Sanık ... hakkındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
İDDİA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31/10/2018 tarih, 2018/50678 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3, 188/4-a-b, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarih ve 2018/549 Esas, 2019/32 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 62/1, 52/2-3-4, 63/1 ve 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
Sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Sanık ...., üzerine atılı suçun .... isimli şahsın polis baskısı altında kalarak söylemesinden ibaret olduğunu, evinde bulunmuş olan uyuşturucu ticaretinden elde edilmiş olduğu beyan edilen 15 TL'nin evindeki kombi satışından kalan para olduğunu, evinde bulunan uyuşturucu maddenin iddianamedeki beyan edildiği gibi kağıda sarılı olmadığını, içilmeye hazır bir vaziyette açıkta bulunduğunu ve bu kağıdın polislerin koyduğu parmak izi raporlarında da ortaya çıkacağını beyan ettiğini, içmek için evinde bulundurduğu uyuşturucu maddeyi ticaret yapmak için bulundurmuş gibi ceza tayin edildiğini, bu sebepler göz önünde bulundurularak hakkında verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sanık .... müdafii, verilen kararın yalnızca iki delil üzerine kurulduğunu bu delillerin dışında dosyada hiçbir somut delilin olmadığını, bu delillerin tanık ...'ın ifadesi ile evde yakalanan 15 TL'den ibaret olduğunu, ortada kesin bir delil olmamasına rağmen müvekkil hakkında verilen kararın adil yargılanma hakkını zedeleyeceğini, evin içerisinde açık halde yakalanan maddenin sanığın ihtiyacı kadar olan gramaj ile sınırlı olduğunu, müvekkil ile dosyada tanık olarak dinlenen...'ın eve yapılan polis baskınında darp edildiklerini söylediklerini ki bunun hasteneden alınan raporda da bu durumun sabit olduğunu, emniyet güçlerince gösterilen baskı neticesinde müvekkil ile tanığın baskı altında ifade verdiklerini, tanığın yanlış ve yalan beyanlarda bulunarak kendisini kurtarmaya çalıştığını, müvekkilin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanan son birkaç yıldır da eroin maddesi kullanan bir kişi olduğunu, kendisinin de bunu hem emniyette hem mahkemede beyan ettiğini ve bağımlılıktan kurtulmak için her yolu denemiş olsa da başarılı olamadığını, tanık ...'ın kollukta verdiği ifadesini yerel mahkeme huzurunda inkar ettiğini bu sebepler göz önünde bulundurularak müvekkil hakkında verilen kararın kaldırılarak beraatine dair karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin delil değerlendirilmesi ve suç nitelendirmesi isabetsiz görüldüğünden Dairemizce duruşma açılarak yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA
Sanık .... ilk derece mahkemesinde: "Olay tarihinde kullanmak amacı ile 20 tl ye eroin satın aldığım halde eve yeni gelmiştim. Evimde yalnız yaşarım. Bir süre sonra kapım çalındı. Arkadaşım olan ... gelerek ailesi ile kavga ettiğini söyledikten sonra kendisini evime aldım. Henüz daha satın aldığım uyuşturucu maddeyi bitirmemiştim.ama arkadaşım olan.... gelmeden önce bir miktarını tüketmiştim. Kalan kısım ise sehpanın üzerinde folyo içinde duruyordu. Yani ortadaydı. O sırada .... ile bir süre sohbet ettim. Ardından lavaboya gideyim istedim. Ben lavaboda bulunurken evimin kapısının çalındığını ve ismimle seslenildiğini duydum. O anda .... a kapıyı açmamasını söyledim. Sonra lavabodan çıktım. Kapıyı açmak için kendim gittim. Kapıyı açtığımda narkotik şubeden daha önceden tanıdığım ....Komseri gördüm. O anda bana evde başkası var mı diye sordu. Ben de .... ın evde olduğunu söyledim. O anda kendileri eve girdiler. Sehpanın üzerinde duran uyuşturucu maddeyi gördüler. Beni ve .... ı ayrı odalara aldıktan sonra kendileri bana uyuşturucu maddeyi ....tan mı aldın diye sordular. Ben ise almadığımı, uyuşturucu maddeyi ....tan almadığımı, O. isimli bir şahıstan aldığımı söyledim. O anda bir polis memurunun sehpa üzerinde duran folyo üzerindeki uyuşturucu maddeyi delil poşetine koyduğunu gördüm. Yalnız folyo içindeki uyuşturucu maddeyi başka bir kağıda sararak koydu. Bunu da özellikle belirtirim. Akabinde polis memurları beni ve dosya tanığı .... ı alarak karakola götürdüler. Olay bu şekilde yaşandı. Ben iddia edildiği üzere tanık .... a uyuşturucu madde satmadım. Bu olaydan yaklaşık 6 ay önce yine benzer şekilde polisler beni takibata uğrattıklarında ne üzerimde ne evimde uyuşturucu madde bulamamışlardı. Yalnız kendilerine uyuşturucu madde kullanıcısı olduğumu söylemiştim. Hatta aldığım şahısların ismini de vermiştim. Daha sonra o aşamada karakolda ifadem alınırken uyuşturucu madde kullanıcısı olduğumu ve tedavi olmak istediğimi de kendilerine söyledim. Bunu da beyanlarıma eklemek isterim. Ben uyuşturucu madde ticareti yapan bir insan değilim. Beraatimi istiyorum. Eğer suçlu görülürsem lehime olarak hakkımda CMK nun 231/5-14 maddelerinde düzenlenen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin uygulanmasını isterim. İfadem geçerlidir, kapının açılması biraz geç olduğu için polis memurları kapıyı zorlayarak ve kırarak içeri girmişlerdir. Kilit bölgesi hasarlıydı. Bu hasarlı olan kilit baskı sonucu kırılarak kapı açılmıştır. Polislerin o şekilde eve girdiği doğrudur. Evde ele geçirilen 15 tl paranın uyuşturucu madde ile alakası yoktur. Daha evvel hasarlı olan kombiyi satmıştım. 15 tl para kombi satışından kazandığım 270 tl paradan geriye kalandır. Bunu da beyanlarımı açıklamak için söylüyorum. Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum." şeklinde,
Sanık istinaf yargılaması sırasındaki savunmasında: "Ben uyuşturucu madde satışı yapmadım. Uyuşturucu madde bağımlısıyım. Tutuklu olduğumdan dolayı sıkıntılar yaşamaktayım. Beraatime ve tahliyeme karar verilmesini istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
BELGELER
-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
-Tanık beyanı
Tanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Olayın yaşandığı akşam ben yanımda arkadaşlarım olan M. ve O. isimli çocuklar ile parktan kalkarak kalmak amacıyla sanık H. ın evine gittik. Sanık H. kapıyı açtığında ben kendim için bu akşam onun evinde kalmak istediğimi söyledim. Sair arkadaşlarım M. ve O. ise benimle o akşam oraya beraber geldiler. Kendilerinin o gece evde kalma diye bir durumları yoktu. Sanık H. ın evi dubleks bir evdir. Evin terasına hep beraber çıktık. O anda ne bende ne de arkadaşlarım olan Metin ve O. da uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunmuyordu. Gördüğüm kadarınca sanık H. da da uyuşturucu madde yoktu. Evin içinde herhangi bir yerde ben uyuşturucu madde görmedim. Sehpa üzerinde vs de görmedim. Bahsettiğim Metin ve O. isimli arkadaşlarım toplamda 15 dk.kadar bu evde ya kalmışlardır ya kalmamışlardır. Kendileri daha sonra ayrılmışlardır. Onlar gittikten yaklaşık bir saat sonra dış kapının çalındığını duydum. O anda biz aşağıya indiğimizde polisler dış kapıyı kırmışlardı. Polisler içeri girdikten sonra bizi doğruca yere yatırdılar. Polisler eve geldiklerinde kapıyı çaldıkları sırada ben ve sanık H. ın evin teras katında olduğumuzu söyledim. Bu doğrudur. O anda sanık H. da benimle beraberdi. O arada sanık H. ın lavaboya gitmesi söz konusu değildir. Biz aşağıya inince sanık H. benden kapıyı açmamamı istedi. Hatta kapının açıldığını görünce "kapıyı sen mi açtın " diye de sordu. Ben ise açmadım, dedim. O anda polislerin kapıyı kırarak içeri girdiğini anladım. Ama kırarken görmedim. Sonrasında bizi yere yatırdıktan sonra üzerimizi aradılar. Sonra evi aradılar. Evde herhangi bir yerde , yine üzerimizde de uyuşturucu madde bulamadılar. Bizi alarak emniyet müdürlüğüne götürdüler. Olay bu şekilde yaşanmıştır. Ben o gece oraya ailemle tartıştığım için gittim. Yoksa sanık H.dan uyuşturucu madde satın almaya gitmedim. Bu ifadenin böyle yazıldığı doğrudur. Ama ben bu şekilde ifade vermedim. Polislerin yazdığı ifadeye bu şekilde imza attım. Ben o akşam sanık H. ın evine ailemle tartıştığım için gittim. Yoksa her akşam sanığın evine giderek 20 tl ye uyuşturucu madde satın alıp orada kullanmam söz konusu değildir. Polislerin evde yaptıkları aramada evde 15 tl bulduklarını biliyorum. Ama nerede bulduklarını bilmiyorum. Bu parayı sanık H. a satın aldığım uyuşturucu madde karşılığı veren ben değilim. Benim mahkemedeki beyanımın esas alınmasını istiyorum." şeklinde yeminli beyanı,
-04/10/2018 tarihli olay yerini gösterir basit kroki,
-04/10/2018 tarihli olay, takip - tarassut, arama, para tespit ve yakalama tutanağı,
-05/10/2018 tarihli Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğü'nün 58604141-94930 Sayılı soruşturma evrakı,
-18/10/2018 tarihli zarf/torba açma, deney için numune alma tutanağı,
-05/10/2018 tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarlığı Müdürlüğü'nün uyuşturucu madde analizine dair uzmanlık raporu,
-05/10/2018 tarihli Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün parmak izi araştırma ve geliştirme uzmanlık raporu.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA
Sanık ..'in suç tarihinde ikamet adresinde uyuşturucu madde kullanıcısı tanık ...'a uyuşturucu madde satmak ve yapılan aramada sehpa üzerinde kağıda sarılı halde daralı ağırlığı 0,5 gram gelen eroin ele geçirilmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında açılan kamu davasında, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, tanığın çelişkili beyanlarda bulunması, ele geçen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırları içerisinde kalması ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı ve eyleminin TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında kaldığı ve daha önce hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olmasına ve dava konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu suçun ihlali niteliğinde bulunmasına göre hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kararın kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine, adli emanetin 2018/21921 sırasında kayıtlı 15 TL'nin suçtan elde edildiği sabit olmadığından sanığa iadesine ve başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde tahliyesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ:
Suç tarihlerinde sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığının ihbar edilmesi nedeniyle emniyet görevlilerince sanığın ikametinin bulunduğu çevrede takip ve tarassut çalışmalarına başlandığı ve tanık ...'ın olay tarihinde sanığın ikamete girdikten sonra çıkmadığı görülünce uyuşturucu alış verişinin yapılmış olabileceği düşünülerek usulüne uygun olarak alınan arama kararı kapsamında sanığın ikametine girildiği, yapılan aramada evin oturma odasındaki sehbanın üzerinde açıkta duran ve alınan adli rapor içeriğine göre net ağırlığı 0,008 gr gelen "eroin'in" ele geçtiği, sanık ve tanığın üzerinde ve ayrıca ev içerisinde başkaca uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bulunamadığı, sanığın tüm yargılama aşamalarında atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmediği ancak beyanlarında "evde bulunan eroini kullanmak için aldığını ve kendi şahsına ait olduğunu" savunduğu, tanık ...'un sonradan döndüğü hazırlıktaki tanıklık beyanları dışında sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına dair somut başka bir delilin elde edilmemesine rağmen ilk derece mahkemesince uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet hükmü isabetsiz görülmüş, zira ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı ve sanığın aksi kanıtlanamayan savunması da gözetilerek sabit olan eyleminin “Uyuşturucu Madde Kullanmak ve Bu Amaçla Uyuşturucu Madde Bulundurmak” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın sabit olan eylemine uyan 6545 Sayılı kanun ile değişik 5237 Sayılı TCK'nın 191/1 maddesinin uygulanması gerekse de sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 08.04.2018 tarihli bir başka uyuşturucu madde kullanma suçundan soruşturma yapıldığı, sanık hakkında 09.07.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın 19.07.2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, 05.10.2018 tarihinde gerçekleşen eylemin ihlal niteliğinde olduğu anlaşıldığından açılan bu kamu davası yönünden düşme kararı verilip ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 08.04.2018 tarihli bir başka uyuşturucu madde kullanma suçundan soruşturma yapıldığı gözetilerek ihlal durumu için ihbarda bulunulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda gösterildiği üzere;
1- )CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası gereğince Ankara 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin Mahkemesinin 07/02/2019 tarih, 2018/549 esas ve 2019/32 karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
2- )Sanık ....'in “Uyuşturucu Madde Ticareti” suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kesin kanıtların bulunmadığı, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı ve sanığın aksi kanıtlanamayan savunması da gözetilerek sabit olan eyleminin “Uyuşturucu Madde Kullanmak ve Bu Amaçla Uyuşturucu Madde Bulundurmak” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın sabit olan eylemine uyan 6545 Sayılı kanun ile değişik 5237 Sayılı TCK'nın 191/1 maddesinin uygulanması gerekse de sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 08.04.2018 tarihli bir başka uyuşturucu madde kullanma suçundan soruşturma yapıldığı, sanık hakkında 09.07.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın 19.07.2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, 05.10.2018 tarihinde gerçekleşen eylemin ihlal niteliğinde olduğu anlaşıldığından CMK 223/8 maddesi gereğince KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/123018 soruşturma numaralı dosyası yönünden 05.10.2018 tarihli eylemin ihlal vasfında olması nedeniyle İHBARDA BULUNULMASINA,
Sanığın tahliyesine, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için ilgili birimlere müzekkere yazılmasına,
Davaya konu uyuşturucu maddenin tümünün, maddenin niteliğinin araştırılması kapsamında laboratuvarda deney için kullanıldığı anlaşıldığından dava konusu uyuşturucu maddeye ilişkin olarak MÜSADERE KONUSUNDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2018/21921 sırasında kayıtlı "15 TL"nin suçtan elde olunduğu hususunda yeterli delil elde edilmediğinden şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla hüküm kesinleştiğinde sanığa İADESİNE,
Yargılamada sarfı yapılan giderlerin kamu üzerine bırakılmasına,
Sanık ve müdafii yüzüne karşı, iddia makamında Cumhuriyet savcısı Z. Y.'ın katılımıyla mütalaaya uygun olarak;
Sanık, müdafii ve Cumhuriyet savcılığı için kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatılmak veya aynı yöntemle bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunulmak veya bu hususta bir dilekçe verilmek suretiyle, CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, mütalaya uygun, 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle açık yargılama sonucunda karar verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)