T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/356
KARAR NO: 2024/619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2021
NUMARASI: 2021/10 E. - 2021/470 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: YİDK Tasarım Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2021 tarih ve 2021/10 E. - 2021/470 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020 00875 numarası ile "..." tasarımı için başvuruda bulunduğunu, davalı tarafından tasarımın tesciline itiraz edildiğini, itiraz ekinde sunulan ve Youtube'ta 13.02.2019 tarihinde yayımlandığı anlaşılan videoda yer alıp itiraza gerekçe gösterilen ürünün genel izlenim itibariyle müvekkili tasarımına benzer görüldüğünü ve tasarımın ayırt edici nitelikten yoksun olduğu gerekçesiyle haksız olarak hükümsüzlüğüne karar verildiğini, oysa bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim itibariyle dava konusu 2020 00875 tescil numaralı tasarımın itiraza dayanak gösterilen ... görsellerinden farklı olduğunu, karşı tarafın kötüniyetli olduğu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen 2020/T-845 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davaya konu ürünün davacı firmanın tasarımı olmadığını, yenilik ve ayırt edicilik unsuru bakımından kanuni şartları taşımadığını, ayırt edilemeyecek kadar benzeri kabul edilen çok sayıda ürünün, davacının tescil başvurusundan çok önce -2017 yılından itibaren- internet ortamında, "instagram", "facebook" ve "youtube" sosyal paylaşım platformlarında paylaşılarak gerçekleştirilen yayım, tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetleri ile dünya genelinde kamuya sunulduğunu, davacı tarafından, müvekkili aleyhine Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2020/350 E. sayılı dosyası ile tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla dava açtığını, anılan dosyada huzurdaki davaya konu tasarım ile ilgili yapılan açıklamalarda, "..." çantanın e-ticaret platformu üzerinden satışına ilişkin 14.02.2019 tarihli faturanın dosyaya sunulduğunu, anılan fatura tarihinin, davacının tescil başvurusunu yapmadan önce (hoşgörü süresi olarak kabul edilen en fazla on iki aylık sürenin başlangıcına (04.02.2019) oldukça yakın bir tarih olduğunun anlaşıldığını, bununla birlikte "....com" platformu üzerinden davacı tarafın satışa arz ettiği dava konusu çantalara ilişkin kullanıcı yorumları incelendiğinde ise, 04/01/2019 ve 30/01/2019 tarihlerinde, çantaları alan kullanıcıların siteye yorum yazdıklarının anlaşıldığını, bu durumun birçok firmanın yanı sıra davacı tarafın da, tescil başvurusunu yapmadan önce ve hoşgörü süresi olarak kabul edilen en fazla on iki aylık süreden daha önce ürünleri kamuya sunduğunu gösterdiğini, yine davacıya ait "instagram" hesabı üzerinden 19/12/2018 ve 30/12/2018 tarihlerinde yayınlanan görsellerle davaya konu çantanın satışa arz edildiğini, davaya konu tasarımın kamuya sunulmasına ilişkin hoşgörü süresi kapsamında yapılan değerlendirmede de tasarımın yeni ve ayırt edici özelliğe sahip olmadığını, davaya konu tasarımın davacının tescil başvurusundan önce ve hatta ürünlerin satışını yapmaya başladığını beyan ettiği tarihten çok önce dünya genelinde ve Türkiye'de kamuya sunulmuş olan tasarımlar ile aynı ve/veya küçük ayrıntılarda farklılık gösterse bile Kanuna göre aynı sayıldığı gibi davaya konu tasarımın, ürünün kullanıcısı üzerinde bıraktığı genel izlenimin davacının tescil başvurusundan önce ve hatta ürünlerin satışını yapmaya başladığını beyan ettiği tarihten çok önce kamuya sunulmuş olan tasarımların aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, teknik boyutu karşısında içeriği ve sonucu aynen benimsenen bilirkişi heyet raporunda ve itiraz üzerine alınan ek raporda özet olarak ifade edildiği "bilgilenmiş kullanıcı nazarında 2020 00875/1 sıra numaralı tasarımın, davalı tarafın dosyaya sunduğu ve Youtube'da 13.02.2019 tarihinde yayımlanan videodaki ürün ile benzer olduğu, bu nedenle de dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı" şeklindeki özetlenen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, teknik görüşün bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuyla uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporda da esaslı hataların bulunduğunu, SMK hükümleri yerine KHK hükümlerine dayanıldığını, her iki ürünün de bebek çantası olması sebebiyle teknik zorunluluklar içerdiğini, sundukları emsal kararın incelenmediğini, müvekkiline ait tasarımın farklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişinin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen, denetime ve hüküm kurmaya elveriyli bilirkişi kök ve ek raporuna göre dava konusu ... tasarımının itiraza mesnet ... görseli karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, öte yandan, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz olarak ileri sürdüğü ve istinaf sebeplerinde de dayandığı hususların ek raporda tek tek karşılandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/04/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...