş olması hususları dikkate alındığında hakkında TCK 61.maddesinin uygulanması gerektiği Dairemizce kabul edildiğinden ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, bu hususta istinaf başvurularının kabulüne, sanığın 6545 Sayılı Kanun öncesi TCK 103/1, 103/3, 31/3, 62 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ve hakkında TCK 51.maddesinin uygulanmasına dair yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
SSÇ B. hakkında 6545 Sayılı Kanunla değişik TCK 103/1-1. maddesi uyarınca 8 yıl hapis, 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında 12 yıl hapis, 31/3 madde uyarınca 1/3 indirim yapıldığında 8 yıl hapis, 62. Madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 6 yıl 8 ay hapis cezası verilecek olup 6545 Sayılı Kanun değişikliklerinin SSÇ aleyhine sonuç doğurduğu kabul edilmiştir.
Mağdur Z. ile mağdure G.'nin ve mağdure B.'un 15 yaşından küçük oldukları dönemlerde kendilerine karşı gerçekleştirilen cinsel istismar eylemlerinin gerçekleştirilmesi sırasında veya gerçekleştirilmesi amacıyla fizikî cebir veya tehdit uygulandığına dair iddia ve delil bulunmaması nedeniyle bu eylemler yönünden sanıklar ve SSÇ'ler hakkında TCK 103/4 maddesi uygulanmamıştır.
6763 Sayılı Kanun ile TCK 103 maddesinde yapılan değişiklikler ile 12 yaşından küçüklere karşı cinsel istismar suçu işlenmesi halinde cezalarda artırım yapılmış olup, sanıklar R. ve M.'in eylemlerine başladıkları tarihte mağdure G.'nin 12 yaşından küçük olması karşısında 6763 Sayılı Kanunla değişiklik TCK 103/2 maddesi uyarınca temel ceza 18 yıl hapis cezası olarak belirlendiğinden önceki hüküm doğrultusunda 1/8 oranında asgari hadden uzaklaşıldığı takdirde artırım maddeleri TCK 103/3-c uyarınca artırım yapıldığından sanıklar aleyhine sonuçlar doğacak olup, yasa değişikliklerini bu sanıklar yönünden aleyhe olduğu, SSÇ B.'un mağdur Z.'e karşı eylemini gerçekleştirdiği 2009 yılında Z.'in 12 yaş içerisinde olduğu, basit cinsel istismarın cezasının TCK 103/1-3.c cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası verilmesi gerekeceği SSÇ B. yönünden de söz konusu yasa değişikliğinin aleyhe sonuçlar doğurduğu kabul edilmiştir. Sanık M. H. ve SSÇ Z.'in suç tarihlerinde mağdure G.'nin 12 yaşını bitirmiş olması nedeniyle 6763 Sayılı Kanunun ikisi yönünden lehte ya da aleyhte değişiklik getirmediği görülmüştür.
Sanıklar ve SSÇ'lere verilen hapis cezalarının süresine göre TCK 50, CMK 231/5 maddeleri koşulları oluşmadığından uygulanmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Sanık A. Ç. hakkında suçu bildirmeme suçundan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı kararıyla verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı ve davaya katılamayacağı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Suça sürüklenen çocuk Z. Ç. hakkında Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar mağdure G. Ç.'e karşı cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile hürriyetten alıkoyma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3.a) Sanık M. Ç. hakkında Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı kararıyla mağdure G. Ç.'e ve mağdure B. A.'a karşı nitelikli cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet kararı ile mağdure G.'ye karşı hürriyetten alıkoyma suçundan verilen sayılı kararı ile verilen beraat hükümlerinin CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
b) Sanık M. Ç.'in mağdure G. Ç.'e karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 103/2.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasından TCK'nın 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1/2 oranında artırılarak sanığın 40 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 33 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nın 61/7.maddesi uyarınca daha fazla ceza verilemeyeceğinden sanığın SONUÇ OLARAK 30 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
c) Sanık M. Ç.'in mağdure G. Ç.'e karşı hürriyetten alıkoyma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan TCK'nın 109/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 109/5.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak sanığın 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinin koşulları oluşmadığından uygulanmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
d) Sanık M. Ç.'in mağdure B. A.'a karşı basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK'nın 103/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasından TCK'nın 103/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
e-Sanık M. Ç. hakkında mağdure B. A.'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı ilamı ile verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurularının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
4.a) Sanık R. Ç. hakkında Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı kararıyla mağdure G. Ç.'e ve mağdure B. A.'a karşı nitelikli cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
b) Sanık R. Ç.'in mağdure G. Ç.'e karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 103/2.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasından TCK'nın 103/3-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1/2 oranında artırılarak sanığın 40 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 33 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nın 61/7.maddesi uyarınca daha fazla ceza verilemeyeceğinden sanığın SONUÇ OLARAK 30 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
c) Sanık R. Ç.'in mağdure B. A.'a karşı basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK'nın 103/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasından TCK'nın 103/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
d) Sanık R. Ç. hakkında mağdureler G. Ç. ve B. A.'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı ilamı ile verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
5.a) Sanık M. H. Ç. hakkında mağdure G. Ç.'e karşı basit cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyetine dair Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı kararının CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
b) Sanık M. H. Ç.'in mağdure G. Ç.'e karşı basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan ve lehine olan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi TCK'nın 103/1.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasından TCK'nın 103/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemi sonucu mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 103/6 maddesi uyarınca sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 103/3.maddesi uyarınca yapılan artırım sonucu bulunan ceza üzerinden TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak sanığın cezasına 1 yıl 6 ay hapis ilavesi ile sanığın 16 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 13 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
c) Sanık M. H. Ç. hakkında mağdure G. Ç.'e karşı kişiyi hürriyetinden yosun kılma suçundan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı ilamı ile verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurularının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
6.a) Suça sürüklenen çocuk B. A.'ın mağdur Z.'e karşı cinsel istismar suçundan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı kararıyla verilen mahkumiyet kararının CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
b) Suça sürüklenen çocuk B. A.'ın mağdur Z.'e karşı cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanun değişiklik öncesi TCK'nın 103/1.maddesi uyarınca takdiren 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini kardeşine karşı işlemesi nedeniyle cezasından TCK'nın 103/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/3.maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen ceza TCK'nın 51/1-3 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay deneme süresine tabi tutulmak suretiyle teciline,
Denetim süresi içerisinde SSÇ hakkında herhangi bir yükümlülük yüklenmesine ve uzman görevlendirmesine yer olmadığına,
c)Suça sürüklenen çocuk B. A. hakkında mağdur Z.'e karşı hürriyetten alıkoyma suçundan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/103 esas ve 2016/305 karar sayılı ilamı ile verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
7.Sanıklar R. Ç., M. H. Ç. ve M. Ç.'in üzerlerine atılı bulunan çocuğun cinsel istismarı suçunun niteliği, katalog suçlardan olması, verilen cezanın miktarı, tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca ayrı ayrı tutukluluk hallerinin DEVAMINA,
8.Sanıklar R. Ç., M. H. Ç., M. Ç. ve SSÇ Z. Ç.'in tutuklulukta ve gözaltında geçirdikleri sürelerin TCK'nın 63.maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna,
9.İlk derece mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davayı vekil ile takip ettiğinden 3.600 TL vekalet ücretinin sanıklar ve SSÇ'lerden 1/5 oranında alınarak katılan Kurum'a verilmesine,
Dairemizde yapılan yargılama sürecine ilişkin olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davayı vekil ile takip ettiğinden ve yargılama tek celsede bitmediğinden 1.980 TL vekalet ücretinin sanıklardan ve SSÇ'lerden 1/5 oranında alınarak katılan Kurum'a verilmesine,
10.Yargılama nedeniyle sarfedilen (5.329,50) TL'nin sanıklar ve SSÇ'lerden 1/5 oranında alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; sanıklar M., R., M. H. ve müdafiileri, SSÇ Z. ve müdafii ile SSÇ B. müdafi, mağdur G. ve vekili ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin yüzlerine karşı, SSÇ B.'un yokluğunda;
SSÇ B. A. hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden, CMK'nın 286/2-c maddesi uyarınca KESİN olarak;
Tutukluluk devam ve istinaf başvurusunun reddi kararı yönünden, kararın tefhiminden itibaren 7 gün içinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, tutuklu sanıkların ise bulundukları cezaevi idaresi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere;
Diğer mahkumiyet hükümleri ile esastan red hükümleri yönünden ise hükmün tefhiminden itibaren 15 gün içinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, tutuklu sanıkların ise bulundukları cezaevi idaresi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere mütalaaya uygun, C. Savcısının önünde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04.10.2017 (¤¤)