T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/253
KARAR NO: 2024/544
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2021
NUMARASI: 2021/123 E. - 2021/386 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2021 tarih ve 2021/123 E. - 2021/386 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2020/140705 sayılı ve "... ..." ibareli müvekkili marka başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1 (ç) kapsamında 2008/38410 sayılı ve "..." ibareli markaya benzetilerek reddedilmesine ilişkin karara itiraz ettiklerini, karşılaştırma konusu işaretlerin ihtiva ettikleri unsurlarla birlikte değerlendirildiğinde bütünsel olarak yeterince farklılaştırıldığını, bu nedenle 5/1-ç bendinin uygulanabilmesi için gerekli olan yüksek işaret benzerliği şartının somut olayda sağlanmadığının açık olduğunu, başvuruya konu işarette ilave kelime unsuru olarak "..." kelime unsuru bulunduğunu, somut olayda, karşılaştırma konusu işaretler arasında aynılık olmadığı gibi ayırt edilemeyecek kadar benzerlik de söz konusu olmadığını ileri sürerek 2021-M-1620 sayılı YİDK kararının iptali ile "... ..." isimli markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, tescili talep edilen “... ...” şekil ve ibareli işaret ile “...” şekil ve ibareli marka arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı iddiasının, başvuru kapsamından çıkarılan mallar ve hizmetler bakımından yerinde olmadığını, başvuruya konu işarette yer alan “zeytin” anlamına gelen “...” ibaresi ve işaretteki zeytin görsellerinin, başvuru kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir ayırt ediciliğe sahip olmadığını, başvuruya konu işaretin esas unsurunu “...” ibaresinin oluşturduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2020/140705 sayılı marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Zeytin, zeytin ezmeleri." emtiası ile redde mesnet 2008/38410 sayılı marka kapsamında yer alan "Zeytin, zeytin ezmeleri." emtiasının aynı olduğu, karşılaştırılan markaların kelime ve şekil unsurlarından müteşekkil karma bir marka oldukları, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet marka bir bütün halinde karşılaştırıldığında, "..." ibaresinin müşterek bulunmasından kaynaklı markalar arasında benzerlik bulunsa da, karşılaştırılan markaların tıpa tıp aynı olmadığı, kelime ibaresinden kaynaklı benzerliğin ilgili tüketiciler nezdinde bağlantı kurma ihtimali dahil karıştırılma tehlikesine yol açabileceği düşünülse bile, bu hususun SMK m. 6/1 hükmü bağlamında ancak nispi tescil engeli oluşturabileceği, SMK'nın 5/1-ç bendi dayanak gösterilerek yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 2021-M-1620 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu markada “...” ibaresinin asli ve ayırt edici unsur niteliğinde bulunduğunu, Kurum tarafından 5/1-ç kapsamında değerlendirilen 2008/38410 sayılı ibarede de tek ve baskın unsurun “...” ibaresi olduğunu, “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesinin de bunu gösterdiğini, tescili talep edilen ibarenin kapsamında yer alan malların aynısı ya da aynı türde olanları redde mesnet markanın da kapsamında yer almakta olup bu hususta 5/1-ç kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olan markaların tüketiciler nezdinde işitsel, görsel ve anlamsal olarak aynı kabul edilmesine yol açacağını, markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesinin ihtimalinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı dava konusu karşılaştırılan markaların kapsamlarının aynı olduğu ancak, dava konusu 2020/14075 sayılı marka başvurusunun yeşil renkli "... ..." ibaresinden oluştuğu, kelime unsurunun açık yeşil renkli bir elips şekli çerçevelendiği, bu elips şeklinin sağ üst kısmında yapraklı iki adet yeşil zeytin figürünün mevcut olduğu görülmüş olup, redde mesnet 2008/38410 sayılı markanın ise, "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin arkasında, turuncu, yeşil ve kahverengi renkleri ile oluşturulmuş bir zemin görseli bulunduğu, "..." ibaresinin üstünde turuncu renkli noktasal figürlerin olduğu, yine bu kelimenin çevresinin yuvarlak ve içi yeşil ile doldurulmuş bir çizim ile çevrelendiği, markalar arasındaki bu farklılıkların marka işaretlerini birbirinin aynısı olmaktan çıkaracağı gibi ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten de çıkardığı, somut uyuşmazlık açısandan emsal alınabilecek nitelikteki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/190 Esas, 2022/3946 Karar ve 24/05/2022 Tarihli, "...+şekil" - ...+şekil" ibareli markalara yönelik verdiği kararında, şekil unsurları bakımından yaratılan farklılığın SMK'nın 5/1-ç maddesinin uygulanmasını engelleyeceği sonucuna varıldığı, başvuru markasında ve redde mesnet alınan markada yer alan farklı şekil ve kelime unsurları nedeniyle her iki markanın SMK'nın 5/1-ç maddesi bağlamında benzer kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...