T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/855
KARAR NO: 2024/1113
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2021
NUMARASI: 2019/221 E. - 2021/78 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU:YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2021 tarih ve 2019/221 Esas - 2021/78 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ve "..." ibareli marklarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet 2010/34582 sayılı marka arasında başvurunun tescil edilmek istendiği 28. sınıftaki bir kısım mallar yönünden iltibas bulunduğu gerekçesiyle dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, "..." markası ile müvekkilinin 20 yıldır faaliyette bulunduğunu, aynı ibareli tescilli marklarının bulunduğunu, markalarının atanınmış olduğunu ileri sürerek, 2019-M-2861 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun reddedilen 28. mallar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet marka arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının müktesep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, "..." ibaresinin asıl unsuru olarak yer almasından kaynaklı, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, uyuşmazlık konusu 28. sınıf malların redde mesnet marka kapsamında yer alan 28. sınıf mallarla aynı/aynı tür/benzer olduğu, davacının müktesep hak iddiasına dayanak 2000/28777 ve 2015/43493 sayılı markaların davacı adına tescilli bulunmadığı, 2009/06717 sayılı marka kapsamında da uyuşmazlık konusu malların yer almadığı bu nedenle müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas bulunmadığını, bir bütün olarak başvurunun farklı olduğunu, dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin müvekkilinin de dahil olduğu şirketler grubu tarafından 2000 yılından bu yana kullanıldığını, grup şirketlerden olan .....A.Ş adına 2000/28777 ve 2015/43493 sayılı markaların tescilli bulunduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, başvurunun 28. sınıf mallar yönünden kısmen reddedilmemesinin markanın kullanılabilinirliğini temelinden sarstığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen mallar yönünden tescili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "...+şekil" ibareli başvuru ile davalı şirkete ait 2010/34582 sayılı ve "...+ŞEKİL" ibareli redde mesnet marka arasında, başvurunun reddedildiği 28. sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan, dava konusu başvuruyu redde mesnet markadan farklılaştırmadığı, uyuşmazlık konusu 28. sınıf malların, redde mesnet markanın tescilli bulunduğu 28. sınıf mallarla aynı/aynı tür olduğu, davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...