İDDİA: Kastamonu C. Başsavcılığının 09/04/2018 tarih ve 2018/543 esas sayılı iddianamesi ile; mağdur ... ile sanık ...'ın aynı apartmanda ikamet ettikleri, aralarında öncesine dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde Kastamonu il merkezinde bulunan .... isimli iş yerinin karşısında rastladıkları, sanığın katılana hitaben "Dur bakalım, seni öldüreceğim " dediği, katılanın da sanığın hitabına karşı kahvehanede konuşalım demesi üzerine sanığın, katılanın yüzüne kafa atması neticesinde katılanın yere düştüğü, yerde bulunan katılanı tekmeleye devam ettiği ve "Senin ananı avradını sinkaf ederim, o... Çocuğu " diyerek tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, komşuları olan H.'ın şüpheli şahsı olay yerinden uzaklaştırdığı ancak sanığın elinde beşon tahta ile tekrar katılanın yanına gelerek katılana vurduğu, yine darp sırasında katılana hitaben " p...vengin çocuğu seni öldüreceğim " diye tehdit ettiğinden bahisle soruşturmaya başlanılmış olup, katılanın alınan ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, sanığın alınan ifadesinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Alınan tanık beyanında İ.' in, A.' i tekmelediğini ve yumrukladığını, şahısları ayırdığını, İ.' in elinde beşon diye tabir edilen kalas ile tekrar A.' in yanına geldiğini daha sonra İ.'in oradan uzaklaştığını beyan etmiştir.
Mağdurun yapılan muayenesinde sol el 5 metacarp kırığı olduğu, yaralanmasının btm ile giderilemeyeceği, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre 2. Derecede olduğunun değerlendirildiğine dair doktar raporu düzenlenmiştir.
Mağdur beyanı, tanık beyanı, doktor raporu ve tüm soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davası açmak için yeterli ve hukuki delil elde edildiği anlaşıldığından sanığın eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 86/2,86/3-e,106/1-2.cümle, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Yine Kastamonu C.Başsavcılığının 21/09/2018 tarih ve 2018/1466 Esas sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında mağdur ....'a karşı basit yaralama suçunu işlediği iddiası ile eylemine uyan 5237 Sayılı TCK.nun 86/2 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/584 esas sırasına kamu davası açılmış olup aynı mahkemenin 2018/234 esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla 5271 Sayılı CMK nun 8 ve 10. maddeleri uyarınca her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/234 Sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilerek dosyalar birleştirilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Müşteki ile site yöneticiliği meselesinden dolayı husumet oluştu. 8 senedir sitenin yöneticiliğini ben yapmaktaydım. Müşteki de kömür parasını ve aidatları ödemiyordu. Bende en sonunda site yönetimini A.'e devrettim. A. yönetici oldu. Benden karar defterini yazmamı istedi. Bende yöneticinin kendisi olması nedeniyle A.'in yazmasını istedim. Bizim işi bilmemiz nedeniyle ısrar edince karar defterini yazdım. Fakat defterde internet bankacılığı ile ilgili bir husustan dolayı bize yazmamamız nedeniyle bir gün işten döndüğümde çağırarak bunu konuştu. Bunun sonucunda bana bıçak çekti. Buna ilişkin dosyamız Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/206 esas sayılı dosyasında yargılaması devam etmektedir. Yaklaşık 1 hafta sonra ....kent'te bulunan askeriyenin önünde A. ile karşılaştık. Selamlaştık. Kendisi benden önceki olay nedeniyle özür diledi. Ben de özür diledim. 5 dakika ayak üstü muhabbet ettik. En sonunda gel çay içelim diyerek herhangi bir kafeye doğru gidiyorduk. Ana caddeye çıktığımızda arkamızda A.'in oğlunun arkadaşına ait olan taksi beklemeye başladı. İlk başta arabanın içinde kim olduğunu bilmiyordum. Fakat daha sonra H. bey çıktı. Yoldan giderken A. birden gelmeyeceğini, vazgeçtiğini söyledi. Bende sebebini sordum. Gelmeyeceğini söyledi. Ben önden yavaş şekilde O da arkadan geliyordu. Eliyle uzaklaşmamı isteyerek gitsene dedi. Sonra birden bana karşı ceketini açarak elini ceketinin iç cebine götürdü. Bende bıçak çıkaracağını anladım. Hemen elini tuttum. Engel oldum. Bu şekilde biraz boğuştuk. İkimiz yere düştük. Yere düşünce A. benim sağ kulağıma yumrukla 3-4 sefer vurdu. Çevrede bulunan üniversite öğrencileri gelerek bizi ayırmaya çalıştı. Bizi ayırdılar. Ayırınca A. hemen ceketinin cebindeki bıçağı çıkardı. Beni koşturmaya başladı. Bende A.'in üzerime gelmesini engellemek amacıyla elime sopa aldım. Kesinlikle vurmadım. Sopayı görünce uzaklaşmıştır. Olay bu şekilde son bulmuştur. Ben kesinlikle tehdit ve hakarette bulunmadım.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
ŞİKAYET:
Mağdur .... beyanında: "Sanığın ifadelerini kabul etmiyorum. Kendisi 8 yıl yöneticilik yapmamıştır. Kendi üst komşusu olan astsubayla bu olaydan 3-4 sene önce sorun yaşamıştır. Bizde arayı bulmak için kapıcının olduğu yerde astsubayla barıştırmaya çalıştık. Fakat kabul etmedi. Daha sonra ben evime çıktığımda İ. arka tarafa astsubayla beraber gittiler. Sonra da yaşadıkları olay nedeniyle beni tanık göstermiş. Bende ne gördüysem anlattım. Tehdit olayının olmadığını söyledim. Bu sebeple bana husumet beslemeye başladı. Daha sonra kendisi bir anda yöneticiliği bıraktı. Siteye kömür alımı yapılmamıştı. Daire komşularımız benden devam etmemi istediler. Bende devam ettim. Fakat karar defterinin sanığın yönetici olması nedeniyle onun işlemesi gerektiği söylendi. Bende sanığı çağırdım. Daha sonra işleriz dedi. Bende tamam dedim. Yukarı çıkmadan tekrar geri gelerek bana saldırdı. Buna ilişkin ayrı dosyamız vardır. Olay günü de ben evden çıkarken komşumuz olan H. nereye gittiğimi sordu. Bende dışarıya gittiğimi söyledim. Arkamdan İ.'in çıktığını görünce aracıyla beni takip etmiş, ....kent'te bulunan hava radar ın önünde sanık birden karşıma çıktı. "konuş o..çocuğu" dedi. Benim üzerimi yokladı. Bir şey olmadığını anlayınca bana kafa attı. Kendimi kaybettim. Yerdeyken de bana vurdu. Her seferinde seni öldüreceğim dedi. H. ben evden çıkarken beni takip etmesi nedeniyle olayı görmüştür. Bizi gelerek ayırmıştır. Üniversite öğrencileri olay yerinde yoktu. Ayırdıktan sonra eline beşon tahta alarak üzerime gelmeye başladı. Bende hemen kaçtım. Bu tahtayla bana vuramamıştır. Şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır, her ne kadar önceki ifademde sanığın beşon tahta ile vurduğunu ifade etmiş isem de almış olduğum darpın etkisiyle ne dediğimi hatırlamıyordum. Şimdiki ifadem doğrudur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....beyanında: ''Ben A. bey ve İ. beyle aynı apartmanda oturmaktayız. Aralarındaki husumetin sebebini tam olarak bilemiyorum. Komşularımın anlattığı kadarıyla bilmekteyim. Olay günü ilk önce A. beyle karşılaştım. Selamlaştık. İş merkezinde dedeme ait olan mekana çay içmeye gittiğini söyledi. Eve çıktığımda eşimle tartışmamız nedeniyle kafamı dağıtmak için A. abinin yanına gitmeye karar verdim. Evden çıktığımda da İ. beyle karşılaştım. Selamlaştım. Arabamla devam ederken İ. bey ile A. beyin konuştuklarını gördüm. Aralarında olaydan kısa bir süre önce tartışma yaşanması nedeniyle bir şey olacağını düşünerek beklemeye başladım. Dışarıdan gözlemlediğim kadarıyla tartışır halleri yoktu. Daha sonra birbirlerinin koluna girdiler. İlk kimin diğerinin koluna girdiğini hatırlamıyorum. Bir süre bu şekilde yürüdüler. Köşeyi döndükten sonra A. abinin sesini duydum. Hemen yanına gittim. A. abinin yerde İ. abinin ise üstünde A. abiye vurduğunu gördüm. A. abi yerde yatması nedeniyle vuramıyordu. İlk başta İ.'in elinde bir şey yoktu. Ben tarafları ayırdım. Kavgaya müdahale eden bir tek bendim. Etrafta izleyen vardı fakat müdahale eden olmadı. Ben ayırdıktan sonra İ. abi yakında bulunan inşaattan beşon tahta tabir edilen tahtayı aldı. A.'in üzerine doğru giderken ben durdurdum. Sakinleştirdim. İ. abi de telkinlerimize uyarak tahtayı bıraktı. Elinde tahta varken tehdit içerikli bir şey söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum. Ben İ. abinin kavga esnasında tehdit ve hakaret edip etmediğini olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle hatırlamıyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur .... hakkında düzenlenen Genel Adli Muayene raporunda; yaralanmasının Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilecek şekilde olmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre 2. Derecede olduğu, sanık ... hakkında düzenlenen Genel Adli Muayene raporunda; BTM ile giderilebilir şekilde yaralanmış olduğunun bildirildiği anşlaşılmıştır.
Nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı
DELİLLER:
İddia, savunma, doktor raporu, soruşturma evrakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Sanık ...'ın mağdur ....'ya karşı basit tehdit suçundan CMK'nın 223/8 ve TCK'nın 73/4 maddeleri uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine, mağduru kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/1,3-e,87/3,29,62,51 maddeleri uygulamasıyla erteli 1 yıl 1 ay 4 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
İSTİNAF İŞLEMLERİ:
Sanık müdafii tarafından müvekkilinin cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığı halde mahkumiyetine karar verildiği gerekçesiyle hüküm istinaf edilmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık ...'ın mağdur ...'ya "Seni öldürürüm." dediğinden bahisle iddianame tanzim edildiği, ancak sevk maddesinde 106/1-1. Cümle yerine 106/1-2. Cümle yazıldığı, mahkemenin de ....'nın şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 106/1-1. Cümle kapsamına giren eylem hakkında 106/1-2. Cümle yönünden düşme kararı verdiği; sanık ...'ın ...'yı silahla basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit görüldüğü, temel cezanın 1 yıl takdir edildiği, silah niteliğindeki eşyanın kullanılması nedeniyle yarı oranında arttırım yapılarak 1 yıl 6 ay hesap edildiği, kemik kırığı olması nedeniyle 1/12 oranında arttırım yapıldığı ve 1 yıl 7 ay 15 gün hesap edildiği, 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak 1 yıl 2 ay 18 gün hesap edilmesi gerekirken 1 yıl 3 ay 23 gün hesap edildiği, 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 5 gün hesap edilmesi gerekirken 1 yıl 1 ay 4 gün hesap edildiği, bu şekilde fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle hüküm istinaf edilmiştir.
Dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede, sanığın mağdura karşı eylemi ile ilgili olarak; CMK'nın 280/1-a maddesinde 7035 Sayılı kanunla yapılan değişiklikle CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraat kararı verilebileceğinden davanın yeniden görülmesi ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına gerek görülmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre
Mağdur ve sanığın aynı apartmanda ikamet ettikleri, aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü Kastamonu il merkezinde bulunan ...Gross isimli işyerinin karşısında karşılaştıkları, aralarında önceye dayalı husumet nedeniyle tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın mağdurun yüzüne kafa attığı, mağdurun yere düştüğü, sanığın yerde bulunan mağdura tekme atmaya devam ettiği, bu sırada komşuları olan tanık ...'in tarafları ayırdığı, sanığın elinde bulunan ağaç sopayla mağduru darp etmek için üzerine yürüdüğü, tanık H.'ın tekrar araya girmesi nedeniyle sopayla mağdura vuramadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık hakkında mağdura yönelik "seni öldüreceğim" diyerek tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun soyut iddiası dışında sanığın suçu işlediği hususunda delil elde edilememiş olması nedeniyle beraatine karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuka aykırı kabul edilmiş, sanık müdafiinin istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmüş, bu durum yeni bir delil toplanmasını gerektirmediğinden mevcut delillere göre yapılan değerlendirme ile CMK'nın 280/1-a maddesinde 7035 Sayılı kanunla yapılan değişiklikle CMK'nın 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek duruşma açılmaksızın sanığın beraatine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- )Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan takdire, gerekçe ve uygulamaya göre mahkemenin kararında düzeltme nedeni dışında usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmış ancak
Sanığa TCK'nın 86/1,3-e,87/3 maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının TCK'nın 29. maddesi gereğince 1/4 oranında indirilmesi ile "1 yıl 2 ay 18 gün hapis" cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde "1 yıl 3 ay 23 gün hapis" cezası, TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi ile "1 yıl 5 gün hapis" cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde " 1 yıl 1 ay 4 gün hapis" cezasına hükmedilerek sanığa eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı olduğundan, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının iddiaları bu nedenle yerinde görülmüş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve CMK'nin 280/1-a ve 303/1 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hüküm fıkrasında TCK'nın 29. maddesiyle ilgili paragrafta "...1 yıl 3 ay 23 gün hapis cezası..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "...1 yıl 2 ay 18 gün hapis cezası...", TCK'nın 62. maddesiyle ilgili paragrafta "1 yıl 1 ay 4 gün hapis cezası..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "...1 yıl 5 gün hapis cezası..." ibarelerinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- )Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/03/2019 tarih, 2018/234 esas 2019/152 Sayılı sanık .... hakkında mağdur ...'ya yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün KALDIRILMASINA,
Sanık ... hakkında mağdur ...'ya karşı tehdit suçundan açılan kamu davasında sanığın suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE,
İlk derece ve istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Daireminiz 1 numaralı kararı yönünden CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN,
Dairemizin 2 numaralı kararı yönünden CMK'nin 286/2-d maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09.06.2020 (¤¤)