(5237 S. K. m. 31, 37, 38, 43, 62, 103, 109) (5271 S. K. m. 13, 223, 231, 268, 279, 280, 286)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimliği yazılı suça sürüklenen çocuk hakkındaki ilk derece mahkemesi dosyası istinaf başvurusu üzerine dairemize gelmekle yapılan değerlendirme ve açılıp sonuçlandırılan duruşma sonunda:
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2015 tarih ve 2015/1705 esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ...... hakkında mağdurlar çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve hürriyeti tahdit suçlarından TCK'nın 103/2-4, 31/2 (üç kez), 103/2-4, 31/2 , 28, 37/2.2, 43/1. mağdurlar ...... ve ....... 'a yönelik eylemleri nedeniyle), 109/2,109/3-f, 109/5, 31/2. (üç kez) maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonunda 28/09/2016 tarih ve 2015/256 esas 2016/206 karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-2, 103/4, 31/2 62.maddeleri uyarınca mağdur sayısınca ayrı ayrı cezalandırılmasına, hürriyeti tahdit suçundan TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/2, 62.maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
Karara karşı SSÇ müdafi tarafından kararın bozulması istemiyle lehe, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ise aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş ve dosya Dairemize gelmiştir.
Yapılan incelemede, istinaf talebinde bulunanların istinaf kanun yoluna başvurma haklarının olduğu ve başvuruların süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Dairemize geldikten sonra, inceleme raporu hazırlamak üzere Dairemiz üyesi .....'e tevzi edilmiş ve inceleme raporu düzenlenmesi üzerine duruşma açılmasına karar verilmiştir.
ŞİKAYET:
Mağdur ...... hazırlıktaki beyanında;
...... 'un okullarının bahçesine geldiğini, kendisine sigara içirmeye çalıştığını, ancak şahsın bu teklifini kabul etmediğini ilerleyen tarihlerde ...... 'in "sigara içtiğini annene söylerim" diyerek kendisini tehdit ettiğini, evlerinin yakınındaki ahıra götürdüğünü, ...... 'in burada kendisine zorla sigara içirdiğini, ...... 'in, pantolonunu ve iç çamaşırını kendisinin de iç çamaşırıyla pantolonunu çıkardığını, arkasına geçip cinsel organını poposuna soktuğunu beyan etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesindeki beyanında;
...... 'u tanımadığını, olayla ilgili birşey hatırlamadığını beyan etmiştir.
Mağdur ...... şikayet ve beyanlarında;
...... 'un, kendisini ve arkadaşları olan ...... ve ...... 'ı ahıra götürdüğünü, orada kendilerine zorla sigara verdiğini ve ardından "sigara içtiğinizi annesine söylerim" şeklinde tehditte bulunduğunu, ellerini bağladığını ve giysilerini çıkardığını, cinsel organını kendisinin ve arkadaşlarının poposuna sürttüğünü beyan etmiştir.
Mağdur ...... şikayet ve beyanlarında;
...... 'un, yanlarına gelip "ben bakır buldum onları yakalım" diyerek kendilerini ahıra götürdüğünü, ...... 'nin yanlarında olup olmadığını hatırlamadığını, sanığın kapının arkasına taş koyduğunu, ...... 'in pantolonunu ve külotunu indirdiğini kendisinin de pantolonunu ve külotunu indirdiğini, ...... 'in arkasına geçip cinsel organını poposuna değdirdiğini, sağa sola sallandıklarını, sanığın kendisini de yakalamak istediğini, pencereden kaçmak isterken sanığın yakalayıp tokat attığını, ardından kapıyı açtığını ve kaçtıklarını, ilerleyen zamanlarda sanığın yanlarına gelip sigara içmelerini istediğini, sigara içmezlerse tekrar aynı şeyleri yapacağını söylediğini, sanığın cinsel organını kendisine değdirip değdirmediğini hatırlamadığın, bir ay sonra sanığın ...... ’yi ve kendisini "köpeğim yavruladı" diyerek aynı ahıra götürdüğünü, ...... 'in pantolonunu ve külotunu indirdiğini kendisi de aynı şekilde üzerini indirdiğini, ardından ...... 'in arkasına geçtiğini, ...... 'in bağırdığını, ...... 'in de ...... 'in ağzını kapattığını, kendisine de "sen de ...... 'i yapacaksın yoksa ben seni yaparım" dediğini, bunun üzerine pantolonunu ve kilodunu çıkartıp ...... 'in arkasına geçtiğini, ancak organını poposuna sokmadığını beyan etmiştir.
Mağdurlar vekili beyanlara iştirak ederek SSÇ'nin cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Müşteki ...... beyanlarında;
Olay nedeniyle şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
Katılan ...... şikayet ve beyanlarında;
Olayla ilgili görgü ve bilgisinin olmadığını, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Katılan ...... şikayet ve beyanlarında;
Olay nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Katılan ...... beyanlarında;
Olay nedeniyle şikayetçi olduğunu bildirmiştir.
Dairemizde yapılan duruşmada katılanlar ...... , ...... , ...... ve mağdur ...... ilk derece mahkemesinde verdikleri beyanları tekrar etmişlerdir.
MÜTALAA:
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk ...... 'un ...... 'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemine uyan 6545 sayılı Yasa ile değişiklik öncesi TCK'nın 103/1-1, 103/4, 31/2, 62/1.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, mağdur ...... 'a yönelik eylemi nedeniyle basit cinsel istismar suçundan kurulan hükmün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemine uyan 6545 sayılı Yasa ile değişiklik öncesi TCK'nın 103/1-1, 103/4, 43/1, 31/2, 62/1.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,mağdur ...... Ş.'ye yönelik eylemi nedeniyle basit cinsel istismar suçundan kurulan hükmün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, eylemine uyan 6545 sayılı Yasa ile değişiklik öncesi TCK'nın 103/1-1, 103/4, 43/1, 31/2, 62/1.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, her üç mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı ilk derece mahkemesince eylemin tek suç kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından bu hükmün CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, suça sürüklenen çocuğun mağdur ...... 'e ve ...... 'ye yönelik eylemi nedeniyle TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/2, 62/1.maddeleri gereğince iki kez ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi, mağdur ...... 'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1, 31/2, 62/1.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince tek hüküm kurularak sonuç olarak suça sürüklenen çocuğun 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, hükmün suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından lehe istinaf edildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ..... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her bir mağdura yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde verilen cezaların CMK'nın 283/1.maddesi gereğince önceki verilen cezayı geçemeyeceği anlaşıldığından, bu suçlardan verilen cezaların 4 yıl 4 ay 15 gün üzerinden infaz edilmesi hususunun gözönüne alınması hususunda karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
SAVUNMA:
Suça sürüklenen çocuk ...... ilk derece mahkemesindeki savunmasında;
"Ben suçlamaları kabul etmiyorum. ..... ve .........’i tanırım. ...... komşumuzdur. ...... ’i de okulda müdürümüz konuşturmuştu. O yüzden biliyorum. ...... ’i de onların yanında gezmesinden dolayı tanırım. İddia edildiği gibi 2014 yılı yazında çocukları ahıra götürüp istismarda bulunmadım. Ben o yaz İstanbul’daydım. Çocukların benim hakkımda iddialarda bulunduğunu ...... isimli arkadaşımdan öğrendim. Çocuklar ve aileleriyle herhangi bir ailevi problemimiz yoktur. Çocuklarla da herhangi bir vesileyle bir araya gelmedik. Öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin hakkımda uygulanmasını talep ediyorum. Savcılıkta belirttiğim ve çocuklarla birlikte ahıra gittiğimi söylediğim zaman yaklaşık 3-4 sene önceydi. 2014 yılı yazında böyle bir olay yaşamadım. ...... çocukları ahırda gördüğünü bana söylemişti. Savcılık ifademin “Ramazandan önce .....’e geldim” şeklindeki kısmını kabul etmiyorum. Neden öyle yazılmış bilmiyorum "şeklinde savunmada bulunmuştur.
Suça sürüklenen çocuk Dairemizdeki savunmalarında;
İddia edildiği gibi mağdurları ahıra götürüp cinsel eylemlerde bulunmadığını, mağdurlarla ve aileleriyle herhangi bir problemlerinin olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafi savunmalara iştirak ederek, beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tanık ...... ilk derece mahkemesindeki beyanında:
"Ben bu olayı ilk kez .....dan öğrendim. Kendisi bana “ahırdayken kadın geldi, ben de ahırın camından kaçtım” dedi. Ona “ahırda kim vardı? Ne yapıyordun? Niye kaçtın?” diye sormadım. ..... bana çocuklara cinsel istismarda bulunduğunu söylemedi. Ben söz konusu mağdur çocukları tanırım ancak onların ahırda veya herhangi bir yerde birbirlerine cinsel istismarda bulunurken görmedim , ...... bana ahırda çocukların birbirlerine birşeyler yapıp yapmadıklarını söylemedi. Sadece dediğim şekilde beyanda bulundu. ..... bana “yaptım” diye bir şey söylemedi dedi. Neden savcılıkta bu şekilde ifade verdiği, soruldu, herhangi bir cevap veremedi. . Ben çocukların ahırda herhangi bir şey yaptıklarına şahit olmadım. ...... ’e böyle bir şey de söylemedim. ...... ’in ifadelerini kabul etmiyorum. Neden benimle ilgili böyle bir şey söylemiş bilemiyorum dedi. "şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... ilk derece mahkemesindeki beyanında:
"Ben ...... Okulu Müdürlüğünü yapıyordum. Mağdur çocukların okulumuza Eylül 2014'de nakil gelen ....... isimli şahıstan sigara içmeye zorlandıkları yönünde sohbet sırasında duyumlar aldım. Mağdur çocuklarla konuşmalarım sırasında mağdur çocuklar .....’in kendilerine zorla sigara içirmeye çalıştıklarını, zorla yıkık yere götürdüğünü, kendi pantolonlarını ve iç çamaşırlarını çıkardığını, kendisinin de aynı şekilde pantolonunu ve çamaşırını çıkardığını söylediler. ...... ...... ’in bu şekilde çıplakken üzerine çıktığını da söyledi. Diğer mağdur çocukların ...... ’in üzerine çıktığına yahut organ soktuğuna, yahut arkasına geçtiğine dair bir beyanları olup olmadığını hatırlamıyorum. Sonrasında olayın ciddi boyutta olduğunu düşündüğümde milli eğitimden rehber öğretmen çağırdım. Rehber öğretmenle de çocuklarla konuştuk. Sonrasında tutanak tuttuk. Ardından da olayı adli mercilere intikal ettirdik, milli eğitimle paylaştık. ...... , ...... ’in kendisini ...... ’i yapması konusunda zorladığını da söylemişti. Ancak yapıp yapmadığını sormadım. ...... 2014 yılı Eylül ayında nakil gelmişti. Kendisi 8.sınıfa gelip dahil olmuştu. Evraklarını incelediğimizde 7.sınıfta olduğunu söylediğimizde bunu ...... ’e söyledik. Sonrasında okula gelmemeye başladı. 2014 yılı yaz aylarında ...... ’in ...... ’te olup olmadığını bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam ...... ’in poposunun acıdığı yönünde beyanları olmuştu. Biz rehber öğretmenle beraber ...... ’i çağırıp konuştuk. Ona zorla çocuklara sigara içirip içirmediğini, onları götürüp zorla cinsel tacizde bulunup bulunmadığını sorduk. İlk başta kabul etmedi. Sonrasında sana yardımcı oluruz şeklinde rahatlatıcı beyanda bulununca sigara içirdiğini ve çocukları oraya götürüp daha doğrusu okul civarında bulunan yıkık binaya götürüp cinsel eylemde bulunduğunu kabul etti, yaptım dedi. Ancak ona ayrıntıyla nasıl yaptığını, organ sokup sokmadığını sormadık. Ben ...... ’e çocukları zorla oraya götürüp götürmediğini, pantolonlarını çıkarıp çıkarmadığını sordum. O da yaptığını kabul etti. Ancak ayrıntılı olarak neler yaptığını sormadım şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... ilk derece mahkemesindeki beyanında:
"Ben başka bir okulda görevliydim. Milli Eğitim müdürlüğünün bir günlüğüne beni görevlendirdiğini, cinsel istismar bulunduğunu söylemesi üzerine okula gittim. İdarecilerle görüştüm. Mağdur olduğu iddia edilen çocuklarla tek tek görüşme yaptım. Çocukların durumları iyi değillerdi. Ağlıyorlardı. Onlara ...... ’u tanıyıp tanımadıklarını, onları zorla bir yere götürüp götürmediğini, zorla sigara içirip içirmediğini, vücutlarına zorla dokunup dokunmadığını, kıyafetlerinin bir bölümünü çıkarıp çıkarmadığını sordum. Onlar da ...... ’i tanıdıklarını, ...... ’in kendilerine zorla sigara içirdiğini ve bunu annelerine söylemekle tehdit ettiğini, vücutlarına zorla dokunduğunu ve kıyafetlerini çıkardığını üçü de söyledi. Sonrasında ben olayın ayrıntılarının adli makamlarca da araştırılacağını bildiğimden fazla ayrıntıya girmedim. Ardından ...'la görüştüm. ....’a hakkındaki iddiaları söyledim. İlk başta kabul etmedi. Kendisini suçlamayacağımızı, hakaret etmeyeceğimizi, yardımcı olacağımızı söyledik. Sonrasında ikna oldu. Çocukları sigara içirmeye zorladığını, onları zorla söz konusu binaya götürüp cinsel istismarda bulunduğunu söyledi. Ancak ayrıntılı olarak soru sormadık, o da ayrıntılı olarak cevap vermedi. Adli makamlara olaya intikal ettirdik. Okul müdürü ...... de benimle bulundu. ...... ’ın ...... ’e cinsel istismarda bulunmaya Suça sürüklenen çocuk tarafından zorlandığı yönünde herhangi bir anlatım olduğunu hatırlamıyorum. Yalnızca bir çocuğu Suça sürüklenen çocuğun istismar ederken diğer çocuğun da gördüğü yönünde anlatımlar olduğunu hatırlıyorum, ancak isimleri hatırlayamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
...... Hastanesi'nin 29/06/2015 tarihli raporu; suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği, bu kapsamda işlediği iddia olunan fiili ile ilgili olarak TCK 31/2 maddesi kapsamında cezai sorumluluğunun bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
...... hakkında düzenlenen doktor raporu; fiili livata bulgusuna rastlanılmadığı, olayın gerçekleştiği dönem açısından fiili livata gerçekleşmiş ise oluşabilecek yırtıların bu dönemde iyileşebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
...... hakkında düzenlenen doktor raporu; fiili livata bulgusuna rastlanılmadığı, olayın gerçekleştiği dönem açısından fiili livata gerçekleşmiş ise oluşabilecek yırtıların bu dönemde iyileşebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
...... hakkında düzenlenen doktor raporu; fiili livata bulgusuna rastlanılmadığı, olayın gerçekleştiği dönem açısından fiili livata gerçekleşmiş ise oluşabilecek yırtıların bu dönemde iyileşebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, yukarıda yer verilen ve Dairemizce ayrı ayrı değerlendirilen deliler ve tüm dosya kapsamına göre;
Her ne kadar SSÇ suçlamaları kabul etmemiş ise de, okul müdürü ...... ve rehber öğretmen ...... 'ın beyanlarında SSÇ'nin eylemlerini kabul ettiğini bildirdikleri, yine tanık ...... 'nın savcılıktaki ifadesinde, SSÇ'nin bu eylemlerden bahsederek "yaptık" şeklinde itirafta bulunduğunu beyan ettiği, mağdurların anlatımlarının ısrarlı olduğu, kısmi farklılık gösterse de bu farklılıkların çocukların suçtan dolayı duydukları utanma duygusundan kaynaklanabileceği, mağdurlar ile SSÇ arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, iftira atmaları için bir sebep olmadığı, olayın doğal seyrinde ortaya çıktığı, ortaya çıktıktan sonra da yazıldığı üzere SSÇ'ye iftira atmalarını gerektirmeyen kişiler tarafından eylemlerin SSÇ tarafından itiraf edildiğinin bildirildiği dikkate alındığında, yine olayın ortaya çıkışının doğal seyir içerisinde olduğu, çocukların SSÇ'nin kendilerini zorla sigara içmeye zorladığı konusunda okul müdürünün duyum alması üzerine, okul müdürünün çocukları bu konuda konuşmak üzere çağırdığı, çocuklara bu konuyu sorduğu sırada çocukların cinsel istismar eylemlerini de anlattıkları birlikte dikkate alındığında, SSÇ'nin mağdurlara karşı atılı eylemleri işlediği Dairemizce kabul edilmiştir.
SSÇ ...... ile mağdurların aynı okulda öğrenci oldukları, 2014 yılı yaz aylarında tarihi tam olarak tespit edilemeyen bir zamanda SSÇ'nin "bakır yakacağız" şeklinde sözler söyleyip mağdurlar ...... E. ve ...... 'ı kandırarak ...... Jandarma Komutanlığı civarında bulunan metruk ahır binasına götürdüğü, mağdurlar içeri girdikten sonra kapının arkasına taş koyarak mağdur ...... 'in pantolonunu indirdiği, kendi cinsel organını mağdur ...... 'in poposuna değdirdiği, bu sırada mağdur ...... 'in ağzını eli ile kapattığı, mağdurun rızası olmamasına rağmen güç kullanarak söz konusu eylemi gerçekleştirdiği, bu olayı gören diğer mağdur ...... 'ın kaçıp kurtulmaya çalıştığı ancak SSÇ'nin mağdur ...... 'ı da zorla tutup içeriye çekerek pantolonunu ve çamaşırını indirerek onun da poposuna cinsel organını değdirdiği ve sürtündüğü,
Bu tarihten yakın bir zaman sonunda, yine 2014 yılı Haziran ayında tarihi tam olarak tespit edilemeyen zaman diliminde, SSÇ'nin mağdurlar ...... ve ...... 'yi "köpek yavrusu var" diyerek kandırıp aynı ahıra götürdüğü, mağdurların ahıra girmesinin ardından kapıyı kapatıp kapının önüne geçerek mağdurların çıkmasını engellediği, cinsel organını çıkararak mağdur ...... 'nin poposuna dokundurduğu, sonrasında ...... 'ı "sen de aynı şeyi ...... 'e yapacaksın, yoksa ben sana bunu yaparım" şeklinde tehdit ederek, ...... 'ın cinsel organını diğer mağdur ...... 'in poposuna dokundurmasını sağladığı Dairemizce kabul edilmiştir. Eylemler sırasında SSÇ'nin mağdurları olay yerine "köpek yavrusu göstereceğim, bakır yakacağız" diyerek hile ile götürmesinin yanı sıra mağdurlara sigara içirdiği, bunun üzerine sigara içtiklerini söyleyeceğinden bahisle tehdit ettiği, ayrıca olay yerinden kaçmak isteyen mağdurları kollarından tutup zorla çekerek onlara cebir de uyguladığı kabul edilmiştir.
Her ne kadar iddianamede cinsel organın mağdurların poposuna sokulduğu belirtilmiş ise de, SSÇ'nin bunu kabul etmediği, mağdurların beyanlarının bu hususta net olmadığı, doktor raporunda fiili livata bulgusuna rastlanmadığının belirtildiği anlaşıldığından, organ sokma hususunun sabit olmadığı kanaatine varılmış ve mevcut deliller çerçevesinde sanığın lehine değerlendirme yapılarak istismarın basit düzeyde kaldığı Dairemizce kabul edilmiştir.
Söz konusu cinsel istismar eylemlerinin 2014 yılında hangi tarihte gerçekleştiğinin sabit olmadığı, ancak Haziran ayı içerisinde olduğunun mağdurlar tarafından bildirildiği anlaşılmıştır. TCK'nın 103 maddesinde 6545 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişiklik yapıldığı 103/1. maddesinde düzenlenen cinsel istismar eyleminin cezasının değişiklikten önce 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası olduğu, değişiklikten sonra ise cezanın 8 yıldan 15 yıla kadar hapis şeklindeki düzenleme ile artırıldığı, söz konusu düzenlemenin 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, eylemlerin değişiklikten önce mi, sonra mı gerçekleştiği sabit olmadığından, SSÇ lehine değerlendirme yapılarak suç tarihinin değişiklikten önce olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. SSÇ'nin eylemlerinin belirli bir süre devam etmesi, mağdurların pantolonlarını sıyırması, eylemini sürtünmek ve onları tutmak suretiyle devam etmesi dikkate alındığında, sarkıntılık boyutunu aşarak organ sokmadan cinsel istismar boyutunda olduğu Dairemizce kabul edilmiştir.
Mağdurlar anlatımında rızaları olmamasına rağmen SSÇ'nin kendilerini korkuttuğunu, olay yerine "bakır yakacağız ve yavru köpeklere bakacağız" diye kandırarak götürdüğünü, kollarından tutarak zorla çektiğini, kaçmak istediklerinde buna engel olduğunu beyan etmiş olup, bu itibarla SSÇ'nin mağdurlar üzerinde tehdit, hile ve cebir kullanarak atılı suçu işlediği kabul edilerek TCK nın 103/4 maddesi gereğince SSÇ'nin cezasından artırım yoluna gidilmiştir.
Dairemizce sübut bulan ve yerel mahkemece de bu şekilde kabul edilen eylemler sonunda yerel mahkeme tarafından:
Mağdur ...... 'e karşı TCK'nın 103/1-2.cümlesi, 103/4.maddeleri uygulanmak suretiyle ceza tayin edilmiş olup, TCK'nın 103/1-1.cümlesinin uygulanması gerekmektedir. Mağdur ...... 'a karşı TCK'nın 103/1-2.cümle, 103/4, 43/1. maddeleri uygulanmışken, TCK'nın 103/1-1.cümlenin uygulanması gerekmektedir. Mağdur ...... 'ye karşı 103/1-2.cümlesi, 103/4, 43/1. maddeleri uygulanmak suretiyle ceza tayin edilmiş olup, TCK'nın 103/1-1.cümlesinin uygulanması gerekmektedir, ayrıca gerekçede bu mağdura karşı hem SSÇ'nin kendisi tarafından hem de onun zorlaması ile ...... tarafından iki kez cinsel istismarda bulunduğu kabul edilmiş olup, yine ayrıca SSÇ hakkında yasal ve yeterli gerekçe bulunmadığı halde alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza tayin edilmiş olup;
Yine hürriyetten alıkoyma suçunun mağdurlardan ...... 'ya karşı zincirleme, diğer mağdurlara karşı ise bir kez olmak suretiyle uygulanması gerekmekte iken her üç mağdura yönelik zincirleme şekilde bir kez uygulanmak suretiyle kısmi hatalar yapıldığı Dairemizce kabul edilerek mahkemenin verdiği kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Yukarıda anlatılan ve Dairemizce kabul edilen oluşa göre, SSÇ'nin ilk seferde mağdur ...... ve ...... 'yı olay yerine götürüp hürriyetlerinden alıkoyup onlara cinsel istismar eyleminde bulunduğu, bu eylemin organ sokma boyutuna ulaştığına dair delil elde edilemediği, ikinci olayda ...... ve ...... 'ı alarak götürüp aynı suçları işlediği, ...... 'yı da tehdit edip korkutarak ...... 'a karşı cinsel istismar eyleminde bulundurduğu, eylemlerin organ sokma boyutuna vardığına dair delil elde edilemediği, bu durumun SSÇ'nin lehine değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla cinsel istismarın basit nitelikte kaldığının Dairemiz tarafından kabul edildiği, ancak sanığın mağdurların pantolonlarını indirmek, onlara uzun süre sürtünmek suretiyle eylemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından eylemin sarkıntılık boyutunda bulunmayıp cinsel saldırı boyutuna ulaştığı, dolayısıyla SSÇ.nin ...... 'e karşı bir kez, ...... 'ya karşı iki kez, ...... 'a karşı ise kendisi tarafından bir kez cinsel istismar eyleminde bulunduğu Dairemizce kabul edilmiştir. Her ne kadar SSÇ, mağdur ...... 'yı korkutup tehdit ederek cinsel istismar eylemini mağdur ...... 'a karşı yaptırmış ise de, mağdur ...... 'ın bu eylemi korku ve tehdit ile yaptığı, bu duruma onu SSÇ.nin zorladığı, TCK.nın 38.maddesi gereğince SSÇ.nin azmettiren niteliğinde olduğu, dolayısıyla ...... 'ya yaptırdığı eylemden de sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir.
Dolayısıyla SSÇ.nin ...... 'e karşı bir kez cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına, ...... 'ya karşı eyleminden dolayı iki kez gerçekleştirdiğinden aynı suç kastı altında suçu işlediğinden ...... 'ya karşı zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
...... 'a yönelik ise, hem kendi eylemi sebebiyle hem de mağdur ...... 'yı bu suçta aracı olarak kullanması sebebiyle iki kez eylemde bulunduğu kabul edilerek bu mağdura karşı da zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle SSÇ.nin cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Hürriyetten alıkoyma suçuna gelince ise; SSÇ'nin mağdurları hile ile kandırıp olayın geçtiği metruk binaya götürdüğü, mağdurların yaşının 15'den küçük olduğu, olay yerinden ayrılmak istedikleri sırada onlara zor kullanarak ayrılmalarına engel olduğu, dolayısıyla mağdurları hile ile kandırıp ve zorla metruk binada tutmak suretiyle üzerine atılı hürriyetten alıkoyma suçunu yukarıda anlatıldığı üzere, SSÇ.nin suç işlediği zamanlarda .....yı iki kez, ...... ve .....'ı ise birer kez bahsi geçen yere götürerek atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.
...... ya karşı aynı eylemi iki kez işlemiş olması sebebiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle, diğer mağdurlara karşı ise bir kez olmak üzere alıkoyma suçunu işlediği Dairemizce kabul edilerek ceza verme yoluna gidilmiştir.
SSÇ'nin yaşı, olayın oluş şekli, duyduğu pişmanlık ve oluşan zarar dikkate alınarak ceza tayin edilirken alt sınırdan ceza tayin edilmiş, eylemlerin sayısı dikkate alınarak zincirleme suç hükümleri uygulanırken takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmış, SSÇ'nin pişmanlığı sebebiyle cezasından takdiri indirime gidilmiş, bir daha suç işlemeyeceğine dair Dairemizde kanaat oluştuğundan SSÇ'nin yasal engel bulunmayan cezaları yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar SSÇ.nin kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçu hakkında alayhe istinaf başvurusu bulunmadığından bahisle SSÇ hakkında hürriyetten alıkoyma suçlarından yerel mahkeme tarafından kurulan hüküm kaldırılarak her üç mağdura karşı yukarıda anlatıldığı şekilde hüküm kurulup, ancak aleyhe istinaf olmadığından SSÇ.nin kazanılmış hakkının korunarak ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının infaz edilmesi şeklinde karar verilmiş ise de, sehven bu şekilde karar verildiği, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulduğunun gerekçeli karar yazılması esnasında fark edildiği anlaşılmış olup karar verildikten sonra yapacak bir husus bulunmadığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra yazılacak kararda açıklanacağı üzere,
1-Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında mağdurlara yönelik cinsel istismar ve hürriyetten yoksun bırakma suçlarından mahkumiyetine dair Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2016 tarih ve 2015/256 esas 2016/206 karar sayılı kararının CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında mağdur .....'e karşı cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 6545 sayılı Yasadan önceki TCK'nın 103/1-1.cümlesi uyarınca takdiren 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun bu suçu zorla işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 103/4.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/2.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
SSÇ'nin sabıkasız oluşu ve olay özellikleri nazara alınarak, bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan CMK nun 231/5. maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA
SSÇ'nin CMK nun 231/8 maddesi gereğince 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yer olmadığından, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği taktirde CMK nun 231/10 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılarak düşme kararı verilmesine, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağı hususunun SSÇ'ye ihtarına (ihtarat yapılamadı)
SSÇ hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kesinleştikten sonra siciline kaydedilerek sanığın kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması halinde mahkememize bilgi verilmesi için 5271 sayılı yasanın 13 maddesi gereğince Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine,
3-Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında mağdur .....'ye karşı cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 6545 sayılı Yasadan önceki TCK'nın 103/1-1.cümlesi uyarınca takdiren 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun bu suçu zorla işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 103/4.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
SSÇ'nin bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak SSÇ'nin 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/2.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 2 YIL 4 AY 3 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen ceza TCK'nın 51/1-3 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay deneme süresine tabi tutulmak suretiyle teciline,
Denetim süresi içerisinde SSÇ hakkında herhangi bir yükümlülük yüklenmesine ve uzman görevlendirmesine yer olmadığına,
4-Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında mağdur .....'a karşı cinsel istismar suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 6545 sayılı Yasadan önceki TCK'nın 103/1-1.cümlesi uyarınca takdiren 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun bu suçu zorla işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 103/4.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
SSÇ'nin bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak SSÇ'nin 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/2.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 2 YIL 4 AY 3 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen ceza TCK'nın 51/1-3 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay deneme süresine tabi tutulmak suretiyle teciline,
Denetim süresi içerisinde SSÇ hakkında herhangi bir yükümlülük yüklenmesine ve uzman görevlendirmesine yer olmadığına,
5.a) Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında mağdur .....'e karşı tehdit ve hile kullanarak hürriyetten yoksun bırakma suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 109/2. maddesi uyarınca takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk bu suçu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılarak suça sürüklenen çocuğun 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk bu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 109/5.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak suça sürüklenen çocuğun 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/2.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
b) Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında mağdur .....'ye karşı tehdit ve hile kullanarak hürriyetten yoksun bırakma suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 109/2. maddesi uyarınca takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk bu suçu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılarak suça sürüklenen çocuğun 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk bu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 109/5.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak suça sürüklenen çocuğun 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/2.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
c) Suça sürüklenen çocuk .....hakkında mağdur .....'a karşı tehdit ve hile kullanarak hürriyetten yoksun bırakma suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 109/2. maddesi uyarınca takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk bu suçu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırılarak suça sürüklenen çocuğun 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk bu suçu cinsel amaçla işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 109/5.maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak suça sürüklenen çocuğun 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
SSÇ bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 31/2.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak SSÇ'nin 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
d) Suça sürüklenen çocuk hakkında her üç mağdura karşı hürriyetten alıkoyma suçundan Dairemiz tarafından toplam 7 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilmişse de, ilk derece mahkemesi tarafından her üç mağdura karşı hürriyeti tahdit suçundan mağdurlara karşı ayrı ayrı hüküm kurulmayarak toplam 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildiği, verilen bu kararın sadece SSÇ müdafi tarafından istinaf edilmesi nedeniyle CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden SSÇ lehine kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşıldığından SSÇ'ye verilen ceza bu miktara indirilerek SSÇ'nin SONUÇ OLARAK 4 YIL 4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına,
6-Yargılama nedeniyle sarfedilen (3.880) TL'nin SSÇ'den alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; suça sürüklenen çocuk ..... vekili Av. ..... ile katılanlar ....., ....., ....., mağdurlar ....., ..... ile mağdurlar vekili Av. .....'in yüzlerine karşı, mağdur ....., katılan ..... ile suça sürüklenen çocuk .....'un yokluğunda, C.Savcısının önünde, CMK'nın 286. maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 17/02/2017 (¤¤)