Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. hakkında Dairemizce kurulan hükmün Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nce bozulması üzerine yapılan incelemede, CMK'nın 307 maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
İDDİA:
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. hakkında tanzim edilen 06/07/2017 tarih ve 2017/5048 esas sayılı iddianame ile suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 188/3-son cümle, 31/3, 63, 56 ve ÇKK'nın 5 ve 11. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/10/2017 tarih, 2017/96 esas ve 2017/295 karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 37/1, 188/3-1-son cümle, 188/5, 31/3-son, 62, 52/2, 109/1-3-a maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI:
İlk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusu üzerine CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, Dairemizin 19/09/2018 tarih, 2017/1396 esas ve 2018/939 karar sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nın 188/3-2. cümle, 192/3, 31/3, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI:
Dairemiz kararının Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 21/03/2019 gün ve 2019/523 esas, 2019/1775 karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. yönünden bozulmasına karar verilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuştur.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı; "Suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. hakkında üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Dairece verilen mahkumiyet hükmünde yasal koşulları oluşmamasına karşın, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında diğer sanık Y. K.'nun suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği gerekçesiyle ceza belirlenirken hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu",
-Suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. müdafii; "Suça sürüklenen çocuğa atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığının nazara alınmaması ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu" belirterek suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
SAVUNMA:
Suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. müdafii huzurunda Cumhuriyet savcılığınca alınan savunmasında özetle; "Olay tarihinde arkadaşı A. K. ile birlikte iken bir müddet sonra yanlarına Y. K.'nun geldiğini, Yasin'in A.'ye bir tane torba içerisinde paket vererek paketi SR Emlak önünde bekleyen siyah montlu bir şahsa vermemizi, o şahsın kendisine borcu olan parayı da bize vereceğini söylediğini, A. ile birlikte SR Emlak önünde beklemekte olan iki kişinin yanına giderek paketi verdiklerini, pakete baktığında sarılı vaziyette ikiye katlanmış A4 kağıtları olduğunu, paketi A.'nin taşıdığını, bekleyen şahsa Yasin'e olan borcunu ödemesi gerektiğini söylemeleri üzerine şahsın ani bir şekilde kendisine ve A.'ye vurduğunu, şahısların ayrılmasından sonra Yasin'i arayıp durumu anlattığını, Yasin'in bekleyin demesinden bir müddet sonra M. G.'in yanlarına geldiğini ve 20,00 TL parayı A. K.'ya verdiği sırada görevlilerin gelerek emniyete götürdüklerini, Y. K.'dan yedi-sekiz kez daha paket alarak bu şekilde ....'e ve bilmediği şahıslara teslim ettiğini ancak içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bilmediğini, bunları evrak zannederek Yasin'in istediği kişilere verdiğini, Yasin'in işi olduğunu söyleyerek evrakları teslim etmelerini istediğini, paket tesliminde yalnız olduğunu, para almadan rica üzerine yaptığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini",
İlk derece mahkemesinde birleştirme kararı öncesinde tanık sıfatıyla alınan beyanında; "Konuyla ilgili olarak daha önce Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesini tekrarladığını, olay tarihinden önceki günlerde iki-üç kez Y. K.'nun kendisine teslim ettiği poşetleri M. G.'e götürdüğünü, içerisinde tam olarak ne olduğunu bilmediğini ancak katlanmış vaziyette A4 kağıtları olduğunu fark ettiğini, olay günü yine M. G.'in telefonla araması üzerine SR emlakın bulunduğu bölgeye gittiğini, elinde Yasin'in verdiği poşetin olduğunu, SR emlakın yakınında ....'ü ve yanında tanımadığı başka bir kişiyi gördüğünü, ....'ün yanındaki kişinin kendisini darp ederek cebindeki poşeti aldığını, akabinde A. K.'nun yanına giderek durumu anlattığını, o sırada ....'ün tekrar arayarak Y. K.'ya olan borcunu ödeyeceğini ve buluşmak istediğini söylemesi üzerine A.'nin de buluşma esnasında yanında olmak istediğini zira yine birileri tarafından darp edilebileceğini söyleyerek kendisiyle birlikte geldiğini, A101 marketin bulunduğu mevkiiye vardıklarında .... ile karşılaştıklarını, ....'ün cebinden çıkarttığı 20,00 TL'yi kendisine uzatarak Yasin'e vermelerini istediğini, zaten ....'ün parayı önce A.'ye uzattığını, A.'nin de parayı teslim aldığı sırada polislerin operasyon yaptığını, kendisine veya Yasin'e ait uyuşturucu maddeyi ....'e vermediğini",
İlk derece muhakemesinde alınan savunmasında; "Olay günü Y. K.'dan aldığı poşeti SR Emlak'ın önüne götürdüğünü, M. G.'in ağabey diye hitap ettiği bir kişinin elindeki poşeti alarak kendisini darp ettiğini, akabinde Yasin'i aradığını ancak telefonunun kapalı olması üzerine A. K.'yu aradığını, A.'nin kendisini sakinleştirmek için evine çağırdığını, tek başına A.'nin evine gittiğinde A. ve kardeşinin kendisini sakinleştirdiklerini, bir süre sonra M. G.'in telefonla arayarak Yasin'e olan borcunu ödeyeceğini söylediğini, abi diye hitap ettiği kişinin yaptıkları için de özür dilediğini, kendisini koruması için yanına A. K.'yu alarak A101'in yanına beraber gittiklerini, M. G.'in tek başına orada olduğunu, M. G.'in ortaya para uzattığını ve bu duruma şaşırdıklarını, parayı daha sonra A.'ye doğru uzatınca A.'nin parayı kabul ettiğini, o sırada polis ekiplerinin gelerek gözaltı işlemi yaptıklarını, .... 'ün ağabey diye bahsettiği kişinin elinden aldığı pakette uyuşturucu madde olduğunu sonradan polis ekiplerinden öğrendiğini, ayrıca bu olayda ceketinin cebinden bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiğini, uyuşturucu madde kullanmadığını, bir kaç kez Yasin'in ricası üzerine belgeleri götürdüğünü, herhangi bir kişiye uyuşturucu madde götürmediğini",
İstinaf muhakemesinde alınan savunmasında ilaveten; "A.'nin uyuşturucu madde sattığını hiç görmediğini, daha önce birkaç kez bu şekilde uyuşturucu götürmesi konusunda rica etmesi nedeniyle Yasin'e yardım ettiğini, olay günü götürdüğü paketin de Yasin'e ait olduğunu, önceki ifadelerinde belirttiği sarılı vaziyetteki A4 kağıdının şeklinin ortadan katlanmış ve bir kenarı da zımbalı şekilde olduğunu, içerisinde ne olduğunu bilmediğini, en son gidişinde A4 kağıdını verdikten sonra 'karşıdan alacağım var onu al bana getir' şeklinde bir sözü olduğunu, olay günü A. ile birlikte dövmek için ....'ün yanına gittiklerini, Alim'in de aslında kendileri ile birlikte geldiğini ancak onun bir alt sokakta kaldığını, olay yerine gittiklerinde ....'ün önce parayı uzattığını, A.'nin parayı aldıktan sonra hesap sormak için siz niye Ö.'i dövdünüz diyerek ....'ün yakasına yapıştığını ve tam o sırada polis memurlarının yanlarına geldiğini, ....'ün o sırada 'senden içimlik esrar alacağım' şeklinde bir sözünün olmadığını, daha önce savcılık aşamasındaki beyanının doğru olmadığını, lösemi hastası olması nedeniyle şu anda mahkeme huzurunda olduğu gibi kimi zaman anlatma sıkıntısı yaşadığını, A. ile arkadaşının abisi olması nedeniyle görüştüğünü, Yasin'in telefonunu bir aylık dönem içerisinde 508 kez aramasının uyuşturucu ticaretine ilişkin değil, arkadaşı Alim ve onun abisi A.'nin yanlarında olup olmadığını sormak için olduğunu, ayrıca aralarında yakın bir arkadaşlık olması nedeniyle de sık sık aradığını, sorgu sırasında hasta olduğunu söylemeden önce polisten dayak yediğini, kötü davrandıklarını, ilk yakalandıkları andan itibaren A.'ye de sürekli dayak attıklarını",
Yargıtay bozma ilamı üzerine istinaf muhakemesinde alınan savunmasında; "Ben daha önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, Yargıtay'ın bozma ilamını kabul etmiyorum, ben 15 yaşında babam köye yerleştiğinden dolayı şehirde yalnız kaldım, bu aşamada sanıklardan Y. K. ile tanışmıştım, kendisi ilk önce bana iki sefer ne olduğunu bilmediğim şeyler vererek bunu belirli şahıslara götürmemi istedi, ben götürdüğüm şeyin uyuşturucu olup olmadığını bilmiyordum, sonradan bu talepler devam edince ve muhatap olduğum kişilerin iyi insanlar olmadığını görünce bu işi yapmak istemediğimi söyledim, zaten bu aşamada götürdüğüm daha önceki maddelerin uyuşturucu olduğunu bana Yasin söyledi ve bu işe devam etmezsem annemi ve kardeşlerimi öldüreceğini söyleyince zorlama altında ve tehdit altında ben bu eylemi gerçekleştirdim, kasten yaptığım hiçbir eylem bulunmamaktadır" şeklinde savunma ve beyanlarda bulunarak beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
BELGELER:
-Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk savunmaları,
-Olay, yakalama, el koyma, üst ve ev arama tutanakları,
-El koymanın onanması kararı,
-Olay yeri basit krokisi, keşif zaptı, bilirkişi raporu, fotoğraflar ve ölçüm tutanakları,
-Sorgu zaptı ve tevkif müzekkereleri,
-Nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Adli, tıbbi ve kriminal raporlar,
-HTS kayıtları,
-Emanet makbuzları,
-Tanık beyanları,
-Birleştirme kararı,
-İddianame,
-Gerekçeli karar,
-Yargıtay bozma ilamı.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA: "Suça sürüklenen çocuk Ö. F. G.'in suç tarihinde sanık Y. K.'dan aldığı daralı ağırlığı 5 gram gelen esrarı uyuşturucu madde kullanıcısı olan yaşı küçük tanık M. G.'e 20 TL karşılığında verdiği, parayı yanında bulunan diğer sanık A. K.'nun aldığı ve bu itibarla suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu olayda, iddia, savunma, tanık beyanı, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamından suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 188/5 ve 192/3. maddelerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla bu hususlar göz önüne alınarak eylemine uyan TCK'nın 188/3-son cümle, 31/3, 62, 54 ve 63. maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına ve hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına karar verilmesi" kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ:
Ahi M. Bulvarı, Mis Sokak civarında uyuşturucu madde satışı yapıldığı bilgisinin edinilmesi üzerine 12/03/2017 günü saat 21:30 sıralarında yapılan çalışmalar esnasında Mis Sokak kavşağındaki A101 Market önünde sonradan kimliğinin 07/10/1999 doğumlu M. G. olduğu anlaşılan çocuğun telefonla görüşerek bekleme yaptığının görülmesi üzerine takibe alındığı, 10 dakika sonra Mis Sokak istikametinden Ö. F. G. ve A. K.'nun market önüne geldikleri, şahısların Mis Sokak kavşağında bir araya gelerek aralarında konuştukları esnada M. G.'in elinde bulunan 20,00 TL'yi şahıslara uzatması üzerine A.'nin parayı aldığının ve Ö. F.'un da ....'e beyaz bir kağıt parçası uzattığının, ....'ün de kağıt parçasını aldığının yaklaşık 4-5 metre mesafeden görevlilerce izlenmesi üzerine yapılan müdahale ile şahısların yakalandıkları, ....'ün kendiliğinden verdiği elindeki beyaz kağıdın içerisinde bulunan daralı 5 gram esrar ile A.'nin rızası ile verdiği 20,00 TL'nin muhafaza altına alındığı, şahısların yapılan üst aramalarında suç unsuruna rastlanmadığı ve olay yerinde kamera kaydının olmadığı anlaşılmıştır.
Sincan Asayiş Büro Amirliğinde yapılan şifahi görüşmelerde: M. G.'in; "Bir hafta önce Ö. F. ile tanıştığını ve beş veya altı defa 10,00 TL ya da 20,00 TL'lik esrar aldığını, bir defasında esrar alırken Ö.'in yanında abim dediği Yasin isimli şahsın olduğunu ve o vesile ile Yasin ile tanıştığını, Yasin'in kendisine 'bundan sonra mal lazım olduğu zaman beni de arayabilirsin' diyerek telefon numarasını verdiğini, bir-iki defa Yasin'in 05376041751 numaralı telefonunu arayarak konuştuğunu, Yasin'den esrar istediğinde kendisini Ö. F.'a yönlendirdiğini ve Ö. F.'tan esrar satın aldığını",
Ö. F. G.'in; "Lösemi hastalığı tedavisi gördüğünü, .... ile bir hafta önce tanıştığını, kendisine bir kaç defa esrar sattığını, sattığı esrarları komşusu olan A. K.'nun amcası Y. K.'dan aldığını, Yasin'in satışa hazır esrarı vererek belirttiği adrese götürmesini ve o yere gelen şahıslara vererek aldığı parayı da kendisine getirmesini söylediğini, bu şekilde yedi-sekiz defa satış yaptığını" belirtmiş olup, A. K.'nun ise atılı suçlamayı kabul etmediğini söylediği anlaşılmıştır.
Sanık A. K. müdafii huzurunda emniyetçe alınan savunmasında özetle; "12/03/2017 günü saat 20-21:00 sıralarında sigara almak için evden çıktığında Ö. F. G. isimli arkadaşını gördüğünü, Ö. ile birlikte konuşarak yürüdükleri esnada bir arkadaşından borç almaya gittiğini söylediğini, sonrasında A101 Market yanında .... isimli şahısla karşılaşıp tokalaştıklarını, Ö.'in ....'e 'parayı getirdin mi' diye sorduğunu, ....'ün getirmedim demesi üzerine kendisinin de ....'e 'borcunu öde' dediğini, ancak, ne borcu olduğunu bilmediğini, ....'ün Ö.'e elinde bulunan 20,00 TL parayı uzatarak cigaralık yani esrar ver dediğini, Ö.'in hiç ses çıkarmadığını, ....'ün ısrarla parayı uzatmasına rağmen Ö.'in parayı almadığını, ....'ün daha sonra elindeki parayı kendisine uzattığını, ilk önce almadığını fakat ısrar etmesi üzerine aldığını ancak neden aldığını kendisinin de anlamadığını, ....'ün Ö. ile birlikte olduğunu düşünerek parayı kendisine vermiş olabileceğini, aldığı parayı geri vereceği esnada polislerin geldiğini ve ....'ten aldığı parayı rızası ile polislere verdiğini, öz amcası olan Yasin'in yanında iken Yasin ile Ö.'in telefonla görüştüklerine iki defa şahit olduğunu, ne konuştuklarını duymadığını, Yasin'in esrar sattığını hiç görmediğini ancak kullandığını duyduğunu, kendisinin ise hayatında bir kez esrar içtiğini, bu olaylar ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını",
Cumhuriyet savcılığındaki savunmasında; "Akşam saat:21:00 sıralarında kardeşi ile birlikte evde otururken sigara almak için dışarıya çıktığında Ö. F. ile karşılaştığını, yolda giderken kendisine 'abi paramı vermiyorlar' dediğini, daha sonra ilerde ....'ün beklediğini görüp yanına gittiklerinde Ö. F.'un ....'e parayı getirdin mi dediğini, onun da önce hayır dediğini, daha sonra ....'ün cebinden 20,00 TL çıkartarak bana bir sigaralık esrar ver dediğini ve parayı Ö. F.'a uzattığını, Ö. F.'un sesini çıkarmayıp parayı da almadığını, şahsın daha sonra parayı kendisine uzattığını, kendisinin de parayı almadığını ancak ....'ün ikinci kez ısrar edip parayı kendisine uzatması üzerine şahsın uzattığı 20,00 TL'yi eline aldığı sırada polis memurlarının geldiğini, parayı kendi rızası ile polislere teslim ettiğini, Ö. F.'un ....'e uyuşturucu verdiğini görmediğini, daha önceden de Ö. F.'un uyuşturucu madde sattığını görmediğini ve duymadığını, amcası Y. K.'nun yanında bulunduğu sırada bir kaç kez Ö. F. ile telefonda konuşmalarına şahit olduğunu, bu konuşmaların genelde piknik yapalım, mangal yapalım şeklindeki konuşmalar olduğunu, Ö. F.'un ifadesinin doğru olmadığını, kendisi ile sadece A101 Marketin önüne gittiklerini, SR Emlak önüne gitmediklerini, Ö. F.'un kendisine dövüldüğünü söylediğini ancak olayın ayrıntısını görmediğini, Yasin'in Ö. F. aracılığıyla birilerine paket gönderdiği iddiasına ilişkin bilgi sahibi olmadığını, atılı suçlamaları kabul etmediğini",
Sorgusunda ilaveten; "....'ün parayı eline tutuşturduğu esnada polislerin geldiğini, durumu izah etmeye çalıştığını ancak anlatamadığını, ....'ün 'ben yanacaktım' dediğini ancak bunu neden söylediğini bilmediğini, poliste darp edildiği için oradaki beyanlarını kabul etmediğini, Cumhuriyet savcılığı ifadesinin doğru olduğunu, Ö. F.'un da dövülmesi nedeniyle korkudan o şekilde ifade verdiğini düşündüğünü",
İlk derece muhakemesindeki savunmasında; "Ö. F. G.'in olay günü evlerine gelerek birilerinin kendisini darp ettiğini ve parasını aldıklarını söylediğini, o aşamada M. G.'in telefonla Ö. F.'u arayarak 'seni dövenler paranı verdi, gel paranı vereyim' dediğini ve Ö. F.'u A101 marketin önüne çağırdığını, Ö. F.'un birlikte olay yerine gitmeyi teklif etmesi üzerine kendisiyle gitmek durumunda kaldığını, marketin önüne gittiklerinde M. G.'in beklediğini gördüklerini, Ö. F.'un parayı getirip getirmediğini sorduğunu, ....'ün de getirmediğini söylediğini, bunun üzerine Ö. F.'un tepki gösterdiğini, akabinde ....'ün konuyu değiştirerek cebinden 20,00 TL çıkartıp Ö. F.'a uzatıp esrar istediğini, Ö. F.'un bu duruma sessiz kaldığını ve şaşırdıklarını, ....'ün ısrarla parayı uzattığını, Ö. F. parayı almayınca bu kez parayı kendisine uzatması ve ısrar etmesi üzerine parayı aldığını, parayı teslim alır almaz yakındaki polis memurlarının gelerek gözaltına aldıklarını, bu esnada M. G.'in kendisine 'kardeş kusura bakma, ben yanacaktım' dediğini, olay yerinde yapılan üst aramasında uyuşturucuya rastlanmadığını, Ö. F.'un suçlamayı kendi üzerine attığını, bunu da polis baskısı ve aile korkusu yüzünden yaptığını, M. G.'e uyuşturucu madde vermediğini, Ö. F.'un verdiğini de görmediğini, Ö. F.'un üst aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kimden aldığını bilmediğini, amcası olan Y. K.'nun kendisine veya Ö. F. G.'e uyuşturucu madde vermediğini, olay yerinde de olmadığını, karakolda baskı altında kalması nedeniyle polis karakolunda ifade verirken Ö. F.'un eve geldiğinde kendisinin birileri tarafından parasının alındığından bahsetmediğini",
İstinaf muhakemesinde alınan savunmasında ilaveten; "Olay esnasında ....'ün Ö.'e karşı 'ben yanamam sen yanacaksın' şeklinde bir söz söylediğini duyduğunu, yapılan arama sırasında Ö.'in üzerinde uyuşturucu madde çıktığını, karakolda baskı görmesi nedeniyle söylediklerinin tam olarak tutanaklara yazılmadığını, polislerin kendi bildikleri şekilde yazdıklarını, avukatı ile de tam bir görüşmesinin olmadığını, şu anda anlattıklarının doğru olduğunu, karakolda verdiği ilk ifadede esrar karşılığı olan 20 TL parayı tanık ....'ün Ö.'e uzattığını, o parayı almakta tereddüt geçirince parayı kendisinin aldığını söylemediğini, tutanak mümzilerinin kendi kafasından bu ifadeyi yazdığını" beyan etmiştir.
Sanık Y. K. müdafii huzurunda emniyetçe alınan savunmasında özetle; "iki-üç aydır Ankara'da ikamet ettiğini, kimseden adına esrar satmasını istemediğini, esrar ile alakasının bulunmadığını, abisinin oğlu olan A.'nin .... isimli şahıstan niçin para aldığını bilmediğini, A.'nin yanında bulunduğu sırada Ö. isimli çocuğun yeğenini arayarak bir mevzu olduğunu söyleyip dışarıya çıkmasını istediğini, yeğeninin dışarı çıktığını, kendisinin de cenazeye gittiğini, .... ve Ö. F. isimli şahısları tanımadığını sadece yeğeni A.'nin arkadaşı olduklarını bildiğini ve bu şahıslar ile hiç görüşmediğini belirtmiş olup, ifadesinin devamında kullanmış olduğu telefonların HTS kayıtlarının çıkartılmasına rızasının sorulması üzerine 'her ne kadar bu şahıslar ile görüşmediğimi söylemiş isem de telefonla görüşme yaptım ancak samimi değilim' dediği, devamında ise esrar kullandığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini",
Cumhuriyet savcılığındaki savunmasında; "Yaklaşık bir yıldır binde bir uyuşturucu madde kullandığını, en son da bir ay kadar önce uyuşturucu kullandığını, yeğeni A.'nin uyuşturucu kullanıp kullanmadığını bilmediğini, ....'ü yaklaşık on gündür A.'nin yanında görmesi nedeniyle tanıdığını, uyuşturucu kullanıp kullanmadığını bilmediğini, Ö. F.'u A.'nin komşusu olduğundan dolayı tanıdığını, onun da uyuşturucu kullanıp kullanmadığını bilmediğini, Ö. F. GÜLER ile arada telefon ile görüştüğünü, kullandığı telefon numaralarının 0537 604 17 51 ve 0536 597 37 94 olduğunu, kendisi ile normal telefon görüşmeleri yaptığı Ö. F.'un dün (12/03/2017) öğlenden sonra arayarak paraya ihtiyacı olduğunu, arkadaşları ile tartıştığını söyleyerek para istediğini, paranın miktarını ise söylemediğini, parasının olmaması nedeniyle para vermediğini, saat 12:00-13:00 gibi Sincan merkeze giderken kendisini evinin önünde gördüğünü ve sadece merhabalaştıklarını, birileriyle kavga ettiğini anlattıktan sonra yanından ayrıldığını, iddia edildiği gibi A.'ye içerisinde ikiye katlanmış A4 kağıtları bulunan bir torba vermediğini, Ö. F.'un iddialarının doğru olmadığını, Ö. F. aracılığıyla ....'e veya bir başka kişiye paket veya uyuşturucu göndermediğini, uyuşturucu madde satmadığını, atılı suçlamaları kabul etmediğini ve olayla bir ilgisinin bulunmadığını" beyan etmiş olup, sorgu ve ilk derece muhakemeleri aşamalarında da önceki savunmalarının doğru olduğunu" belirtmiştir.
İstinaf muhakemesinde alınan savunmasında ilaveten; "M. G.'i Ö. F. G. vasıtasıyla tanıdığını, uyuşturucu madde kullanmamakla birlikte telefon görüşmelerinin olduğu tarihlerde eşi ile aralarındaki problem nedeniyle M. G.'in uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu bildiği için nereden uyuşturucu madde bulurum diye kendisini aramış olabileceğini, suç tarihi olan 12/03/2017 tarihinde aralarında üç kez gerçekleşen görüşmenin detayının bununla ilgili olabileceğini, yeğeni A. ile olan görüşmelerinde A.'nin babasının cezaevinde bulunması ve o tarihlerde kendisinin de yalnızlık yaşaması nedenleriyle yapıldığını" beyan etmiştir.
Tanık M. G. suça sürüklenen çocuk sıfatı ile 13/03/2017 tarihinde Cumhuriyet savcılığınca alınan savunmasında özetle; "Ö. F. G. isimli şahsı tanıdığını, A. K. ve Y. K.'yu ise tanımadığını, yaklaşık bir hafta kadar evvel Ö.'in kendisine Yasin isimli bir şahsın uyuşturucu madde sattığını, kendisinin de bu maddeleri teslim ettiğini söylediğini, uyuşturucu madde kullanması nedeniyle Yasin'den madde almak istediğini, Ö.'in verdiği numaradan Yasin ile telefonda görüşmesinden sonra Ö. F. G. aracılığıyla 20,00 TL karşılığında madde gönderdiğini, maddeyi Ö. F.'tan teslim aldığını, bunun gibi üç-dört kez Ö. F.'un 20 TL karşılığında uyuşturucu madde getirdiğini, dün de Ö. F. G.'le buluşarak madde almak istediğini, 20,00 TL uzattığında maddeyi alamadan polislerin geldiğini, yanlarında A. isimli şahsında olduğunu, uyuşturucu madde ticareti ile herhangi bir ilgisinin olmadığını",
İlk derece muhakemesinde tanık sıfatıyla alınan beyanında; "Olaydan önceki tarihlerde Ö. F. G. ile görüştüğünde kendisine zaman zaman Y. K.'dan uyuşturucu madde getirdiğini, esasen Ö. F.'un uyuşturucuya ihtiyacı olduğunda Yasin'e telefonla ulaşacağını söylediğini, huzurdaki sanık Yasin'i telefonla arayarak uyuşturucu madde istediğinde ise maddeyi bizzat kendisi değil, Ö. F. aracılığıyla gönderdiğini, olay günü yine Ö. F.'u aradığını, arkadaşları ile birlikte uyuşturucu madde kullanmayı düşünmesi nedeniyle kendisine ve arkadaşlarına uyuşturucu madde temin edip edemeyeceğini sorduğunu, onun da yine Yasin'e yönlendirmesi üzerine Yasin'i arayarak durumu bildirdiğini, bir süre sonra SR emlakın önünde Yasin'in gönderdiği Ö. F. ile buluştuğunu ve 20,00 TL karşılığında bir paket esrar aldığını, arkadaşlarınında para vererek hatırladığı kadarıyla üç paket esrar aldıklarını, Ö. F.'tan uyuşturucuyu teslim aldıktan sonra oradan uzaklaştığını ancak arkadaşları ile Ö. F. arasında bilahare tartışma yaşandığını, bunu görmediğini, mahalleye gidince tekrar Ö. F.'u telefonla arayıp uyuşturucu madde istediğini, onunda yine Yasin'e yönlendirdiğini, A101 marketin önünde Yasin'in gönderdiği Ö. F. ile tekrar buluştuğunu, bu kez yanında A. K.'nun da olduğunu, 20,00 TL'yi uzattığında parayı A. K.'nun aldığını, henüz uyuşturucu maddeyi teslim alamadan polis memurlarının operasyon yaptıklarını ve gözaltına aldıklarını" beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan keşif esnasında tanık sıfatıyla beyanı alınan tutanak mümzisi polis memuru M. T.; "12/03/2017 tarihli yakalama ve üst arama tutanağındaki isim ve imzanın kendisine ait olduğunu ve içeriğini aynen tekrar ettiğini, uyuşturucu madde ticareti yapılan yerin A101 marketin önünde Mis Sokağın Ahi M. Bulvarı ile kesiştiği nokta olduğunu, alıcının az ilerideki durakta beklediğini, kendilerinin de A101 marketin önünde park halinde olduklarını, alıcıyı takibe aldıklarını, o sırada sanıklar ve alıcının Mis Sokaktan ticaretin yapıldığı noktaya gelerek uyuşturucu madde satışını gerçekleştirdiklerini",
İlk derece mahkemesinde alınan beyanında ise; "Olay tarihinde Ahi M. Bulvarı Mis sokak kavşağında bulunan A101 marketin civarında bekleme halinde iken isminin M. G. olduğunu öğrendiği kişinin biriyle telefon görüşmesi yaptıktan sonra Ö. F. G. ve A. K. isimli kişilerle A101 market önünde buluştuklarını, kısa bir süre aralarında konuştuktan sonra M. G.'in 20,00 TL'yi A. K.'ya verdiğini bizzat gözlemlediklerini, bunun haricinde aralarında başka bir alış veriş yapıldığını görmediğini, ilaveten tutanak içeriğinde anlatılan olayın doğru olduğunu, belki olayın ayrıntısını hatırlayamamış olabileceğini, M. G.'in parayı A. isimli kişiye verdikten sonra Ö. F. G.'in bir kağıt parçası uzattığını ancak içeriğinde ne olduğunu bilmediğini",
Tutanak mümzisi polis memuru Celalettin Çelebi ilk derece muhakemesinde tanık sıfatıyla alınan beyanında; "Olay taihinde polis memuru arkadaşı ile birlikte A101 market önünde bekleme halinde iken isimleri tutanakta yazılı kişilerin buluştuklarını ve aralarında alış veriş yaptıklarını görünce operasyon yaptıklarını, yaşananları bizzat tutanağa yansıttıklarını, olayın ayrıntısını tam olarak hatırlamadığını ve tutanak içeriğinin doğru olduğunu" beyan etmişlerdir.
Savunma tanığı Alim Karaaytu ilk derece muhakemesindeki beyanında; "Sanık A.'nin kardeşi olduğunu, olay günü Ö. F. G.'in darp edildiğini söyleyerek evlerine geldiğini, ....'ün Ö. F.'u arayıp parasını vereceğini söyleyerek onu A101 marketin önüne çağırdığını, Ö. F.'un da bu kişinin kendisini tekrar dövebileceğini belirterek kardeşinin veya kendisinin birlikte gitmelerini istediğini, kendisinin kavga olayına karışmayacağını söyleyerek gelemeyeceğini belirttiğini, abisi A.'nin ise Ö. F. ile birlikte evden çıktıklarını çünkü Ö. F.'un bu konuda çok ısrarcı olduğunu, abisi A. ile amcası Yasin'in uyuşturucu madde satıcısı olmadıklarını, aksine Ö. F. ve ....'ün uyuşturucu madde sattığını bildiğini" belirtmiştir.
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen rapora göre; olayda ele geçirilen net 2 gram ağırlığındaki tohumlu yeşil renkli bitki parçalarının 0,8 gram esrar elde etmeye elverişli Hint keneviri bitkisi olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar A. K., Y. K. ile suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. ve tanık M. G.'in vücutlarından alınan örnekler üzerinde Ankara Adli Tıp Kurumunca yapılan incelemeler neticesinde;
-Ö. F. G.'in kan örneğinde uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunmadığı, idrar örneğinde THC'nin, saç örneğinde MDMA, MDA ve amfetamin'in pozitif olduğu,
-A. K.'nun kan ve idrar örneklerinde THC'nin, saç örneğinde MDMA, MDA ve THC'nin pozitif olduğu,
-Y. K.'nun kan örneğinde MDMA ve THC'nin, idrar örneğinde amfetamin, MDMA, MDA ve THC'nin pozitif olduğu,
-M. G.'in kan ve idrar örneklerinde THC'nin, saç örneğinde MDMA, MDA, ADB-FUBINACA ve THC'nin pozitif olduğu belirlenmiştir.
13/03/2017 tarihinde sanıklar A. K. ve Y. K.'nun konutlarında usulünce yapılan aramalarda suç unsuruna rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Ankara Emniyet Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 13/03/2017 tarihli tespit tutanağından; atılı suçun işlenildiği Mis Sokak Kavşağı, A101 Market önünün 200 metre mesafesinde TCK'nun 188/4-b maddesinde sayılan bina veya tesis bulunmadığı, ilk derece mahkemesince yapılan keşif neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporundan; olay yerinin yürüyüş mesafesi olarak Rıdvan Süer Parkına 41 metre, Şehitler Parkına 63 metre ve Malazgirt Mahallesi Muhtarlığına da 88 metre mesafede bulunduğu anlaşılmıştır.
İçerisinde uyuşturucu madde ele geçirilen küçük kağıt parçası üzerinde Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünce yapılan incelemede; "3 adet vücut izinin tespit edildiği, ancak, yeterli karakteristik özellikler tespit edilemediği" belirlenmiştir.
Dairemizce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan celp edilen HTS kayıtlarının tetkikinden; sanık Y. K.'nun kullanımında bulunan 05376041751 numaralı telefon hattı ile sanık A. K. arasında, bir aylık dönem içerisinde toplam 391 adet görüşme ve mesajlaşmanın, olay günü 16 görüşme ve mesajlaşmanın, olay saati civarında ise 6 görüşme ve mesajlaşmanın, sanık Yasin ile suça sürüklenen çocuk Ö. F. G. arasında dönem içerisinde toplam 508 görüşme ve mesajlaşmanın, olay günü 36 görüşme ve mesajlaşmanın, olay saati civarında ise 10 görüşme ve mesajlaşmanın ve sanık Yasin ile tanık M. G. arasında ise dönem içerisinde toplam 20 görüşme ve mesajlaşmanın, olay günü ise 3 adet görüşmenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce de kabul edilen bu oluş ve deliller karşısında, özellikle olay tutanağı ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen M. G.'in istikrarlı beyanları ile bu beyanları doğrulayan HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre atılı eylemi sübuta eren suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmü ile TCK'nın 188/4-b ve 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının kabulüyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan eylemine uyan TCK'nın 188/3-2. cümle, 31/3, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve adli kontrol tedbirinin devamına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Suça sürüklenen çocuk Ö. F. G.'in uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, uyuşturucu madde satılan kişinin çocuk olması nedeniyle eylemine uyan TCK'nın 188/3 maddesi 2. cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın ağırlığı, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı gözönüne alınarak suça sürüklenen çocuğun takdiren 15 YIL HAPİS VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Koşulları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 188/4-b, 188/5 ve 192/3 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılmakla, TCK'nın 31/3 maddesi gereğince cezasından 1/3 oranında indirim yapılarak 10 YIL HAPİS VE 3 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 8 YIL 4 AY HAPİS 2 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının suçun işlenmesindeki özellikler, suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca bir günü takdiren 20,00 TL hesabı ile paraya çevrilerek suça sürüklenen çocuğun neticeten 8 YIL 4 AY HAPİS VE 40,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının miktarı, paranın alım gücü, suça sürüklenen çocuğun kişilik ve sosyo-ekonomik durumu nazara alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca taksitlendirmeye takdiren yer olmadığına,
TCK'nın 53/4 maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirleri uygulanamayacağından TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Hükmolunan cezanın miktarı, suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK'nın 109. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi gereğince verilen YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KONULMASINA İLİŞKİN ADLİ KONTROLÜN DEVAMINA,
Suça sürüklenen çocuğun gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63/1 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada giderlerinden suça sürüklenen çocuğun payına düşen toplam 124,66 TL yargılama gideri ile istinaf muhakemesinde suça sürüklenen çocuk yönünden yapılan 44,00 TL yargılama gideri toplamı olan 168,66 TL'nin CMK'nın 324 ve 325. maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuktan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
Adli kontrolün devamına ilişkin karara karşı tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgililerin cezaevinde bulunmaları halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi Başkanlığına itiraz yolu açık olmak üzere,
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yüzlerine karşı, iddia makamında Cumhuriyet savcısı Z. Y.'ın katılımıyla;
Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile Cumhuriyet savcılığı için kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatılmak veya aynı yöntemle bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgililerin cezaevinde bulunmaları halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunulmak veya bu hususta bir dilekçe verilmek suretiyle, CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, mütalaya uygun olarak oybirliğiyle kapalı yargılama sonucunda karar verildi, hüküm fıkrası okunarak usulen anlatıldı.12/09/2019 (¤¤)