T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/31
KARAR NO: 2024/286
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2021
NUMARASI: 2020/148 E. - 2021/355 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI:
...
DAVANIN KONUSU: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2021 tarih ve 2020/148 E. - 2021/355 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından 2018/118006 sayılı “...” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunulduğunu, yapılan itiraz üzerine başvurunun reddedildiğini, ret kararının gerekçesinde markanın coğrafi işaret olarak tescilli “...” ibaresini birebir içermesinin belirtildiğini, müvekkiline ait marka başvurusu ile C2008/046 numaralı “...” coğrafi işaretinin görsel ve fonetik açıdan benzemediğini, tüketici nezdinde tescilli coğrafi işareti çağrıştırmadığını, müvekkilinin marka başvurusu ile tescilli coğrafi işaretin birbirinden tamamen farklı nitelikte olduğunu ve bu durumun Kurum kararında da “coğrafi işaretten kısmen uzaklaşmış” ifadesi ile tespit edildiğini, dava konusu YİDK kararının SMK m.5 hükmüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili adına 2007 24513 numaralı ... ve 2007 24509 numaralı ... ... ibareli marka tescilleri bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunun davalı kuruluş adına tescilli “.../...” coğrafi işareti ile ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını, tescilli coğrafi işaretten oluşan işaretlerin marka olarak tesciline izin verilmediğini, 2019 yılı Marka İnceleme Kılavuzu’nda da belirtildiği gibi coğrafi işaretlerin faaliyet alanına giren sektörde ağırlıklı olarak marka yanında bu ifadelerin yazıldığının ve ürünlerin sunumunun bu şekilde yapıldığının görüldüğünü, bu nedenle, coğrafi yer adı bulunduran coğrafi işaretlerin aksine ... gibi coğrafi işaretleri içeren marka başvurularının SMK 5/1(i) gereğince doğrudan reddedilemediğini, müvekkilinin markasının ... ibaresini değil ayırt edici ve özgün ... ibaresini içerdiğini, bu noktada müvekkiline ait marka başvurusunun tescilli coğrafi işareti çağrıştırmamakla beraber bir an için çağrıştırdığı kabul edilse dahi ilgili Kurum kararında mal/hizmet sınırlandırılmasının yanlış yapıldığını, doğrudan 29. sınıf kapsamındaki “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).”nin çıkartıldığını, oysa kurum tarafından yayınlanan 2019 tarihli marka kılavuzunda açıkça düzenlendiği üzere coğrafi yer adı bulundurmayan coğrafi işaretleri içeren marka başvurularının tescile konu ürün kapsamında sınırlanarak tescil edilmesi gerektiğini, buna göre müvekkilinin marka başvurusundan 29. sınıf emtianın doğrudan çıkarılmaması gerektiğini, “... coğrafi işareti özelliklerine uygun peynirler” şeklinde sınırlandırma yapılması gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun coğrafi işaret kelime unsurları yanı sıra görsel olarak da farklı şekilde tasarlandığını, başvuruda ... ibaresinin değil müvekkili tarafından uzun yıllar önce yaratılan ve uzun yıllardır müvekkili adına 2007 24513 sayı ile tescilli ... ibaresinin kullanıldığını, bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda marka ile coğrafi işaret arasında bağlantı kurulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 2007 24513 ve 2007 24509 numaralı marka tescilleri nedeniyle ... ibaresi üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, müvekkilinin önceki tarihli markalarının coğrafi işaretten eski tarihli olduğunu ve iyi niyetle tescil edildiğini, Kurum kararına mesnet gösterilen C2008/046 sayılı “...” coğrafi işaretinin 24.05.2010 tarihinde (müvekkilinin önceki markalarından sonra) tescil edildiğini, bunun müvekkilinin coğrafi işaretin ününden faydalanma gibi bir amacı olmadığını ve iyi niyetli olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin kazanılmış hakkı nedeniyle başvurusunun tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2019-M-11642 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığının saptanmasında markanın bütünü itibariyle nazara alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun bütünü itibariyle bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında coğrafi işaret olarak tescilli olan “...” ibaresi ile karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik gösterdiğini, gerek başvuru markasında gerek kısmi redde konu coğrafi işarette baskın olan unsurun ... ibaresi olduğunu, başvuru markasında itiraz markalarından farklılaşmayı sağlayabilecek güçte ek unsurların mevcut olmadığını, YİDK kararının isabetli olduğunu, kısmi redde mesnet coğrafi işaretin konusu olan “peynir” ürünleriyle aynı ya da ilişkili olan ürünler için tescili halinde “...” coğrafi işaretiyle ilişkilendirilmesi ihtimali mevcut olduğundan başvuru markasının kapsamından çıkarıldığını, başvuru sahibi adına tescilli bulunan önceki markaların dava konusu marka başvurusu yönünden müktesep hak oluşturmadığını, YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 133 tescil numarası ile kayıtlı “.../...” ibareli coğrafi işaretin sahibi olduğunu, ... peynirinin en önemli özelliğinin çiğ sütten kültür kullanılmaksızın üretilmesi olduğunu, coğrafi işaret tescil koruması altına alınan ... Peynirinin üretiminde kullanılan sütün ve sütün elde edildiği süt hayvanlarının muhakkak surette Kıbrıs menşeili olması, denetim ve izlenirliğin sağlanması için de üretiminden, paketlenmesine ve satış aşamasına kadar tüm süreçlerin muhakkak surette Kıbrıs’ta gerçekleşmesi gerektiğini, bunun doğal sonucu olarak da ... işareti/kelimesinin ancak ve ancak coğrafi işaret olarak kullanılabilir olduğunu, ... kelimesi/işaretinin coğrafi işaret sahibinin mezkur yönetmelik hükümlerinin çizdiği çerçevenin dışında marka veya başka bir fikri ve sınai hak kapsamında bir başkası tarafından kullanılmasının, ... işareti üzerinde bir başkasına marka veya başkaca bir fikri ve sınai hak tanınmasının mümkün olmadığını, dava konusu marka başvurusunun esas unsur olarak ... kelimesini içerdiğini, bu haliyle başvurunun “...” coğrafi işaretini içerdiğini, başvurunun marka olarak tescil edilemeyeceğini, coğrafi işareti içeren herhangi bir isim/sıfat takısının anılan hükümler uyarınca marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, başvuru markasındaki ... kelimesinin doğrudan ... coğrafi işaretini içermesinin yanında .../... olarak tescilli coğrafi işaretin diğer kelimesi olan ... kelimesi ile fonetik olarak da iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, müvekkili adına tescilli .../... ile dava konusu marka başvurusu arasında kesin ve mutlak bir iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davacının 2007 24513 ve 2007 24509 tescil numaralı markalarının hem başvuru tarihlerinin hem tescil tarihlerinin müvekkilinin coğrafi işaret belgesinin başvuru ve tescil tarihinden önce olduğunu, davacının söz konusu markaları bakımından tartışmalı olan müktesep hak iddiasının iş bu davaya konu marka başvurusuna teşmil edilemeyeceğini, SMK m. 48 uyarınca esas unsur olarak coğrafi işaret içeren bir markanın tescil başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, tescil edilmiş olsa bile hükümsüzlüğünün dava yoluyla talep edilebileceğini, dava konusu marka başvurusunun tescilli coğrafi işaret olan “.../...” kelimesini içerdiğini, tescili talep olunan ürünün coğrafi kaynağı konusunda yanıltıcı olduğunu, coğrafi kaynak ifade ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan emtianın, "29.SINIF: Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)." olduğu, redde mesnet alınan C2008/046 sayılı coğrafi işaret tescil belgesi incelendiğinde ise, menşe adı olarak tescil edilen .../... coğrafi işaretinin peynir ürünlerine ilişkin olduğu ve coğrafi sınırlarının Kıbrıs olduğunun anlaşıldığı, coğrafi işaretin 10.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere tescil edildiği, dava konusu marka başvurusunun reddedildiği mallar olan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).”, redde mesnet alınan coğrafi işaret olan peynir ürününün hammaddesi olan süt ile aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka başvurusunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvurudaki “...” ibaresinin çatı markası olduğu, çekişme konusu başvuru ile tescil talebine esas alınan unsurun ise ... ibaresi olduğu, başvuru markasının kısmen reddine mesnet gösterilen coğrafi işaretin ise .../... ibaresini içerdiği, dava konusu başvuruda yer alan ... ibaresi, redde mesnet coğrafi işaretteki ... ibaresini aynen içerdiği, başvuru markasının gerek görsel gerek işitsel olarak redde mesnet coğrafi işaretle benzerlik ilişkisi içinde bulunduğu, başvuruda son ek durumunda olan “-...” ibaresinin ilgili tüketici nazarında ibareleri birbirinden kesin olarak uzaklaştırmaya elverişli olmadığı, SMK m.5/1-i hükmü uyarınca mutlak tescil engelinin bulunduğu, davacı başvuru sahibi tarafından 2007 24513 numaralı ... ve 2007 24509 numaralı ... ... ibareli marka tescillerine dayanılarak yapılan müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı, zira coğrafi işaret tescilinin sonraki tarihli marka başvuruları için tescil engeli yarattığına ilişkin açık düzenleme (m. 48/1) bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka başvurusunun ... kelimesinden ibaret olmayıp, ... şeklinde oluşturuluğunu, marka başvurusunun tamamen özgün ve farklı şekilde oluşturulduğunu, müvekkilinin marka başvurusu ile ... coğrafi işaretinin karıştırılmalarının mümkün bulunmadığını, marka başvurusunun esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, marka ile coğrafi işaret arasında bağlantı kurulmasının mümkün olmadığını, bu hususa ilişkin EUIPO Temyiz Kurulu tarafından verilen emsal kararların bulunduğunu, "... ..." ibareli marka başvurusuna yapılan itiraz sonucu verilen kararda "..."nin peynir emtiası açısından, peynirin niteliklerini belirten tanımlayıcı bir ibare olduğu, bu kapsamda markalar arasındaki benzerlik değerlendirildiğinde, itiraza konu markanın esas unsurunu ... ibaresinin oluşturduğunun belirlendiğini, yine "... ..." ibareli marka başvurusu yönünden de "..." ibaresinin bir coğrafi işaret olduğu için temyiz eden tarafın ... ibaresinin kullanımını engelleme hakkına sahip olmadığının ve ... ibaresi nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının belirlendiğini, coğrafi yer adı bulunduran coğrafi işaretlerin aksine, ... gibi coğrafi işaretleri içeren marka başvuruları SMK 5/1(i) gereğince doğrudan reddedilemeyeceğini, marka başvurusunun coğrafi işareti çağrıştırdığının kabul edilmesi durumunda dahi müvekkile ait marka başvurusunun içerdiği 29. Sınıf ürünlerin tümünün çıkarılmaması gerektiğini, müvekkilinin kazanılmış hakkının olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, coğrafi işaretlerin, bilinen nitelikleri, tanınmışlıkları veya üstün özellikleri sayesinde kaynağını aldığı bölge veya ülke ile özdeşleşmiş emtiayı gösteren işaretler olduğu,
coğrafi işaret korunmasının ana nedeninin, menşe adları ve mahreç işaretlerine konu ürünlerin karakteristik ve doğal özelliklerini yitirmeden devamını sağlamak ve bu ürünleri tüketenlerin önceden edinmiş oldukları alışkanlıkları ve tatları aldanmadan kullanmalarına olanak vermek olduğu, SMK'nın 33. maddesine göre, doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, SMK'nın 34. maddesine göre de, coğrafi işaretin; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işaret olduğu, coğrafi işaretlerin, menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edileceği, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adların menşe adı, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğu, bu kapsamda bir ürünün mahreç işareti alabilmesi için coğrafi sınırları belirlenmiş bir bölgeden kaynaklanan ürün olması, belirgin bir niteliği sayesinde bulunduğu bölge ile özdeşleşmiş olması, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması şartlarının yerine getirilmesinin gerektiği, menşe adlardaki ürün ile köken ilişkisinin mahreç işaretlere göre çok daha katı olduğu, bu durumun mahreç işaretlerin coğrafi alanının daha geniş olduğunu gösterdiği, somut olayda redde mesnet alınan C2008/046 sayılı coğrafi işaret tescil belgesi incelendiğinde, menşe adı olarak tescil edilen .../... coğrafi işaretinin peynir ürünlerine ilişkin bulunduğu, coğrafi işaretin sınırlarının ise Kıbrıs olduğu, coğrafi işaretin 10.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere tescil edildiği, SMK'nın 5/1-i hükmünde, tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretlerin, marka olarak tescil edilemeyeceğinin düzenlendiği, bu düzenleme ile müstakil bir sınai mülkiyet hakkı olan coğrafi işaretlerin korunmasının amaçlandığı, zira coğrafi işaretlerin belirli bir teşebbüse atıfta bulunmaması gerektiği, dolayısıyla coğrafi işaretlerin SMK'nın 44/7. maddesi uyarınca, tek başına belirli bir teşebbüsün tekeline bırakılmasının söz konusu olamayacağı, SMK'nın 5/1-i maddesinde yer alan mutlak tescil engelinin uygulanmasında, coğrafi işaretin marka başvurusunda asli veya tali unsur bir olmasının da herhangi bir farklılık yaratmayacağı, diğer yandan SMK'nın 5/1-i bendinin gerekçesinde, yasağın kapsamının tescilli coğrafi işaretin "ilgili olduğu" mal veya hizmetler gözetilerek belirleneceğinin ifade edildiği, SMK'nın 48. maddesinde ise, tescile konu "coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak üzere" yapılan marka başvurularının reddedileceğinin belirtildiği, buna karşılık, bu hükmün atıfta bulunduğu SMK'nın 44/2. hükmünde ise, "tescil kapsamındaki ürünlerle ilişkilendirilebilecek ürünler", "çağrışım yapacak şekilde benzeri olan ürünler" ifadelerinin kullanıldığı, dolayısıyla, bir marka başvurusunun önceki tarihli tescilli coğrafi işaretten kaynaklı olarak mutlak tescil engeline tabi tutulacak malların, tescilli coğrafi işaret kapsamındaki ürünlerle birlikte bu ürünlerle ilişkilendirilebilecek ürünleri de kapsadığı, dava konusu marka başvurusunun reddedildiği malların, redde mesnet gösterilen coğrafi işaret tescili ile aynı/aynı tür ürünlerden oluştuğu, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunda “...” ibaresinin çatı markası olması nedeniyle esas alınan unsurun ... ibaresi olduğu, bu ibarenin redde mesnet coğrafi işaretteki "..." ibaresini aynen içerdiği, “-...” ibaresinin ilgili tüketici nazarında ibareleri birbirinden kesin olarak uzaklaştırmaya elverişli olmadığı, dava konusu marka başvurusunun reddedildiği mallar bakımından redde mesnet gösterilen C2008/046 sayılı (başvurudan önceki tarihli) .../... coğrafi işareti nedeniyle SMK m.5/1-i hükmü uyarınca mutlak tescil engeli bulunduğu, müktesep hak iddiasına dayanak yapılan davacı markalarının başvuru ve tescil tarihlerinin, dava konusu marka başvurusunun kısmen reddine mesnet gösterilen coğrafi işaretin tescilinden önceki tarihli bulunduğu, ancak coğrafi işaret tescilinin sonraki tarihli marka başvuruları için tescil engeli yarattığına ilişkin SMK'nın 48/1. maddesinde bulunan açık düzenleme karşısında söz konusu markalar mesnet gösterilerek davaya konu marka başvurusu bakımından müktesep hak iddiasında bulunulamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...