T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/49 - 2024/361
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/49
KARAR NO: 2024/361
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2021
NUMARASI: 2020/242 E. - 2021/285 K.
DAVACI
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Marka 2020-M-4122 Sayılı YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2021 tarih ve 2020/242 E. - 2021/285 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının 2019/24234 başvuru numaralı "..." markasının 30. sınıfta "çaylar, çay ürünleri" için yaptığı başvuruya itiraz edilmesi üzerine davacının itiraza karşı görüş dilekçesinde SMK 19/2 uyarınca "..." 85/089419 ve "... ..." 85/089367 markalarına ilişkin kullanım ispatı talep edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı ve takiben davaya konu YİDK Kararıyla bu markaların kullanımlarına ilişkin sunulan delilleri ciddi kullanım olarak değerlendirilerek davaya konu başvurunun reddedildiğini, oysa ...'un "..." veya "... ..." ibarelerini tek başına değil "..." ibaresiyle kullandığını, karara dayanak markaların tescilli olduğu şekliyle değil markaların ayırt edici karakteri değiştirilerek kullanılmasının ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, "..." ibareli başvuru markasının ana ve ayırt edici ibaresi olan "..." ibaresinin Türkiye'nin en tanınmış ve kaynak gösterme gücü çok yüksek, T/02412 sayıyla tanınmış marka olarak tescilli çay markalarından biri olduğunu, başvuru markası ile davalı markaları arasındaki tek ortak unsur olan "...” ibaresinin çayın türünü belirttiğini ve bu ibarenin "çay" emtiaları için tasviri, herkesin kullanımına açık ve ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğundan markada ortak olarak yer almasının karıştırmaya yol açmayacağını ileri sürerek, 2020-M-4122 sayılı YİDK Kararının iptali ile 2019/24234 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili, başvuru markasının esas unsurunun “...” kelimesi olduğunu, "..." ibaresinin bir çay türü olmadığını ve çay sınıflandırmaları arasında böyle bir tür bulunmadığını, 31.12.1975 tarihinde 30 uncu sınıfta marka olarak tescil edilen “...” sözcüğünün, 44 yıllık kullanım süresince çok üstün bir tanınmışlık düzeyine eriştiğini, davalının, ...'un uzun yıllar süren kullanımıyla tüketiciler gözünde çay emtiasıyla ve ...'la özdeşleşen, ...'un kullanımıyla birlikte maruf ve meşhur olmuş "..." ibaresini kullanmak istediğini, “..." kısaltması ve üst markasının, "..." ibaresini içeren markalarla birlikte kullanılmasını, markaların tescil edildiği şekliyle kullanılmadığı anlamına gelmediğini, davacının, tanınmış şemsiye markanın alt/seri markalarından birisi olan “...” markasına/markalarına yanaşmak suretiyle, müvekkili markalarının gücünden yararlanmaya çalıştığını, kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davalının "... / ... ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, davacının tanınmışlığının kendisinin marka tesciline öncelik sağlamayıp SMK 6/5 maddesine göre başkasının marka başvurusuna engel oluşturabileceği, kurum nezdinde sunulan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalı markalarının kullanımı ispat edildiğinden davacının bu iddiasının da kabul görmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markaları ile müvekkili markası arasında SMK Madde 6/1 anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı markaları olan "..." ve "... ...", koruma kapsamı minimum olan, çayın niteliğine ilişkin bir durumu ifade eden, ilgili piyasada herkesçe kullanılan çok zayıf markalar olduğunu, "..." ibaresinin çayın türünü/bir özelliğini belirtmesi sebebiyle farklı şirketler tarafından ana marka ile yıllardır piyasada kullanıldığını, davalı markaları ve "..." markası karşılaştırıldığında markaların görsel ve işitsel yönden bütünsel benzerlik göstermediğini, ...'un sunduğu "..." kullanımlarının "markasal kullanım" olma kriterini sağlamadığını, tasviri nitelikteki "..." markasının esasen hiçbir suretteki kullanımının SMK madde 19/2 kapsamında kabul edilen "markasal kullanım" kapsamında olamayacağını, "..." ibaresinin "..." ile birlikte kullanımının markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanımı sayılmayacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve 2020-M-4122 sayılı YİDK Kararı'nın iptaline ve müvekkili markasının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında başvuru kapsamındaki 30.sınıf "çaylar, çay ürünleri" emtiası yönünden sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, her ne kadar "..." ibaresinin çay emtiası yönünden tanımlayıcı olduğu ve ayırt edicilik taşımadığı ileri sürülmüş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.03.2012 tarih, 2010/4132 E., 2012/3269 K. ve 19.01.2015 tarih, 2014/15448 E., 2015/649 K. sayılı kararlarında da açıkça kabul edildiği üzere "..." ibaresinin, çay ürünü yönünden tanımlayıcı bir nitelik taşımadığı, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin, davacının çatı markası olduğu da gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, YİDK sürecinde sunulan deliller ile davalı markalarının kullanımının ispat olunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.