T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/193
KARAR NO: 2024/439
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2021
NUMARASI: 2019/234 E. - 2021/640 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2019/234 E. - 2021/640 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin denizcilik sektöründe kendisine ait ve işlettiği gemiler ile deniz yoluyla konteyner hat taşımacılığı hizmeti veren armatör bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketin talimatı üzerine üç adet konteynere yüklenen konteyner muhteviyatını Alsancak Limanı/ İzmir'den ... gemisi ile Douala Limanı Kenya'ya taşıdığını, yükü tam ve eksiksiz olarak tahliye ettiğini, ancak yükün konşimento üzerinde gösterilen alıcı şirket tarafından teslim alınmadığını, konteynerlerin limanda beklemesinden ötürü müvekkili şirketin davalıdan demuraj alacağı doğduğunu, müvekkili şirketin demuraj alacağına ve ek navlun ücretine ilişkin 08/09/2016 tarihli 85.000,00 ABD Doları bedelli fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, demuraj ücretinin ödenmesinin müvekkili şirket tarafından davalıya birçok kez ihtar edilmiş olmasına rağmen yılnızca 4.000,00 ABD Doları kısmının 10/10/2016 tarihinde ödendiğini, davalı şirketin iş bu faturaya ilişkin borcun 11.000,00 ABD Doları kısmını ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22712 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takipten sonra 02/12/2016 tarihinde 5.000,00 ABD Dolarının daha ödendiğini, ancak bakiye 6.000,00 ABD Dolarının ödenmediğini, davalı şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını gerekçe göstererek haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya deniz taşıması navlun nedeniyle borcunu ödediğini, bunun içinde demuraj bedelinin de ödediğini, taraflar arasında demuraj bedeline yönelik bir sözleşmenin bulunmadığını, davalının bekleme iddialarını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı şirkete demuraj alacağı adı altında borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 31/08/2016 tarihinde Gümrük Beyannamesi ile İzmir Alsancak Limanında davacıya ait geminin 3 adet 20'feetlik konteyneri alarak çıkış yaptığı ve Kamerun/ Douala Limanına vardığı, ancak limanda makul süre içinde konteynerin içindeki malzemelerle birlikte teslim alınmadığı ve bekletildiği, söz konusu taşımanın 70.000,00 USD navlun bedeli ve 15.000,00 USD gemi bekleme bedeli olarak anlaşıldığı, davalının bu içerikte düzenlenen faturaya itiraz etmediği alıp defterlerine kaydettiği ve navlun bedelinin tamamı ile demuraj bedelinin bir kısmını ödediği, bakiye 11.000,00 USD'lik demurajı ödemediğinden davalı aleyhinde takip başlatıldığı, davalının takipten sonra davadan önce bunun 5.000,00 USD'sini de ödediği, her iki taraf defterlerinde söz konusu faturanın ve ödemenin yer aldığı ve davacının davalıdan 6.000,00 USD alacağının kayıt altına alındığı, yine konteynerlerin Türkiye'ye geri getirilmediği, davalının takibe itirazının yersiz olduğu gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile, Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22712 esas sayılı dosyasında, davalının icra takibine itirazının 6.000 USD asıl alacak yönünden iptaline, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde belirtilen şekilde Devlet Bankalarınca USD üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranında faiziyle birlikte, (tahsil tarihindeki TCMB nin USD efektif satış kuru üzerinde TL karşılığının) davalıdan tahsiline, takibin bu şekilde devamına, kabul edilen miktarın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan 20.758,2 TL nin % 20'si oranında hesap edilen 4.151,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu edilen demuraj bedeli hususunda taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davacı, demuraj bedeline hak kazanıldığına ilişkin hiçbir ispat aracı sunamadığını, davacı tarafça sunulan maillerin, bakiye demuraj ödemesine ilişkin değil, taraflar arasında gerçekleşen önceki ticarete ilişkin olduğunu, bu nedenle iş bu dava konusu alacağı ispata yarar olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili şirketin, davacı şirkete ''Bakiye Demuraj Alacağı'' adı altında bir borcu bulunmadığını, her ne kadar bilirkişi tarafından davacı şirketin 2016 dönemine ait ticari defter ve yardımcı kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin 6.000,00 ABD doları tutarında alacağı olduğu gerek kök rapor gerek ek raporda belirtilmiş ise de, müvekkili şirketin davacı şirkete deniz taşıması-navlun yahut demuraj sebebiyle borcu bulunmadığını, davacının ticari defterinde 31.12.2016 tarih 12313050 fiş nolu işleminde müvekkili şirketten 6.000,00-USD alacağını göstermesinin, müvekkili şirketin davacıya borçlu olduğunu ispatlama gücünü haiz olmadığını, müvekkilinin dava dışı tedarikçi ile e-mail yazışmalarının davacı lehine değerlendirmeye esas alınamayacağını, dava konusu olayda, müvekkilinin davacı şirket ile taşıma hususunda ticari ilişki kurduğunu, taşıma işinin gerçekleştirildiğini ve taşıma bedelinin tamamının da davacı şirkete ödendiğini, salt gönderilen fatura ile akdi ilişkinin varlığının ve müvekkilinin borçlu olduğu ispatlanamayacağından, yalnızca ticari defterlere ve kesilen faturaya dayalı olarak açılan davada müvekkilin 6.000,00-USD borçlu olduğunun kabulünün yerinde olmadığını, ticari defterlerden olan 2016 yılına ait Yevmiye defteri ve Defteri Kebir defterinin E-defter kapsamında bulunması, Envanter defterin kapanış tasdikinin de yapılmaması sebebiyle davacının lehine kesin delil vasfına haiz olamayacağını, 12.09.2018 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'a eklenen Geçici 8. maddeye göre daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin, Türk parası olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, demuraj alacağından kaynaklanan alacağa yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait geminin İzmir Alsancak Limanı'ndan 3 adet konteyneri alarak çıkış yaptığı ve Kamerun/ Douala Limanına vardığı, ancak limanda makul süre içinde konteynerlerin içindeki malzemelerle birlikte teslim alınmadığı ve bekletildiği, bu taşımada navlun bedeli olarak 70.000,00 USD ve gemi bekleme bedeli olarak da 15.000,00 USD'nin anlaşıldığı, davalının bu içerikte düzenlenen faturaya itiraz etmediği, düzenlenen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere bu faturayı defterlerine kaydettiği, navlun bedelinin tamamını ve demuraj bedelinin bir kısmını da davacıya ödediği, bakiye 11.000,00 USD'lik demuraj ücretini ödemediğinden davalı aleyhinde takip başlatıldığı, davalının bu takipten sonra davadan önce bunun 5.000,00 USD'sini de ödediği, her iki taraf defterlerinde söz konusu faturanın ve ödemenin yer aldığı ve davacının davalıdan 6.000,00 USD alacağının kayıt altına alındığının tespit edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.434,51 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 359,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.075,51 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...