(5237 S. K. m. 73, 234) (5271 S. K. m. 230, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Aşağıda belirtilen bozma sebebi dışındaki sair hususlar incelenmeksizin yapılan değerlendirmede;
5237 sayılı TCK'nun 234/3 maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması, alıkonulması suçunun zarar görenin çocuğun yasal temsilcileri olup, suçun takibi şikayete bağlı ve uzlaşma kapsamında yer alan suçlardan olduğu halde soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yasal temsilcilerin beyanı alınmadan, TCK'nun 73/2 maddesi uyarınca olayı öğrenme tarihleri saptanıp süresinde şikayette bulunup bulunmadığı tespit edilmeden CMK'nun 230/1 maddesine uygun gerekçe içermeyen mahkumiyet hükmü verilmesi,
22/03/2000 doğumlu mağdure Ö. Y.'ün 15 yaşını ikmal ettikten sonra talimat yoluyla 12/10/2016 tarihinde alınan beyanı sırasında şikayetçi olup olmadığı, şikayetçi ise katılma isteyip istemediği sorulmadan, mağdureye atanan zorunlu vekilin 19/10/2016 tarihli oturumda "sanığın cezalandırılmasını istiyoruz" şeklindeki beyanı üzerine kamu davasına mağdurenin katılan, mağdure vekilinin ise katılan vekili olarak kabul edilip edilmeyeceğine dair bir karar verilmeden reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi,
Hukuka aykırı olup, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nun 289/1-g, 289/1-h maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1-f maddesi uyarınca KESİN olarak 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)