T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/665
KARAR NO: 2024/854
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2021
NUMARASI: 2018/74 E. - 2021/77 K.
DAVACI:
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/03/2021 tarih ve 2018/74 E. - 2021/77 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Paris Sözleşmesi ve SMK’nın 6/4-5. maddesi uyarınca tanınmış “...” ve at üstünde ... oyuncusu figürlü “... şekil” markasının dünya çapında 100’den fazla ülkede tescilli olduğunu, davalının müvekkiline ait markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini 25. sınıfta yer alan “giyim eşyaları” üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığının tespit edildiğini, bu şekilde müvekkilinin markaları üzerindeki haklara tecavüz ettiğini, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2018/32 D. İş sayılı dosyası ile davalının marka tecavüzünü kanıtladığını, davalının eylemlerinin haksız rekabet de oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve giderilmesi ile davalının haksız eylemlerine son verilerek “...", "şekil" ve "..." ibaresini/görselini taşıyan tüm ürünlerin vs. tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, haksız rekabetin men’ine; haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 40.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yana ait marka haklarını ihlal eder nitelikte hiçbir eylem ve faaliyette bulunmadığını, davacı tarafından tespit ettirilen 7 adet pantolonun kendisine ait olmadığını, iş yerinde bahse konu ürünlerin sergilenmediğini, kasanın yanında durduğunu, kendisine ait tescilli olan 2014/31865 sayılı “...” markasını kullanmakta olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı şirkete ait “...” ve “...+şekil” markası ile davalı yana ait kullanımlar arasında yüksek derecede benzerlik ve iltibas riski bulunduğu; dolayısıyla davacı yana ait markalardan doğan hakları ihlal eder nitelikte eylemler olduğu; davacı yanın markaya tecavüz iddiasına dayalı maddi tazminat talebini SMK’nın 151/2-b maddesinde yer alan marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre yaptığı; dosyada, davalı yanın faaliyetleri nedeniyle elde ettiği kazanç miktarlarını gösterir herhangi bir veri mevcut olmamakla birlikte sektörel teamüller, eylemin süresi, davacı markasının yüksek tanınmışlığı, tescilli olduğu süre gibi hususlar göz önüne alındığında SMK’nın 151/2-b bendi uyarınca ve TBK'nın 50/2 uyarınca dosya kapsamında yer alan mevcut deliller ışığında davacının davalı yandan talep edebileceği maddi tazminat tutarı olarak 15.000,00-TL olarak kabul edildiği, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafın satım ve ürün tanıtım araçlarına "...", "..." ve şekil markalarını işlemek suretiyle gerçekleştirdiği tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davalı tarafın ürünleri ve tanıtım araçları üzerindeki yukarıda geçen markaların çıkarılmasına, markaların çıkarılması mümkün değil ise ürünlerin ve her türlü tanıtım aracının imhasına, 15.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin eylemlerinin tescilli markasına dayandığını, taraf markalarının esas unsurunun "..." olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, zira markaların kelime unsurunun bölünemeyeceğini, davacının markasında ... oyuncusu bulunmaktayken müvekkilinin markasında at üzerinde bir kovboyun yer aldığını, taraf markalarındaki görsel unsurların benzemediğini, müvekkilinin kendi markasıyla gelir elde etmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı adına tescilli 2014/31865 "..." ibareli markanın "..." ibaresi farklı bir renkle yazılmak suretiyle öne çıkarılarak ve bu ibarenin yanına davacı adına tescilli at üzerinde ... oyunu oynayan oyuncudan oluşan logo yerleştirilerek kullanıldığının belirlendiği, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat talep etme şartlarının oluştuğu, öte yandan, davalının marka hakkına tecavüz oluşturan bu eylemi nedeniyle elde ettiği net kazanç tespit edilemediğinden TBK'nın 50/2. Maddesi uyarınca tazminat takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarının da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.280,75-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/05/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...