T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/822
KARAR NO: 2024/980
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2021
NUMARASI: 2020/7 E. - 2021/102 K.
DAVACI: ...
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/04/2021 tarih ve 2020/7 E. - 2021/102 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2018/96671 işlem numaralı başvurularının, davalı tarafından SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca 2002 05272, 2003 10507, 2011 85719, 155574, 2013 21457, 178430 tescil numaralı markalar gerekçe tutularak kısmen reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markasının, diğer markalardan farklı olarak, Hindistan’ın İngilizcedeki karşılığı olan “...” ibaresinin başlangıcındaki “...” kısmı alınarak ve sonuna “gitmek” anlamına gelen “Go” kelimesi eklenerek oluşturulmuş bir marka olduğunu, Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış kararlarında 5/1-ç maddesinin uygulamasının oldukça dar yorumlanması gerektiği hususunun vurgulandığını, müvekkili markalarının dünya çapında tanınmış olduğunu, müvekkilinin markası ile mesnet markaların kullanıldığı faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bütünsel bakış açısıyla başvuru ve redde mesnet marka arasında ilk bakışta hiçbir inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmeyecek şekilde ayırt edilemeyecek bir benzerliğin olmadığı, davacı markasının kelime+şekil+renk markası olduğu, redde mesnet markaların bir kısmının kelime markası olduğu, bir kısmının ise kelime+şekil markası olduğu, bu durumda ilk bakışta genel görünüm itibariyle hedef tüketici kesiminin davacı konusu mal/hizmet sınıfları göz önünde bulundurulduğunda başvuru ve redde mesnet marka arasında hiç bir inceleme ve araştırma yapmayı gerekli kılmayacak şekilde bağlantı kurulma ihtimali de dahil iltibas ihtimalinin var olduğunun ve karıştırılmanın yaşanacağının söylenmesinin mümkün olmadığı, 5/1-ç anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, zira 5/1-ç maddesi kapsamında yapılacak kıyaslama da markalarının ayırt edilmelerine imkan verecek herhangi bir farklılıktan yoksun olmaları ve işaretler arasındaki benzerliğin tartışmasız olması gerektiği, somut olayda ise başvuru ve redde mesnet markalar ile karşılaşan ortalama seviyedeki tüketici kitlesinin ilk bakışta bütün olarak bıraktığı izlenim açısından hiçbir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmeyecek derecede benzerlik olmadığı ortalama tüketicinin bu markası 5/1-ç maddesi çerçevesinde karıştırmasının ve ayırt edilemeycek derecede benzer bulunması mümkün olmadığı, başvurudaki farklılıklar nedeniyle redde mesnet marka arasında benzerliğin iltibasa yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı, başvuru ve redde mesnet markalar arasında sescil benzerlik olsa da; davacı başvurusunun içerdiği diğer şekil+renk unsuru, redde mesnet markalardaki farklı şekil ve renk unsurları itibariyle görsel olarak birbirlerinden farklılaştıkları bu sayede ayrı işaretler olarak ortalama yararlanıcılar ve tüketiciler bakımından anlaşılabilir hale geldikleri gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK'nın 2019-M-9111 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2002 05272, 2003 10507, 2011 85719, 155574, 2013 21457, 178430 sayılı ... şekil" ibareli markaların tescili istenilen “...” ibaresi ile esas unsur açısından görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, ayrıca tescili istenilen marka kapsamındaki reddedilen mal/hizmetlerin önceden tescilli olan ve redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu, SMK'nın 5/1-ç maddesinin uygulama koşullarının somut olayda oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta farkedilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olması gerektiği, somut olayda davacının başvuru konusu yaptığı "şekil+..." ibareli marka ile davalı Kurumun resen redde mesnet aldığı markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/190 Esas, 2022/3946 Karar ve 24/05/2022 Tarihli, "...+şekil" - ...+şekil" ibareli markalara yönelik verdiği kararında da, şekil unsurları bakımından yaratılan farklılığın SMK'nın 5/1-ç maddesinin uygulanmasını engelleyeceği sonucuna varıldığı, başvuru markasında yer alan şekil unsuru nedeniyle markaların SMK'nın 5/1-ç maddesi bağlamında benzer kabul edilemeyeceği, diğer yandan markaların yazım karakterleri ve bütünsel tertip tarzlarının da farklı bulunduğu anlaşılmakla, davalı... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...