Kayseri C. Başsavcılığının 10/03/2017 tarih ve 2017/7007 soruşturma, 2017/2174 esas sayılı iddianamesiyle; sanığın hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2, 53, 54, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
II. İLK DERECE MAHKEMESİNİN UYGULAMASI:
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2017 gün, 2017/272 esas ve 2017/292 sayılı kararı ile; sanık ……'ün, kendisine ait olan ve bizzat kullandığı …… numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan ….. isimli programı 30/09/2014 tarihinden itibaren ….. ve …… İMEİ numaralı telefon makineleri ile kullandığının tespit edildiği, böylece üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1 ve TCK'nın 62/1. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 53, 58/9 ve 63. maddelerinin uygulanmasına ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir.
III. İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı, sanık müdafii tarafından ayrıntıları 26/05/2017 tarihli dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkının bulunduğu, istemin süresinde olduğu kabul edilerek; sanığın kriptolu haberleşme sağlayan .... ağına dahil olup olmadığının teknik verilerle tespitinin sağlanması amacıyla, CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
IV. SAVUNMA:
Sanık …. 25/05/2017günü ilk derece mahkemesinde yaptığı savunmasında: "Ben ....'un ismini darbe girişiminden sonra öğrendim, söz konusu bankada hiç param olmadı, olamaz, .... konusunda bir yanlışlık olabilir, kesinlikle kullanmadım, indirmedim, öncelikle ben iletişim fakültesinde öğretim görevlisiyim, sosyal medya çalışmalarım, araştırmalarım vardır, 2014 yılında yazıp 2015 yılında teslim ettiğim tezim de vardır, 2014 yılı sonunda sosyal medya uygulamaları üzerine anket çalışmaları yaptım, ben kullanmış olsam, bu gerekçeden dolayı kullandığımı söylerdim, benim işim araştırma yapmaktır, bu programın adını duysam belki kullanırım, hainlerin tercih ettiği adi bir programdır, ....'in cemaati ile hiçbir zaman alakam olmadı, öğrencilik yıllarındaki çevrem de, bunlara karşı düşüncem olduğunu çok iyi bilir, ülkücülerle gezerdim, onlarla dolaşırdım, onlarda birlikte olduğumuza şahitlik yapabilir, Ülkü Ocaklarında onlarca fotoğrafım var, bunlara ilişkin belgeler vardır, akademisyenlikten önce Gaziantep'te kendi işimi yapıyordum, müteahittim, 2014-2015 yılında ....'de iki milyon işlemim vardı, bu yapıya sempatim olsaydı beş onbin de olsa yatırırdım, evini arabasını yatıran hainlerden birisi de ....'dür, uzun yıllardır bu örgüt ile ilişkilidir, 2000 yıllarında dershanelerine gitti, kurumlarında çalıştı, Mevlana Üniversitesinde genel sekreterdi, 17-25 sonrası ailece aradık, "Bırak gel, ihtiyacın yok, sermaye verelim, bizimle çalış" dedik, ancak dinlemedi, bende aradım, "Gel ortak olalım, birlikte çalışalım", dedim. .... benim annemin oğlu olur, bu yapının altı da üstü de hainmiş, kardeşime "Yol yakınken gel" dedik, ancak dinletemedik, ....'e körü körüne bağlı ve sadıktır, o kadar bağlı ki eşini, bu yapının abilerine seçtirecek kadar aptaldır. .... konusunda internet üzerinden mağduriyetler yaşayan yalnız ben değilim, .... kullandı diyorum, çünkü bu örgütün üyesi olmakla birlikte, iddianamede 30 Eylül'de kullanıldığı iddia ediliyor, bu şahıs Kurban'da bayram tatiline geldi, annem benle birlikte yaşar, dışarıdan gelenler bizle birlikte kalır, bize geldiğinde bizim interneti kullanmıştır, evde internet paylaşımı açıktır, benim telefonumun internet cihazından kendi cihazında kullanmış, bunu da iki imei numarası olduğundan tespit ettim, İmei numaralarından birisi bana aittir, .... S4 marka benimdir, .... ise onun cihazıdır, telefonum eskiyince ben ondan satın almıştım. Ben kesinlikle .... kullanmadım, indirmedim, kabul etmiyorum, ben bu cihazı ondan aldığım için imei numarasını biliyorum, teknik bir hata olabilir, kardeşimin kullandığını düşünüyorum, bu programla ve bu FETÖ/PDY terör örgütü ile ömrümce hiçbir ilişkim olmadı, sorgu ifademde de bahsetmiştim, 106 gündür cezaevindeyim, kendimi nasıl inandıracağımı bilmiyorum, her türlü sorumluluğu almaya hazırım, ben bu lekeyi kaldıramıyorum. …. nolu hat bana aittir, bu hattı yaklaşık 2008 yılından bu yana kullanırım, ancak ben .... kullanmadım." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .... 06/03/2019günü Dairemizde gerçekleştirilen duruşmada yaptığı savunmasında özetle: Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalışırken 9 Şubat günü gözaltına alındığını, 14 Şubat günü tutuklandığını, kendisine tutuklama sebebi olarak ....'un gösterildiğini ancak nasıl, nerede kullanıldığının belirtilmediğini, kullanmadığını defaatle anlatmaya çalıştığını, .... kullanmış olmasının mümkün olmadığını, bu örgütle hayatının hiçbir evresinde yolunun kesişmediğini, öğrencilik yıllarında dahi o görüşle çok zıt görüşte olduğunu, kendisinin Ülkü Ocaklarının Konsey Başkanlığı yaptığını, yine de bunların hiçbirinin dikkate alınmadığını, .... suçlandığını, bilirkişi raporunun geldiğini, iki cihazla suçlandığını, birisinin S4 diğerinin S3 olduğunu, hayatının hiçbir evresinde S3 diye bir telefonunun olmadığını, hiç kullanmadığı bir cihazla suçlandığını, bu konuda .... Bey'den de yardım istediklerini, CGNAT verilerini gönderdiklerini, .... Bey'in kendilerine rapor verdiğini, orada da belirtildiği üzere, kendisinin bu teknik verilerle ....'u kullanmış olmasının mümkün olmayacağını, adını bile 15 Temmuz'dan sonra duyduğu bir program olduğunu, çocukluğundan beri karşıt olduğu bir görüşe üye olmaktan suçlandığını, bu nedenle üye olmaktan hapis yattığını, mağdur edildiğini beyan etmiştir.
Sanık .... müdafii Av..... 25/05/2017 günü ilk derece mahkemesinde yaptığı savunmasında: "Müvekkilin savunmasına ve ek savunmasına aynen iştirak ediyoruz, ilgili telefonu, ilgili programı abisi kullanmıştır, iki telefon vardır .... ve .... telefonudur, .... marka telefonu müvekkil 2015 yılında satın almış ve buna ilişkin ödemeyi kardeşine göndermiştir, buna dair belgeyi sunuyoruz, abisinin kullandığı bir telefondur, kendisi kullanmamıştır, müvekkil iletişim fakültesinde akademik hayatına başlamış ve yüksek lisans için tez yazmıştır, isteseydi bu programı yaptığı tez ile inceledim diyebilirdi, ancak kullanmadığı için kabul etmemiştir, eğer kendisinden en ufak bir şüphe duysaydı, bu şekilde kendisini savunurdu, bu nedenle müvekkilin anlatımlarına riayet edilmesini talep ediyoruz, gerekirse ....'ın tanık olarak dinlenmesini talep ederiz." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafii Av. .... 06/03/2019 günü Dairemizde gerçekleştirilen duruşma sırasında yaptığı savunmasında özetle: "Sanığın beyan ve savunmalarının tamamına iştirak ettiklerini, müvekkilinin tutuklandığı tarihten bugüne kadar ısrarla .... programını bilmediğini ifade ettiğini, o dönem cemaat, daha sonra terör örgütü olarak adlandırılan yapıyla hiç yollarının kesişmediğini ısrarla belirttiğini, müvekkilinin üniversite zamanında "Ülkücü Gençlik" diye tabir edilen grubun içerisinde faaliyetler yaptığını, FETÖ terör örgütüyle bir yerde bağının kesişmesi için bir ortak nokta olması gerektiğini, oysa müvekkilinin okulu, dershanesi, çocuklarının okulları, ailesi ve çevresinde hiç kimsenin bu örgütte bir bağının bulunmadığını, CGNAT raporlarının incelenmesinde, 210 sinyalin alındığı telefonun, bugüne kadar dosya içerisinde hiç bahsedilmeyen .... marka ….model bir telefon olduğunu, yerel mahkemede bu İMEİ numarasının geçmediğini, ilk defa Başkanlıkça alınan raporda gördüklerini, bir yanlışlık olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilin FETÖ terör örgütünden işlem gören şahıslarla telefon irtibatı diye bir 10 kişilik listeden bahsedildiğini, müvekkille görüştüklerinde bu kişilerden sadece ikisini tanıdığını, bunlardan birinin … olduğunu, diğerinin de üniversiteden bir arkadaşı olduğunu, diğer 8 kişiyi tanımadığını belirttiğini, gelen evraklarda aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, belirtmiştir.
Sanık müdafii Av. …. 06/03/2019günü Dairemizde gerçekleştirilen duruşma sırasında yaptığı savunmasında özetle: "Müvekkilinin ve meslektaşının beyanlarına iştirak ettiklerini, mütalaayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin terör örgütü üyeliğinden yargılandığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre suçun maddi ve manevi unsurlarına ilişkin bir görüşün olduğunu, bunun .... dosyalarında her ne kadar uygulanmasa da, terör örgütü üyeliği kapsamından ceza verebilmek için bir şahsın süreklilik arz eden faaliyetleri, astlık üstlük ilişkisi, talimat alma, talimatları yerine getirme gibi fiillerin süreklilik arz eden bir şekilde sürekli yerine getirilmesinin gerektiğini, yapılan yargılamada müvekkilleri hakkında böyle bir suçlamanın, böyle bir delilin mevcut olmadığını, müvekkillerinin süreklilik arz eden bir faaliyetlerinin bulunmadığını, .... tespiti dışında herhangi bir suçlamanın da yöneltilmediğini, yerel de yapılan yargılamada, müvekkillerinin önüne tek sayfalık bir tespit raporunun sunulduğunu, .... olduğunun söylendiğini, kendilerinin de olmadığını ifade ettiklerini, ceza verildiğini, sayın mahkemenin burada yaptığı araştırma neticesinde bir takım teknik verilerin dosyaya konulduğunu, onun üzerine kendilerinin de bir uzman görüşü alıp dosyaya sunduklarını, dosyaya giren teknik raporlarda, CGNAT verileri, IP numaraları gibi çok teknik verilerden bahsedildiğini, ancak ceza yargılaması kapsamında kullanılabilecek şekilde, basit bir düzeyde müvekkilin kullanıcı adının, .... mesaj içeriklerinin dosya kapsamına gelmediğini, müvekkilinin savunma yaparken kendisinde .... olmadığını ispatlayamadığını ifade ettiğini, ancak müvekkilinin zaten böyle şeyi bir şeyi ispatlamasına gerek bulunmadığını, müvekkilinin burada teknik verilerle uğraşıp, kendisinin suçsuz olduğunu ispatlamaya çalıştığını, yöneltilmiş suçlamada net bir şekilde "Sen şu mesajı atmışsın, şu örgütsel faaliyetin içeriğinde olmuşsun" şeklinde bir suçlamanın bulunmadığını, 210 adet sinyalin başka bir İMEİ numarasından geldiğini, dosya kapsamında müvekkilinin telefonlarında böyle bir İMEİ numarasının olduğundan bahsedilmediğini, .... dışında dosyada FETÖ yargılamalarında yapılan diğer delillerin hiçbirisinden bahsedilmediğini, mütalaa da müvekkilinin diğer örgüt üyeleriyle irtibatta olduğundan bahsedildiğini oysa müvekkilinin burada açıklamasını yaptığını, meslektaşının da açıklamalarında bunu belirttiğini, kendilerinin bu adamlara ulaşıp sorduklarında ticari ilişkisi olan veya başka bir hususta iletişime geçtiği, katında akademisyen olan, kendi katında akademisyen olan biriyle konuştuğunun belirtildiğini, meslektaşının ve müvekkilinin beyanlarına da iştirak etiğini, müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep ettiklerini, belirtmiştir.
V. DELİLLER:
Olay yakalama ve arama tutanakları, gözaltına alma tutanağı, .... sorgulama tutanağı, .... kullanımına ilişkin Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce gönderilen yazı cevabı içeriği, HTS kayıtları, Bilirkişi raporu, Web servis sağlayıcı tespit raporu, .... raporu.
VI. İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
"Sanık hakkında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25/05/2017 tarih, 2017/272 Esas, 2017/292 Karar sayılı hükmüyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; neticede 6 yıl 3 ay hapsine ilişkin mahkumiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından süresinde istinafı üzerine yapılan duruşmanın istinaf incelemesinde; sanığın abonesi olduğu ….. numaralı GSM hattı ile FETÖ/PYD terör örgütü üyelerinin kullandığı gizli haberleşme ağı ....'a 01/01/2014 ile 31/12/2016 tarihleri arasında bağlandığı, hatta haklarında anılan örgüt üyeliğinden soruşturma yapılan şahıslarla iletişim kurduğu, dosya kapsamındaki .... sorgu tutanağı, HTS analiz raporları, CGNAT kayıtları, bilirkişi raporları ile tespit edilmesi karşısında; sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararına yönelik vaki istinaf talebinin CMK'nın 280/2. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi mütalaa ve talep olunur." dedi.
VII. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı ve benzer nitelikteki istikrar kazanmış yargısal kararlarda kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan silahlı bir terör örgütüdür.
....uygulaması, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgütün talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olarak kabul edilmektedir.
Sanık ....'ün FETÖ/PDY terör örgütü ile olan ilişkisi ve bu bağlamda yapılan duruşma sonucunda hukuki durumunun tespiti:
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerini yansıtan tutanak ve belgeler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından getirilen kayıtlar, anılan kayıtlar üzerinde adli bilişim uzmanı tarafından hazırlanan 05/01/2019 tarihli bilirkişi raporu, Dairemiz tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan işlemler ile icra edilen duruşmalar ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında; sanığın, adına kayıtlı ve kendisinin kullandığı .... numaralı GSM hattı … ve …. İMEİ numaralı telefon cihazları ile 30/09/2014 ila 21/11/2014 tarihleri aralığında 9 farklı günde 212 kez .... sunucuları/sistemine ait …. IP numaraları ile iletişim kaydının bulunduğu, ....'a bağlandığı dönemlerde telefon hattının ve GPRS'in aktif olarak kullanıldığı, GSM ve GPRS bağlantısı ile .... bağlantısını aynı IMEI numaralı telefon cihazı üzerinden yaptığı, böylece sanığın, .... uygulamasını gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığı gerek Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığı tarafından, gerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından ve gerekse bilirkişi tarafından yapılan tespitlerle şüpheden uzak ve kesin kanaata ulaştıracak biçimde belirlenmiş bulunmaktadır.
Her ne kadar henüz sanığa ait .... ID numarası ve .... arama, mesaj ve mail içerikleri tespit edilememiş ise de;
HTS ve HIS (CGNAT) kayıtları üzerinde inceleme yapan Bilirkişi …..'in raporuna göre; .... sunucu ve sistemleri ile bağlantı kurulan cihazın …. IMEI numaralı .... …. Model telefon cihazı olduğu, bu cihazın Android işletim sistemine sahip akıllı telefon olduğu, sanığa ait …. numaralı GSM hattı ile kullanıldığı, telefon hattının .... numaralarıyla iletişim kayıtlarının olduğu dönemde Gaziantep ve Kayseri illerindeki çeşitli adreslerde kurulu olan baz istasyonlarından sinyal alarak kullanıldığı, bu hat ile GPRS bağlantısı tarihi içeren ve telefon numaralarının CGNAT oturum başlama tarihi içeren ve telefon numaralarının eşleştiği görülen; toplam (105204) satır GPRS verisinden gruplanmış (63) satır GPRS verisinin, yine toplam (212) satır CGNAT verisinden gruplanmış (16) satır CGNAT verisiyle eşleştiği tespit edilmiştir. Sanık da savunmalarında .... S4 marka telefonun kendisinin olduğunu, Kayseri'deki akademisyenlikten önce Gaziantep'te müteahhitlik yaptığını beyan etmiştir. .... içeriklerinin tespit çalışmasının ne zaman tamamlanacağı bilinemediğinden, usul ekonomisi ve mevcut delil durumu dikkate alınarak .... içerik tespit çalışmasının sonucu beklenilmemiştir.
Eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında ve silahlı kuvvetlerdeki yapılanmasını ve burada devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu konusunda şüphe bulunmadığı, teknik özellikleri, indirilme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen .... iletişim sistemine, bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olan sanığın, yukarıda açıklanan tüm eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içerdiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile istinaf kanun yolu aşamasında elde edilen deliller değerlendirilip tartışılarak, sanık ....'ün inkara dayanan savunmalarına itibar edilmeyerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşan ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinde, kabul ve alt sınırdan temel ceza tayiniyle uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık ve müdafilerinin istinaf isteklerinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık ve müdafiinin istinaf dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-a)Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmama" şeklindeki hükmedilen adli kontrol tedbirinin, hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
b)Adli Kontrol yükümlülüğünün uygulanması için karardan bir örneğin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesine,
c)Sanığın yukarıda belirtilen Adli Kontrol Yükümlülüğüne uymadığı takdirde CMK'nin 112/1. maddesi uyarınca hakkında tutuklama kararı verilebileceğinin ihtarına (ihtar edildi),
d)Adli Kontrol Kararına karşı tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi Başkanlığına İTİRAZ edilebileceğine,
3-CMK'nın 330/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri hariç, istinaf aşamasında yapılan 1 adet davetiye gideri 14 TL ile bilirkişi gideri 450 TL olmak üzere toplam 464,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile maliye hazinesine gelir kaydına,
Dair, sanık .... ve müdafiileri Av. ...., Av. ….'ün yüzlerine karşı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı …..'in katılımıyla, mütalaaya uygun, CMK'nin 280/2 ve 286. maddeleri uyarınca verilen karara yönelik olarak, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 06/03/2019 tarihinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)