DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/06/2017 tarih ve 2017/14935 esas sayılı iddianamesi ile sanığın intihara yönlendirme ve yardım etme suçundan TCK'nın 84/1; 6136 Sayılı yasaya aykırılık suçundan 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK'nın 53, 54, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış,
Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2017/571-428 Sayılı kararı ile sanığın mağdura karşı eyleminin TCK'nın 81, 35 yada 84/4-2. cümlede belirtilen suçlar kapsamında kaldığı kabul edilerek, delillerin değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiği düşüncesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık kollukta 16/01/2017 tarihli ifadesinde; ".... Show Eğlence Merkezini oniki yıldır işletirim, mağduru onbeş yıldır tanırım, üç aydır yanımda çalışır, iş yerinde ve eğlence sektöründe çalışan bayanları bulmam konusunda yardımcı olurdu. Olay müdüriyet odasında ikimiz bulunurken oldu. Tabanca bana aittir, mağdur ile alkol alarak sohbet ediyorduk. Tabanca belime rahatsızlık verdiğinden çıkartıp önümüzde duran sehpaya koydum, mağdur, silahı sehpadan alıp kafasına dayadı. Ben silahı elinden aldım. Kendine gelmesi için bir tokat vurdum, silahı sehpaya doğru attım, mağdur silahı tekrar aldı ve mermiyi tabancanın sürgü yatağına vermek için manevra yaptırarak kafasına dayayarak ateşledi, kafasının sağından kan aktı, silahı alıp doldur boşalt yapıp fırlattım, kendine gelmesi için tokat attım, dışarıdakilere haber verdim, ambulans çağırdık. Mağdurla duygusal ilişkimde vardı, mağdurun intihar konusunda not yazdığı ile ilgili bilgim yoktur. Kamera görüntülerini rızaen teslim ediyorum." şeklinde söylemiş, sorguda ifadesini tekrar ederek, mağdurla sevgili olduklarını, tabancayı daha önce mağdurunda taşıdığını, olay tarihinde belinden çıkardığı tabancayı masanın üzerine bıraktığını, mağdurun intihar etmesi için vermediğini veya kucağına atmadığını, tabancanın emniyeti kapalı olduğu için mağdur alıp bir kaç kez sıkmasına rağmen tabancanın patlamadığını, silahı mağdurun elinden alıp masaya bıraktığını, mağdurun tekrar alarak emniyeti açıp mermiyi silahın ağzına sürerek ateşlediğini belirtmiş, ilk derece mahkemesinde benzer şekilde savunma yapmıştır.
DELİLLER
-Mağdur hakkında yaşamsal tehlike geçirecek kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını altıncı derecede etkileyecek şekilde yaralandığına ilişkin Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen rapor,
-Dairemizce temin edilen Ankara Tıp Şube Müdürlüğünün 26/11/2019 tarihli mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralandığına ilişkin rapor,
-Yakalama tutanağı,
-CD izleme tutanağı,
-Bilirkişi raporu,
-Görgü tespit tutanağı ve kroki,
-Ekspertiz raporları,
-Nüfus ve adli sicil kayıtları,
-"N. Z. silahı kendi kafama dayayıp vuran benim, ben artık yaşamak istemiyorum, bu benim kendi yazım ve imzamdır, N. Z." yazılı ve imzalı not kağıdı,
-Mağdur beyanı;
İlk derece mahkemesince ikametinde 08/09/2017 tarihli beyanında; " Sanık ile bir kaç sene önce arkadaş ortamında tanıştım. Kendisinin doğum günüydü. Ben gazino da konsum. En az 3 yıldır olay mahalli olan gazino da çalışıyorum. Ben olay günü ne olduğunu bilmiyorum. Hatırlamıyorum. Başıma ne geldi hiç hatırlamıyorum. Sanığın o mekanla ne ilişkisi var onu da bilemiyorum demiş, sorular üzerine; sanıkla gönül ilişkim vardı. Ben sanık M.'dan hamile kalmadım. Olaydan yakın bir zaman öncesine denk düşük yapmadım." şeklinde söylemiş, daha sonra anlaşılamayacak şekilde önce saati sormuş, benim söyleyeceklerim bu kadardır, şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. ben silah taşımazdım. Kendimi M. vuracağı için vurdum. Kendi kendimi vurduğumu hatırlamıyorum. Sanık M. bazen benim evimde kalırdı. Cinsel birlikteliğim vardı. Çocuğumuz düştüğü için ben çok üzüldüm. Üzülüyorduk. Çocuğum düştüğü için intihar etmek istedim. Bir daha çocuk sahibi olmamaktan korkmadım. Bu olayda sanık M.'ın hiçbir suçu yoktur. Sanık beni intihara yönlendirmedi. Olay günü alkollüydüm. Olay günü kendimi öldüreceğime dair notu ben yazdım. M.'ın tahliye olup serbest kalmasını isterim" demiştir.
-Tanık P. U. beyanı,
Tanık kollukta 16/01/2017 tarihli beyanında; "N. ablamdır, eğlence mekanlarında çalışıyordu, olayı 04:50 civarı polislerin telefon etmesi ile öğrendim. Mağdurun evi var, evinde yalnız yaşar, sürekli görüşürüz, 15/01/2017'de üç dört kez telefonla görüştük, olumsuz durumu ve rahatsızlığı yoktu ancak antidepresan ilaçlar kullandığını biliyorum, polisler beni arayınca ablamın cep telefonunu aradığımda bir erkek şahıs "vuruldu, hastaneye götürüldü" dedi, hastaneye geldiğimde çantasını tanımadığın bir erkek verdi, telefonu yoktu. Sanığı önceden görmedim, tanımam fakat mağdur ile birlikte olduklarını, mağdurun erkek arkadaşı olduğunu duymuştum. " şeklinde söylemiş, Cumhuriyet savcılığında "sanık ile mağdur sevgili idi, olaydan sonra hastaneden taburcu olduğunda evimde ben bakmaya başladım. Olayı kendisinin yaptığını söyledi, bu nedenle intihar olarak değerlendiriyorum, şikayetim yoktur" demiş, ilk derece mahkemesinde "Sanık önce mağdurun müşterisiydi, sonra sevgili olmuşlar, sonrada gazino açmışlar. Mağdurun ruh sağlığı yerinde değildi, hap kullanıyordu, dengesini kaybetmişti, kendisini ifade edemiyordu, iki aylık hamile olduğunu, çocuğunu çok istediğini söyledi, iki gün sonrada telefonda çocuğu düşürdüğünü söyledi. Mağdur olaydan sonra üç buçuk ay kadar hastanede yattı, konuşamadı, daha sonra yoğun bakımdayken kendi kendini vurduğunu söyledi ancak aklı zaman zaman gidip geliyor, bazı şeyleri hatırlıyor, bazı şeyleri hatırlamıyordu. Ben olayı tekrar sorduğunda mağdur kendisinin yaptığını, mektubu evde yaktığını, dükkana getirip sanığın üzerine attığını söylemişti. " şeklinde belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince olası kasıtla yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 3-e, 87/1-d, 21/2, 53 maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası; 6136 Sayılı yasaya aykırılık suçundan 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK'nın 52, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık müdafii tarafından beraat kararı verilmesi, Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın olası kasıtla öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği düşünceleriyle istinaf edilmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan incelemede olası kastla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden duruşma açılmıştır.
ESAS HAKKINDA MÜTALÂA:
Sanığın 5237 SK m 84/1, 53 gereği cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
1- )Sanık hakkında 6136 Sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden duruşmasız yapılan incelemede;
Sanık hakkında 6136 Sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden duruşmasız yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan takdire, gerekçe ve uygulamaya göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmakla,
Sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden CMK'nin 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2- ) Sanığın mağdura karşı eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden;
İddia, savunma, soruşturma, ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında yapılan kovuşturma sonucunda toplanan delillere göre;
Sanık M. A.'nın .... Show isimli gazinoyu işlettiği, mağdur N.'in bu gazinoda konsomatris olarak çalıştığı, aynı zamanda aralarında gönül ilişkisinin bulunduğu, olay tarihinden bir süre önce mağdurun hamile kaldığı ve çocuğu doğurmayı istediği ancak çocuğun düşmesi nedeniyle büyük üzüntü duyduğu, psikolojik olarak bu durumdan etkilendiği, sanığın kadın doğum uzmanına mağduru götürerek tedavisini yaptırdığı,
Olay günü sanığın işlettiği gazinoya gittiği, akşam saatlerinde mağdurunda gazinoya geldiği, personel ve müşteriler ile ilgilendikleri, ilerleyen saatlerde müdüriyet olarak adlandırılan bölüme giderek karşılıklı oturdukları, aralarında sehpa olduğu, yanlarında da müdüriyet masası bulunduğu, bu sırada sanığın tabancasının masanın üzerinde olduğu, mağdur N.'in bir kağıda "silahı kendi kafama dayayıp vuran benim, ben artık yaşamak istemiyorum. Bu benim kendi yazım ve imzamdır" şeklinde yazıp imzaladıktan sonra kağıdı sanığa doğru fırlattığı, sanığın masanın üzerindeki tabancayı alıp mağdurun üzerine doğru attığı, mağdurun tabancayı aldığı, kafasına dayadığı sırada tabanca şarjörünün yere düştüğü, mağdurun şarjörü yerden alarak tabancaya taktığı, bu sırada sanığın ayağa kalktığı, mağdurun sol tarafına doğru yaklaşarak işaret parmağını sallayarak bir şeyler konuştuğu ve mağdura bir tokat attığı, mağdurunda başına dayadığı tabancanın tetiğine basarak bir el ateş ettiği, baş bölgesinden yaralanıp, koltuğun üzerinde yan tarafa doğru düştüğü, sanığın panikle tekrar bir tokat atarak dışarıya çıkıp diğer görevlilere haber verdiği,
Ambulansla hastaneye götürülen mağdurun olay nedeniyle yaşamsal tehlike geçirecek kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını altıncı derecede etkileyecek, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, olay yerinden elde edilen bir kovan ve bir mermi çekirdeğinin sanığa ait tabancadan atıldığı, sanık savunması, CD izleme tutanağı, not kağıdı, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
İntihar etme yönünde yazılı not bırakan mağdura doğru sanığın tabancayı atması, mağdurun tabancayı alıp başına dayamasına rağmen tabancayı mağdurun elinden almak için çaba göstermemesi dikkate alındığında sanığın eyleminin TCK'nın 84/1. maddesinde belirtilen intihara yönlendirme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Ölüm gerçekleşmediğinden TCK'nın 84/2. maddesi uygulanmamıştır.
Ekspertiz raporuna göre suçta kullanılan tabancanın herhangi bir arızasının bulunmadığı, atışa elverişli olduğu belirlendiğinden ve tabancaların ateş alması için tetiğe belirli bir oranda basınç uygulanması gerektiğinden, mağdurun iradi olarak tabanca ile ateş ederek intihar ettiği, sanığın mağdurun yüzüne doğru attığı tokat ile silahın ateşlenmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Sanık hakkında intihara yönlendirme suçu yerine olası kasıtla yaralama suçundan hüküm kurulması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı isabetsiz olduğundan kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- )Sanık hakkında 6136 Sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden duruşmasız yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan takdire, gerekçe ve uygulamaya göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmakla,
Sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden CMK'nin 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- )Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/01/2017 tarih, 2017/307 esas, 2017/395 karar sayılı hükmünün sanık M. A. hakkında mağdur N.'i olası kasıtla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanık M. A.'nın mağdur N. Z.'yı intihara yönlendirme suçunu işlediği anlaşılmakla TCK'nın 84/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydan gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın kişiliği ve cezanın fail üzerindeki olası etkileri gibi hususlar dikkate alınarak TCK'nın 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Başkaca artırım ve indirime yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının kanuni neticesi olarak TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 K, sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Emanetinin 2017/3495 sırasında kayıtlı *Bulgu poşeti içinde; 7 adet 7,65mm çaplı M.K. marka kovan, Bulgu poşeti içinde; -2 adet 7,65mm çaplı fişek, -1 adet 7,65 mm çaplı kovan, -1 adet mermi çekirdeği , - 1 adet cal 7,65 mm okunabilen 631572 seri numaralı Brovnıngs patent.... İbareli 1 adet şarjör Tabanca'nın 5237 Sayılı TCK'nin 54/1-4 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Emanetinin 2017/2949 sırasında kayıtlı - 1 Adet Mühürlü bez torba içinde; 4 adet biyolojik svap, 1 adet şüpheli lekenin delil olarak dosyada SAKLANMASINA,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Emanetinin 2017/1854 sırasında kayıtlı - 1 Adet Bulgu poşeti içinde; WD SATA /64MB Cache WD40EZRZ dahili hard disk'in delil olarak dosyada SAKLANMASINA,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Emanetinin 2017/9000 sırasında kayıtlı Bulgu poşeti içinde; Üzerinde "N. Z. silahı kendi kafama dayayıp vuran benim artık yaşamak istemiyorum bu benim kendi yazım ve imzamdır N. Z." yazısı ve imza ile biten kareli defter yaprağı'nın delil olarak dosya içerisinde SAKLANMASINA,
İlk derece mahkemesince yapılan 370 TL adli tıp bilirkişi gideri, 68,50 TL tebligat gideri, dairemizce yapılan 3 adet davetiye gideri 31,40 TL olmak üzere toplam 469,90 TL yargılama giderinin sanıktan alınmasına,
Dair,
Sanık M. A.'nın yüzünde, sanık M. A. müdafiinin yokluğunda, iddia makamının katılımı ile mütalaasına uygun olarak CMK'nın 286/2-a-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.06.2020 (¤¤)