T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ 2025/1377 - 2025/1089
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1377
KARAR NO: 2025/1089
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ: 13/08/2018
ARA KARAR TARİHİ: 29/05/2025
NUMARASI: 2024/187 Esas -
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya numarası yazılı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi.
DAVA:
Davacı vekili; arsa sahibi davalılar ile yüklenici olan davalı şirket arasında ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Ankara 45. Noterliği'nin 03/03/2015 tarih 05527 ve 01/04/2015 tarih 08454 yevmiye sayılı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri yapıldığını, davacı ile yüklenici şirket arasında Ankara 58. Noterliği'nin 02/08/2018 tarih 28999 yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığını, davalı yüklenicinin 39 numaralı bağımsız bölümün satışını 180.000,00 TL'ye vaadettiğini, inşaatın tamamlanmış olmasına rağmen davalı arsa sahiplerinin taşınmazın tapusunu devretmediklerini belirterek, dava konusu 39 numaralı dairenin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Mühendislik şirketi adına tescilini istemiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ:
Davanın açıldığı Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/524 Esas - 2019/513 Karar sayılı dosyasının 14/08/2018 tarihli tensip zaptında;
"..7- İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; dava konusu ... parsel, 39 nolu bağımsız bölümdeki davalılar paylarının mülkiyetinde meydana gelebilecek bir değişme sonucunda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği, hakkın elde edilmesinin gecikmesi halinde ciddi maddi zararın doğabileceği anlaşılmakla; dava konusu 39 nolu bağımsız bölümün davalılar adına kayıtlı olması halinde tapu kaydı üzerine dava sonuna kadar 3.kişilere devir, temlik ve satışının önlenmesi için HMK'nun 389.maddesi gereği İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,..." şeklinde ara karar kurulmuştur.
Bir kısım davalılar vekili Av. ...; davacı tarafça talep edilen ihtiyati tedbirin haksız ve hukuka aykırı olduğu, sözleşmeye göre müteahhitin dava konusu 39 nolu bağımsız bölümü hak etmediği, bu nedenle söz konusu tedbirin müvekkillerinin zararına neden olacağı, teminat gösterilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de doğru olmadığı belirtilerek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
12/11/2019 tarihinde ise; "6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115.maddeleri gereği davanın usulden reddine,Görevli Mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,... Davalı tarafın ihtiyati tedbire itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesine,.." karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından; davanın ticari nitelik göstermediği, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilerek, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizin 2020/1214 E-2023/782 Karar 05/05/2023 tarihli ilamı ile; davacının istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Yargılamaya Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/187 esas sayılı dava dosyasında devam edildiği görülmüştür.
Bir kısım davalılar vekili Av. ...'ün anılan Mahkeme'ye verdiği 26/05/2025 tarihli dilekçe ile; Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/524 esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamının müvekkillerinin zararına neden olacağı belirtilerek, kaldırılması istenilmiştir.
İlk derece Mahkemesi tarafından söz konusu itiraz dosya üzerinden değerlendirilerek 29/05/2025 tarihinde; " Bir kısım davalılar vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebinin reddine, .." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Bir kısım davalılar vekili Av. ... tarafından; davacı tarafın davayı açmakta hukuki yararı olduğunun dahi ortaya konulamadığı, dayanılan satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmediği, sadece taraflar arasında sonuç doğuracağı, davacıların talep hakkının bulunmadığı, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı, söz konusu tedbirin telafisi imkansız zararlar doğuracağı belirtilerek, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER :
Dava, yüklenicinin temlikinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389/1. maddesinde; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde ihtiyati tedbirin şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/1.maddesinde; "Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.
İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.
İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.
İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1.maddesinde; "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü bulunmaktadır.
HMK'nın 394/4.maddesi uyarınca ihtiyati tedbire itiraz halinde mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. Aynı yasanın 394/son maddesi uyarınca; itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Bu husus HMK'nun 341/1.maddesinde de yazılı olduğu üzere başvuru şartıdır.
Belirtilen ilkeler, tüm dosya kapsamı doğrultusunda; mahkemece tarafların yokluğunda verilen 14/08/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara karara karşı, davalı arsa sahipleri tarafından yapılan itirazın ilk kez değerlendirildiği, ancak talebin duruşmalı olarak değerlendirilmediği, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verildiği, bu aşamada HMK'nın 341/1 maddesi kapsamında verilmiş istinaf yoluna başvurulabilecek bir karar bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/4 maddesinde yer alan düzenlemeye uygun bir karar verilmesi ve bu karara itiraz edilmesi halinde istinaf incelemesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca,bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, itiraz hakkında 6100 sayılı HMK'nın 394/4 bendi gereğince usulüne uygun olarak değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi için dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bir kısım davalılar vekili Av. ...'ün istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 394. maddesi gereğince KABULÜ İLE; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2025 tarih, 2024/187 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati tedbir kararına yapılan itiraz yönünden 6100 sayılı HMK'nın 394/4 bendi gereğince usulüne uygun olarak değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa İADESİNE,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate ALINMASINA,
5-Kararın kesin olduğu dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27.maddesi ile aynı kanunun 302/5.maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, harç ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine GETİRİLMESİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/09/2025
Başkan
...
e- imzalıdır
Üye
...
e- imzalıdır
Üye
...
e- imzalıdır
Katip
...
e- imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır. ¸