DAVA: Sanıklar ....ve .... hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükümlerin sanık .... ve müdafii ile sanık ....müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, sanık .... yönünden 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
İDDİA
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01/02/2019 tarih, 2019/1290-138 Esas ve İddianame sayılı iddianamesi ile sanık ...'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan TCK'nın 188/3, 188/4-a, 53, 58 ve 63. maddeleri; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/05/2018 tarih, 2018/5292-522 Esas ve İddianame sayılı iddianamesi ile sanık A. K.'nun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan TCK'nın 188/3, 53, 54, ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2019 tarih ve 2018/314 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan TCK'nın 188/3, 62, 52/2, 53, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 18320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan TCK'nın 188/3, 192/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 7 ay hapis ve 9160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
Sanık ... müdafii; dosyada diğer sanık ....'nun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için müvekkile iftira attığını, eksik incelemeler sonucu müvekkil hakkında karar verildiğini, müvekkil aleyhinde fiziki ve teknik takip yapılmayıp, müvekkilin başka kişi ve kişilerle irtibatı olduğuna dair herhangi bir delilin de dava dosyasında bulunmadığını, dosyada diğer sanık ...'nun soyut beyanı dışında herhangi somut delilin bulunmadığını, müvekkil hakkında verilen tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın yerinde olmadığını, verilen kararın bozularak yeniden hüküm kurulması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sanık ....; dosyada diğer sanık olan ....'nun tutarsız ve çelişkili ifadelerine itibar edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve dosyanın yeniden incelenerek beraati yönünde karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sanık ... müdafii; suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, failin amaç ve saiki ve ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı nazara alınarak temel ceza takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiğini, yerel mahkemenin kararın bozulararak müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi yönünde talepte bulunarak istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
SAVUNMA
Sanık .... ilk derecede mahkemesinde; "Sanık ... ile amcası Şeyhmus aracılığıyla tanışmıştım, .... bir süre benim yanımda yevmiyeci olarak çalıştı, benim Çanakkale Merkez'e sanayi sitesinde iş yerim vardır, ben Diyarbakır'a tapu dairesindeki bir kısım işlemlerim için gitmiştim, ...Diyarbakır'a geldiğimde beni aradı, ....'yu diyarbakır'a gönderen ben değilim, olayda ele geçirilen uyuşturucu madde paketini ben hazırlamadım, ....'nun aleyhime olan beyanları doğru değildir, bana iftira atıyor, aramızda husumet yoktur, Diyarbakır'a .... ile görüştüğüm doğrudur ancak kesinlikle uyuşturucu madde meselesi yüzünden görüşme yapılmış değildir, zaten bu kişiyi önceden tanıyordum, ağabeyinin ihtiyacı olduğu bir kısım inşaat malzemelerinin temini konusunda ve ayrıca annesinin rahatsızlığı konusunda kendisi ile görüştük, suçlamaları kabul etmiyorum, olayla herhangi bir ilgim yoktur, suçsuzum, ....'nun ağabeyine söz konusu inşaat malzemelerini teslim ettim, hatta teslim alamaya gelen kişiler üç kişilerdi, Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, mağdurum, tahliyemi talep ediyorum." şeklinde;
Sanık ..... Dairemizde; "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay tarihlerinde .... abisi olan ..... ve yanlarında Cihan isimli bir başka kişi olduğu halde 3 kişi olarak yanıma geldiler. Benden demir doğrama makinesi istediler. Ben de kendilerine malzemeleri verdim. .... bana işi bittiği zaman bunları bizzat ben getireceğim dedi. Onun dışında uyuşturucu ile hiçbir ilgim ve alakam olmadı. Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum." şeklinde;
Savunma yapmıştır.
YAZILI VE SÖZLÜ DELİLLER
- Sanıkların aşamalardaki savunmaları,
-26/11/2018 tarihli koli açma ve el koyma tutanağı,
-28/04/2018 tarihli polis tutanağı,
-30/04/2018 kargo teslim tutanağı,
-30/04/2018 tarihli olay tespit, teslim alma , üst arama muhafaza altına alma ve yakalama tutanağı,
- 26/11/2018 koli açma ve el koyma tutanağı,
- 09/05/2018 tarihli uyuşturucu madde analizine dair uzmanlık raporu,
-Sanıklara ait nüfus kayıt örneği ve adlî sicil belgeleri ile tüm dosya kapsamı.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA
Sanık ....'nin suç tarihi olan 26/04/2018 tarihinde duruşma dışı sanık ....'ya verdiği ve bilahare kargo ile taşınırken görevliler tarafından ele geçirilen daralı ağırlığı 10.500 gram gelen esrarı maddesinin ticaretini yaptığı iddiasıyla hakkında açılan kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmemesi, diğer sanık ....'nun soyut beyanı dışında nakledilen uyuşturucu maddenin sanık tarafından verildiğine dair kesin delil bulunmaması karşısında beraatine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kararın kaldırılarak sanık ....'nin atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2.e maddesi uyarınca beraatine, sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde tahliyesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara iline kargo yoluyla uyuşturucu madde naklinin tespiti ve suç unsurlarının ele geçirilebilmesi amacıyla kargo aktarma merkezlerinde yapılan çalışmalarda; 26/04/2018 günü Ankara ili Sincan ilçesinde bulunan Aras kargo firmasına ait aktarma merkezinde saat:17:45 sıralarında Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılan Bena isimli 1770 kod numaralı uyuşturucu madde arama köpeği ile yapılan kontroller sırasında köpeğin, üzerinde Aras Kargo firmasına ait CL 830915 numaralı barkod bulunan 25/11/2018 tarihinde göndericisi ....1. Cadde Apt. No:1 Bayraklı/ İzmir Tel:0....ile alıcısı .... Çanakkale Küçük Sanayii Sitesi...... Mah. telefon .....ı Apt. No:1 Merkez/ Çanakkale Tel:..... ibaresi yazılı kargo gönderisine tepki verdiğinin görülmesi üzerine bahse konu kargo gönderisi içerisinde uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklanmış olabileceğinin değerlendirildiği, söz konusu kargo gönderisine el konulmasına karar verildiği, verilen karara istinaden kargo yetkilisi ile birlikte aynı gün saat:19:10 sıralarında kargo merkezinde uygun bir yere alınarak kargo gönderisi üzerinde fotoğraflama yapılarak yapılan görgü tespitte soruşturma konusu kargo gönderisi açıldığında içerisinden kaynak makinesi içerisinde bir adet demir kutu olduğu, bahse konu uyuşturucu maddelerin bu kutu içerisinde olduğu değerlendirilerek kutu açıldığında içerisinde daralı ağırlığı 10 kg 500 gr gelen esrar maddesi ele geçirildiği, bahse konu kargonun alıcısının yakalanması amacı ile içerisinden uyuşturucu esrar maddesi çıkan kargo gönderisi suç unsurları alındıktan sonra aynı barkod numaralarıyla teslimat adreslerine gönderilmek üzere eski haline getirilerek .... Kargo görevlisine teslim edildiği, gönderici kısmında yazılı.... isimli şahsın ibraz ettiği gönderici iletişim numarası olan 0.... numaralı GSM hattı ile ilgili yapılan sistem sorgulamasında, GSM hattının .... oğlu Çınar-10/10/1991 doğumlu, Diyarbakır-Çınar-Cumhuriyet nüfusuna kayıtlı .... adına kayıtlı olduğu, Barkod üzerinde alıcı kısmında yazılı A. K. isimli şahsın ibraz ettiği iletişim numarası olan 0544 615 04 58 numaralı GSM hattı ile ilgili yapılan sistem sorgulamasında GSM hattının .... kızı, Mersin-29/01/1997 doğumlu .... nüfusuna kayıtlı F. K. adına kayıtlı olduğu, yapılan sorgulamalarda ise ....u ve.... isimli şahısların evli olduğu ve nüfus ve adres kayıt sisteminde 30/05/2017 beyan tarihli Barbaros Mahallesi .... Sokak No:10 İç Kapı No:3 Merkez/ Çanakkale adresinde bulunduğunun tespit edildiği, sanık A.'in 30/04/2018 tarihinde kargoyu almaya gittiğinde yakalandığı, maddi vaka olarak sübut bulmuştur.
Kabul edilen bu maddi olay kapsamında;
A- ) Sanık .... müdafiinin istinaf başvurusu nedeni ile sanık ....'nun eylemine yönelik değerlendirme;
İstinaf başvurusunun usul yönünden reddini gerektirir neden bulunmadığından işin esasına geçilerek, yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; ilk derece mahkemesi mahkûmiyet hükmünde sanık hakkında yasal şartları oluşmamasına karşın cezasında TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca indirime gidilmesine yönelik eleştiri ve TCK'nın 53 maddesinin yazımına yönelik düzeltme nedenleri dışında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık saptanmadığından sanık .... müdafiinin diğer istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun sanık ..... yönünden düzeltilerek esastan reddine dair kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B- ) Sanık .... hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanık ve müdafiinin istinaf talepleri nedeniyle yapılan değerlendirmesinde;
Yukarıda kabul edilen maddi olayın kabulü kapsamında ilk derece mahkemesince sanık ....'nin üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 4.10.2011 tarihli, 2011/10-159 Esas ve 2011/202 Karar sayılı ilamında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; amacı, maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latince, “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanacağı gibi, dava koşulları bakımından da geçerlidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılıp diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmada varsayıma dayalı olarak hüküm kurmak anlamına gelir ki, bu durum da yukarıda belirtilen ilkeye açık bir aykırılık oluşturur.
Bu bağlamda; sanığın suçlamayı kabul etmemesi, diğer sanık A. K.'nun soyut beyanı dışında nakledilen uyuşturucu maddenin sanık tarafından verildiğine dair dosyada delil olmaması, sanıkların aynı anda Diyarbakır'da bulunmalarının ve görüşmüş olmalarının müsnet suçu birlikte işledikleri anlamına gelemeyeceği, sanığın yakalandığında üzerinde suç unsuruna rastlanmaması dikkate alındığında, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delilin de bulunmadığı, oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar vermek gerekmiş ve ilk derece mahkemesinin sanık ...hakkında vermiş olduğu mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- ) Sanık .... hakkında verilen hükme yönelik müdafiinin istinaf talebi üzerine, istinaf başvurusunun usul yönünden reddini gerektirir neden bulunmadığından işin esasına geçilerek yapılan incelemede;
Sanık .... hakkında yasal şartları oluşmamasına karşın TCK'nın 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak hükmolunan cezada indirime gidilmiş olması, aleyhe istinaf kanun yolu müracaatı olmadığından yeniden yargılama nedeni sayılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık .... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; ilk derece mahkemesi mahkûmiyet hükmünde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık saptanmadığından müdafiinin diğer istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararı gözetilmek suretiyle, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin tatbiki gerekirken, kararda yazılı şekilde uygulama yapılması,
Hususu yasaya aykırı olup, müdafiinin istinaf talepleri bu nedenle yerinde ise de; bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK 280 ve 303/1. maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık .... hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine ''Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına'' ibaresi yazılmak,
Ve diğer kısımları aynen muhafaza edilmek suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair kararın, sanık ....ve müdafiinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının katılımıyla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak;
B- ) Sanık .... hakkında verilen hükmün sanık ve müdafiinin istinaf talepleri üzerine yapılan incelemesinde;
1- ) CMK'nın 280/2. maddesi gereğince Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.5.2019 tarihli, 2018/314 Esas ve 2019/200 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık ....yönünden KALDIRILMASINA,
2- )Her ne kadar sanık .... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair şüpheden uzak, vicdani kanaat oluşturucu kesin ve yeterli delil bulunmadığından, dolayısıyla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
Sanığın bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması yönünde bulunduğu cezaevine müzekkere yazılmasına,
CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince, sanığın bu suç nedeniyle gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler için tazminat hakkının bulunduğunun ihtaratına ( ihtarat yapıldı ),
Sanık ....ilk derece mahkemesi ve istinaf aşaması yargılamasında kendisini vekaletnameli müdafii Av. M..... ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle geçerli olan AAÜT'ne göre ilk derece mahkemesi tarafından verilmesi gereken 5450 TL ücreti vekalet ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tek duruşmalı iş açısından 1700 TL olmak üzere toplam 7150 TL ücreti vekaletin Hazineden tahsili ile sanığa ödenmesine,
İstinaf yargılaması sanık .... lehine olduğu anlaşıldığından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan giderlerin kamu üzerinde bırakılmasına,
Sanık.... ve müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ....'ın katılımıyla;
Dair, kararın sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcılığı için kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatılmak veya aynı yöntemle bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunulmak veya bu hususta bir dilekçe verilmek suretiyle, CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere ( temyiz yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği ihtaratıyla ) mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle açık yargılama sonucunda karar verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.07.2020 (¤¤)