(5237 S. K. m. 43, 52, 53, 105) (5271 S. K. m. 231, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN HÜKÜM:
KDZ.Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2016 tarih ve 2016/785 Esas sayılı iddianamesi ile sanık .... hakkında 30/11/2015 tarihinde çocuk olan ....'a karşı cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla TCK'nun 105/1, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca KDZ.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
KDZ.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonunda 20/10/2016 tarih ve 2016/335 esas 2016/728 karar sayılı ilamı ile sanığın beraatine karar vermiştir.
Karara karşı Cumhuriyet Savcısı istinaf başvurusunda bulunmuş ve dosya Dairemize gelmiştir.
Yapılan incelemede, istinaf talebinde bulunanın istinaf kanun yoluna başvurma hakkının olduğu ve başvurunun süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Dairemize geldikten sonra, inceleme raporu hazırlamak üzere Dairemiz üyesi ....'a tevzi edilmiş ve inceleme raporu düzenlenmesi üzerine duruşma açılmasına karar verilmiştir.
ŞİKAYET:
KDZ.Ereğli C.Başsavcılığına vermiş olduğu 25/12/2015 tarihli dilekçesi ile başvurusu ile .... nolu hattan 30/11/2015-10/12/2015 tarih aralığında yaklaşık elli kez arandığını, aramaların bir kısmına cevap vermediğini, arayan kişinin kendisini çok beğendiğini, buluşmak, görüşmek istediğini, üstünde ne kıyafet olduğunu, iç çamaşırı olarak ne giydiğini sorduğunu, Aralık ayı başında şahsı yakalatmak için .... Kafede buluşmak amacıyla randevu verdiğini, ailesiyle birlikte buluşma yerine gittiğini, fakat sanığın gelmediğini, şahsın tekrar kendisini arayıp "bana oyun mu yapıyorsun, seni çok seviyorum, evli olman önemli değil, ben de evliyim, senle konuşurken organlarım değişiyor, çok farklı oluyorum" şeklinde sözler söyleyerek taciz ettiği, kendisini .... olarak tanıttığını, şikayetçi olduğunu beyan ettiği, 18/05/2016 havale tarihli dilekçesi ile ise, sanığın akrabası olduğunu ve gerçek ismini öğrendiği için şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
MÜTALAA:
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında;
Sanığın kullandığı .... numaralı hattından mağdureye ait .... nolu hattı suç tarihlerinde aynı suç işleme kararı ile arayarak cinsel tacizde bulunduğu, sanığın eylemini posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlediği, şikayetten vazgeçmenin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince kurulan düşme kararının CMK'nın 280/2.maddesi gereğince kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK'nın 105/1-1.cümle, 105/2-d, 43/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık aşamalardaki savunmalarında;
Mağdureye mesaj attığını ve telefonda onunla konuştuğunu kabul ettiğini, ancak mağdurenin şikayetten vazgeçtiğini belirtip beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mağdurun aşamalardaki anlatımları,
Sanık savunmaları,
Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar,
Şikayet ve şikayetten vazgeçme dilekçeleri,
HTS raporu,
Mağdur ve sanığın nüfus aile kayıt tabloları ile tüm dosya kapsamı,
GEREKÇE:
Sanığın 30/11/2015-10/12/2016 tarih aralığında mağdurenin kullandığı .... nolu telefonu kendi kullandığı .... nolu telefon hattından, numarasını gizlemek suretiyle birçok kez arayıp mağdureye onu beğendiğini, buluşmak görüşmek istediğini, üstünde hangi kıyafet olduğunu, iç çamaşırı olarak ne giydiğini sormak şeklinde ayrıca "seni çok seviyorum, evli olman önemli değil, ben de evliyim, senle konuşurken organlarım değişiyor, çok farklı oluyorum" şeklinde sözler söyleyerek cinsel tacizde bulunduğu sabit olup eyleminin TCK'nın 105/1.maddesine uygun düştüğü, eylemini posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirmesi nedeniyle TCK'nın 105/2-d maddesinin uygulanması gerektiği, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında yakın zaman aralıkları ile eylemini birden çok kez gerçekleştirmesi nedeniyle cezasında TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği, TCK'nın 105/1.kapsamında kalan cinsel taciz eylemlerinin takibinin şikayete bağlı olduğu, TCK'nın 105/2-d kapsamındaki eylemlerinin ise resen kovuşturulan suçlardan olduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının mağdurenin şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle düşmesine dair ilk derece mahkemesi hükmü yerinde olmayıp, O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusu yerinde olduğundan, başvurunun kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen düşme kararının kaldırılması ve aşağıdaki şekilde sanığın mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
Sanığın kasıtlı suçtan sabıkasının olmaması, eyleminden somut maddi zarar doğmaması, kişiliğine göre suç işlemekten çekineceğine kanaat oluşması nedeniyle koşulları oluşan CMK'nın 231/5.maddesi sanık hakkında uygulanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1.a) Sanık .... hakkında mağdur ....'a karşı cinsel taciz suçundan verilen Karadeniz KDZ.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/206 tarih ve 2016/335 Esas 2016/728 karar sayılı ilamıyla verilen düşme kararının CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
b) Sanık ....'un mağdur ....'a karşı cinsel taciz suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan TCK'nın 105/1-1.cümlesi uyarınca maddedeki para cezası tercih edilerek takdiren ve teşdiden 120 gün karşılığı adli para hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık bu suçu posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıkla işlediği anlaşıldığından verilen ceza 105/2-d maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak sanığın 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılasına,
Sanık bu suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezanın TCK'nın 43/1.maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında artırılarak sanığın 240 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan TCK.’nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 200 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen ceza TCK'nın 52/2.maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den hesap edilerek sanığın 4.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sabıkasız oluşu ve olay özellikleri nazara alınarak, bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan CMK nun 231/5 Maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA
Sanığın CMK nun 231/8 maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yer olmadığından, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği taktirde CMK nun 231/10 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılarak düşme kararı verilmesine, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağı hususunun sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kesinleştikten sonra siciline kaydedilerek sanığın kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması halinde mahkememize bilgi verilmesi için 5271 sayılı yasanın 13 maddesi gereğince Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine,
2-Yargılama nedeniyle sarfedilen (80,80) TL'nin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; sanığın yüzüne karşı, kararın tefhiminden itibaren 7 gün içinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun, C.Savcısının önünde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22.03.2017 (¤¤)