(5237 S. K. m. 3, 9, 30, 53, 54, 58, 61, 62, 63, 220, 221, 314) (3713 S. K. m. 3, 5) (3419 S. K. m. 1) (5271 S. K. m. 109, 280) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.) (16. CD. 12.11.2018 T. 2018/3805 E. 2018/4057 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya kapsamı, sanıklar müdafisinin istinaf dilekçesine göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
İDDİA:
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 17/10/2017 gün ve 2017/28850 soruşturma, 2017/10320 esas, 2017/1238 iddianame sayılı iddianamesi ile dosya içerisinde bulunan itirafçı beyanları gerekse şüphelinin kaçamak yollu itiraflar ve diğer belgeler dikkate alındığında özellikle askeri liselerde ve okul sonrası da silahlı kuvvetler bünyesinde görev yapan sohbetlere katılıp cemaat abileri ile sürekli irtibat halinde olan fetö lideri fettullah gülen in beyan ve talimatlarını takip eden örgüt liderinin Devleti ele geçirme planları doğrultusunda silahlı kuvvetler bünyesine sızdırıldıkları ve burada görev yaparken örgütsel bağlarını devam ettirip sohbet, himmet gibi örgütsel etkinliklere katılıp kod adı alarak üzerine atılı sanıkların FETO/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla TCK’nun 314/2, 53,54, 58/9,63 3713 sayılı kanunun 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2018 gün ve 2017/463 esas ve 2018/497 sayılı kararı ile yüklenen suçtan dolayı sanıklar hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 3, 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 221/4-son cümle, 62/1, 53, 58, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı sanıklar müdafisi tarafından verilen 18/09/2018 25/09/2018 tarihli istinaf dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkının bulunduğu, istemin süresinde olduğu kabul edilerek; dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçe içerikleri göre CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMALAR:
Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/02/2018 tarihli duruşmasında sanık .......'nın müdafi katılımıyla alınan savunmasında; "Ben daha önce bu konuda emniyette ve Sulh Ceza Hakimliğinde ayrıntılı ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim, ben 1996-2004 yılları arasında Adana ilinde Anafartalar ilköğretim okulunda okudum, 2004-2008 yılları arasında Adana ilinde Mehmet Kemal Tuncer Anadolu Lisesinde okudum, 1 yıl ara verdim, 2009 yılında girdiğim Hava Harp okulunu kazandım, 2009-2013 yılları arasında İstanbul Hava Harp Okulunda öğrenim gördüm, mezuniyetten sonra pilotaj eğitimi için İzmir ili Çiğli ilçesine gönderildim, 2015 yılı Nisan ayına kadar İzmir Çiğli'de pilotaj eğitim aldım, bu eğitimi başarı ile tamamladım akabinde Kayseri 12. Hava Üs Komutanlığına atamam yapıldı, pilot teğmen olarak burada çalışmaya başladım, taki 2018 yılının Ocak ayında geçici görevden uzaklaştırılana kadar burada çalıştım.
Söz konusu örgüt ile ilk irtibatım 2004 yılında lise hazırlık sınıfını okurken oldu, oldu, söz konusu örgütün evlerine zaman zaman ders çalışmaya gidiyorduk, buradaki şahıslar bizimle ilgileniyorlardı, pikniktir, yemektir, ders çalışma gibi aktiviteler yapıyorduk, lise dönemi boyunca bu şekilde örgütün evlerine gidip geliyordum ancak bu evlerde kalmıyordum, 2008 yılında üniversite sınavına girdim ancak başarılı olamadım, 1 yıl daha sınava hazırlandım ve 2009 yılında İstanbul Hava Harp okulunu kazandım, 2013 yılında mezun oldum, pilotaj eğitimi tamamlayıp daha sonrada yukarıda belirttiğim şeklide Kayseri'ye atandım.
Hatırladığım kadarıyla lise 4. Sınıfta kod adı "......." olan ancak gerçek kimlik bilgilerini bilmediğim şahıs bana en sevdiğim padişahı sordu, ben de ....... ….. deyince o da bana tamam bundan sonra sana "......." diye hitap edeceğiz dedi, Harp okulunda ve göreve başladıktan sonra herhangi bir kod adı kullanmadım.
Göreve başladıktan sonra ihtiyacı olana öğrencilere yardım amacıyla maaşımın %15'ini yardım olarak vermemi istediler, bende 4 ay boyunca bu yardımı verdim ancak himmet adı altında vermedim zaten daha sonra da yardım vermeyi kestim fakat standart ve her ay tekrar eden şekilde olmamak kaydıyla zaman zaman ihtiyacı olan öğrencilere yardım olsun diye 50-100-TL para verdiğim oldu, yine Çiğli'de pilotaj eğitimi alırken bir kez de Kurban bedeli vermiştim.
İzmir Çiğli'ye pilotaj eğitimine gitmemiz akabinde bir ev tutmamız istendi, bunun üzerine devrelerim olan ve benimle birlikte yargılanan ....... ile ....... olduğu halde hep birlikte bir ev tuttuk, hafta içerisinde Üste kalıyorduk ve yoğun bir şekilde ders çalışıyorduk sadece hafta sonu iznine çıktığımız zaman bu evde kalıyorduk, zaten bize bu şekilde bir ev tutun demeseler bile haftanın 5 günü üssün içerisinde kalmamız nedeniyle ben bir ev tutup rahatlamak amacıyla bu evde kalacaktım.
Bu yapı ile ilk tanıştığım tarihten itibaren liseden mezun olana kadar bizimle ilgilenen şahsın adı ....... (kod adı kullanıp kullanmadığını hatırlamıyorum ancak ben gerçek ismi ile tanıyorum) idi, kendisi bizimle ilgileniyordu, ders çalışmamızı sağlıyordu, gezmeye ve pikniklere gidiyorduk, bu şahıstan sonra bizimle "......." kod adlı (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmediğim) bir şahıs ilgilendi, bu arada "......." kod adlı (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmediğim ancak Artvinli olduğunu bildiğim ve Çukurova Üniversitesinde Makine Mühendisliğinde okuyan ) birisi zaman zaman bizim eve geliyor ve bizimle ilgileniyordu bu nedenle ben ....... ve .......'in üzerinde olduğunu düşünüyorum, "......." kod adlı şahıstan sonra "......." kod adlı (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmiyorum ancak Çukurova Üniversitesi Tekstil Mühendisliğinde okuyordu) daha sonra "......." kod adlı (veya gerçek ismi de bu olabilir, 2 yıllık ilahiyat okuyordu, gerçek kimlik bilgilerini bilmiyorum) şahıslar ilgilendi.
Hava Harp Okulunu kazandıktan sonra "......." kod adlı şahıs tekrar benimle ilgilenmeye başladı, daha sonra "......." kod adlı (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmiyorum) şahıs benimle ilgilenmeye başladı, .......'dan sonra yine "......." kod adını kullanan başka bir şahıs (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmiyorum) benimle ilgilendi.
Hava Harp Okulunda ben, ....... ile bir gruptaydım, 1. 2. 3. Sınıf bu şekilde devam etti, 4. Sınıfa geldiğimizde bizim yanımıza ....... ve .......'u kattılar.
İzmir Çiğli'de pilotaj eğitimi görürken bizim gurubumuz, ben, ......., ....... ve .......'dan oluşuyordu, bizimle ilk olarak "......." kod adını kullanan ....... ilgilendi, akabinde "......." kod adını kullanan ....... ilgilendi, bu arada "......." kod adını kullanan ....... isimli şahısta arada sırada bizim yanımıza geliyordu, anladığım kadarıyla "......." kod adını kullanan bu şahıs ....... ve .......'in üzerinde bulunuyordu ve geldiği zamanda üst perdeden konuşuyordu.
Ben Kayseri iline geldikten sonra örgüt mensubu olduğunu bildiğim "......." kod adını kullanan (gerçek adı da bu olabilir) bir şahsın evine zaman zaman ....... ile birlikte gidip geliyorduk, gerektiği takdirde kolluk birimlerine bu şahsı ve evini gösterebilirim.
....... ve ....... benim liseden arkadaşım olurlar, ....... ise Harp Okulundan arkadaşım olur.
....... Adana ilinde Jandarma Astsubay olarak görev yaparken ihraç oldu,
-....... ise Ağrı Patnos ilinde Jandarma Üsteğmen olarak görev yaparken ihraç oldu,
-....... ise Harp Okulundan arkadaşım olur, kendisi havacı üsteğmendi o da benim gibi geçici olarak görevinden uzaklaştırıldı.
Sanıktan örgüt ile irtibatlı olan kişilerin isimler sorulduğunda:
-......., Harp okulundan arkadaşım olur, kendisi darbeye teşebbüs suçundan Ankara Sincan Cezaevinde bildiğim kadarıyla tutuklu bulunmaktadır.
-....... benimle birlikte iş bu dosyada yargılanan arkadaşımdır.
-....... isimli şahıs, "......." kod adını kullanan Çiğli ilçesinde bize abilik yapan kişidir.
-....... isimli şahıs, "......." kod adını kullanan Çiğli ilçesinde bize abilik yapan kişidir.
-......., "......." kod adını kullanan ve yine Çiğli ilçesinde bize abilik yapanların üstü olan kişidir.
-....... daha önce de söylediğim gibi benim dönem arkadaşımdır, havacı üsteğmendi, görevden uzaklaştırıldı.
-......., liseden arkadaşım idi, Jandarma astsubay iken ihraç oldu.
-....... isimli şahıs, Ağrı Patnos İlçesinde Jandarma üsteğmen iken ihraç olan şahıstır.
-....... isimli şahıs "......." kod adını kullanan Çiğli'de ilk tanıdığım şahıstır, bize Çiğli'deyken ev tutmamızı söyleyen kişi idi" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/02/2018 tarihli duruşmasında sanık .......'ın müdafi katılımıyla alınan savunmasında; "Ben daha önce bu konuda emniyette ve Sulh Ceza Hakimliğinde ayrıntılı ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim, ben 1996-2004 yılları arasında 23 Nisan İlköğretim okulunda okudum, 2004-2008 yılları arasında İmamoğlu Lisesinde okudum, 2008 yılında girdiğim üniversite sınavını kazanamadım, 2009 yılında Hava Harp Okulunu kazandım, 2009-2013 yılları arasında burada okudum ve 2013 yılında Hava Harp okulundan mezun oldum ve pilotaj eğitimi için İzmir ili Çiğli ilçesine gönderildim, burada pilotaj eğitimi tamamladıktan sonra 2015 yılının Nisan ayının sonlarına doğru Kayseri 12. Hava ulaştırma üs komutanlığı emrine atandım, açığa alındığım 04/09/2016 tarihine kadar burada görev yaptım, 13/11/2016 tarihinde ise TSK ile ilişiğim kesildi.
Söz konusu örgüt ile benim ilk irtibatım 2008 yılının yaz aylarında liseyi bitirdikten sonra oldu, ilçede ismini hatırlamadığım bu yapıya ait bir yurt vardı, zaman zaman bu yurda gidip gelmekle irtibatım başladı ancak ben bu yurtta kalmadım.
Hava Harp okuluna girmek için bize ders çalıştıran bizimle ilgilenen kişi "......." kod adlı şahıstır (açık isim ve diğer kimlik bilgilerini bilmiyorum), Hava Harp okulunu kazandıktan sonra "......." kod adlı şahıs bizi "......." kod adlı şahıs ile tanıştırdı (açık isim ve diğer kimlik bilgilerini bilmiyorum) akabinde "......." kod adlı (açık isim ve diğer kimlik bilgilerini bilmiyorum) bir şahıs bizimle ilgilendi, 4 yıllık Harp Okulu süresince bizimle ilgilenen ve abilik yapan şahıslar bu kişilerdir.
Hava Harp Okulunu kazandıktan sonra benim gurubumda yer alan tek öğrenci ....... idi, 4. Sınıfın yarısına kadar kendisi ile beraberdik, 4. Sınıfın yarısından sonra ....... ve ....... isimli şahıslarda bizim gurubumuza dahil edildi.
2013 yılında Hava Harp okulundan mezun olduktan sonra pilotaj eğitimi almak için İzmir ili Çiğli ilçesine gönderildik, burada bize abilik yapan şahıslar "......." kod adlı ......., "......." kod adlı ......., "......." kod adını kullanan ....... isimli şahıslar idi.
Çiğli ilçesinde pilotaj eğitimimi alırken benim gurubumda huzurda bulunan ....... ile ....... ve ....... isimli şahıslar vardı.
Çiğli'de pilotaj eğitimimi tamamladıktan sonra nisan ayının sonlarına doğru Kayseri 12. Hava Üs Komutanlığına atamam yapıldı.
"......." kod adlı şahıs bu örgütte ilk tanıştığımda bana "......." kod adını vermişti, bu isimler daha çok şahısların bize hitap ederken kullandığı isimler idi.
Mesleğe başladıktan sonra Çiğli'de pilotaj eğitimi görürken aydan aya değişmek üzere 300-400-500-TL para veriyordum, hiç bir zaman düzenli ve %15 şeklinde bir ödeme yapmadım, Kayseri ilinde ise benden gazete ve dergi adına 20-30TL para talep ediyorlardı ancak bu gazete ve dergiye herhangi bir aboneliğim yoktu.
Tanıkların isimleri okunmak suretiyle sorulduğunda, .......'ı tanımıyorum, .......'i ise Adana ilinde üniversite sınavına hazırlanırken aynı evde çalışmamızdan dolayı tanıyorum, .......'ı ise devrem olduğu için tanırım.
Sanıktan örgüt ile irtibatlı olan kişilerin isimler sorulduğunda:
-......., Harp okulundan dönem arkadaşım olur, kendisi darbeye teşebbüs suçundan Ankara Sincan Cezaevinde bildiğim kadarıyla tutuklu bulunmaktadır, dedi.
-....... benimle birlikte iş bu davada yargılanmakta olan dönem arkadaşımdır.
-....... isimli şahıs, "......." kod adını kullanan Çiğli ilçesinde bize abilik yapan kişidir.
-......., "......." kod adını kullanan ve yine Çiğli ilçesinde bize abilik yapanların üstü olan kişidir.
-....... daha önce de söylediğim gibi benim dönem arkadaşımdır, havacı üsteğmendi, görevden uzaklaştırıldı.
-....... isimli şahıs, Ağrı Patnos İlçesinde Jandarma üsteğmen iken ihraç olan şahıstır.
-....... isimli şahıs "......." kod adını kullanan Çiğli'de ilk tanıdığım şahıstır, bize Çiğli'deyken ev tutmamızı söyleyen kişi idi" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizin 18/02/2019 tarihli duruşmasında sanık .......'ın müdafi katılımıyla alınan savunmasında; “İlk derece mahkemesinde yaptığım savunmaları aynen tekrar ediyorum, konuyla ilgili olarak daha önce ilk baştan beri samimi olarak bildiklerimi anlattım, cemaat olarak bildiğim bu yapıyla ilk önce 2008 yılında tanıştım. 2009 yılında harp okuluna girdim ve 4 yıl boyunca haftada bir ya da ikişer hafta aralıklarla cemaat olduğu bu yapının belirtilen yerlerinde toplantılara katıldım, mezun olduktan sonra bir yıl İzmir Çiğli İlçesine gönderildim, daha sonra Kayseri'ye tayin oldum, bu yapıdan uzaklaşmaya çalıştım, 15 Temmuz darbe girişimiyle de bu yapının terör örgütü olduğunu anladım, Konya KOM Şube Müdürlüğüne götürüldüğüm ilk andan itibaren ve sonraki cezaevinde kaldığım sürede zaman zaman bu örgüt ile ilgili bildiklerimi örgüte mensubu olduğunu düşündüğüm kişileri ayrıntılı olarak anlattım,
Örgüt üyesi olarak yargılanmaktan utanç duyuyorum, ben tamamen dini amaçla bu yapıya katıldım, cezaevine alındıktan sonra bizi aynı Fetöcü olarak suçlanan kişilerle bir yere koydular, bu süreçte sıkıntı çektik, 5 ay kadar öncede koğuşumuzu ayırdılar, ben bu suçu işlemedim, bunların örgüt olduğunu bilmiyordum, ben cemaat olarak biliyordum bu nedenle beraatime karar verilmesini talep ediyorum, ben ayrıntılı ifadelerimi verdim, beyanlar bana aittir, bu tarihte verdiğim isimlerden sadece 3 kişinin gerçek kimliğini tespit edebildim, diğer isimlerini verdiğim kişileri de fotoğraf üzerine teşhis ettim, eğer yine beyanlarımı almak isterlerse ben her zaman ifade vermeye hazırım, ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizin 18/02/2019 tarihli duruşmasında sanık .......'nın müdafi katılımıyla alınan savunmasında; “İlk derece mahkemesinde yaptığım savunmaları aynen tekrar ediyorum, gözaltına alındıktan sonra bu yapıyla tanışmamdan başlayıp lise, harp okulu ve sonrasındaki çalıştığım yerlerle ilgili yapının faaliyetleri ve mensupları ile ilgili bildiğim her şeyi anlattım, dahası ulaşabildiğim bir kaç kişiye de itirafçı olmaları ve bildikleri her şeyi anlatmaları için ısrarcı oldum, benim bu çabam ile isimlerini ifademde geçirdiğim bu şahıslar itirafçı oldular hatta yeterli emniyet mensubu olmadığı için bizzat yer göstermelerde kendim çıkıp emniyete yardım ettim, etkin pişmanlık göstermek için elimden geleni ilk aşamadan bu güne kadar gösterdiğim bu yapıyla anılmaktan utanıyorum, bunlara dini amaçlarla gitmiştim, örgüt olduklarını bilmiyordum, pişmanım, beraatime karar verilmesini talep ediyorum, harp okulu zamanında bir ya da iki haftalık periyotlarla gitmemiz gereken adres belliydi, gittiğimizde kapı açılmazsa ya da biz gidemezsek aranmamız söz konusu değildi, sonraki hafta aynı yere gidiyorduk, ardışık aranma diye bilinen yöntem ile beni çağırmadılar, Kayseri' de görev yaparken bir sefer cep telefonumum sabit hattan arandı, harp okulunda zaten cep telefonu kullanmam söz konusu olmadığı için bu şekilde aranmamızda söz konusu değil, Kayseri’deyken bir defa aranmam da muhtemelen bu yapıdan kopmaya çalıştığım için bana ulaşmak istemelerinden kaynaklanıyor ancak basında çıktığı gibi ardışık arama şeklinde aranmadım, Okunan ifadeler bana aittir, doğrudur, bizden sorumlu bir şahıs, bu şahıstan da sorumlu başka bir şahıs olduğu için tespit edebileceğimiz kişi sayısı sınırlı olmuştur, bunların isimlerini de verdim, bu şahıslarla 14 yaşında piknik, top oynama gibi faaliyetler de tanıştık, daha sonra namaz kılma işi başladı, tamamen dini duygularla yaklaşıldığı için şüphelenmedim, İzmir Çiğli'ye gidince maaş almaya başlayınca, gazete parası ya da himmet parası adı altında para istemeye başladılar, öğrencilik yıllarında ailemin ekonomik durumu iyi olmayınca bize de bunlar yardım ediyordu, bunun gibi bizden alınan parayla başkalarına yardım edeceklerini söyledikleri için normal karşılıyorduk ancak ısrarcı olunca bunlardan uzaklaşmaya başladım, en son Kayseri'ye tayin olduğumda bunlardan koptum, harp okulu zamanında bir ya da iki haftalık periyotlarla gitmemiz gereken adres belliydi, gittiğimizde kapı açılmazsa ya da biz gidemezsek aranmamız söz konusu değildi, sonraki hafta aynı yere gidiyorduk, ardışık aranma diye bilinen yöntem ile beni çağırmadılar,” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizin 18/02/2019 tarihli duruşmasında sanıklar müdafi savunmasında; "Sanıkların savunmalarına aynen katılıyoruz, istinaf dilekçesinde belirttiğim hususları aynen tekrar ediyorum,
Müvekkillerin ifadeleri okundu, ben de okudum, müvekkiller bu yapı hakkında bildiklerini tüm samimiyetleriyle açıklamışlardır, tanıdıkları 4 kişi vardır, ayrıca lise yıllarından da bildikleri kişileri ayrıntılı ifade ve fotoğraf teşhis işlemi ile belirtmişlerdir, harp okulunda ve sonrasında yapıyla olan ilişkilerinin nasıl olduğunu da açıklamışlardır, örgüt anlaşılacağı üzere hücre tipi yapılanmayı esas aldığından, çok fazla kişiyi tanımaları da mümkün değildir,
Müvekkiller çocuk denecek yaşta bu yapıyla tanışmışlardır, 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkeme sıfatıyla verdiği 2015/3 esas sayılı dava dosyasında hatayı ayrıntılı olarak açıklamış, örgüt suçunda hatanın tartışılmasının gerektiğini belirtmişlerdir, müvekkiller, bu yapının örgüt olduğunu bilmemektedirler, şüphelenmeye başladıklarında da zaten bu yapıdan uzaklaşmaya çalışmışlardır, kısa bir süre sonra da darbe olmuştur, bu nedenle TCK'nın 30. maddesinde tanımlanan hata hükümlerinden müvekkillerinin yararlandırılmalarını talep ediyoruz,
Daireniz aksi kanaatte ise müvekkillerin eylemlerinde örgüt üyeliği için aranılan süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik kriterleri bulunmadığından, örgüt üyesi olmadıklarının kabul edilmesi gerekir, sohbetlere gitmek, süreklilik olarak kabul edilse dahi örgüt üyeliği için yeterli değildir, aslında 28 Şubat sürecinde yapılan uygulamalarla, ayakta sadece bu yapı bırakıldığından Devletin kademelerine bunların sızmaları kolaylaşmıştır, 15 Temmuz darbe öncesinde dahi Milli Güvenlik Kurulu çok sonraları bu yapının bir terör örgüt olduğunu kabul etmiştir, bu nedenle müvekkillerin yapının örgüt ya da terör örgütü olduğunu bildiklerini kabul etmek doğru değildir, eğer örgüt üyesi olsalardı, 15 Temmuzdaki darbe girişiminde müvekkillere örgüt görev verirdi,
Eğer müvekkillerin fiilleriyle örgüt üyeliği olarak kabul edilecekse, müvekkillerin gözaltına alındığı tarihten bu güne kadar yapıyla ilgili bildikleri her şeyi samimi olarak anlattıkları ortada olduğundan temel ceza belirlenirken, Yasadaki miktarın alt sınırından, etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken de indirim oranının üst sınırından uygulanması gerekmektedir, müvekkillerin asker olmaları, temel cezaların artırım nedeni olamaz, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği iki hakim hakkındaki hükümde, hakimlerin bilinen eylemlerine rağmen Yasadaki temel cezanın sadece uzaklaşılarak 6 yıl olarak belirlenmiştir, müvekkillerin bu hakimlerin eylemleri kadar örgüt üyeliği için kabul edilecek ve temel cezadan artırım yapılacak hiç bir eylemleri yoktur.
Müvekkiller tutuksuz yargılanıp, hükümle birlikte tutuklanmışlardır, bizce mahkeme bu şekilde etkin pişmanlıkta bulunmak düşüncesinde olan kişilerin de bu iradelerini ortaya koymalarını engellemiştir, müvekkillerin tutuklu kaldığı süre ve dosya kapsamına göre tahliye edilmelerini talep ediyoruz, ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanıklar ikrarı,
Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nün 07/03/2019 tarihli yazısı ve ekleri,
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2019tarihli yazısı ve ekleri,
TANIK BEYANLARI:
TANIK ....... BEYANINDA: "Ben 2013 senesinde Çiğli hava üssünde hava harp okulu öğrencisi olarak eğitim gördüm, yaklaşık 6 ile 9 ay süren bu eğitim sürecimde bir kaç öğrenci arkadaş birlikte tuttuğumuz evde kaldık, bu evin eşyaları fetö içerisindeki abiler tarafından ayarlanmıştı, ancak bu eşyaların parasını biz ödemiştik, ayrıca bizden sorumlu fetö abileri vardı, bu abiler arada sırada bizi ziyaret edip sohbet toplantısı düzenliyordu, sanıklar ....... ve ....... da bu evde benimle birlikte kaldılar, sanıklardan da fetö içerisindeki abiler sorumluydu, sanıkların fetöyle ilgili ilişkilerine dair bilgilerim bundan ibarettir, ben 2013 Ağustos ayından sonra sık görmedim sadece bir kaç defa görüştük, bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .......BEYANINDA: "Ben sanık .......'yı beraber gittiğimiz Adana Mehmet Kemal Tuncel lisesinde beraber eğitim gördüğümüz için tanırım, 2004-2008 yılları arasında sanıkla fetö tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına katıldık, sanık kod ismi olarak ....... ismini kullanıyordu, liseden sonra ben Jandarma astsubay okulunu kazandım, sanık ise bir sene sonra Hava harp okulunu kazandı, 2009 senesinden sonra çok sık görüşmedik, arasıra telefonla görüşüyorduk, sanığın 2016 senesine kadar fetö içerisinde kalmaya devam ettiğini bu görüşmelerimizden biliyorum, bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ....... BEYANINDA: "İddianamede adı geçenlerden sadece ....... ve .......'ı tanıyorum. ....... ile 2004 yılları civarında aynı lisede sınıf arkadaşı olmamız sebebiyle tanışıyorum. Yine aynı lisede sınıf arkadaşımız olan diğer tanık ....... ders çalışmak için bizi bu yapının evlerine davet etmişti. Bizde lise hazırlık döneminde birkaç defa daha sonra ise lise döneminde sıklıkla ....... ile beraber ders çalışmak için bu evlere gittik. Mezun olduktan sonra ben ve ....... sınavlara hazırlanmak için bu yapının evlerinde kaldık. Bizimle aynı evde kalan ....... isimli kişi de vardı. O dönemde askeri okullar, hava harp okulları üniversite sınavı sonucundaki puana göre alım yapıyordu. Daha sonra ....... ve .......'ın hava harp okulunu kazandıklarını duydum. Biz bu evde kalırken sınav soruları verilmesi gibi herhangi bir olayla karşılaşmadık. ....... Adana'dadır. Ancak açık adres bilgilerini bilmiyorum. Sadece kullandığı cep telefonu numarasını biliyorum. Cep telefonu numarası: .......'dir. Onunla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI: "FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sonrasında, tüm yurtta, bahse konu örgüte yönelik soruşturmaların başlatıldığı, bu kapsamda, Konya C. Başsavcılığı tarafından da soruşturma başlatıldığı, yürütülen soruşturmalar sonucunda, hava kuvvetleri mensubu rütbeli bir çok kişiye gerek askeri öğrenci oldukları dönemde ve gerekse rütbeli personel olarak çalıştıkları dönemde FETÖ yapılanması içerisinde yer aldıkları tespit edilen iş bu dosyanın şüphelileri ......., hakkındaki dosya tefrik edilen ...... ................ hakkında dosya hazırlanarak Kayseri C. Başsavcılığına yetkisizlik kararı ile gönderilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda:
Sanık ....... savunmasında özetle: "Ben daha önce bu konuda emniyette ve Sulh Ceza Hakimliğinde ayrıntılı ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim,
Söz konusu örgüt ile ilk irtibatım 2004 yılında lise hazırlık sınıfını okurken oldu, oldu, söz konusu örgütün evlerine zaman zaman ders çalışmaya gidiyorduk, buradaki şahıslar bizimle ilgileniyorlardı, pikniktir, yemektir, ders çalışma gibi aktiviteler yapıyorduk, lise dönemi boyunca bu şekilde örgütün evlerine gidip geliyordum ancak bu evlerde kalmıyordum, 2008 yılında üniversite sınavına girdim ancak başarılı olamadım, 1 yıl daha sınava hazırlandım ve 2009 yılında İstanbul Hava Harp okulunu kazandım, 2013 yılında mezun oldum, pilotaj eğitimi tamamlayıp daha sonrada yukarıda belirttiğim şeklide Kayseri'ye atandım.
Hatırladığım kadarıyla lise 4. Sınıfta kod adı "......." olan ancak gerçek kimlik bilgilerini bilmediğim şahıs bana en sevdiğim padişahı sordu, bende ....... ....... deyince o da bana tamam bundan sonra sana "......." diye hitap edeceğiz dedi, Harp okulunda ve göreve başladıktan sonra herhangi bir kod adı kullanmadım.
Göreve başladıktan sonra ihtiyacı olana öğrencilere yardım amacıyla maaşımın %15'ini yardım olarak vermemi istediler, bende 4 ay boyunca bu yardımı verdim ancak himmet adı altında vermedim zaten daha sonra da yardım vermeyi kestim fakat standart ve her ay tekrar eden şekilde olmamak kaydıyla zaman zaman ihtiyacı olan öğrencilere yardım olsun diye 50-100-TL para verdiğim oldu, yine Çiğli'de pilotaj eğitimi alırken bir kez de Kurban bedeli vermiştim.
Hava Harp Okulunu kazandıktan sonra "......." kod adlı şahıs tekrar benimle ilgilenmeye başladı, daha sonra "......." kod adlı (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmiyorum) şahıs benimle ilgilenmeye başladı, .......'dan sonra yine "......." kod adını kullanan başka bir şahıs (gerçek ismini ve kimlik bilgilerini bilmiyorum) benimle ilgilendi.
Hava Harp Okulunda ben, ....... ile bir gruptaydım, 1. 2. 3. Sınıf bu şekilde devam etti, 4. Sınıfa geldiğimizde bizim yanımıza ....... ve .......'u kattılar.
İzmir Çiğli'de pilotaj eğitimi görürken bizim gurubumuz, ben, ......., ....... ve .......'dan oluşuyordu, bizimle ilk olarak "......." kod adını kullanan ....... ilgilendi, akabinde "......." kod adını kullanan ....... ilgilendi, bu arada "......." kod adını kullanan ....... isimli şahısta arada sırada bizim yanımıza geliyordu, anladığım kadarıyla "......." kod adını kullanan bu şahıs ....... ve .......'in üzerinde bulunuyordu ve geldiği zamanda üst perdeden konuşuyordu.
Ben Kayseri iline geldikten sonra örgüt mensubu olduğunu bildiğim "......." kod adını kullanan (gerçek adı da bu olabilir) bir şahsın evine zaman zaman ....... ile birlikte gidip geliyorduk, gerektiği takdirde kolluk birimlerine bu şahsı ve evini gösterebilirim.
Sanıktan örgüt ile irtibatlı olan kişilerin isimler sorulduğunda:
-......., Harp okulundan arkadaşım olur, kendisi darbeye teşebbüs suçundan Ankara Sincan Cezaevinde bildiğim kadarıyla tutuklu bulunmaktadır.
-....... benimle birlikte iş bu dosyada yargılanan arkadaşımdır.
-....... isimli şahıs, "......." kod adını kullanan Çiğli ilçesinde bize abilik yapan kişidir.
-....... isimli şahıs, "......." kod adını kullanan Çiğli ilçesinde bize abilik yapan kişidir.
-......., "......." kod adını kullanan ve yine Çiğli ilçesinde bize abilik yapanların üstü olan kişidir.
-....... daha önce de söylediğim gibi benim dönem arkadaşımdır, havacı üsteğmendi, görevden uzaklaştırıldı.
-......., liseden arkadaşım idi, Jandarma astsubay iken ihraç oldu.
-....... isimli şahıs, Ağrı Patnos İlçesinde Jandarma üsteğmen iken ihraç olan şahıstır.
-....... isimli şahıs "......." kod adını kullanan Çiğli'de ilk tanıdığım şahıstır, bize Çiğli'deyken ev tutmamızı söyleyen kişi idi" şeklinde ikrarda bulunduğu,
Sanık ....... savunmasında özetle: "...Söz konusu örgüt ile benim ilk irtibatım 2008 yılının yaz aylarında liseyi bitirdikten sonra oldu, ilçede ismini hatırlamadığım bu yapıya ait bir yurt vardı, zaman zaman bu yurda gidip gelmekle irtibatım başladı ancak ben bu yurtta kalmadım.
Hava Harp okuluna girmek için bize ders çalıştıran bizimle ilgilenen kişi "......." kod adlı şahıstır (açık isim ve diğer kimlik bilgilerini bilmiyorum), Hava Harp okulunu kazandıktan sonra "......." kod adlı şahıs bizi "......." kod adlı şahıs ile tanıştırdı (açık isim ve diğer kimlik bilgilerini bilmiyorum) akabinde "......." kod adlı (açık isim ve diğer kimlik bilgilerini bilmiyorum) bir şahıs bizimle ilgilendi, 4 yıllık Harp Okulu süresince bizimle ilgilenen ve abilik yapan şahıslar bu kişilerdir.
Hava Harp Okulunu kazandıktan sonra benim gurubumda yer alan tek öğrenci ....... idi, 4. Sınıfın yarısına kadar kendisi ile beraberdik, 4. Sınıfın yarısından sonra ....... ve ....... isimli şahıslarda bizim gurubumuza dahil edildi.
2013 yılında Hava Harp okulundan mezun olduktan sonra pilotaj eğitimi almak için İzmir ili Çiğli ilçesine gönderildik, burada bize abilik yapan şahıslar "......." kod adlı ......., "......." kod adlı ......., "......." kod adını kullanan ....... isimli şahıslar idi.
Çiğli ilçesinde pilotaj eğitimimi alırken benim gurubumda huzurda bulunan ....... ile ....... ve ....... isimli şahıslar vardı.
Çiğli'de pilotaj eğitimimi tamamladıktan sonra nisan ayının sonlarına doğru Kayseri 12. Hava Üs Komutanlığına atamam yapıldı.
"......." kod adlı şahıs bu örgütte ilk tanıştığımda bana "......." kod adını vermişti, bu isimler daha çok şahısların bize hitap ederken kullandığı isimler idi.
Mesleğe başladıktan sonra Çiğli'de pilotaj eğitimi görürken aydan aya değişmek üzere 300-400-500-TL para veriyordum, hiç bir zaman düzenli ve %15 şeklinde bir ödeme yapmadım, Kayseri ilinde ise benden gazete ve dergi adına 20-30TL para talep ediyorlardı ancak bu gazete ve dergiye herhangi bir aboneliğim yoktu.
Sanıktan örgüt ile irtibatlı olan kişilerin isimler sorulduğunda:
-......., Harp okulundan dönem arkadaşım olur, kendisi darbeye teşebbüs suçundan Ankara Sincan Cezaevinde bildiğim kadarıyla tutuklu bulunmaktadır, dedi.
-....... benimle birlikte iş bu davada yargılanmakta olan dönem arkadaşımdır.
-....... isimli şahıs, "......." kod adını kullanan Çiğli ilçesinde bize abilik yapan kişidir.
-......., "......." kod adını kullanan ve yine Çiğli ilçesinde bize abilik yapanların üstü olan kişidir.
-....... daha önce de söylediğim gibi benim dönem arkadaşımdır, havacı üsteğmendi, görevden uzaklaştırıldı.
-....... isimli şahıs, Ağrı Patnos İlçesinde Jandarma üsteğmen iken ihraç olan şahıstır.
-....... isimli şahıs "......." kod adını kullanan Çiğli'de ilk tanıdığım şahıstır, bize Çiğli'deyken ev tutmamızı söyleyen kişi idi" şeklinde ikrarda bulunduğu,
Şüpheli olarak Patnos C. Başsavcılığında ifade veren ve Üsteğmen olarak görev yapan ....... ifadesinde: ".....Lise de aynı sınıfta .......'nın toplantılara katıldığını, 2008-2009 yıllarında yine cemaat evine gittim, başka bir eve geçtim, ....... de aynı evde kalıyordu, ....... isimli arkadaş gittiği için yanımıza ....... isimli arkadaş geldi, ben, ....... ve ....... kara harp okulunu kazandı.
Yukarıda belirtiğim gibi .......'ın kod adı ......., .......'nın ......., .......'ın ise .......'dı." şeklinde beyanda bulunduğu,
Mahkemece tanık olarak dinlenen ......., sanıklar ile beraber kaldıkları örgüt evine kendilerinden sorumlu FETÖ abilerinin gelip sohbet verdiğini, sanıklardan sorumlu FETÖ üyelerinin olduğunu beyan ettiği,
Tanık ....... beyanında: Sanıklardan ....... ile beraber örgütün sohbetlerine katıldıklarını, sanığın ....... kod adını kullandığını telefonla sürekli görüştüklerini, 2016 senesine kadar FETÖ/PDY içerisinde kalmaya devam ettiğini bu görüşmelerinden bildiğini beyan ettiği,
Sanıklar ....... ve .......'ın ikrar yollu savunmaları, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların henüz lise çağlarında iken örgütle iltisaklı oldukları, örgütün yönlendirmesi ve yardımı ile askeri sınavlara hazırlandıkları ve kazandıkları, askeri eğitimleri ve meslek hayatları süresince de FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılarını aynı şekilde devam ettirdikleri, örgütün talimatları ile hareket ederek örgüte himmet adı verilen yardımlarda bulundukları, kod adı kullandıkları, mesleklerinden ihraç oldukları zamana kadar da söz konusu bağlantılarının devam ettiği, sanıkların bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanıklar ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu,
Sanıklar ....... ve .......'ın eylemleri silahlı terör örgütüne üye olma suçu niteliğinde olduğu ve etkin pişmanlıkta bulundukları, bu nedenlerle eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 3/1 ve 61/1 madde ve fıkralarına göre aynı Kanunun 314/2, 3713 Sayılı Yasa'nın 3.maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 5, 5237 Sayılı TCK'nun 221/4, 53/1-2-3-1 cümle, 58/6, 9, 63/1 madde ve fıkralarına göre cezalandırılmalarına,
Sanıklar ....... ve .......'ın suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, etkin pişmanlıkta bulunmaları ve ceza miktarına göre tahliyelerine,
Sanıklar ....... ve ....... hakkında 5271 sayılı CMK'nun 109/3-a maddesi uyarınca "yurt dışına çıkamamak" ve yine sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nun 109/3-b maddesi uyarınca da "haftanın bir günü ikametgah adresine en yakın kolluk birimine başvurarak imza atmak" şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına,
Karar verilmesi kamu adına mütala olunur. "şeklinde mütalaa vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL ve GEREKÇE:
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararında ve birçok yargısal kararlarda açıklandığı gibi, kendisini kısaca "Hizmet" olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma düşüncesine sahip, örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı ilke edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir suç örgütüdür.
Örgütün nasıl bir yapıya sahip olduğu ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliği üst seviyede tutup, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, örgüt lideri ve yöneticilerinin gruplara iletilmesini istediği emir ve talimatlar ile örgüt üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması amacıyla ....... gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının; Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün oluşturduğu kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle meclis, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesh edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine sahip olan kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı görülmekte olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanık savunmaları, gizli tanık ve tanık anlatımları, örgüt lideri ile yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğünün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında;
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu; anılan örgütün kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar, örgüt lideri ....... tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisine sahip resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma olanaklarının varlığı ve 15 Temmuz 2016 günü olduğu gibi örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekilmeyeceklerinin görülmesi nedeniyle, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından 5237 sayılı TCK'nin 314/1-2 maddesi bağlamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan duruşma sonucunda sanıkların hukuki durumunun tespiti:
Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükumet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten silahlı kuvvetler bünyesinde üsteğmen olarak görev yaparken, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle açığa alınan sanıkların henüz lise çağlarında iken örgütle iltisaklı oldukları, örgütün yönlendirmesi ve yardımı ile askeri sınavlara hazırlandıkları ve kazandıkları, askeri eğitimleri ve meslek hayatları süresince de FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılarını aynı şekilde devam ettirdikleri, örgütün talimatları ile hareket ederek örgüte himmet adı verilen yardımlarda bulundukları, kod adı kullandıkları, mesleklerinden ihraç oldukları zamana kadar da söz konusu bağlantılarının devam ettirmeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle organik bağ içerisinde olduğu, örgütün amaçları doğrultusunda, yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduklarından sanıkların örgüt üyesi olarak kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.
ETKİN PİŞMANLIK
5237 sayılı TCK'nin "Etkin pişmanlık" kenar başlıklı 221. Maddesi şöyledir:
"Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz."
İlgili maddenin gerekçesi ise şu şekildedir:
"Madde metninde, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu amaçla kurulmuş örgüte üye olmak suçları ile ilgili olarak etkin pişmanlık hali düzenlenmiştir.
Birinci fıkrada, örgüt kurucu veya yöneticileri ile ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek dolayısıyla haklarında soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç ilenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kişiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
İkinci fıkrada, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olan kişilerle ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Örgütün üyesinin, etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilmesi için, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmemiş olması ve ayrıca, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi gerekir. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Bu koşullar gerçekleştikten sonra, kişi hakkında örgüt üyesi olmaktan dolayı soruşturma başlatılmış olması veya örgütün faaliyeti çerçevesinde başkaları tarafından suç işlemiş olmasının, etkin pişmanlık yararlanma açısından bir önemi bulunmamaktadır.
Üçüncü fıkrada ise, yakalanan örgüt üyesi ile ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Yakalanmış olmasına rağmen, bu fıkrada belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde örgüt üyesi cezalandırılmayacaktır. Bu şartlardan birisi, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suç işlenişine iştirak etmemiş olmak; diğeri ise, örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi veriş olmaktır. Verilen bilginin, örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli olup olmadığını takdir yetkisi mahkemeye aittir.
Kişi, suç işlemek için kurulmuş olan örgütün kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmamakla birlikte, örgütün ulaştığı yapılanma itibariyle dağılmasını sağlama imkanından yoksun olabilir. Bu durumda bile, söz konusu sıfatları taşıyan kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanması sağlanabilmelidir. Bu düşüncelerle maddenin dördüncü fıkrası düzenlenmiştir. Buna göre, suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkı örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmayacaktır.
Kurucu, yönetici veya üyenin, örgüt yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgileri yakalandıktan sora vermesi halinde, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı hakkında verilecek cezada belli oranda indirim yapılması kabul edilmiştir..."
Hukuki niteliği itibariyle, cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık, doktrinde, gönüllü vazgeçmenin tamamlanmış suçlardaki görünüm şekli (Koca-Üzülmez, Genel Hükümler, s.385), suçun bütün unsurları ile tamamlanmasından sonra failin bazı pişmanlık gösteren hareketler yapması durumunda, bu hareketler dolayısıyla faile ceza verilmemesini veya cezasında indirim yapılmasını ifade eden kurum (Hakeri, Ceza Hukuku, s.452) olarak tanımlanmaktadır. Bu haliyle gönüllülük esasına dayanan ve etkin bir pişmanlık gerektiren kurumla, suçun bütün unsurları ile tamamlanmasından sonra faile gerçekleştirilen/gerçekleştirdiği haksızlığın sonuçlarını mümkün mertebe gidermeye çalışmasına imkan verilmektedir.
Bu konu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/04/2008 tarih, 9-18-78 sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir. “Terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulabilmesi, alınabilecek diğer tedbirlerle birlikte bu örgütlerin etkisizleştirilip ortadan kaldırılmaları, geçmişte meydana gelen terör eylemlerinin aydınlatılabilmesi, gelecekte işleyebilecekleri suçların engellenmesi ve terör örgütüne üye olanların tekrar topluma kazandırılabilmeleri bakımından 05.06.1985 tarih, 3216 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Yasa kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. Bu Yasanın 2 yıllık yürürlük süresinin bitmesi üzerine aynı amaçlara yönelik olarak 25.03.1988 tarihli ve 3419 sayılı Yasa çıkarılmış, Yasanın 1. maddesi süreli, diğer maddeleri ise süresiz olarak yürürlüğe girmiştir. Anılan 1. maddenin sona eren yürürlük süresi zaman içinde 3618, 3853, 4085, 4450, 4537 sayılı Yasalarla uzatılmış ve beklenen amaca ulaşmaması nedeniyle bu kez 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.”
Yargısal uygulamalar ve doktrindeki görüşler dikkate alındığında “etkin pişmanlık” düzenlemesi yapan yasaların, bir af yasası olmayıp terör örgütü mensubu olan sanıkların topluma kazandırılabilmesinin yanında esasen terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulabilmesi, örgütün etkisizleştirilip ortadan kaldırılması ve işlenen suçların aydınlatılabilmesi amacına yönelik düzenlemeler olduğu görülmektedir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nin 221. maddesinde yapılan düzenleme ile daha önceki yasalarda olduğu gibi süreli değil, belli süreye bağlı olmaksızın kalıcı bir uygulama imkanı getirilmiştir.
TCK'nin 314/3. maddesindeki atıf nedeniyle, anılan Kanunun 220. maddesine bağlı olarak düzenlenen 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün, TCK'nin 314. maddesinde tanımlanan silahlı örgütü mensupları ile 3713 sayılı TMK kapsamında kalan terör örgütleri bakımından da uygulanabileceği konusunda, gerek kanuni düzenlemeler ve gerekse bilimsel görüşler ile yargısal kararlarda vurgulandığı gibi kuşku bulunmamaktadır.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için failin, örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasına, örgütün yapısına ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, yapının örgütlenme biçimi, failin örgütsel oluşum içerisindeki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar göz önüne alınarak mahkemece takdir edilmesi gereklidir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde her örgüt mensubundan örgütü dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Ancak konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymalıdır.
Her halükarda elverişli bilgi, örgütte zaafiyet yaratacak, örgüte önemli boyutta zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak boyutta olmalıdır.
TCK’nin 221/4. fıkrası, örgütlü suçlarında etkin pişmanlığın en geniş şekilde uygulanma alanı bulduğu düzenlemedir. Bu fıkrada iki tür pişmanlık hükmüne yer verilmiştir: Failin gönüllü teslim olduktan sonra bilgi vermesi cezayı ortadan kaldıran, yakalandıktan sonra bilgi vermesi ise cezayı azaltan sebep olarak kabul edilmiştir.
Anılan maddenin dördüncü fıkranın uygulanma koşulları:
1-Kişi örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüt adına suç işleme veya örgüte yardım suçunun faili olmalıdır.
2-Kişi gönüllü olarak teslim olmalıdır. Örgüt mensupları ile anlaşmazlığa düşmesi veya ailevi nedenlerden dolayı teslim olmasının önemi yoktur. Önemli olan teslim olmanın iradi olması, dış etkenlerin zorlamasıyla olmamasıdır.
3-Failin, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi gerekir. Örgüt mensuplarının işlediği suçlar hakkında bilgi vermelidir. Sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemesi yeterli değildir. Genel olarak örgütün yapısı, kurucusu, yöneticisi, örgütün büyüklüğü, amaçları, faaliyetleri gelir kaynakları, varsa silahları gibi bilgiler vermelidir. Örgütün genişliği veya gizliliği nedeniyle bilgileri sınırlı ise verilen bilgilerin samimiyeti çerçevesinde etkin pişmanlıktan yararlanabilir.
Sonuçları itibariyle, fail gönüllü olarak teslim olursa cezasızlık sebebi, yakalandıktan sonra bilgi vermesi ise cezayı azaltan hal olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/05/2017 tarih ve 2017/1339 - 4686 e.k sayılı kararında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma ve yakalama kararı bulunduğunu öğrenmesi üzerine vekili aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için Türkiye'ye dönmek istediğini beyan eden ve bilahare geleceği tarihi de bildiren sanık hakkında, gönüllü olarak teslim olan örgüt üyelerinin etkin pişmanlığını düzenleyen TCK'nın 221/4. madde 1. cümlesinin uygulanması gerekirken, TCK'nın 221/3. Uygulanarak değerlendirmede hataya düşüldüğü sonucuna varılarak, "sanık hakkında TCK'nın 221/4. maddesinin 1. cümlesi ve CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına" ilişkin ilk derece mahkemesinin hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12/11/2018 tarih ve 2018/3805 - 2018/4057 e. k., 12/11/2018 tarih 201/818 - 4083 e.k sayılı kararları da aynı yöndedir).
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20/11/2018 tarih ve 2018/1901- 4374 e. K. Sayılı kararında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nın 221 maddesinin uygulanması hallerini; amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde TCK’nın 221/2. maddesi, hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi TCK'nin 221/4. maddesinin ilk cümlesi, verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması halinde, sanık yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde TCK’nın 221/3 maddesi, fail, yakalandıktan sonra kendi bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisi ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışları kendi bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisi ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vermesi halinde TCK'nin 221/4. maddesinin ikinci cümlesi uygulanacağını belirtmiştir.
Dosya içerisinde bulunan 07/03/2019 tarihli Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nün yazısında; sanıklardan .......'ın 04/11/2016 tarihinde KOM Şube Müdürlüğüne kendiliğinden gelerek 27/10/2016 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda TSK Hava Kuvvetleri bünyesinde görevli subayların gözaltına alındığı anda aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan subaylardan birçoğunu tanıdığı ve kendisinin de bir dönem FETO/PDY yapılanması içerisinde bulunduğunu, bu yapılanma hakkında ayrıntılı bilgi vermek istediğini beyanı ile birlikte, hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı halde şube müdürlüğüne intikal ettiği ve akabinde savcılık makamınca verilen talimat ile gözaltına alınarak gerekli işlemlerin tamamlandığı ve serbest bırakıldığının anlaşılması ve aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık ....... hakkında ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK'nun 221/4 maddesi ilk cümlesi uyarınca silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan hakkında cezaya hükmolunmaması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nun TCK'nun 221/4-2 cümlesi uyarınca uygulama yaparak ceza tayini yoluna gitmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunun anlaşılması karşısında
Yine sanık ....... hakkında hüküm kurulurken;
TCK'nin 61. maddesi uyarınca suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik, kastı nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenleme, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte değerlendirilerek sanık hakkındaki temel cezanın tayininde, alt sınırdan bir miktar ayrılınarak ceza teşdiden belirlenmiş, suçun 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle, tespit edilen temel ceza aynı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca yarı oranında artırılmıştır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezadan 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Dairemizde yapılan sorgu ve savunmasında ve dosya kapsamında sanık .......'nın silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı anlaşılan ve incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin nitelik ve kapsamı, örgütteki konumu ve faaliyetleri de nazara alınıp, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, Dairemizde ilk derece mahkemesinden farklı olarak TCK 221/4 maddesinin ikinci cümlesi gereği cezasından 2/3 oranında indirim yapılmış ayrıca sanık .......'nın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK’nin 62/1. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması kanaatine varılmıştır.
Sanıklar ve müdafiinin istinaf taleplerinin, belirtilen bu hususlar dışında kalan kısımlarının reddiyle ilk derece mahkemesinin hükmünün CMK'nın 280. maddesi 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve sabit görülen eylem yönünden sanıklar hakkında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
A)Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2018 gün ve 2017/463 esas 2018/497 karar sayılı hükmünün CMK'nın 280. maddesi 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B) 1-Sanık .......'ınüzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu sabit bulunmakta ise de; gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ve örgüt üyeleri hakkında örgütteki konumuna uygun bilgi verip etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen sanık hakkında TCK'nın 221/4. madde 1. cümle ve CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca SANIĞA CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık hakkında TCK'nin 221/5. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
3-CMK'nın 327. Maddesi uyarınca sanık hakkında yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
4-Sanıktan ele geçirilen dijital eşyaların; incelenmesi tamamlanıp imajları (adli kopya) alınmış ise dijital materyaller ile adli imajdan bir suretinin sanığa iadesine, imajlarının dosyada delil olarak saklanmasına,
5-Sanık hakkında verilen ADLİ KONTROL kararının KALDIRILMASINA,
C) 1-Sanık .......'nın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu sabit bulunmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli suç işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın amacı, eylemleri ve kastı dikkate alınarak takdiren 6Yıl Hapis Cezasıyla cezalandırılmasına,
2-Sanığın üzerine atılı suçun 3713 sayılı TMK'nin 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle verilen ceza aynı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak 9 Yıl Hapis Cezasıyla cezalandırılmasına,
3-Sanık silahlı terör örgütü üyesi olup yakalandıktan sonra mensubu olduğu örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili verdiği bilgilerin niteliğine göre TCK 221/4 fıkrasının 2. cümlesi gereği hükmedilen cezadan takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 3 Yıl Hapis Cezasıyla cezalandırılmasına,
4-Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, TCK’nin 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6oranında indirim yapılarak 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
5-Sanığa hükmolunan cezadan başkaca artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
6-Sanık hakkında TCK'nin 221/5. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına.
7-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin hak yoksunluklarına ilişkin 08.10.2015 gün ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek, TCK’nin 53. madde 1-2-3. fıkralarının uygulanmasına,
8-Sanığa hükmolunan cezanın TCK'nin 58/9 maddesi gereğince mükererirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
9-Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nin 63/1. maddesi gereğince hükmolunan cezasından mahsubuna,
10-Sanık hakkında verilen CMK'nin 109/3-a ve b maddesi gereğince "yurt dışına çıkış yasağı" "belirli yere belirlenen zamanda gidip imza atma" adli kontrol kararının DEVAMINA,
Adli kontrol kararının devamına ilişkin bu karara karşı tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilginin cezaevinde bulunması halinde Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi Başkanlığına İTİRAZ edilebileceğine,
11-Soruşturma aşamasında el konulan dijital materyallerin sanığa iadesine, imajlarının dosyada delil olarak saklanmasına,
12-CMK'nin 330/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde yapılan 2 davetiye gideri 28 TL, istinaf aşamasında yapılan 1 davetiye gideri 14 TL'den ibaret toplam 42 TL yargılama giderinin sanık .......'dan tahsili ile maliye hazinesine gelir kaydına,
D)-5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair sanıklar ve müdafileri Av. .......'ın yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı .......'nın katılımıyla, mütalaaya kısmen aykırı, CMK'nin 280/2 ve 286 maddeleri uyarınca verilen karara yönelik olarak, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza evinde bulunması halinde, ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01.04.2019
KARŞI OY GEREKÇESİ:
Yapılan yargılama neticesinde dosya kapsamındaki delillere göre daha önceden haklarında adli ve idari soruşturma olan sanıkların örgüt hakkında verdikleri bilgelerin konumlarıyla uyumlu olmadığı, bu durumun haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına imkan vermediği; nitekim öğretide kabul edilen bir görüşe göre; gönüllülük, failin “suçlu mantığına göre” yakalanma veya cezalandırılma tehlikesini göze alamadığı için suç yolunda ilerlemediği durumlarda ortadan kalkmaktadır. (dipnot, Sözüer, a.g.e., s.249. Türk Ceza Kanunu'nda Etkin Pişmanlık, Yasemin Baba, İstanbul 2011, s115) Yine öğretideki görüşe göre; kamu makamlarının henüz suçtan haberdar olmadığı aşamada, failin davranışının gönüllülüğünü saptamak kolaydır. Fakat bu aşamadan sonra az ya da çok ceza soruşturmasının yarattığı baskı altında kalan failin “gönüllü” hareket edip etmediği daha hassas bir değerlendirmeye muhtaçtır.(Türk Ceza Kanunu'nda Etkin Pişmanlık, Yasemin Baba, İstanbul 2011, s.101)
Ayrıca; Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi veren sanığın, yaptığı ihbar ve verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığı İçişleri Bakanlığından sorularak sonucuna göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekmektedir.” (Yarg. 16. CD., 01.03.2017, 2017/352, 2017/1005)
Yukarıda bahsettiğimiz tüm bu hususlar nazara alınıp sanıklar hakkında aleyhe istinaf olmadığı da tespit edilmek kaydıyla gerekli araştırmalar yapılarak sanıkların hukuki durumu bu yönlerden değerlendirilmeden verilen hükme ve çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)