(5237 S. K. m. 3, 53, 58, 61, 62, 63, 314, 220, 221) (5271 S. K. m. 109, 231, 280) (3713 S. K. m. 3, 5) (4721 S. K. m. 5) (3419 S. K. m. 1) (5320 S. K. m. 16) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.) (YCGK. 08.04.2008 T. 2008/9-18 E. 2008/78 K.)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya kapsamı, sanık ve müdafiin istinaf dilekçelerine göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
İDDİA:
Aksaray C.Başsavcılığının 19/06/2017 tarih, 2017/2837-330 E-İ sayılı iddianamesi ile sanığın Örgüte ait evlerde kalması, Jandarma Astsubaylık yazılı sınavını kazanmasının ardından, örgüt tarafından yapılan mülakatlarda örgüte aidiyet duygusuyla bağlı olduğunu belirtir söylemlerde bulunması ve bunun sonucunda, girmiş olduğu jandarma astsubaylığı mülakatını örgüt yönetici ve üyelerinin yardımıyla kazanması, belirtilen düzen doğrultusunda Aksaray'a tesliminin yapılması ve şüphelinin söz konusu teslime rıza göstermesi, bağlı olduğu öğretmenler tarafından yapılan toplantılara katılması, söz konusu toplantılarda örgüt elebaşı ....'e ait olan ve örgütün ideolojisini içeren kitapları okuması, örgüt hiyerarşisi içerisinde kod adı kullanması ve örgüt hiyerarşisi içerisinde öğrenci statüsünde yer alması hususları dikkate alındığında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinden eylemine uyan 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. Maddesi yollamasıyla 5237 Sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1. Maddesi ile TCK'nın 221/4, 53, 58/9. ve 63. Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/01/2019 gün ve 2017/303 esas ve 2018/5 karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçtan dolayı TCK'nın 314/3 maddesi yollamasıyla TCK'nun 314/2, 221/4, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58/9, 62/1, 63 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı sanık sanığın 04/01/2018'de, sanık müdafiin 08/03/2018 tarihli dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkının bulunduğu, istemin süresinde olduğu kabul edilerek; dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçe içerikleri göre sanık hakkında TCK'nun 221/4-2 cümlesinin uygulanma koşulları ve indirim oranının dosya kapsamıyla uyumlu olup olmadığının tespiti için CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Kollukta 25/02/2017 tarihinde müdafi katılımıyla alınan savunmasında özetle; "2013 yılında jandarma ast subaylık sınavını girdiğini ancak kazanamadığını, bu sınavın liseden arkadaşı olan .... in kazandığını duyduğunu, arkadaşı ....’ı arayarak okul hakkında kendisinden bilgi istediğini, R.’ın kendisine İstanbul Esenlerde cemaat evinde kaldığını, buraya gelmesi durumunda sınavlara daha iyi hazırlanabileceğini söyleyip kendisini davet etmesi üzerine 2013 yılında İstanbul Esenler ilçesine .... in yanına gittiğini, buraya geldiğinde evin öğrenci evi olduğunu gördüğünü, 2-3 hafta .... ile birlikte bu evde kaldıktan sonra ....ın başka bir eve gittiğini, kaldığı evde genelde üniversite öğrencileri ve dersane öğrencilerinin geldiğini, esenlerde yaklaşık 20 cemaat evinini bulunduğunu, her evin bir sorumlusu olduğunu, .... in de bu evlerden birinde sorumlu olduğunu, .... ın üstünde .... (kod isimli) şahsın bulunduğunu, bu şahsın esenler bölgesindeki evlerden sorumlu olduğunu, İstanbul üniversitesi hukuk fakültesinde okuyan hafif sarışın tenli Mersinli olduğunu bildiğini, yine bu yapı içerisinde .... (k) isimli şahsa bağlı faaliyet yürüttüğünü, .... ın da Esenler-Bayrampaşa bölgesinden sorumlu olduğunu, 29-30 yaşlarında Hukuk fakültesi mezunu hakimlik-savcılık sınavlarına hazırlandığını bildiğini, .... kod isimli şahısla görüşmesinde daha önce ast subaylık sınavına girdiğini ancak kazanamadığını söylemesi üzerine .... ın kendisine, bu sınavlara yine gir, kendi evlerinde kalanlar asker , polis olmak isterse kendilerine yardımcı oluruz, dediğini, bu evlerde yaklaşık 7-8 ay kaldığı süreçte cemaat evlerinin ortak toplantı alanları, Bayrampaşa da bulunan erkek öğrenci yurdu olduğunu, buradaki toplantıların organizesini .... kod adlı şahsın yaptığını, bu toplantıya yaklaşık cemaatten 20 kişinin katıldığını, toplantı öncesinde .... ın kendilerine Ankara’dan bir abi gelecek, sizinle görüşme yapacak, dediği, daha sonra Ankara’dan gelen kıvırcık saçlı 30 yaşlarında erkek şahsın kendilerini tek tek bir odaya çağırıp burada görüşme yaptığını ve kendisine "kaç yıl cemaat evlerinde kaldın, sigara kullanıyor musun, ailenin cemaate bakışı nedir, ailenden cemaatte kalan var mıdır " şeklinde sorular sorduğunu, kendisinin de ailesinden cemaat içerisinden kimsenin olmadığını, daha önce sigara kullandığını ancak şuanda bıraktığını söylediğini,
2014 yılında ast subaylık sınavları başvuruları geldiğinde .... kod adlı şahıs ve Mersinli .... isimli şahısla birlikte kendisini ast subaylık sınavına başvurup başvurmadıklarını sorduklarını, kendisinin de başvurduğunu söylediğini, konuşma esnasında 20 kişinin de sınava gireceğini kendisine söylediğini, bu kişilerin hatırladığı kadarıyla Mardinli .... ve .... isimli şahıslardır, ast subaylık sınavını 56 puan alarak asil listede kazandığını beyanında geçen .... ve .... birlikte kazandıklarını, diğer şahısların kazanamadığını, 2014 yılında ast subaylık okuluna yerleştikten sonra intibak eğitimin sonunda hafta sonu .... kod adlı kişinin kendisini telefon ile arayarak .... ile birlikte Kızılay da görüşmek istemesini söylemesi üzerine, Kızılay’da kendisi ile görüştüklerini, daha sonra Yenimahalle İlçesindeki cemaat evine gittiklerini, .... isimli şahsın burada kendilerini İçişleri Bakanlığında çalışan ve evli olduğunu söylediği 30-32 yaşlarında .... kod isimli şahısla tanıştırdığını, bundan sonra .... nın kendileriyle ilgileneceğini söyleyip evden ayrıldığını, bu görüşmeden sonra .... kod isimli şahsın kendilerini Etlik ilçesindeki bir cemaat evine götürdüğünü, burada bir süre kaldıktan sonra okula döndüklerini, yaklaşık 1 ay bu şekilde Etlikteki eve gidip görüştüklerini, daha sonra okuldan mezun olduklarını stajer ast subaylar olarak .... ve .... isimli arkadaşlarla …. sitesinde 12. Blokta ev kiraladıklarını, her üçünün de birlikte kaldığı zamanlarda ayın 15’inden sonra Kahramanmaraş’ta olan 23 yaşlarında her defasında farklı kurumlarda çalıştığını söyleyen kısa boylu .... kod adlı, şahsın kendilerinden himmet adı altında para istediğini, kendisinin bu şahsa babasının kredi borcu olduğu için para veremeyeceğini söylediğini, bu şahsın kendilerini tek tek ayrı odalara alarak görüştüğünü, parayı topladığını, .... kod adlı şahsın kendilerine evlenmek istersen sana uygun bayan bulalım deyip 5-6 resimli getireyim istediğini beğen dediğinde bende sevdiğim birisi var deyince, bana , senin eşin açık olmalı, dediğini, 2014 yılı Temmuz ayında kura çekiminden bir hafta önce .... kod isimli şahıs evlerine gelerek kendilerini kura çekiminden sonra 1 hafta evlerinde bekleyeceğini, bu sayede atandıkları illerde gelen abilere kendilerini teslim edeceğini söylediği, daha sonra kura ile Aksaray iline .... ın Ankara iline .... ın ise Kırklareli iline ataması yapıldığı, kura çekiminden sonra .... kod isimli şahsın yanında .... kod isimli şahıs ile birlikte gelerek kendileriyle görüştüğünü, ve kendisine Aksaray a geldiğinde … AVM önündeki durakta her cumartesi ve pazar günleri saat 15:00 de beklemesini söyleyip ayrıldığını, 2014 yılı Ağustos ilinde göreve başlamak için geldiğinde devresi .... da Aksaray iline atandığını, .... nin TOKİ’den ev tuttuğunu birlikte kalabileceğini söylemesi üzerine bu tekliği kabul edilerek .... ile birlikte aynı evde kalmaya başladığını, bu arada .... isimli şahsın vermiş olduğu randevulara gitmediğini, yaklaşık 6 ay sonra evde tek başına olduğu sırada ....kod isimli şahsın .... kod isimli şahısla birlikte evine geldiğini ancak kendilerini içeri almadığını, bunun üzerine ....0nin kendisine dışarıda görüşelim, demesi üzerine kendisinin bu şahsa gelmek istemediğini, evinin adresinin kimin tarafından verildiğini sorduğunu, daha sonra bu şahıslar ile birlikte Kültür park civarında bir eve gittiklerini evin zilinde .... yazılı olduğunu, .... kod isimli şahsın kendisine buradaki görevinin bittiğini, .... isimli abinle görüşeceğini söylediğini, ancak buna rağmen .... isimli şahısla görüşmediğini ve her aradığında telefonu yüzüne kapattığını, fetö örgütü ile iltisaklı olan kişiler hakkında bilgiler verdiğini fotoğrafların kendisine gösterilmesi halinde teşhis edebileceğini beyanda bulunmuştur.
Sorguda 28/02/2017 tarihinde müdafi katılımıyla alınan savunmasında:"kollukta ve C.Başsavcılığında vermiş olduğu ifadeyi aynen tekrar etmiştir.
Mahkemedeki müdafi katılımıyla alınan savunmasında özetle; "Ben konuyla ilgili soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ayrıntılı beyanlarda bulundum, ana hatlarıyla doğrudur, ben astsubay olarak İl Jandarma Komutanlığında görev yaparken 692 sayılı KHK ile ihraç edildim, daha önceki beyanlarımda belirttiğim gibi yapı içerisinde fazla bulunmadım, Ankara’dan, Aksaray’a geldiğimde .... kod isimli .... ile tanışmıştık, kendisiyle Ankara’da tanıştık, Aksaray’a geldikten sonra sürekli görüşmek istedi, ancak ben istemedim, .... ile evime gelmişti, ben kabul etmedim, 2016 yılı 15 Temmuz’undan önce bir kaç görüşmemiz oldu, ben yapı içerisinde bulunmak istemiyordum, bu nedenle görüşmek istemiyordum, yapı içerisinde bulunmak istemediğim için sürekli .... görüşmek istiyordu, görüşmelerimizde neden gelmediğim, neden katılmadığım hususlarını soruyordu, bende nişanlımın yapıdan olmadığını, benimde yapı içerisinde bulunmamı gerektirir neden olmadığını kendisine ifade ediyordum, daha önce arkadaşlarımla yapıya ait evlerde kalmış olsam da bulunmak istemediğimi belirttim, sadece 15 temmuzdan önce bir kez görüştük, başkaca görüşmem olmadı, ben yapı içerisinde olmaktan pişman olduğum için görüşmek istemedim, buna ilişkin olarak ayrıntılı olarak beyanlarda bulundum, etkin pişmanlığımı belirttim, bu şekilde değerlendirilerek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum, dedi.
Sanığa hazırlıkta kollukta vermiş olduğu ifade tutanağı okundu, soruldu: Doğrudur, bana aittir, dedi.
Sanığa hazırlıkta Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu ifade tutanağı okundu, soruldu: Doğrudur, bana aittir, dedi.
Sanığa Sorgu Hakimliğinde vermiş olduğu ifade tutanağı okundu, soruldu: Doğrudur, bana aittir, dedi.
Sanığa dosya içerisine gelmiş bulunan nüfus ve adli sicil kayıtları okundu, soruldu: Doğrudur, okunan kayıtlar bana aittir dedi.
Sanığa dosyaya gelmiş bulunan, teşhis tutanakları, tüm belgeler, tutanaklar ve raporlar okundu, soruldu: Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, teşhis tutanağının altındaki imzalar bana aittir, dedi.
Sanığa 6008 sayılı yasa ile değişik CMK 231. maddesi uyarınca şartları oluşur ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılma müessesesinden yararlanmak isteyip istemediği soruldu: ben faydalanmak istiyorum, hakkımda uygulanmasını talep ediyorum dedi.
Dairemizin 15/04/2019 tarihli duruşmasında sanık sözlü savunmasında; "Kovuşturma aşamasında savunma hakkım kısıtlanmıştır, bu konuyu açıklamak istiyorum, mahkeme kabulünde benim kod ismi kullandığımı söylemektedir, oysa ben böyle bir şey söylemedim, mahkeme kararında benim kullandığım iddia edilen ...., ...., .... ve .... kod isimlerini kullanmadığımı ancak eğer kullanmış olsaydım bu isimlerden birini kullanabileceğimi söylemiştim, ancak hiçbir şekilde kod ismi kullanmadım,
Yine bu yapıyla 17-25 Aralıktan sonra en son Şubat 2014 tarihinden itibaren kesin olarak ayrıldım, köye babamın yanına geldim, savunmalarımda astsubaylık sınavlarına hazırladıklarını, takım elbise aldıklarını ve bu şekilde sınava girdiğim doğru değildir, sınava girenlerin 16 tanesinde takım elbise vardı, ben de takım elbiseliydim, ancak örgütün almış olduğu bir takım elbise değildir ben bunu anlatmak istemiştim, 2013 yılında da ast subaylık sınavına girmiştim asıl listeden yazılı kazanmama rağmen mülakatta yedek 210. Sıraya yazılarak bu örgüt tarafından hakkım gasp edilmiştir,
Sınavı kazandıktan sonra bu yapı, benimle bağlantıya geçmeye çalıştı ancak ben kabul etmedim, astsubaylık kursunu tamamladıktan sonra atandığımı Aksaray ilinde örgütle ilişkisi olmayan halen görevde olan jandarma ast subay ....la ev tuttuk, sürekli beni aramalarına rağmen ben görüşmeyi kabul etmiyordum, bir gün evime geldiler, görüşmek istediler, yanılmıyorsam bu 15 Temmuz darbesinden 6 ay kadar öncesiydi, dışarda görüşmeyi kabul ettim eve almadım, gelen kişi .... ve .... idi ancak ben gerçek isimlerini bilmiyordum, daha doğrusu hiç bir isimlerini, kod isimleri dahil bilmiyordum, emniyette yapılan teşhislerde gerçek isimlerini öğrendim, kendilerini gurbette memur olduklarını söylüyorlardı, bu tarihten sonra da beni aramadılar, suçlamayı kabul etmiyorum, zaten benim hakkımda ifade veren bu şahıslar benim yapıdan kopmaya çalıştığımı ve gelmek istemediğim yönünde beyanlarda bulunmuşlardır, Aleyhime olan kısımlarını kabul etmem, gözaltına 13 kişi ile birlikte alındık, 8 gün boyunca -5 derecede nezarette tutulduk ve her gün karakola ifade almaya getirdiler, ben bu yapıdan ayrıldığımı söylememe rağmen okunan ifade tutanaklarında düzeltilmesi gereken hususlar vardır,” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizin 15/04/2019 tarihli duruşmasında sanık müdafiin sözlü savunmasında: "Müvekkilin savunmalarına aynen katılıyoruz, ilk derece mahkemesi iddia makamının hazırladığı iddianameyi aynen gerekçeleri kararına alarak hatalı bir karar vermiştir,
Müvekkil, beraat edeceğine o kadar inanmıştır ki kendisine özel müdafii dahi tayin etmemiştir, dosya içerisinde müvekkil hakkında ifade veren 2 kişi müvekkilin örgüt ile bağının olmadığını söylemektedir, Yargıtay yerleşik kararlarına göre örgüt üyesi fail örgütün organik yapısına dahil olması gerekmektedir, örgütün organik yapısına dahil olduğunda Bank…, …, gazete ve dergi aboneliği gibi kıstaslar gerekçe gösterilmektedir,
Müvekkilin Yargıtay içtihatlarında örgütsel yapıya dahil olduğunu gösteren bu kriterlerin hiç birisi bulunmamaktadır, bu da müvekkil lehine şüphe oluşturmaktadır, şüpheden de sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilin beraatine karar verilmesi gerekmektedir,
DELİLLER:
İlk derece mahkemesinde tanık sıfatıyla alınan .... ve ....'in beyanları, sanığın etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen ikrarı ve tüm dosya kapsamı
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
"Sanık ...., Aksaray İl Jandarma Komutanlığında Astsubay rütbesi ile görev yapmakta iken 692 Sayılı KHK ile görevinden ihraç edildiği,
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Aksaray İli Jandarma yapılanmasına yönelik olarak 2016/8145 numaralı dosya üzerinden başlatılan soruşturma kapsamında, örgütün askeri mahrem yapılanmasında Aksaray Müdür Yardımcısı konumunda bulunan ve Örgüt Yöneticiliği suçundan hakkında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan, bu nedenle 2017/85 esas numaralı dosya üzerinden hakkında yargılamaya devam olunan .... isimli şahsın bulunduğu, bu şahsın şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına dair üzerine atılı suçlamayı kabule yönelik beyanda bulunması ve Aksaray İl Jandarma Komutanlığına bağlı olarak görev yapan .... isimli şahsın, örgütün askeri yapılanması içerisinde öğrenci konumunda olduğunu beyan etmesi üzerine, sanık .... hakkında başlatılan soruşturmada;
Soruşturma kapsamında gelinen aşamada elde edilen deliller dikkate alındığında, sanığın 2013 yılında, arkadaşı olan .... vasıtasıyla örgüte ait olan ve ışık evi olarak adlandırılan evlerde kalmaya başlamasıyla birlikte söz konusu yapılanma ile tanıştığı, bu kapsamda İstanbul ili Esenler İlçesinde bulunan Işık evinde kaldığı, bu süreçte örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, anılan toplantılarda örgüt lideri ....'e ait kitapların okunduğu, videoların izlendiği, sanığın söz konusu evlerde kaldığı sırada astsubaylık sınavlarına hazırlanmaya başladığı, bu kapsamda sanık ile birlikte sınava hazırlanan ve örgüte ait evlerde kalan kişi sayısının 20 olduğu, bu kişilerle .... Kod adlı bir şahsın ilgilendiği ve sanık ile birlikte diğer şahısları sınava hazırladığı, şahsın sınava hazırlandığı dönem içerisinde örgüt mensupları tarafından öncelikle sağlık kontrolünden geçirildiği, sanık ile birlikte diğer şahısların da aynı işleme tabi tutulduğu, bir kaç şahsın dişlerinde problem çıkmasına müteakip örgüt tarafından şahısların sağlık sorunlarının giderildiği, yine bu esnada soruşturma kapsamında gelinen aşamada kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahsın Ankara'dan gelerek sanık ile birlikte sınava hazırlanan şahısların tamamını mülakata tabi tuttuğu, bir süre sonra yazılı sınava giren sanığın söz konusu sınavı kazandığı, bunun ardından yine örgüt mensuplarının sanığı mülakat sürecine hazırladıkları, bu kapsamda ilk olarak şahsa bir takım elbise satın aldıkları, bir süre mülakat eğitimine tabi tutulan sanığın söz konusu sınavı kazanarak astsubaylık eğitimi almaya hak kazandığı, sanığın sınavı kazanma sürecinde yaşanan olaylar birlikte değerlendirildiğinde, özellikle mülakat aşamasını geçmesinde askeriye içerisine yuvalanmış FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının etkisinin olduğu,
Sanık .... jandarma astsubaylık sınavını kazanmasının ardından Ankara ilinde bulunan Jandarma Astsubaylık okuluna gittiği, bunun ardından kendisiyle sınav sürecinde ilgilenen .... Kod adlı şahsın da Ankara'ya giderek sanık ile buluştuğu, burada .... Kod .... isimli şahsa devrettiği, .... Kod tarafından ise kendisinin bir alt birimi olan, lakin soruşturma kapsamında gelinen aşamada kimlik bilgileri tespit edilemeyen .... Kod adlı başka bir örgüt yöneticisine devredildiği, bunun sonrasında sanık bu şahıs ile örgütsel nitelikli görüşmelerini devam ettirdiği, sanığın astsubaylık okulunda bulunduğu süreçte okulda bulunan diğer öğrenciler yada öğretmenlerle ilgili olarak edindiği bilgileri örgüt yöneticisine aktardığı,
2015 yılı ağustos ayında Ankara'daki eğitimi sona eren sanığın kura yoluyla Aksaray iline tayininin çıktığı, bunun ardından dönemin Aksaray Jandarma yapılanması müdür yardımcısı olan .... Kod ....'in şahsı teslim almak amacıyla Ankara'ya gittiği ve burada .... Kod ve .... koddan sanık ....'i teslim aldığı, şahısların burada yaptıkları görüşmede Aksaray'da buluşacakları yer ve zamanı belirledikleri, bunun sonrasında sanığın Aksaray ilinde göreve başlamasına müteakip .... Kod ....'in, Örgütün Aksaray Jandarma yapılanması içerisinde öğretmen konumunda bulunan ve bu kapsamda hakkında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine örgüt yöneticiliği suçundan kamu davası açılan .... Kod .... ile birlikte sanığa ait konuta giderek kendisiyle burada görüştükleri, görüşme sonucunda .... Kod ....'in, .... kod ....'a devrettiği ve bunun sonrasında .... Kod ile görüşmelere devam ettiği, sanık .... öğretmeni konumunda bulunan .... Kod .... ile 2016 yılı mayıs ayına kadar örgütsel anlamdaki görüşmelerini sürdürdüğü,
Sanık .... örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunduğu zaman zarfında AYHAN KOD adını kullandığı,
Örgütün askeri mahrem yapılanmasının Aksaray Öğretmeni konumunda bulunan ve Örgüt Yöneticiliği suçundan hakkında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan, ....'un alınan ifadesinde özetle: Şahsın kendisine .... Kod tarafından devredildiğini, şahısla bir kez görüştüklerini beyan ettiği,
Sanık .... alınan soruşturma aşamasında alının savunmasında: 2013 yılına kadar, üniversite dönemi de dahil olmak üzere bu örgüt ile kesinlikle herhangi bir ilişki içerisinde olmadığını, 2013 yılında girdiği sınavları kazanamadığını, bu sırada liseden arkadaşı olan .... isimli şahsın kendisini İstanbul'a davet ettiğini ve burada birlikte ders çalışma teklifinde bulunduğunu, o vakitler .... in söz konusu yapılanmaya ait evde kaldığını bildiğini, şahsın kendisini de bu yapılanmaya ait eve çağırdığını, Bunun üzerine İstanbul a gittiğini, .... ile 2-3 hafta kadar aynı evde kaldıklarını, Sonrasında bu şahsın başka bir eve geçtiğini, kaldığı evdeki öğrencilerin sürekli olarak değiştiğini, ancak kendisini emniyette teşhis ettiği ve halen Ankara ilinde JÖAK (Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı, Güvercinlik) da görev yapan .... isimli arkadaşı ile bu cemaat evinde kaldıklarını, .... isimli arkadaşının Esenler bölgesindeki yapıya ait evlerin birinden sorumlu olduğunu, yine .... ın üstünde .... kod adlı bir şahıs bulunduğunu, Bu şahsın açık kimlik bilgilerini tam olarak bilmediğini, ancak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuduğunu hatırladığını, yine .... kodun üzerinde de .... kod adlı bir şahıs olduğunu, bu evde kaldığı süreçte ....'ın kendilerine sohbet verdiğini, .... in kitaplarını okuduğunu, Yine bunun dışında başka başka şahısların da eve gelip sohbet verdiklerini, evde kaldığı süreçte astsubaylık sınavına hazırlanmaya karar verdiğini sınava hazırlanırken evde 2 kişi kaldıklarını, diğer arkadaşının .... olduğunu, ....'in de sınava hazırlandığını ve kendisi gibi .... ın kontrolünde astsubaylık sınavına hazırlanan 20 kişinin olduğunu, bu şahısları tam olarak tanımadığını, bu evlerde sınava hazırlanırken kendilerini sağlık kontrolünden geçirdiklerini, Esenlerde özel bir hastaneye gittiklerini, bu hastaneye kayıt yaptırmadan muayene olduklarını, muayenede kendisinde herhangi bir sıkıntı çıkmadığını, Ancak bir kaç kişinin dişlerinde problem olduğunu ve bu şahıslara tel taktıklarını, bunun ardından Ankara dan gelen ve abi olduğunu söyledikleri bir şahıs kendilerini mülakata tabi tuttuğunu, yaklaşık 5-10 dakika kadar tek tek görüştüğünü, konuşma sırasında kendisinin verdiği bilgileri bilgisayarına not aldığını, kendilerine bu süreçte soru verilmediğini, yazılı sınavı kazandıktan sonra mülakata girmeye hak kazanan cemaat evindeki kişilere takım elbise aldıklarını ve takım elbise ile sınava girmelerini söylediklerini, yapılanma içerisindeki şahısların kendisine mülakatta yardımcı olduklarını ve bu sayede mülakatı kazandığını, Ankara'ya gitmesinin ardından .... Kodun kendisini aradığını, burada şahısla görüştüklerini, şahsın kendisini .... Koda devrettiğini, .... kodun ise .... Koda devrettiğini, .... kodun kendisinden himmet adı altında para istediğini lakin vermediğini, şahsın himmet konusunda ısrarcı olduğunu, hatta kendisine "bize güvenin, derslerinize çalışmasanız dahi bu okulu bitireceksiniz, ancak bizden koparsanız yolda kalırsınız, himmetlerinizi düzenli verin, paranız bereketlensin" şeklinde söylemde bulunduğunu, jandarma okulunda bulunduğu süreçte, yukarıda adını verdiği şahısların kendisine okulla ve askeriye ile alakalı sorular sorduklarını, örneğin okul içerisinde kimin namaz kıldığı, kimin cumaya gittiği, derse giren komutanların siyasi görüşlerinin ne olduğu yönünde sorularının olduğunu, kendisinin bu konuda küçük bir şey söylemesinde dahi şahısların bunu not aldıklarını, sorumlularının kendilerine, her zaman tedbirli olmaları, namaz kılmamaları, oruç tutmamaları, namazı ima yolu ile kılmaları, abdesti teyemmüm yolu ile ellerini duvara vurarak almaları yönünde talimat verdiğini, Hatta daha da ötesine gidip "okulda içtima almaya gelen kişi hocaefendi dahi olsa tedbiri elden bırakmayın" dediklerini, Ayrıca sürekli olarak bir ya da iki yıl içerisinde .... in Türkiye ye döneceğini söylediklerini, o vakitler 2015 yılı içerisinde olduklarını, 2015 yılı Temmuz ayında okulunun bitmesinin ardından Aksaray iline tayininin çıktığını, buradan gelen .... Kod adlı şahsın kendisini .... ve .... kod adlı şahıslardan devraldığını, .... kodun bu sırada kendisine "seni adesenin orada her cumartesi pazar saat 15:00’de gelene kadar bekleyeceğim" dediğini, ancak kendisinin buluşmaya gitmediğini, bunun sonrasında şahsın .... kod ile birlikte evine geldiklerini, burada yaptıkları görüşme sonucunda .... Koda devredildiğini, .... Kod ile bir kaç kez görüştüğünü, şahıs ile son olarak 2016 yılı mayıs haziran aylarında görüştüğünü, yapılanma içerisinde bulunduğu süreçte ...., ...., .... ve son olarak da .... Kod adlarını kullandığını, üzerine atılı örgüt üyeliği suçlamasını kabul ettiğini, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği,
Sanık ....'in beyanında geçen şahıslar yönünden ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına soruşturma başlatılması yönünde bildirimde bulunulmuş, yine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmalar başlatıldığı,
Sanık .... istinaf aşamasındaki savunmasında: "17-25 aralık sürecinden sonra 2014 yılı Şubat ayında bu yapıdan kesin olarak ayrıldığını,
Sınav kazandıktan sonra bu yapı benimle bağlantıya geçmeye çalıştı ancak ben kabul etmedim, astsubaylık kursundan sonra atandığım Aksaray ilinde örgütle ilişkisi olmayan halen görevde olan astsubay ....'la ev tuttuk, sürekli beni aramalarına rağmen ben görüşmeye kabul etmedim. Hiçbir şekilde kod adı kullanmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum. " şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık ....'in ikrar yollu savunmaları ve istinaf aşamasındaki savunmaları, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın örgütün yönlendirmesi ve yardımı ile astsubaylık sınavlarına hazırlandığı ve kazandığı, askeri eğitimleri ve meslek hayatları süresince de FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılarını aynı şekilde devam ettirdiği, örgütün talimatları ile hareket ederek örgüte himmet adı verilen yardımlarda bulunduğu, kod adı kullandığı, mesleklerinden ihraç oldukları zamana kadar da söz konusu bağlantılarının devam ettiği, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu,
Sanık ....'in eylemleri silahlı terör örgütüne üye olma suçu niteliğinde olduğu ve etkin pişmanlıkta bulunduğu, bu nedenlerle eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 3/1 ve 61/1 madde ve fıkralarına göre aynı Kanunun 314/2, 3713 Sayılı Yasa'nın 3.maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 5, 5237 Sayılı TCK'nun 221/4, 53/1-2-3-1 cümle, 58/6, 9, 63/1 madde ve fıkralarına göre cezalandırılması gerektiğinden ve usulü eksikliğinin giderildiğinden istinaf taleplerinin CMK. 280/2 fıkrasına göre esastan reddine,
Sanık .... hakkında 5271 sayılı CMK'nun 109/3-a maddesi uyarınca "yurt dışına çıkamamak" şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasının devamına,
Karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur." dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL ve GEREKÇE:
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararında ve birçok yargısal kararlarda açıklandığı gibi, kendisini kısaca "Hizmet" olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma düşüncesine sahip, örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı ilke edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir suç örgütüdür.
Örgütün nasıl bir yapıya sahip olduğu ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliği üst seviyede tutup, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, örgüt lideri ve yöneticilerinin gruplara iletilmesini istediği emir ve talimatlar ile örgüt üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması amacıyla … gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının; Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün oluşturduğu kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle meclis, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesh edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine sahip olan kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı görülmekte olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanık savunmaları, gizli tanık ve tanık anlatımları, örgüt lideri ile yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğünün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında;
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu; anılan örgütün kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar, örgüt lideri .... tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisine sahip resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma olanaklarının varlığı ve 15 Temmuz 2016 günü olduğu gibi örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekilmeyeceklerinin görülmesi nedeniyle, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından 5237 sayılı TCK'nin 314/1-2 maddesi bağlamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan duruşma sonucunda sanığın hukuki durumunun tespiti:
Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükumet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten silahlı kuvvetler bünyesinde teğmen olarak görev yaparken, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle açığa alınan sanığın, 2013 yılından darbe girişimi sonrasına kadar örgütün içinde yer alması, bu dönem içinde örgüte ait evlerde kalması, sohbet adı altındaki toplantılara katılması, himmet adı altında örgüte maddi yardımda bulunması, kod adını kullanması, astsubay olarak görev yaptığı sürede örgüt içinde kendisinden üst düzeyde bulunan kişilerle periyodik olarak görüşmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle organik bağ içerisinde olduğu, örgütün amaçları doğrultusunda, yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduğundan örgüt üyesi olarak kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.
ETKİN PİŞMANLIK
5237 sayılı TCK'nin "Etkin pişmanlık" kenar başlıklı 221. Maddesi şöyledir:
"Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 - 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz."
İlgili maddenin gerekçesi ise şu şekildedir:
"Madde metninde, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu amaçla kurulmuş örgüte üye olmak suçları ile ilgili olarak etkin pişmanlık hali düzenlenmiştir.
Birinci fıkrada, örgüt kurucu veya yöneticileri ile ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek dolayısıyla haklarında soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç ilenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kişiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
İkinci fıkrada, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olan kişilerle ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Örgütün üyesinin, etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilmesi için, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmemiş olması ve ayrıca, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi gerekir. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Bu koşullar gerçekleştiren sonra, kişi hakkında örgüt üyesi olmaktan dolayı soruşturma başlatılmış olması veya örgütün faaliyeti çerçevesinde başkaları tarafından suç işlemiş olmasının, etkin pişmanlık yararlanma açısından bir önemi bulunmamaktadır.
Üçüncü fıkrada ise, yakalanan örgüt üyesi ile ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Yakalanmış olmasına rağmen, bu fıkrada belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde örgüt üyesi cezalandırılmayacaktır. Bu şartlardan birisi, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suç işlenişine iştirak etmemiş olmak; diğeri ise, örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi veriş olmaktır. Verilen bilginin, örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli olup olmadığını takdir yetkisi mahkemeye aittir.
Kişi, suç işlemek için kurulmuş olan örgütün kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmamakla birlikte, örgütün ulaştığı yapılanma itibariyle dağılmasını sağlama imkanından yoksun olabilir. Bu durumda bile, söz konusu sıfatları taşıyan kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanması sağlanabilmelidir. Bu düşüncelerle maddenin dördüncü fıkrası düzenlenmiştir. Buna göre, suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkı örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmayacaktır.
Kurucu, yönetici veya üyenin, örgüt yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgileri yakalandıktan sora vermesi halinde, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı hakkında verilecek cezada belli oranda indirim yapılması kabul edilmiştir..."
Hukuki niteliği itibariyle, cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık, doktrinde, gönüllü vazgeçmenin tamamlanmış suçlardaki görünüm şekli (Koca-Üzülmez, Genel Hükümler, s.385), suçun bütün unsurları ile tamamlanmasından sonra failin bazı pişmanlık gösteren hareketler yapması durumunda, bu hareketler dolayısıyla faile ceza verilmemesini veya cezasında indirim yapılmasını ifade eden kurum(Hakeri, Ceza Hukuku, s.452) olarak tanımlanmaktadır. Bu haliyle gönüllülük esasına dayanan ve etkin bir pişmanlık gerektiren kurumla, suçun bütün unsurları ile tamamlanmasından sonra faile gerçekleştirilen/gerçekleştirdiği haksızlığın sonuçlarını mümkün mertebe gidermeye çalışmasına imkan verilmektedir.
Bu konu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/04/2008 tarih, 9-18-78 sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir. “Terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulabilmesi, alınabilecek diğer tedbirlerle birlikte bu örgütlerin etkisizleştirilip ortadan kaldırılmaları, geçmişte meydana gelen terör eylemlerinin aydınlatılabilmesi, gelecekte işleyebilecekleri suçların engellenmesi ve terör örgütüne üye olanların tekrar topluma kazandırılabilmeleri bakımından 05.06.1985 tarih, 3216 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Yasa kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. Bu Yasanın 2 yıllık yürürlük süresinin bitmesi üzerine aynı amaçlara yönelik olarak 25.03.1988 tarihli ve 3419 sayılı Yasa çıkarılmış, Yasanın 1. maddesi süreli, diğer maddeleri ise süresiz olarak yürürlüğe girmiştir. Anılan 1. maddenin sona eren yürürlük süresi zaman içinde 3618, 3853, 4085, 4450, 4537 sayılı Yasalarla uzatılmış ve beklenen amaca ulaşmaması nedeniyle bu kez 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.”
Yargısal uygulamalar ve doktrindeki görüşler dikkate alındığında “etkin pişmanlık” düzenlemesi yapan yasaların, bir af yasası olmayıp terör örgütü mensubu olan sanıkların topluma kazandırılabilmesinin yanında esasen terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulabilmesi, örgütün etkisizleştirilip ortadan kaldırılması ve işlenen suçların aydınlatılabilmesi amacına yönelik düzenlemeler olduğu görülmektedir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nin 221. maddesinde yapılan düzenleme ile daha önceki yasalarda olduğu gibi süreli değil, belli süreye bağlı olmaksızın kalıcı bir uygulama imkanı getirilmiştir.
TCK'nin 314/3. maddesindeki atıf nedeniyle, anılan Kanunun 220. maddesine bağlı olarak düzenlenen 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün, TCK'nin 314. maddesinde tanımlanan silahlı örgütü mensupları ile 3713 sayılı TMK kapsamında kalan terör örgütleri bakımından da uygulanabileceği konusunda, gerek kanuni düzenlemeler ve gerekse bilimsel görüşler ile yargısal kararlarda vurgulandığı gibi kuşku bulunmamaktadır.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için failin, örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasına, örgütün yapısına ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, yapının örgütlenme biçimi, failin örgütsel oluşum içerisindeki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar göz önüne alınarak mahkemece takdir edilmesi gereklidir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde her örgüt mensubundan örgütü dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Ancak konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymalıdır.
Her halükarda elverişli bilgi, örgütte zaafiyet yaratacak, örgüte önemli boyutta zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak boyutta olmalıdır.
TCK’nin 221/4. fıkrası, örgütlü suçlarında etkin pişmanlığın en geniş şekilde uygulanma alanı bulduğu düzenlemedir. Bu fıkrada iki tür pişmanlık hükmüne yer verilmiştir: Failin gönüllü teslim olduktan sonra bilgi vermesi cezayı ortadan kaldıran, yakalandıktan sonra bilgi vermesi ise cezayı azaltan sebep olarak kabul edilmiştir.
Anılan maddenin dördüncü fıkranın uygulanma koşulları:
1-Kişi örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüt adına suç işleme veya örgüte yardım suçunun faili olmalıdır.
2-Kişi gönüllü olarak teslim olmalıdır. Örgüt mensupları ile anlaşmazlığa düşmesi veya ailevi nedenlerden dolayı teslim olmasının önemi yoktur. Önemli olan teslim olmanın iradi olması, dış etkenlerin zorlamasıyla olmamasıdır.
3-Failin, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi gerekir. Örgüt mensuplarının işlediği suçlar hakkında bilgi vermelidir. Sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemesi yeterli değildir. Genel olarak örgütün yapısı, kurucusu, yöneticisi, örgütün büyüklüğü, amaçları, faaliyetleri gelir kaynakları, varsa silahları gibi bilgiler vermelidir. Örgütün genişliği veya gizliliği nedeniyle bilgileri sınırlı ise verilen bilgilerin samimiyeti çerçevesinde etkin pişmanlıktan yararlanabilir.
Sonuçları itibariyle, fail gönüllü olarak teslim olursa cezasızlık sebebi, yakalandıktan sonra bilgi vermesi ise cezayı azaltan hal olduğu anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve bu konudaki ilk derece mahkemesinin tatbikatının tartışılması yönünden duruşma açıldığı, sanığın soruşturmadaki beyanları ile kovuşturmadaki ifadesinde örgütün faaliyetleri ve bir kısım örgüt üyeleri hakkında bilgi verdiği anlaşılmakla hakkında TCK'nun 221/4-2 cümlesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğu ve bu itibarla her ne kadar ilk derece mahkemesinin TCK'nun 221/4-2 cümlesi uyarınca sanık hakkında 1/3 oranının üzerinde indirim yapmamış olması sanığın istinaf öncesi verdiği beyanların nitelik ve niceliğine göre dosya kapsamıyla uyumlu değil ise de; sanığın dairemizce icra edilen duruşmada istinaf öncesi beyanlarını kısmen değiştirdiği nazara alınarak ilk derece mahkemesince TCK'nun 221/4-2 cümlesi gereğince belirlenen1/3 oranındaki indirimin bu itibarla ve sonuç olarak yerinde olduğu, yine, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulurken TCK'nın 221/4-2. cümlesinin takdiri indirim nedenlerini düzenleyen TCK'nın 62. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de sonuç ceza değişmediği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca sanık ve müdafiin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık ve müdafiinin istinaf dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-a) Sanığa yüklenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil durumu, dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri dikkate alındığında, uygulanan tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması nedenleriyle, CMK'nin 109/3-a maddesi kapsamında uygulanan "yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol tedbirinin devamına,
b) Adli kontrolün devamına ilişkin bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilginin cezaevinde bulunması halinde Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi Başkanlığına itiraz edilebileceğine,
3- Sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin TCK'nin 63/1 maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
4- CMK'nin 330/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri hariç, istinaf aşamasında yapılan 2 adet davetiye giderinden ibaret 28,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile maliye hazinesine gelir kaydına,
6- 5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair sanık ve müdafii Av. ....'ın yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı ....'nın katılımıyla, mütalaaya uygun, CMK'nin 280/2 ve 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olarak 15.04.2019 tarihinde oybirliği ile verilen usulen okunup anlatıldı. (¤¤)