DAVA: Sanık Y. K. hakkındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
İDDİA
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2019 tarih, 2019/2322 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3, 188/4-a-b, 53/1,2,3-1.cümle, 63 ve 54/4 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30/04/2019 tarih ve 2019/37 Esas, 2019/142 Sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
Sanık ve müdafii, tanık beyanının gerçeği yansıtmadığı, beyanın baskı altında alındığı, aramada ele geçen paranın suçtan elde edildiğinin sabit olmadığı, suç vasfının uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu, kesin delil bulunmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, vs istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
SAVUNMA
Sanık ilk derece muhakemesindeki savunmasında; "Ben üzerime atılı uyuşturucu madde ticareti suçun kabul etmiyorum. E.A. benim arkadaşımdır. Onunla birlikte uyuşturucu madde satın alır yine birlikte içeriz. Olay güü bein aradı. Krizde olduğunu söyledi. Bende de uyuşturucu madde olduğu için dayanamadım. Birlikte içmek için Emrah'ı çağırdım. Emrah'ın içmesi için ona biraz eroin verdim. Esasında bu eroini birlikte içecektik. Emrah evimize gelmişti. Bende üzerimi değiştirip çıkayım dedim. Çıktığımda Emrah yoktu. Birkaç yere baktım. Kendisini bulamadım. Sonra tekrar evime döndüm. Akşama kadar evdeydim. Akşamda polisler evime geldi." şeklinde,
İstinaf muhakemesindeki savunmasında; "Ben uyuşturucu madde satıcısı değilim. Polisler beni yanlış yönlendirdi, o yüzden böyle ifade verdim. Benim daha önce böyle bir şey başıma gelmediği için olayı idrak edemedim. Aldığım cezayı haketmedim. Tanık Emrah ile birlikte zaten uyuşturucu kullanıyorduk. Kimi zaman o bana uyuşturucu madde verdiği oluyordu. Ben kimseye uyuşturucu satmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
BELGELER
- Genel adli muayene raporu,
- 27.12.2017 tarihli tartı tutanağı,
-27.12.2018 tarihli takip ve tarassut tutanağı,
-27.12.2018 tarihli yakalama ve el koyma tutanağı,
-27.12.2018 tarihli arama, el koyma ve yakalama tutanağı,
-08.01.2019 tarihli idrar analiz raporu,
-21.01.2019 tarihli uyuşturucu madde analizine dair uzmanlık raporu,
-28.02.2019 tarihli olay yerini gösterir basit kroki,
-Tanık beyanı,
Tanık E.A. İlk Derece Muhakemesindeki Beyanında; "Ben olay günü sanık hakkında suçlayıcı ifade verdim ancak zor durumda kaldığım için böyle bir ifade verdim. Karakolda polisler bana baskı yaptığı için o şekilde ifade verdim. Olay günü sanığı evden çağırmak için evine gittim. Bana yarım saate kadar çıkarım sen git dedi. Bende bizim orada cennet sitesinin camisinde bekleyecektim. O sırada polisler gelip beni aldılar. Üzerimde uyuşturucu çıktı. Bu uyuşturucuyu ben Ankara'dan almıştım. Hiçbir şekilde sanıktan 100 TL vererek karşılığında beş fişek eroin almadım. Ben sanığın evine çıkıp onu çağırıp aşağı indikten sonra üzerimdeki kendi eroinimi kullanmak için sanıktan folyo istedim. O da bana balkondan attı. Sanık hiçbir şekilde bana evde veya balkondan atmak suretiyle uyuşturucu madde vermedi. Sitenin oradaki camiye üzerimdeki uyuşturucuyu kullanmak için gittiğimde polisler beni yakaladı. Gittiğim cami çok büyük olmayan bir camidir. İçinde imam görevli miydi bilemiyorum. Herkesin ibadetine açıktır isteyen girip namaz kılabilmektedir. Ben bir yerde çalışıyordum. Polisler bana çok büyük baskı yaptılari isim vermezsen sende ceza alırsın dediler. Bende bu nedenle bu şekilde ifade verdim. sanık ile aramızda para alışverişi olmadı ben zaten sanığı tanırım arkadaşımdır. Polislerin baskısıyla savcılıkta ve emniyette bu şekilde beyanda bulundum. Ben ara sıra sanıkla birlikte uyuşturucu madde temin edip birlikte içeriz. Yaklaşık 6 ay - 1 yıldan bu yana birlikte uyuşturucu madde kullandık. Ben polisler baskı yaptığı için sanığa 100 TL verdiğimi söylemiştim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA
Sanık Y. K.'nun suç tarihi olan 27/12/2018 tarihinde uyuşturucu madde kullanıcısı olan tanık E.A.'ya 100 TL karşılığında daralı ağırlığı 0,75 gram eroin satmak ve ikamet adresinde yapılan aramada daralı ağırlığı 2,18 gram gelen eroin ile 3 adet alüminyum folyo ele geçirilmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği olayda, sanığın tanığın çelişkili beyanı dışında hakkında başkaca delil bulunmamasına karşın tanığa uyuşturucu maddeyi verdiğine dair kabulüyle suçunun ortaya çıkmasına sağlamasına göre hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kararın kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 188/3, 4.a, 192/3, 62, 53 ve 63. maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçun niteliği, hükmolunan ceza miktarı ve mevcut delil durumu itibariyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ
Suç tarihi olan 27/12/2018 günü kolluk güçlerinin sanığın evinin bulunduğu sokakta bekleme yaptıkları sırada uyuşturucu madde kullanıcısı tanık E.A.'nun sanığın ikametinin bulunduğu binaya girdiği, 4-5 dakika sonra binadan çıktığı, tanık Emrah dışarıda iken sanık Y.'un binanın ikinci katının penceresine çıkarak aşağıya parlak bir nesne atarak içeriye girdiği, sanığın attığı bu parlak nesneyi tanık Emrah'ın yerden alarak cebine koyduğu ve uzaklaştığı, tanığın durdurulduğunda cebinden çıkardığı paket içerisinde bulunan uyuşturucu maddeyi kendi rızası ile teslim ettiği, Cumhuriyet savcısından alınan arama emrine istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada yatak odasında pencere önünde 1 adet üzeri yazılı beyaz kağıda sarılı eroin, bilgisayar masası üzerinde kullanılmaya hazır 3 adet boş aliminyum folyo, 1 adet boru olarak tabir edilen aliminyum folyo ele geçirildiği, uzmanlık raporları ile tanık Emrah'tan ele geçirilen 5 ayrı aliminyum folyo içinde kağıda sarılı toplam net 0,2 gram maddenin eroin içerdiğinin ve içerdiği eroin miktarının %6 oranında olmak üzere 0,012 gram olduğunun, sanıktan ele geçirilen kağıda sarılı net 0,4 gram maddenin eroin içerdiğinin ve içerdiği eroin miktarının %13 oranında 0,052 gram olduğunun tespit edildiği, sanığın sorgu hakimi önünde müdafii huzurundaki savunmasında tanık Emrah'ın kendisini arayarak uyuşturucu olup olmadığını sorduğunu kendisinin de gelirse verebileceğini söylediğini, Emrah'ın ikametine gelerek kendisinden 100 TL karşılığında 5 fişek uyuşturucu madde satın aldığını, binadan ayrıldıktan sonra tekrar arayarak kullanmak için aliminyum folyo istediğini, kendisine camdan istediği aliminyum folyoları attığını, ilk defa para karşılığı uyuşturucu madde temin ettiğini beyan ve ikrar ettiği, tanık E.A.'nun ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanıktan 100 TL'ye satın aldığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise sanıktan uyuşturucu madde satın almadığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Dairemizce kabul edilen bu oluş karşısında, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında sanığın suçunun sübutunun kabulünde ve suçun nitelendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmekle, TCK'nın 192/3 maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığın emniyette 27/12/2018 tarihinde ve Cumhuriyet savcılığında 28/12/2018 tarihinde alınan savunmalarında CMK'nın 150/3 maddesine aykırı olarak alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suç olmasına rağmen sanık savunmalarının müdafiisiz alındığı görülmekle, usul yasasına aykırı olarak alınan bu savunmaları delil olarak kabul edilmemiş ve bu savunmalara itibar edilmemiştir.
Tanık E.A. Cumhuriyet savcısı huzurundaki beyanında sanıktan 100 TL karışılığında uyuşturucu madde satın aldığını beyan etmiştir. Sanığın tanık Emrah'a uyuşturucu madde sattığı hususu kolluk güçlerince görülmemiş ve tanığın bu beyanını destekleyen başkaca delil elde edilememiştir. Sanık sorguda müdafii huzurundaki beyanında tanığa uyuşturucu madde sattığını ve uyuşturucu madde ticareti suçunu ilk defa işlediği beyan ve ikrar etmiştir. Böylece kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlamıştır. Dolayısıyla sanığın eylemine etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nın 192/3 maddesinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dairemizin bu değerlendirme ve kabulü doğrultusunda Ankara Batı 1 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30/04/2019 tarih, 2019/37 esas ve 2019/142 karar sayılı sanık hakkındaki hükmünün kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- ) CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası gereğince Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30/04/2019 tarih, 2019/37 esas ve 2019/142 karar sayılı sanık Y. K. hakkındaki hükmün KALDIRILMASINA,
B- ) Sanık Y. K.'nun uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın ağırlığı, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve çeşidi gözönüne alınarak sanığın takdiren 10 YIL HAPİS VE 1.000 ADLİ GÜN PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Suça konu uyuşturucu maddenin eroin olduğu anlaşılmakla verilen ceza TCK'nın 188/4-a maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak sanığın 15 YIL HAPİS VE 1.500 ADLİ GÜN PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Koşulları bulunmadığından TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın suçun haber alınmasından sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yardımın niteliğine göre cezasının TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilerek sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS VE 750 ADLİ GÜN PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından TCK'nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS VE 625 ADLİ GÜN PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen adli para cezasının suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca bir günü takdiren 20 TL hesabı ile paraya çevrilerek ve sanığın neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS VE 12.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen adli para cezasının miktarı ve ekonomik şartları dikkate alınarak TCK'nın 52/4 maddesi gereğince takdiren birbirini takip eden 24 ayda ve 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesine ( ihtar edildi ),
Sanık hakkında başkaca herhangi bir artırım ve indirim uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilen hususlar gözetilerek TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Sanığın Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/132 esas ve 2014/223 karar sayılı mahkumiyet hükmü ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, yasal deneme süresi içerisinde iş bu suçu işlediği anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip ilgili mahkemesine CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için bildirimde bulunulmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63 maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Hükmedilen ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık Y. K.'nun bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Sanığa verilen sonuç ceza miktarı dikkate alınarak CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurtdışına çıkış yasağı konulmak suretiyle adli kontrol altına alınmasına, bu konuda gerekli yazışmaların yapılmasına,
Sanığa CMK'nun 112. maddesi uyarınca ihtarat yapılmasına ( ihtarat yapıldı ),
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alıkonan uyuşturucu maddenin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
İstinaf başvurusu sanık lehine sonuçlanmış olmakla istinaf yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinin dosya üzerinde bırakılmasına, ilk derece mahkemesince yapılan posta gideri 22,65 TL ve davetiye gideri 14,00 TL olmak üzere toplam 36,65 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Sanık Y. K. ve müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı Z. Y.'ın katılımıyla;
Adli kontrol tedbirinin uygulanmasına ilişkin kararın tefhiminden itibaren 7 günlük yasal sürede dilekçeyle ya da sözlü müracaatla düzenletilecek tutanakla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine itiraz hakkının bulunduğunun sanığa bildirilmesine, ( uyarıda bulunuldu ),
Sanık ve müdafii ile Cumhuriyet Savcılığı için kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatılmak veya aynı yöntemle bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunulmak veya bu hususta bir dilekçe verilmek suretiyle, CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, mütalaya uygun olarak oybirliğiyle açık yargılama sonucunda karar verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.07.2020 (¤¤)