T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/210
KARAR NO: 2024/445
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/10/2021
NUMARASI: 2020/219 E. - 2021/343 K.
DAVACI: ...
VEKİLLERİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ
DAVANIN KONUSU: YİDK Kararının İptali, Marka Başvurusunun Reddi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarih ve 2020/219 Esas - 2021/343 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2019/46789 sayılı ve “...” ibareli başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas tanınmışlık ve SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 9. sınıf malların çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 35/5 sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, oysa dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri bakımından da iltibas koşullarının oluştuğunu, ayrıca müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvuru ile müvekkilinin ticaret unvanını oluşturan ibare arasında benzerlik bulunduğundan, SMK'nın 6/6 maddesindeki şartların bulunduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun 35. sınıf “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri bakımından reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gibi uyuşmazlık konusu 35. sınıf “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri bakımından emtia benzerliği de bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış olduğu ispatlanmadığını, aksinin kabulünde dahi SMK'nın 6/5. maddesindeki koşullarının oluştuğunun da kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, başvuru kapsamında bırakılan ve uyuşmazlık konusu olan 35. sınıf “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri yönünden, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, iltibas değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, davacı şirket markalarının SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanamayacağı, 6769 sayılı SMK’nın 6/6. maddesi şartlarının oluşmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile ... YİDK'nın 16/03/2020 tarih ve 2020-M-2248 sayılı kararının davaya konu markanın 35. Sınıf "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri bakımından iptaline, sayılan hizmetler yönünden davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik olsa da başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetler yönünden markalar arasında emtia benzerliği bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Diğer davalı vekili, mahkemece alınan iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer taraftan tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gibi başvuru kapsamından kalan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de olmadığını, emtia benzerliği bulunmadığının mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığını ileri sürerek ,ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; müvekkilinin itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğunu, İstanbul 1 FSHHM'nin 2017/88 sayılı dosyasında verilen kararda da aynı sonuca varıldığını, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin bu yönden hatalı olduğunu ileri sürerek, tanınmışlık yönünden istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin gerekçelerinin yanı sıra davacı markalarının SMK'nın 6/5 maddesi ile düzenlenen tanınmışlık korumasında da yararlanabileceğine ilişkin gerekçenin eklenerek kararının düzeltilmesini istemiştir.
GEREKÇE:1-Dava, YİDK kararının kısmen iptali ve başvurunun kısmen reddi istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında, uyuşmazlık konusu 35. sınıf "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse de davacının itirazına mesnet markalarının asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, diğer taraftan SMK'nın 6/5 maddesindeki şartların kanıtlanamadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların her somut olay yönünden ispatlanması gerektiğinden başka dava dosyalarında davacının markalarının tanınmış kabul edilmesinin varılan sonuca etkili bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, dava dilekçesinde, YİDK kararının 35. sınıf "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri yönünden iptali ile birlikte anılan hizmetler yönünden dava konusu başvurunun reddi talep edilmiş olup, bunun dışında dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep edilmemiştir. Dava dilekçesinin içeriğinde de dava konusu markanın hükümsüzlüğünün talep edildiğine dair bir açıklamaya yer verilmediği gibi iddianın genişletilmesinin mümkün olduğu cevaba cevap dilekçesinde de marka hükümsüzlüğü isteminde bulunulmamıştır. Bu durumda, davada marka hükümsüzlüğü istemi bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesinde HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talep aşılarak davalı markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Her ne kadar davalı ... vekili tarafından bu yönde açık bir istinaf itirazı ileri sürülmemişse de, HMK'nın 26. maddesine aykırı olan hususun dava konusu marka sahibi olan davalı gerçek kişinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce resen incelenmesi gerekmiştir.
YHGK'nun 22.03.2017 tarih, 2017/78-521 E.K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığından, davacının idari nitelikte olan başvurunun kısmen reddine karar verilmesi talebi, Dairemizce yerinde görülmemiş, anılan talep ayrı bir dava olarak nitelendirilemeyeceğinden, bu talebin reddi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile infazda tereddüt oluşmaması adına ilk derece mahkemesinin YİDK kararının iptali istemi yönünden tesis ettiği hükme Dairemiz kararında da yer verilerek, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 gün ve 2020/219 Esas - 2021/343 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın KABULÜ ile ... YİDK'nın 16/03/2020 tarih ve 2020-M-2248 sayılı kararının 35. sınıf "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri bakımından iptaline,
4-İdari nitelikte olan başvurunun kısmen reddi talebinin reddine,
5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 249,83-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 64,90-TL tebligat ve posta gideri, 162,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.814,73-TL'ye, 54,40-TL peşin harç ile 54,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 4.923,53-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
10-Davalı ...'den peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,
11-Davacı ve davalı ...'ndan Harçlar Kanunu'na göre ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından ayrı ayrı peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davacı ve davalı ...'ndan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...