(5237 S. K. m. 21, 30, 53, 58, 62, 63, 221, 314) (3713 S. K. m. 3, 5) (5271 S. K. m. 217, 280, 282) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya kapsamına göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
İDDİA:
Sanığın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği iddiasıyla, TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63.maddeleri ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 12/07/2017 gün ve 2017/82 Esas, 2017/115 sayılı Kararı ile sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1,TCK'nın 62 maddeleri gereğince sonuç olarak 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 53, 58/9 ve 63 maddelerinin uygulanmasına, sanık hakkında adli kontrol tedbirine karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı müdafi tarafından ayrıntıları dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkı bulunduğu, istemin süresinde olduğu kabul edilerek; "delillerin değerlendirilmesi" amacıyla CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA :
...... Bartın Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben Bartın Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yaparım. Hakkımda herhangi bir açığa alma işlemi yapılmamıştır. Ben aslen Kırıkkale'liyim. İlk, ortaokul ve liseyi devlet okullarında okudum. Bu yapıya müzahir okul, yurt veya dershanelere gitmedim. 2006 yılında Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde hazırlık sınıfına başladım. Üniversitenin 1.sınıfında bu yapıya ait öğrenci evlerinde kalmaya başladım. Yaklaşık 3 sene bu yapıya ait evlerde 2009 yılının sonuna kadar kaldım. Ben evde birlikte kaldığım kişilerin isimlerini şu an net olarak hatırlayamıyorum. Benim memleketim olan Kırıkkale Ankara'ya yakın olduğu için haftada 2 ya da 3 gün bu evde kalıyordum. Evde bazen 2 kişi bazen 3 kişi bazen de 1 kişinin kaldığı oluyordu. Evde bir düzensizlik söz konusuydu. Ben de bunu gördükten sonra 2009 yılı sonundan itibaren evde kalmamaya başladım. Benim bulunduğum süre içerisinde ev abisi olduğunu hatırlamıyorum. Ben bu evde yukarıda belirttiğim sebepten ötürü çok fazla kalmadığım için sohbet toplantısı olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değilim, ben bu şekilde bir sohbet toplantısına gittiğimi hatırlamıyorum. Ben evden ayrıldıktan sonra belki bir kaç defa arkadaşlarımın yanına eve gitmiş olabilirim ancak sürekli bir gitmem söz konusu olmamıştır. Ben daha sonraki süreçte üniversiteyi Ankara'dan gidiş geliş yaparak okudum. Üniversiteden mezun olamayınca 2013 yılında çağrı merkezi işi yapmaya başladım. Yaklaşık 1 sene bu şekilde Ankara'da çağrı merkezi işini işlettim. Bu dönemde okuldaki derslerimi de vererek 2014 yılının Nisan ayında mezun oldum. Mezun olduktan sonra KPSS sınavına hazırlandım, sınavdan 79 puan alınca atamam yapılmadı bunun üzerine ben de Ankara'da Ormaksan isimli firmada çalışmaya başladım. 2014 yılının yazında aynı zamanda yükseklisansa başladım. Yükseklisans yaparken Bartın Üniversitesinin araştırma görevlisi için yaptığı sınavı kazanarak 2015 yılının Şubat ayında Bartın'a geldim.
Yukarıda detaylı olarak anlattığım üzere 2009 yılında bu yapıya ait evlerden çıktıktan sonra bir daha bu yapıyla hiç bir temasım olmadı. Benim bu zamana kadar bu yapıya müzahir olduğu bilinin Bank….. isimli bankada hesabım olmamıştır. Yine gazete ve dergi aboneliğim de bulunmamaktadır.
Sanığa ….. numaralı hat üzerinden ….. kullandığının tespit edilmesi hususu sorulduğunda; Bana okumuş olduğunuz ….. numaralı hat bana aittir. Ben bu hattımı yaklaşık 3-4 yıldır kullanmaktayım. Ben kesinlikle telefonuma …… isimli programı yükleyip kullanmadım. Söz konusu tespitin nasıl yapıldığını ben de anlamış değilim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum dedi.
Ben bir hususu daha belirtmek istiyorum. Cuma günü gözaltına alındıktan sonra emniyette 2 gün boyunca psikolojik olarak baskı gördüm ve darp edildim. İlk gözaltına alındığım Cuma günü akşam saatlerinde görüşme yapmak için beni gözaltında tutulduğum yerden alarak koridorun sol tarafında bulunan toplantı salonu gibi bir yere götürdüler, buraya girdiğimde resmini görsem hatırlayabileceğim esmer, sakallı bir polis memuru vardı. Bu polis memurunun yanında da iri yarı saçlarının ön tarafı dökük hafif kirli sakallı bir polis memuru vardı. İçeri girdikten sonra bana üzerime atılı suçlamayı anlatarak soru sordular. Ben de kendilerine huzurunuzda söylemiş olduğum beyanları söyledim. Bunun üzerine ikinci tarif ettiğim polis memuru ayağa kalkarak benim yakamdan tutup ayağa kaldırdı. Önce bana arkana dön dedikten sonra sırtımı duvara yaslayarak yüzüme iki kez tokat attı. Daha sonra da bana "sen hapise gireceksin eşin dışarıda kalacak, Bartın'ın ortamını biliyorsun kimin eli kimin cebinde eşine neler yapacaklar" şeklinde sözler söyleyerek beni tehdit etti. Daha sonra oturduk aynı şahıs bana örgüt üyesiymişim gibi "siz şerefsizsiniz alçaksınız" şeklinde sözlerle hakaret etti. 1-2 dakika sonra bu polis memuru dışarı çıktıktan sonra beni tekrar nezarete aldılar. Ertesi gün yani Cumartesi günü yine akşam saatlerinde beni nezarethaneden çıkartarak koridorun sağ tarafında en dipte kalan bir odaya götürdüler. Bu oda da bir masa ve masa üstünde bilgisayar vardı. Masanın karşısında da sehpa ve sandalyeler vardı. İlk anlattığım olaydaki beni darp eden polis memuru elinde kelepçeyle koridordan "şimdi fantazi yapacağım" diyerek yanıma geldi. Beni tarifini verdiğim odaya soktu. Oda içerisine girdikten sonra ellerimi arkadan kelepçeledi ve bacaklarımın üzerine diz çöktürdü. Odadaki sehpayı benim yanıma çekerek sehpa üzerine oturdu. Yine bana suçlamayla ilgili sorular sordu. Ben yine aynı şekilde kendisine olanları anlattım. Bana yine bir gün önceki gibi eşimle ilgili imalarda bulunarak beni tehdit etti. Daha sonra eliyle 3-4 defa sert bir şekilde yüzüme ve kulağıma gelecek şekilde tokat attı. Bana "anlatmıyorsun yalan söylüyorsun, eksik anlatıyorsun" şeklinde ithamlarda bulundu. Ben huzurunuzda anlattığım şeyleri kendisine söyledim. Kabul ettirmek için bu tarz tehditvari konuşmalara devam etti. Ondan sonra bir kaç defa daha eliyle yüzüme vurdu. Yaklaşık 15-20 dakika bu şekilde geçti. Bu sırada odaya uzun boylu, sarışın, top sakallı, kısa kızıl renkli saçı olan bir polis memuru girdi. Bu şahıs da odaya girer girmez beni yaşanan darbe sürecinden sorumlu tutarak kafama eliyle bir kaç defa sert bir şekilde vurdu. Ben bütün olanlar sırasında diz çökmüş vaziyetteydim. Daha sonra beni kaldırarak odadan çıkarıp tekrar nezarete aldılar. Ertesi gün yani Pazar günü sabah muayene için gelen doktora bir gün önceki yaşadıklarımı anlattım, kendisine dizimi göstererek ayaklarımın uyuştuğundan bahsettim. Diz çöktüğüm sırada hareketsizlikten dolayı sol ayağımın üstü şişmişti doktora bunu gösterdim. Ayrıca ayağımda sol ayak bileğim üzerinde diz üstü çökmemden dolayı bir yara olmuştu, adli raporda bu yarayla ilgili ayakkabının sıkıştırması sonucu olduğu belirtilmişse de ben gözaltına alınmadan önce vücudumun hiç bir yerinde yara ya da ekimoz bulunmamaktaydı. Doktor benim bu söylediklerimi raporuna yazdı. Darp edilmemden sonra bir gün geçtiği için yüzümde darp izi kalmamıştı. Ben gelen doktora yüzüme vurularak darp edildiğimi de söylemiştim ama bununla ilgili raporda ne yazıldığını ben bilmiyorum. Pazar günü nezarethanede bulunduğum sırada sabah 10:00 sıralarında eşgallerini verdiğim son iki polis memuru yanıma gelerek, Cuma günü beni darp ettiğini belirttiğim polis memuru "sen daha işkence mi gördün, ben sana insan gibi sordum, sen insan olmadığın için de hayvan muamelesi yaptım. Bunun işkence olduğunu düşünme sen daha işkence görmedin, gerçek işkenceyi g.tüne jopu sokunca göreceksin" dedi. Yanındaki polis memuru da "sen FETÖ’cüsün bu ülkeyi mahvettiniz" gibi söylemlerde bulundu. Ben yukarıda ayrıntılı olarak anlattığım üzere bana bu şekilde suçlamayı kabul etmem için işkence yapıp baskı uygulayan, bana hakarette bulunan, beni tehdit eden ve darp eden iki polis memurundan şikayetçiyim, yukarıda tariflerini verdiğim polis memurlarından ilk polis memurunun bana yönelik bir eylemi olmamıştır. Bana yönelik bu eylemleri yapan polis memurları tarifini verdiğim son iki polis memurudur. Kendilerini resimlerden görsem teşhis edebilirim. Ben bana yönelik eylemlerinden ötürü iki polis memurundan da şikayetçiyim" demiştir.
...... İlk derece mahkemesinde alınan savunmasında; "Ben Makine mühendisiyim, ….. programını kesinlikle indirmedim, kullanmadım bunu belirtmek istiyorum. Üniversiteye başladığım yıllarda ara ara bu yapıya ait evlerde kalmışlığım vardır, bunu emniyette de söyledim, savcılıkta da beyan ettim, onun dışında herhangi bir şekilde hiç bir bağlantım olmamıştır. Herhangi bir şeklide hiç bir terör örgütüne üye olmadım, böyle bir durumum söz konusu değildir, bu güne kadar hiç bir şekilde böyle bir örgütün veya buna benzer örgütlerin üyesi de olmadım, desteklemedim de herhangi bir şekilde için de bulunmadım, Bartın üniversitesine gelene kadar çalıştığım yerler dosyada mevcuttur, eklidir, incelenecek olursa hiç kimseye karşı hiç kimseden bir beklendim olmadı, buraya gelmeden önce kendi şirketim vardı Ankara'da kendi şirketimi kurdum, işlettim, 1 yıla yakın çalıştırmaya çalıştım, fakat maddi nedenlerden dolayı iflas etti, battı, arkasından Ankara'da yine özel bir firmada İŞ-KUR'a gittim, mesleğimle ilgili herhangi bir iş olup olmadığını sordum, İŞKUR'dan gelen veriler doğrultusunda aradım bir kaç tane firmayı, işe girdim, Bartın Üniversitesine Araştırma Görevlisi sınavına geldiğimde de sınava girdim ilk sınavın sonucu başarısız ilan edildi. Arkasından YÖK'e dilekçe yazdım, o sırada bir maddenin değişmiş olmasına binaen beni tekrar aradılar, kazandığımı ilan ettiler. Burada şunu dile getirmeye çalışıyorum, benim kimseden beklentim de olmadı, herhangi bir örgütün içerisinde de olmadım, kimseden bir yardımda beklemedim, bunun dışında söyleyeceğim çok fazla bir şey yok" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
...... Dairemizde alınan savunmasında; "İlk derece mahkemesinde yaptığım savunmaları aynen tekrar ediyorum, 2006 yılında o tarihte cemaat olarak bilinen evlerde kalmaya başladım. İlk zamanlar sürekli kaldım. 2009 yılına kadar sürdü. Bundan sonra 1 yıl kadar daha kesik kalmaya devam ettim. Maddi imkansızlıklar nedeniyle kaldım. O tarihte bunların terör örgütü olduğu söylense ve bu konuda bilgim olsa kesinlikle kalmazdım. Kaldı ki bu tür bir bilgiyi ben kendim sorulunca söyledim.
Hakkımda iddia edilen ...... programı kullandığım doğru değildir. Bu hususta dosyaya gelen en son yazı beni doğrulamaktadır. Eğer ...... programını kullandığım kanıtlanırsa verilecek her türlü cezaya razıyım. CGNAT kayıtları bana ulaştırıldı, inceledim. Üç farklı ve birbiriyle alakasız olan günlerde ......a bağlandığım görülmektedir. ...... kullanıma ilişkin tespit tutanağında iki farklı ime numaralı telefon gözükmektedir. Bunlar bozulması ya da kırılması nedeniyle attığım şu an bende bulunmayan telefonlardır. Evimde yapılan aramada eşimle bana ait iki adet telefona el konuldu. Henüz bana teslim edilmedi.
İddiaya konulardan bir tanesi de hakkımdaki ihbardır. Bu ihbarla nasıl ilişkilendirildiğimi anlamıyorum, kabul etmiyorum.
Ben zaten savunmamda evde kaldığımı söyledim. Dinlenen tanıkla ilgili belgeler bana ulaştırılınca hatırladım. Yanlış hatırlamıyorsam yarım dönem kadar birlikte kaldık. ...... isimli kişiyi tam hatırlamıyorum. Bu dönemde her hafta olmasa da bir kaç defa gelmiş olabilir. Belirttiğim gibi 2010 yılında evden kaynaklanan sorunlar yani evde kalan kişilerin sürekli değişmesi, elektrik ya da kiranın ödemede zorluklar ya da gecikme, iaşe parasının toparlanamaması gibi nedenlerle haftada iki ya da üç gün kalıp diğer günler Kırıkkale' ye memleketime gidiyordum. Kaldığımız evin kirası, iaşe giderleri ve elektrik, su gibi giderlerini biz karşılıyorduk. Düzenli olmasa da 100 - 200 TL burs alan oluyordu. Ancak ben almadım. Zaman zaman eve erzak yardımı yapılıyor ve kira bedeli de ödeniyordu. O tarihlerde burası terör örgütü olarak anılmadığı için kira parası ve giderlerinin paylaşılması nedeniyle evde kalmak avantajlı oluyordu. Bahsedilen haftalık sohbet benim evdeki iaşe ya da diğer giderlerin konuşulmasıdır. Yoksa ben dini sohbet vermedim. Bu evden tam olarak 2011 başlarında tamamen ayrıldım.
Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben Yüce Türk Mahkemesine güveniyorum. Beraatimi talep ediyorum.
Cumhuriyet Savcısı mütalaasını kabul etmiyorum. Daha önce yapmış olduğum sözlü ve yazılı savunmalarımı tekrar ediyorum. Her şeyden önce bir Türk vatandaşı olarak devletime ve milletime bağlıyım. Hiçbir şekilde bir terör örgütü üyesi değilim. Atılı suçlamayı işlemedim. Suçsuzum beraatime karar verilmesini talep ediyorum.
Soruşturma başlayınca kollukta ......'tan bahsedildi ve telefonuma kimin yüklediğini, benim bu programı kullanıp kullanmadığımı sordular ben de böyle bir program hatırlamadığım için eşime google desteğe başvurup böyle bir programın indirip indirilmediğini sormak istedim oradan gelen cevabı da dosyaya sunduk. Gelen yazıya göre 31 Ağustos 2014 tarihli bu programın telefona indirildiği belirtilmektedir ancak ben böyle bir program indirip indirmediğimi kesin olarak hatırlamıyorum. Telefona yüzlerce program indirmiş olabilirim. Bunlar çeşitlidir ancak bu programı kesin olarak hatırlamıyorum. Haberleşme işinde kullanmadım. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum.
Tanık olarak beyanda bulunan ......'ı çıkaramadım. Bu isimde bir şahsı tanımıyorum. Ancak kesin olarak söyleyemem. Görmüş olabilirim. Tanık bir şeyler anlattı ancak benimle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Temmuz 2014'te ...... isimli bir şirkette çalışmaya başladım. Memleketim olan Kırıkkale'den geliş gidiş yapıyordum. Bu süreçte bazı arkadaşların evlerine gittim. Ancak tanığın anlattığı gibi KPSS sınavına çalışma durumu olmadı. Ben iki kez KPSS'ye girdim. İlki 2011 yılında 70 puan aldım. Diğeri de 2014 Haziran'da 78 puan aldım. Tanığın belirttiği dönemlerde KPSS'ye hazırlanmam söz konusu değildir. Beyanları kabul etmiyorum. Son on yılda kullandığım GSM hatlarını tam olarak bilmiyorum ancak Ankara Kızılay'da 2013 yılında ...... isimli çağrı merkezi işlettim. Üzerime 30 civarında hat vardı. Benim kullandığım birkaç hat var. Tanığın beyanında belirttiği tarihlerde ...... nolu GSM hattını kullandım. Tanığın beyanında geçtiği gibi abimin bir araç alıp almadığını da hatırlamıyorum.
Bu suçlamayla karşılaştığım ilk günden beri olayları tüm doğruluğuyla anlatmaya çalıştım ancak benim ve ailem yönünden yansıması böyle olmadı. Örneğin 10 Mayıs 2017'de Bartın Ağır Ceza'da ilk duruşmaya çıktığımda ...... kullandığım iddia edilince bu programın eşimin ...... Store'den sorgulaması nedeniyle sanki eşimin indirdiği yönünde memurlar.net de haber çıktı.
Bu yapının hiçbir zaman gazete ve dergisini almadım. Sosyal medyada bu yapıyı öven ve hükümeti yeren hiçbir paylaşımda bulunmadım. Twitter hesabımda yoktur. Bank .....'da dahi hesabım bulunmamaktadır. Üniversitede iki yıldan fazla çalıştım ve bu süre içerisinde aleyhime tek bir şey dahi söylenmedi. Savunmalarımın göz önünde bulundurularak atılı suçtan beraatime karar verilmesini talep ediyorum.
Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Suç işlemedim. Hasbelkader bu yapıyla karşılaşmış olabilirim ancak devletin dahi bilemediği ve çözemediği bu şahıslarla karşılaşmam aleyhime kullanılmamalıdır. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum." şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Sanık müdafi Av.......sözlü savunmasında; "14/08/2016 tarihli bir ihbar var. Biz ihbar sahibine telefonla ulaştık. Kendisi ihbarın geçersiz olduğunu söyledi ve dosya imzalı belge ibraz etti ve ihbarın kendisine ait olmadığını söyledi. İlk derece mahkemesinde biz bu belgeyi sunduk ve şahsın tanık olarak dinlenmesini talep ettik. Ancak mahkeme bu talebimizi kabul etmedi.
Müvekkilim tutuklandıktan sonra kendisiyle yaptığım görüşmelerde ve sonraki savunmalarda, ...... programı kullanmadığını söyledi. MİT' in ...... ile ilgili raporu var. Buna göre 24/12/2014 tarihinden sonra turkuaz isimli bir programı TÜBİTAK'ta çalışan örgüt elemanlarınca değiştirildiklerini ve ...... olarak kullanılmaya başladığını belirtmişlerdir. Müvekkilimin ...... ilk tespit tarihi 31/08/2014 olduğu göz önüne alındığında bu programı kullanmadığı anlaşılacaktır. Ayrıca CGNAT kayıtlarında kullanım süre ve kısalığı da dikkate alındığında savunmamızın doğruluğu anlaşılmaktadır.
Müvekkilim tutuklanmadan önce ihraç edilmedi. ...... iddiasıyla tutuklandı ve daha sonra ihraç edildi. Bundan önce örgütle hiçbir şekilde ilişkilendirilmesi yapılmadı.
Bu aşama TCK 21 ve 30 maddelerinin gözetilmesini talep ediyoruz. Ayrıca müvekkil tutuklu iken müvekkilimin eşinin yaptığı yazışmalar sonucunda bu programı playstore’den indirildiğine dair cevaplar aldığı bunu mahkemeye sunduk.
Müvekkilimin öğrencilik yıllarında zorunluluktan dolayı bu yapıya ait evlerde kaldığını kendisi söylemiştir. Devletin bu konuda bir tespiti yoktur.
Tanık beyanlarına bir diyeceğim yoktur. Ancak cemaat evinde kalınmasının bir suç unsuru olmadığını düşünüyoruz. Çünkü cemaat bu kişilerin daha sonra bir yerlere geldiklerinde bunlardan faydalanmayı amaç edinmiştir. Müvekkil bunlardan ayrıldıktan sonra hiç bağlantıya geçmemiş. Bunların referansıyla mesleki kariyer yapmamıştır.
Mütalaayı kabul etmiyoruz. Müvekkil ev abisi olsa daha sonra mutlaka örgütsel faaliyetleri olması gerekir. Bylockla ilgili savunmalarımızı yaptık. Müvekkilimin ve benim savunmalarıma itibar edilmesi gerekir. Müvekkilimin beraatine karar verilmesini talep ediyorum
Mütalaayı kabul etmiyoruz. Dairenizin dava dosyasını ayrıntılı inceleme yaptığını düşünüyoruz. Yazılı ve sözlü savunmalarımızı tekrar ediyoruz. Yapmış olduğumuz savunmalarda ileri sürdüğümüz hususların aksine bir kanıt elde edilememiştir.
Örgüt menfaat birliğini temsil etmektedir. Müvekkilimin böyle bir menfaat elde etmek için bu yapıya dahil olduğunu gösteren bir kanıt yoktur. Aksine bu örgütün müvekkilime musallatlığı vardır. Her ekonomik durumu zayıf olan kişiye musallat oldukları gibi müvekkilime de musallat olmak istemişlerdir.
...... iddiasıyla ilgili müvekkil aleyhine bir kanıt bulunmamaktadır. Bu uygulamanın müvekkilin ......store'den indirildiğine ilişkin sunulmuş bir belge vardır. Buna özellikle dikkat çekmek istiyoruz. MİT raporuna göre anılan örgüt bu programı alarak kendisine uygun hale getirmiş ve kendi örgüt elemanlarına yükletmiştir. Oysa ki müvekkilin eşinin sunduğu belgelere göre müvekkil meraktan bu programı örgütün alıp değiştirmeden önce indirmiş sonra da kullanılmayacağını anlayınca da kaldırmıştır.
Bu nedenle müvekkilin örgüt üyeliğine ilişkin kast ve manevi unsuru bulunmamaktadır. Müvekkilin atılı suçtan dolayı ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyetin kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini talep ediyoruz. Daireniz aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanması ve etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nın 221. Maddesinin uygulanmasını talep ediyoruz.
Tanık kurduğu cümlelerde müvekkil ile ilgili nereli olduğu nereden mezun olduğu ve abisinin bir araba almasından bahsetmişti. 3 ay birlikte kaldığını söylediği müvekkil hakkında daha çok bilgiye sahip olması gerekmektedir. Yine müvekkilin tanık üzerinde bir hakimiyet kurduğundan talimatlar verdiğinden kod adını kullandığından da bahsetmedi. Oysa ki bu tür davalarda gördüğümüz üzere örgüt evlerde kalan kişilerin peşini bırakmamakta ve bu kişilere yapışmaktadır. Tanık evden ayrıldıktan sonra müvekkilin kendisini aradığını da söylememiştir. Tanığın beyanlarının müvekkil aleyhine kabul edilmemesi gerekmektedir. Ayrıca müvekkilin tanığın beyanları doğru olsa bu durumu gizleyecek bir durumu yoktur. Öğrencilik yıllarında bu yapıya ait evlerde kaldığını söylemiştir. Tanık KPSS hazırlık dönemiyle ilgili verdiği tarihte KPSS'ye hazırlık için bir neden bulunmamaktadır. Çünkü sınav geçmiş olmaktadır. Tanığın beyanını kabul etmiyoruz.
Bir önceki duruşma sunmuş olduğumuz esasa ilişkin savunmalarımızı tekrar ediyoruz. Bu duruşmada dinlenen tanık suçtan kurtulabilmek için her türlü şüphe ve saikle söylediği şeylerin Dairenizce müvekkil aleyhine kabul edilmemesi gerekmektedir. TCK 21. Ve 30. Maddeler gözetilerek unsurlar oluşmayan suçtan müvekkilin beraatine karar verilmesini Daireniz aksi kanaatte ise yargılamanın tüm aşamalarında müvekkilin samimi durum ve anlatımları gözetilerek lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyoruz."şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER
Sanık savunması,
CGNAT kayıtları,
...... sorgu sonucu,
Tanık Beyanları,
Beyan delili;
Tanık......Dairemizde yapılan duruşmada alınan beyanında:
"Şu anda SEGBİS aracılığıyla gördüğüm kişiyi biliyorum. Hakkımda FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma olup, kolluk ifademi aldığında bana bazı kişilerin fotoğraflarını gösterdiler. İsmini kolluktan ...... olduğunu öğrendiğim kişi hakkında da beyanda bulundum. 2009 yılında üniversite sınavına girdim. Ankara Üniversitesi İlahiyat fakültesini kazandım. KYK’ya başvurdum, ancak yurt çıkmadı. Babam imam olduğu için diyanetin misafir hanesinde 1 yıl kaldım. Ancak misafirhanenin şartları uygun değildi. Ben de özel yurtlara baktım. Ancak maddi durumum uygun olmadığından dolayı gidemedim. Arkadaş çevresine ev ya da yurt arayışında olduğumu söyledim. ...... isimli kişi bana öğrenci evleri olduğunu, bursta verilebileceğini söyledi. Bu şahıs ilahiyattan değildi, mezunlardan olup, öğrencilerden sorumlu kişiydi. Önce kalmak istemedim. Ancak burs teklifi de olunca kabul ettim. Ankara Sincan … semtinde bir evde kaldık ancak okula uzaktı. Burada kollukta fotoğrafları gösterilen ve teşhis ettiğim ......'ta vardı. ...... isimli kişi evle ilgileniyor. Haftalık kitap okumamızı söylüyordu. Bu evde iki yıl kadar kaldım. Ev okula uzak olduğu için kalanların sayı itibari ile sirkülasyonu oluyordu. ......'ın ne kadar kaldığını hatırlamıyorum. İsmini de hatırlamamıştım. Ancak evde kalırken kendi isimlerimizle hitap ediyorduk. ......'ın kollukta fotoğrafı gösterilince ismini hatırlayamadım. ...... yaşça büyük olduğundan evin iaşe işlerini görüyordu. Örgütsel bir faaliyeti yoktu. O da bizim gibi köyden gelmiş maddi durumu iyi olmadığı için evde kalıyordu. Evde kalırken devlet ya da hükümet aleyhine herhangi bir söz ve faaliyet yapılmadı. O tarihlerde zaten örgüt olarak anılmıyordu. Genellikle evde dört kişi kalıyorduk ancak ev uzak olduğu için gelenlerin kalma süresi kısa oluyordu. Daha sonraki yıllarda ......'la hiç görüşmedim. Ben evde iki yıl kaldım. ...... evden ayrıldıktan sonra hiçbir şekilde kendisiyle görüşmedik.
...... ev işleri ve iaşe işleriyle ilgilenir, haftalık evde kimin ne iş yapacağını konuşurduk. Yoksa sohbetleri ...... değil bölge imamı olan ...... isimli kişi yapardı. Sohbet sırasında ......'la evle ilgili iaşe ve iş konularında konuşmalar yapardı. ......'ın haftalık sohbetler yapardı dememdeki kastım evle ilgili işler konusudur yoksa dini sohbetleri bölge imamı dediğim ...... isimli şahıs yapardı.
İlk yıl düzenli olarak ...... isimli şahıs bana aylık 100 TL kendi harçlığım için, ev için de 180 TL para veriyordu. Sonraki yıl aksattığı için ben de evden çıktım. Çıkınca üniversiteden arkadaşlarla eve çıktım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık......Dairemizde yapılan duruşmada alınan beyanında:
"Şahsı tanımıyorum. Şu anda SEBGİS bağlantısıyla şahsı net olarak görebiliyorum. Benim bu olaya nasıl girdiğimi de anlamış değilim.
Okunan vaka raporunda belirtilen …. nolu GSM hattını ben kullandım. Hatırladığım kadarıyla 5 - 6 yıldır bu hat bendedir. Ancak okunan ihbarı ben yapmadım. Kimin yaptığını da bilmiyorum.
Tanıktan ifadesine göre ve BTK kayıtlarına göre kendi kullanımında olduğu dönemde kayıtlara göre 14/08/2016 tarihinde saat 19.08.08’de ……. nolu acil çağrı merkezinin aranılarak 224 saniye görüşme yapıldığı belirtilerek soruldu: "Hiçbir bilgim yok. ……' u tanımıyorum. ….'u tanıyorum, iş arkadaşımdır. Ayrıca … numaralı sabit hat evimdedir. Ancak aramaları hatırlamıyorum. Cep telefonum, iş yerinde çalışma masamın üstende ya da çekmecede durur. Üst katlara çıktığımda odamda kalırdı. Ayrıca o tarihte kullandığım telefon akıllı telefon değildi. Ekran kilidi de yoktu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …. Dairemizde yapılan duruşmada alınan beyanında:
"Üniversiteyi bitirmiş KPSS'ye hazırlanmaktaydım. Elektrik elektronikte okuyan bir arkadaşımın yönlendirmesi ile …. kod isimli şahıs telefonla beni aradı. Ankara ilinde KPSS'ye çalışma evlerinin olduğunu ve burada kalabileceğimi söyledi. Ben de Ankara'ya geldim. …. kod isimli şahıslı beni önce tam olarak mevkisini hatırlamıyorum ancak Keçiören olduğunu düşündüğüm bir eve yerleştirdi. Tarif olarak da bir market ismi ve Keçiören'de ineceğimi söylemişti. Ben de o şekilde tarife uygun eve gittim. Burada 3 ay kadar kaldım. Daha sonra başka bir eve naklim gerekti. Sigara içmemden dolayı evde bulunan diğer şahıslarla tartıştık beni başka bir eve naklettiler. ...... kod isimli şahıs arabasıyla aldı. Gökçek parkını geçtikten sonra tahminen yine Keçiören sınırları içerisinde başka bir eve yerleştirdi. ...... kod isimli şahıs beni ilk aradığında telefonda kurulu olan CIA programı sayesinde ismini ...... olduğunu gördüm. Ayrıca Ankara'ya ilk indiğimde beni aracıyla ilk karşıladığında aracının bagajında ...... yazan bir belge veya arabanın sigorta poliçesinde ...... yazıyordu. Bu nedenle ...... kod isimli şahsı ...... olduğunu öğrendim. Nakledildiğim ikinci evde Kırıkkale nüfusuna kayıtlı Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunu ve KPSS'ye hazırlanan ...... yine KPSS'ye hazırlanan İnşaat mühendisliği mezunu ...... adında bir şahıs vardı. Üçümüz birlikte kaldık. Şu anda ekranda gördüğüm şahısla ...... diye bahsettiğim şahsı yüzde yüz aynı olduğunu söyleyemem. Ancak benziyor. O tarihte sakalı yoktu. O tarihli bir fotoğraf gösterirse yüzde yüz teşhis edebilirim. Ancak söylediğim gibi kendisi Kırıkkale nüfusuna kayıtlı ve Gazi Makine Mühendisliği bölümü mezunu idi. Kaldığımız evde daha önce KPSS'ye girmiş kazanıp bir yere yerleşmiş kişiler zaman zaman gelip hem KPSS'ye hazırlanmak için kitap verip gün boyu çalışıyordu hem de sohbetler ediliyordu. ......'e ait kitaplar okunuyordu. Gelenlerden bir tanesinin ismi …. olduğunu söylemişti ve bakanlıkta uzman olarak çalıştığını beyan etmişti. Diğer şahsın ...... olduğunu söylemiş ancak sohbet sırasında ismini ......3 olarak ağzından kaçırdı. Bu işin hem dünya hem de ahiret yönü olduğu söylenip iki yönlü çalışılması gerektiğini söylüyorlar ve dini sohbetlerde yapıyorlardı. Bu evde yaklaşık üç ay kadar kaldım. Yani 2014 yılı Eylül ayıyla 2015 yılı Mart ayları arasında yaklaşık 6 ay kadar KPSS'ye çalışma evlerinde kaldım sonra ayrıldım. Ayrıldıktan sonra birkaç defa ......'la telefonda görüştük. ......'ı aradığım telefon numaram o tarihte iki hat kullanıyordum. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama bu hatlar ...... ve ......'dir. Kuvvetle muhtemel ilk verdiğim numaradan aradım. ......'ın numarası da telefon rehberimde kayıtlıydı. Ancak hafızamda yok. ...... da beni aramıştı. İlkinde hal hatır şeklinde konuşmadan sonra ...... Sincan'da kaldığını söylemişti. İnternette araştırma yaptığımda ...... diye Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan bir kişinin aynı üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu görünce birkaç defa daha aradım. Telefonlara cevap vermedi kapalıydı. Sonra da kendisine ulaşamadım.
......'ın ...... isimli programı kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Hatırladığım kadarıyla ...... abisinin …… marka bir araç aldığından bahsetmişti.
...... bahsettiğim gibi iki tane çetele tutardı. Bunlardan bir tanesi okunan Kuran ile ilgili diğeri de ......'e ait ...... isimli kitabın okunmasıyla ilgili ve her akşam bizden okuduğumuz Kuran ve bu ...... kitabı ile ilgili bilgi alırdı ve çetelesini tutardı. Kendisi ile ilgili çetele tutup tutmadığını bilmiyorum. Eve sohbet için gelen ve bahsettiğim iki kişi bizimle iletişime geçmezdi. Daha sonra da geçmediler. ...... kod isimli ...... bizimle iletişime geçerdi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
"Litvanya Ülkesinde bulunan serverden elde edilen bilgilerin bulunduğu hardisk üzerinde CMK 134 maddesi uyarınca inceleme yapılabilmesi için Ankara 4.Sulh Ceza Hakimliğince 09/12/2016 tarih 2016/6774 D.İş sayılı kararı ile incelenmesine karar verildiği,
Anayasa Mahkemesinin 20/06/2017 tarih ve 2016/22169 başvuru numaralı kararında, Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamına atıfta bulunarak FETÖ/PDY Terör Örgütünün şifreli haberleşme ağı olan ...... uygulamasının hukuka uygun bir delil olarak kabul ettiği,
Ceza Genel Kurulunun 23/02/2016 tarih ve 2014/5.MD-98 esas, 2016/83 sayılı kararında elektronik delillerin hukukiliği açısından "Ceza Muhakemesinin amacı usul ve kuralların öngördüğü ilkeler doğrultusunda maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde kesin olarak belirlenmesidir. Maddi gerçeğin belirlenmesinde kullanılan yegane araçlar deliller olup, nitekim 5271 sayılı CMK'nın "Delillerin takdir yetkisi" başlıklı 217.maddesinin 2 fıkrasında yer alan; "Yüklenen suç, hukuki uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir" denilerek ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır şekilde araştırılıp bulunmasına işaret edildiği, Ceza Muhakemesinde hangi husususun hangi delillerle ispat olunacağı konusunda bir sınırlama bulunmayıp, hukuka uygun elde edilmiş her türlü aleyhe ve lehe olan delillerin değerlendirilmesi ile şüpheden arınmış bir sonuca ulaşılmasının amaçlandığı belirtildiği,
Sanık ...... adına kayıtlı ...... numaralı cep telefonu üzerinden ...... kullanımına tahsis edilmiş 2 adet hedef IP numaralarından olan...... hedef IP numaralarına 31/08/2014 tarihinden başlamak üzere, 04/12/2014 tarihinde son bulacak şekilde toplam 42 kez giriş yaptığı, bu 42 girişte telefon numarası, özel ip, özel port, genel ip, genel port, oturum başlama hedef ip, hedef port ve IMSI açık bir şekilde tespit edildiği, baz bilgilerinin ...... olduğu anlaşıldığı, yine BTK nın cevabi müzekkere içeriğinde; sanığa hizmet veren şirket tarafından …. genel IP numaraları atandığı,
...... avukatı nezaretinde vermiş olduğu ifadede özetle: Üniversitede okuduğu 2010-2012 yıllarında Ankara da kaldığı ...... Mahallesindeki evde ......, ...... ve ...... ile kaldıklarını, bu evde haftalık sohbetleri ......'ın yaptığını, evin abisinin ...... olduğunu beyan edip, ......'ı teşhis ettiği, Kovuşturma aşamasında önceki beyanlarını tekrar eder nitelikte beyanda bulunduğu,
Sanık ......'ın savunmaları, ...... CBS sorgu sonucu tutanağı, BTK dan temin edilen İnternet trafik kaydı ve ilk ifadesinde kullandığı telefon olarak verdiği ...... numaralı hat üzerinden 31/08/2014 tarihi itibariyle HİS (CGNAT) tespit tutanağı, ...... tespit edilen numaranın baz istasyonu karşılaştırması, etkin pişmanlıkta bulunan tanık ......'nin beyanları, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeler ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın eylemi silahlı terör örgütüne üye olma suçu niteliğinde olduğu, bu nedenlerle eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK. 314/2, 3713 Sayılı Yasa'nın 3.maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 5, 5237 Sayılı TCK. 53/1-2-3-1 cümle, 58/6, 9, 63/1 madde ve fıkralarına göre cezalandırılması gerektiğinden ve usulü eksikliğinin giderildiğinden istinaf taleplerinin CMK. 280/2 fıkrasına göre esastan reddine,
Sanığın suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kanunda öngörülen ceza miktarı, dosya içeriği dikkate alındığında, sanık ...... hakkında 5271 sayılı CMK. 109/3-a maddesi uyarınca "yurt dışına çıkamamak" adli kontrol tedbiri ve 5271 sayılı CMK. 109/3-b maddesi uyarınca da "haftanın bir günü (saat 08.00 ile 23:59'a kadar) ikametgah adresine en yakın kolluk birimine başvurarak imza atmak" şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına,
Karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur." dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL ve GEREKÇE:
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü:
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararında ve birçok yargısal kararlarda açıklandığı gibi, kendisini kısaca "Hizmet" olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma düşüncesine sahip, örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı ilke edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir suç örgütüdür.
Örgütün nasıl bir yapıya sahip olduğu ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliği üst seviyede tutup, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, örgüt lideri ve yöneticilerinin gruplara iletilmesini istediği emir ve talimatlar ile örgüt üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması amacıyla ...... gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının; Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün oluşturduğu kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle meclis, hükümet ve diğer Anayasal kurumları feshedip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine sahip olan kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı görülmekte olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanık savunmaları, gizli tanık ve tanık anlatımları, örgüt lideri ile yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğünün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında;
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu; anılan örgütün kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar, örgüt lideri ...... tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisine sahip resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma olanaklarının varlığı ve 15 Temmuz 2016 günü olduğu gibi örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekilmeyeceklerinin görülmesi nedeniyle, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından 5237 sayılı TCK'nin 314/1-2 maddesi bağlamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan duruşma sonucunda hukuki durumunun tespiti:
Sanığın 532 783 … numaralı hat üzerinden ......'u kullandığı, 31/08/2014 ile 04/12/2014 tarihleri arasında...... sistemine dahil olup 42 kez ...... sunucuları/sistemleri ile bağlantı kurduğu anlaşılmıştır.
Sanığın eşinin google desteğe başvurup ...... programının indirilip indirilmediğini sorduğu, ...... Destek Ekibinden eşine hitaben gelen yazıya göre sanığa ait … isimli hesaptan 31 Ağustos 2014 tarihinde ...... uygulamasının indirildiğinin, o tarihte indirilen başka bir uygulamanın olmadığının belirtildiği ve buna ilişkin belgelerin dosyamıza sunulduğu görülmüştür.
Bu tespitlere göre sanığın ...... programını kullandığı sabittir.
Örgüte ait öğrenci evinde kalan tanık ...... ifadesinde sanığın ev işleri ve iaşe işleriyle ilgilendiğini, dini sohbetleri bölge imamı ...... isimli şahsın yaptığını belirtmiştir.
Örgüte ait KPSS çalışma evinde kalan tanık ...... ifadesinde Kırıkkale nüfusuna kayıtlı Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunu ve KPSS'ye hazırlanan ...... ve KPSS'ye hazırlanan İnşaat mühendisliği mezunu ...... adında bir şahısla birlikte kaldığını, 2014 yılı Eylül ayıyla 2015 yılı Mart ayları arasında yaklaşık 6 ay kadar KPSS'ye çalışma evlerinde kalıp sonra ayrıldığını, ayrıldıktan sonra birkaç defa ......'la telefonda görüştüğünü, ......'ın evde iken iki tane çetele tuttuğunu, bunlardan bir tanesinin okunan Kuran ile ilgili diğerinin de ......'e ait ...... isimli kitabın okunmasıyla ilgili olduğunu ve her akşam okudukları Kuran ve bu ...... kitabı ile ilgili sanığın bilgi aldığını ve çetelesini tuttuğunu belirtmiştir.
Her ne kadar sanık müdafi etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nın 221. maddesinin uygulanmasını talep etmiş ise de, atılı suçlamayı kabul etmeyen örgütle ilgili bilgi vermeyen sanık hakkında etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı görülmüştür.
İddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller, suçlamanın hukuki nitelendirmesi, CMK'nin 282. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi, görevlendirilen üyenin inceleme raporu, duruşma açılıp dinlenen tanık beyanları ile dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler, deliller değerlendirilip tartışılarak ulaşılan sonucuna göre;
Sanığın dosya içerisinde bulunan delillerle birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşan ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi, kabul ve temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf isteğinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ...... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık ve müdafiinin istinaf dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-a) Sanığa yüklenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil durumu, dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri dikkate alındığında, uygulanan tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması nedenleriyle, CMK'nin 109/3 maddesi kapsamında uygulanan ADLİ KONTROL TEDBİRİNİN DEVAMINA,
b)Adli kontrolün devamına ilişkin bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilginin cezaevinde bulunması halinde Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi Başkanlığına İTİRAZ edilebileceğine,
3-Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nin 63/1 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
4- Soruşturma aşamasında el konulan dijital materyallerin, imajları alınıp inceleme bittikten sonra sanığa iade edilmesine, imajların dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,
5-CMK'nin 330/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri hariç, istinaf aşamasında yapılan 7,40 TL posta gideri, 5 adet davetiye giderinden ibaret toplam 77,40 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile maliye hazinesine gelir kaydına,
6-5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair sanık ve müdafii Av. ......'un yüzüne karşı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı .....'nın katılımıyla, mütalaaya uygun, CMK'nin 280/2 ve 286 maddeleri uyarınca verilen karara yönelik olarak, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza evinde bulunması halinde, ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 13/03/2019 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)