T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/447 - 2024/673
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/447
KARAR NO: 2024/673
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/01/2022
NUMARASI: 2021/85 E. - 2022/22 K.
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/01/2022 tarih ve 2021/85 Esas - 2022/22 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkiline ait uçağın, davalı nezdinde "uçak gövde all risk sigorta poliçesi" kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkiline ait uçağın 15/10/2019 tarihinde Manavgat ilçesinde ... ve ... isimli şahıslar tarafından çalındığını, bu sırada pistten çıkarak hasara uğradığını, müvekkiline ait uçağı çalanlar hakkında Manavgat CBS'nin 2019/18439 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, hasarın giderilmesi amacıyla davalıya başvurulduğunu ancak davalının ceza soruşturmasının sonuçlanmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini, davalı sigorta şirketi ile akdedilen sigorta poliçesinde "yetkisiz kullanım-hırsızlık" klozu teminatının bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete ait hava aracanın çalınmasına müteakip meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olduğunu savunarak, 1.000,00-USD'nin kaza tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24/09/2021 tarihli ıslah dilekçesinde de, 60.000,00-USD'nin kaza tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazayı yapan ...'in, uçağın 1/4 bedelini ödemiş olup işleten firma olan ... tarafından tanındığını, uçağın bulunduğu hangara zorla giriş yapıldığını gösterir bilgi ve belge bulunmadığını, uçağın dava dışı ...'in erişimine açık konumda olduğunu, bu nedenle hırsızlık suçunun da olmadığını, bu nedenle dava konusu edilen hasarın teminat dışı olduğunu, ayrıca söz konusu uçağın pilot ön koşuluna uygun pilotlar tarafından kullanılacağının kayıt ve not edildiğini, sigorta konusu uçağın, sigortacının onayı alınmaksızın pilot ön koşuluna uymayan bir pilot tarafından kullanılmasına ilişkin bir teminatın da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı şirketin maliki olduğu hava aracına ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından " Uçak Gövde All Risks Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, davacı şirket tarafından hava aracının dava dışı ... İktisadi İşletmesine kiralandığının iddia edildiği, buna ilişkin dosyada kira sözleşmesi mevcut olmasa da davalı tarafın bu yönde bir itirazının olmadığı, ancak hava aracını davacı şirketten kiralayan ... İşletmesinin hava aracının bulunduğu hangara yetkili olmayan kişilerin erişimini engellemek için gerekli önlemleri almadığı, bunun neticesinde dava dışı ...'in hangara girişine ve uçağa erişimine rızası ile izin verdiği, nitekim kazayı yapan ihbar olunan ...'in duruşmadaki beyanı ve sunduğu belge ile savcılık soruşturma dosyasındaki beyanlardan ...'in uçağın 1/4 bedelini ödediği, işleten firma olan ... tarafından tanındığı, uçağın bulunduğu hangara olay günü ve öncesinde de sürekli şekilde giriş yaptığı, zorla giriş yapıldığını gösterir bilgi ve belge bulunmadığı, uçağın dava dışı ...'in erişimine açık konumda olduğu bu nedenle olayda hırsızlık suçunun söz konusu olmadığı, ayrıca sigorta poliçesinde söz konusu uçağın pilot ön koşuluna uygun pilotlar tarafından kullanılacağının belirtildiği, hava aracının, sigortacının onayı alınmaksızın pilot ön koşuluna uymayan bir pilot tarafından kullanılmasına ilişkin bir teminatın da olmadığı, bunun sonucunda sigorta poliçesinde teminatın ön koşulu olarak belirtilen "sigorta konusu uçağın pilot ön koşuluna uygun pilotlar tarafından kullanılacağı" şartına uymayan ve pilotluk lisansına haiz olmayan dava dışı ... tarafından hava aracının sivil havacılık kurumundan da izin alınmaksızın ... İşletmesinin bilgisi dahilinde kullanılması sonucu kazanın meydana gelerek hava aracının kırıma uğradığı ve zarar gördüğü, buna göre zararı meydana getiren eylemin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddin karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu uçağın, 15.10.2019 tarihinde ... ... ve ... şahıslar tarafından çalındığını, ve uçak kalkmadan evvel taksi yaptığı sırda pistten çıkarak zarara uğrağını, dava konusu olay nedeniyle anılan kişiler aleyhine resmi belgede sahtecilik, hırsızılık ve mala zarar verme suçlarında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma dosyalarında verilen takipsizlik kararlarına itiraz ettiklerini, bu itirazlarının reddedilmesi üzerine kanun yararına bozma yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin dava konusu kazaya karışan uçağını Side Portif Havacılık Derneği İktisadi İşletmesine kiraladığını, uçağın hem müvekkilinin hem de kiracının iradesi dışında ... ve ... tarafından alındığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ayrıca ilk derece mahkemesinin kiracının gerekli önlemleri almadığı gerekçesinin de yerinde bulunmadığını, zira bu hususun kabulünde dahi bu nedenle müvekkiline bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, ...'in dava konusu uçağı satın aldığı ve satım bedelinin bir kısmın ödediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu hususta dosyaya sunulan belgelerde müvekkilinin yetkilisinin imzasının bulunmadığını, diğer taraftan mahkemece müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin yüksek hesaplandığını, arabuluculuk ücretinin de müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:1- Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait uçağın davalı nezdinde "uçak gövde all risk sigorta poliçesi" ile sigortalı olduğu, bu uçağın davacı tarafça ihbar olunan İşletme'ye kiralandığı, sigorta poliçesinde sigorta konusu uçağın pilot ön koşuluna uygun pilot tarafından kullanılacağı, sigortacının onayı alınmaksızın pilot ön koşuluna uymayan pilot tarafından uçağın kullanılması halinin poliçe teminatında olmadığı, sigortalı aracın hırsızlık sonucu hasarlanması durumunda ise pilot ön koşulu aranmaksızın hasarın sigorta poliçesi teminatında bulunduğu hususlarının düzenlendiği, davacı tarafça dava konusu hasarın, uçağın ... ve ve ... tarafından gerçekleştirilen hırsızlık sonucu hasarlandığı ileri sürülmüşse de dosya kapsamından bulunan bilgi ve belgelerden, dava konusu uçağın kiralandığı ihbar olunan İşletmenin yetkilisinin ceza soruşturması sırasında alınan beyanlarından, dava konusu hasarın hırsızlık sonucu oluşmadığının, dava konusu uçağı kullanan ...'in uçağın bulunduğu yere ve uçağa erişiminin bulunduğunun yani anılan kişinin, ihbar olunan kiracı İşletme'nin rızası dışında uçağın bulunduğu yere girip dava konusu uçağı aldığından bahsedilmeyeceği, aynı olay nedeniyle ... ve ... hakkında açılan ceza soruşturma dosyalarında da hırsızlık olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle anılan kişiler hakkında takipsilik kararı verildiği, bu takipsizlik kararlarına davacı şirket tarafından yapılan itirazların da reddedildiği, diğer taraftan mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, dava konusu hasarın meydana geldiği sırada uçağı kullandığı sabit olan ...'in sigorta poliçesindeki "pilot ön koşulu" nu sağlayan nitelikte bir pilot olmadığı, anılan kişinin uçağın kullanmasına davalı tarafça onay da verilmediği, bu itibarla dava konusu hasarın poliçe teminatında bulunmadığı , ayrıca davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katıldığı gözetildiğinde 6325 Sayılı Yasanın 18/A-13 maddesi gereği suç üstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davacıdan tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışından kalan istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2- Ancak, davacının maddi tazminat davası mahkemece dava tamamen reddedildiğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 13/4 maddesine göre davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bu yönden davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiş, Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan Tarife hükümleri dikkate alınmış ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/01/2022 tarihli 2021/85 E. - 2022/22 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davacının davasının REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 122,29-TL ile ıslah yolu ile alınan 8.754,10-TL olmak üzere toplam 8.876,39-TL'den mahsubu ile bakiye 8.448,79-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 5.100,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.