T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/263 - 2024/506
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/263
KARAR NO: 2024/506
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2021
NUMARASI: 2020/158 E. - 2021/368 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİnce verilen 20/10/2021 tarih ve 2020/158 Esas - 2021/368 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin dış aydınlatma armatürleri, çevre ve bahçe armatürleri, duvar aplikleri ve cephe aydınlatma sistemleri gibi ürün gruplarında 1994 yılından beri faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalının 2019 01354 sayılı tasarımın, müvekkilinin 2017 02515 sayılı tasarımı ile genel görünüm itibariyle ayniyet derecesinde benzer olduklarını, davalı yanın tasarımına farklı perspektiflerden bakıldığında tasarımın tamamen siyah olması nedeniyle detaylarının belirsiz olduğunu, her iki taraf tasarımının da dar uzun dikdörtgen şekilde bulunduğunu, her ikisinin de üzerinde kendisinden daha küçük olan yine dikdörtgen şeklinde bir bölümün yer aldığını, bu unsurların teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, her iki tasarımda da led lambaların yerleşim yerlerinin birebir aynı olduğunu, her iki tasarımda da mevcut olan bu yerleşimin kenarlıklarının da birebir aynı bulunduğunu, tasarımın sadece renginin değiştirilmiş olmasının tasarıma ayırt edicilik katmayacağını, tasarımlar arasında herhangi bir fark bulunmadığını, tasarımların kablo girişlerinin yerleri ve formlarının birebir aynı olduğunu, tasarımların üzerindeki ek parçanın şekli ve fonksiyonunun birebir aynı bulunduğunu, dava konusu tasarımda üst parça ve alt parçanın birleştirilmiş olduğunu, ancak bunun tasarıma bir ayırt edicilik katmadığını ileri sürerek, davalıya ait 2019 01354 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların tasarımlarının farklı olduğunu, tünel aydınlatma armatürleri için uyulması gereken standartlar bulunduğunu, bu standartların tasarıma doğrudan etkisinin olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarım ile davacıya ait itiraza mesnet tasarım arasında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, genel izlenim itibariyle benzerlik bulunmadığı, bilgilenmiş kullanıcı kesiminin, dava konusu tasarımı, itiraza mesnet tasarımdan ayırt edebileceği, yine dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olup olmadığı hususunda re'sen yaptırılan araştırmalara göre, dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olmadığını ortaya koyabilen önceki tarihli kamuya sunulmuş bir tasarımın bulunmadığı, konusunda uzman iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan raporların sonuç itibariyle birbirleri ile uyumlu olduğu, dolayısıyla, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu tasarımın müvekkiline ait 2017 02515 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, taraf tasarımlarının tünel aydınlatmasına yönelik bulunduğunu, tasarımların genel görünümlerinin aynı olduğunu, tasarımlar arasındaki temel ortak özelliğin tasarımların diktörtgen prizma temel onarıma sahip olması ve elektrik aksamı içeren bir parça ile aydınlatma elemanlarının içine takıldığı ana gövdenin yer alması olduğunu, bu özeliklerin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, tasarımlarda renklerinin farklı olmasının ayırt edicilik sağlamayacağını, tasarımların küçük ayrıntılar da farklılık göstermesinin yenilik ve ayırt ediciliğe katkısının bulunmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, seçenek özgürlüğü bakımından eksik değerlendirme yapıldığını, dava konusu tasarımların birinci grup bilgilenmiş kullanıcılarının, tasarımın uygulandığı ürünü tüm parçaların montajının yapıldığı halde göreceğini ikinci grup bilgilenmiş kullanıcının ise ürünü tünel içine montajı yapıldıktan sonra göreceğini yani sadece alt kısmından göreceği göz önüne alındığında, bu alana giren küçük farklılıkların iki grup için de küçük ayrıntı şekilde kalacağı, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratacakları genel izlenimlerin benzer olduğunu, tasarımcının seçenek özgürlüğünün oldukça geniş bulunduğunu, bu geniş alan içerisinde form yönünden bir zorunluluk olmadığı halde birbirine belirgin şekilde benzer formların kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu tasarımın müvekkiline air 2017 02515 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında tasarım konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı gerek 12/01/2021 tarihli birinci bilirkişi raporunda gerekse de davacının sunduğu uzman görüşü ile birinci rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davacının istinaf itirazında ileri sürdüğü hususlara ilişkin itirazlarının karşılanması için alınan 27/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada dava konusu tasarımın davacının itirazına mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun belirlendiği, ayrıca her iki bilirkişi heyeti raporunda mutlak yenilik yönünden yapılan araştırmada, dava konusu tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini kaldıran bir tasarıma rastlanılmadığının belirtildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.