T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1387 - 2024/1582
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1387
KARAR NO: 2024/1582
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/03/2022
NUMARASI: 2020/38 E. - 2022/92 K.
DAVACI
VEKİLİ:
DAVALI
DAVANIN KONUSU: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/03/2022 tarih ve 2020/38 E. - 2022/92 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,müvekkili Şirket'in “...” ve “...” ibarelerinden oluşan tescilli markaları bulunduğu gibi “...”, “...” ibareli seri markalarının da bulunduğunu, müvekkiline ait “...” markası ile dava konusu 2018/106627 sayılı “...” ibareli başvurunun tüm kelime unsurlarının aynı olduğunu ancak başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin markalarında “...” ibaresinin çatı marka olduğunu, bu nedenle “...” ve “...” ibareli seri ve tanınmış markaları üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanan Ankara 4. FSHHM’nin 2015/38 E. 2016/345 K. sayılı ilamında, müvekkiline ait “...” markası hakkında “günlük yaşamda rastgele biçimde kullanılması çok olası, sıradan bir ifade olmadığı” yönünde karar verildiğini, müvekkilinin ayırt ediciliği yüksek slogan markasının, davalı başvurusunda yer alması sebebiyle davalı Şirket'e ait ürünlerin daha kolay hatırlanır olmasının haksız menfaate sebebiyet vereceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2019-M-10650 sayılı YİDK kararının iptali ile 2018/106627 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin uzun yıllardır kimyasal ürünler sektöründe bilinen ve tanınan “...” markalarının sahibi olduğunu, davacıya ait “ ... ...” ve “ ... ...” slogan markaları ile müvekkiline ait “...”+şekil markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasında müvekkilinin tanınmış şekil unsurunun yer aldığını, davacı markasında ise ön plandaki unsurun “...” ve logo unsurları olduğunu, taraf markalarının bu halleriyle benzer görülemeyeceklerini, davacıya ait markaların ayırt edici esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında bütünsel açıdan karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını, davacının slogan markasının tanınmış olmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yanın markası incelendiğinde “...” şeklindeki sloganın kelimelerin sahip oldukları anlamlardan bağımsızlaşan mecazi bir anlam taşımadığı, tüketiciye doğrudan sahip olduğu anlamı veren, yalın nitelikte bir slogan olduğu, ayırt edici gücü yüksek olmayan böylesi bir sloganın, tescilli olduğu müddetçe korunacak olmakla birlikte, yapılacak ufak değişikliklerle oluşturulmuş benzerlerinin tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğurmayacağının kabul edilmesi gerektiği, ancak somut olayda taraf markaları arasındaki tek farkın “çok” sözcüğünden ibaret olduğu, başka bir deyişle daha evvel “...” şeklindeki bir slogan ile karşı karşıya kalmış tüketicinin, “...” şeklindeki bir slogan marka ile, aynı – aynı tür hizmetlerde karşı karşıya kaldığında, markalardaki görsel unsurların farklılığına rağmen her iki sloganın da aynı iktisadi kaynakça verilen hizmetler için kullanılan sloganlar olduğunu düşünebileceği, davalının davacı markalarından uzaklaşmayı sağlayacak asgari değişikliği yapmadan markasını tescil ettirmek istediği, davacı tarafça dosya kapsamında dayanılan mahkeme kararında davacının “...” sloganının hem ayırt edici bulunduğu hem de kullanım sonucunda da belli bir aidiyet kazandığı yönünde kurulan hükmün kesinleştiği, dolayısıyla davacı markasının ayırt edici niteliğe sahip olduğuna ilişkin mahkeme kararının mevcut olduğu, hal böyleyken böylesi bir ibare ile neredeyse birebir aynı şekilde oluşturulmuş sonraki markanın, davacı markası ile ilişkilendirilebileceği, benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden davacının davasını ispat ettiği, davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı benzer bulunmayan mallar ile davacı markasının kapsamındaki emtiaların birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve çok farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, ortalama tüketicilerin davalı şirketin farklı mallarını ve farklı hizmetlerini satın aldığı veya kullandığı sırada bu malları davacının tanınmış olan "ev dekorasyon ve mobilya" ürünleriyle ve davacı şirketle ilişkilendirmesinin mümkün bulunmaması karşısında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrasında tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPMK YİDK'nın 2019-M-10650 sayılı kararının 35.sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve
fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online
pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği
düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri
tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve
bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe
alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel
görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık
artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri., Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; kozmetik ürünleri, Diş
bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız
gargaraları.- bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,
elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." 03. Sınıfta yer alan “kozmetik ürünleri. Diş bakımı
ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları” ve 41.sınıfta yer alan “Sempozyum,
konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” mal ve hizmetleri yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2018/106627 sayılı "...+şekil" ibareli markanın tescilli olduğu 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve
fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online
pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği
düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri
tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve
bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe
alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel
görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık
artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri., Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; kozmetik ürünleri, Diş
bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız
gargaraları.- bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,
elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." 03. Sınıfta yer alan “kozmetik ürünleri. Diş bakımı
ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları” ve 41.sınıfta yer alan “Sempozyum,
konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu edilen markanın bir slogan olduğunu ve uzun bir zamandır müvekkili tarafından yoğun olarak kullanıldığını, “...” ibareli sloganın ayırt edici niteliğinin yüksek olduğunu, davalı taraf hangi mal ve hizmet için bu ürünü kullanırsa kullansın, tüketicilerin markayı müvekkili şirket ile ilişkilendirileceğini, davalı tarafça tescili istenen markanın, ister müvekkiline ait tescil kapsamında yer alan sınıflar için olsun ister başka sınıflar için olsun, tescili halinde ortalama tüketici nezdinde müvekkiline ait marka izlenimi yaratacağını, bu durumun da davalıya gerek maddi gerek manevi anlamda haksız yarar sağlayacağını, haksız rekabete neden olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; "..." , "..." ibarelerinin tescil talep edilen emtia bakımından ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, dava konusu markanın ihtiva ettiği özgün şekil, kullanılan renkler ve işaretin kompozisyonu ile davacı markalarından belirgin şekilde farklılaştığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK m. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile itiraza mesnet "... ..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamındaki 35.sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve
fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online
pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği
düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri
tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve
bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe
alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel
görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık
artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri., Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; kozmetik ürünleri, Diş
bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız
gargaraları.- bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,
elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri, 03.sınıf “kozmetik ürünleri. Diş bakımı
ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları” malları ve 41.sınıf “Sempozyum,
konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” hizmetleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda "..." biçiminde asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davalı Kurum tarafından "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu savunulmuş ise de tescilli markaların korunmasının asıl olduğu, bunun yanında emsal bir uyuşmazlıkta Dairemizce "...!" ibaresinin bir slogan markası olarak tescili mümkün ifadelerden olduğu, davacı tarafından kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin de ispatlandığı" kabulüyle verilen 08/03/2017 tarih, 2017/229 Esas, 2017/215 Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarih, 2017/2145 Esas, 2018/7706 Karar sayılı kararı ile onandığı, davacının tanınmış markalarıyla benzer olmayan mal ve hizmet sınıfları bakımından dava konusu başvurunun tescilinin, davalı lehine haksız bir yararın sağlanması, davacı markalarının itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi sonuçlara yol açacağının ispat olunamaması nedeniyle benzer olmayan mal ve hizmet sınıfları yönünden SMK'nın 6/5.maddesi anlamında tescil engelinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ... Ticaret Anonim Şirketi ve davalı ... istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.