T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/128 - 2024/391
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/128
KARAR NO: 2024/391
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2021
NUMARASI: 2021/60 E. - 2021/328 K.
DAVACI:
VEKİLLERİ
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve 2021/60 E. - 2021/328 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/115479 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 1992 yılından bu yana süpermarket ve hipermarketlerde yapılan perakende ticaret faaliyeti ile iştigal ettiğini, müvekkiline ait "..." markasının 01.07.1999 tarihinde ...nezdinde tescil edildiğini ve yoğun ve aktif bir biçimde kullanıldığını, bu ibare ile seri markalar yaratıldığını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu gibi, markaların mal ve hizmet sınıflarının da aynı veya benzer olduğunu, tanınmış markaların başka mallarda kullanılması halinde haksız avantaj sağlandığının Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, davaya konu markanın tescilinin haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-10258 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/115479 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açacak düzeyde benzer olmadığını, markaların kapsamında yer alan mal/hizmet sınıflarının farklı olduğunu, "..." kelimesinin anlamının herkes tarafından bilindiğini ve zayıf bir ibare olduğunu, ...kayıtlarında "..." ibareli çok sayıda markanın bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunda 32. sınıfta yer alan emtiaların, davacının itiraza mesnet markalarından 2010/46486 sayılı “... ...” ibareli markanın kapsamında aynen yer aldığı, taraf markalarının kapsamında yer alan mal/hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve düşük seviyede de kavramsal olarak benzer oldukları; davacıya ait "..." ibareli markanın yoğun reklam ve tanıtım faaliyetleri ile özellikle temel ihtiyaç ve gıda mallarının perakendeciliği mağazacılık hizmetleri hizmetleri açısından yüksek ayırt edicilik kazandığı, yaygın kullanımı ve anlamı itibariyle "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, başlangıçta zayıf olan bir unsurun tanınmış markanın yüksek ayırt ediciliğinden etkilendiği ve herhangi bir markadaki zayıf unsurda bulunmayan bir özellik kazandığı, seri markaların -özellikle tanınmış markaların seri marka yaratılarak belirli bir marka ailesi içinde kullanılması durumunda- marka sahibini koruma alanı bakımından daha avantajlı bir konuma kavuşturduğu, somut olayda taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, markanın hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile aynı kişiye ait seri markalar olduğunu düşünebileceği, davalı markası ile karşılaşan tüketicinin, bu markayı davacının “...” esas unsurlu markalarının türevi olduğu zannına kapılabileceği; SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların gerçekleşeceğine ilişkin kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-10258 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, görsel, işitsel, kavramsal ve bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle taraf markalarının ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının davaya konu "..." ibareli markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, zira dava konusu başvurunun davacı markalarından uzaklaşmasını sağlayacak bir unsur içermediği, bu hali ile başvurunun davacı markalarının bir serisi olarak algılanabileceği, emtia benzerliğinin de gerçekleşmesi nedeniyle taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ...tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ...tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.