T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/774 - 2024/1099
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/774
KARAR NO: 2024/1099
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/12/2021
NUMARASI: 2021/37 E. - 2021/415 K.
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2021/37 E. - 2021/415 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2019/84625 sayısı ile gerçekleştirdiği başvuruya karşı 2008/58273 ve 2010/84181 sayılı müvekkili markalarına dayalı olarak itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkili firmanın gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, ilk restoranlarını 2006 yılında açtıklarını, 2008 yılında bir restoran daha açtıklarını, müvekkilinin tescilli “...” markalarını tescile uygun olarak kullandıklarını, davalının 2016/102897 başvuru numaralı 35/36/38/41/45/ sınıflarında tescilli "... ŞEKİL" ve 2016/73408 başvuru numaralı 35/36/38/41/45/ sınıflarında tescilli "..." ibareli markalarının mevcut olduğunu, bu markalara ilişkin Bakırköy 1.FSHHM'de hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz davası açtıklarını, dava sonuçlanmamış ise de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespit edildiğini, davalının Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava devam ederken "..." ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, bunun kötüniyetli bir başvuru olduğunu, davalıya ait 2019/84625 başvuru numaralı marka başvurusunun 06/ 08/ 09/ 14/ 16/ 18/ 20/ 21/ 24/ 25/ 26/ 27/ 28/ 32/ 35/ 36/ 38/ 40/ 41/ 42/ 45. Sınıfları kapsamakta olduğunu, davalının başvuru konusu ettiği sınıflar farklılık taşımakta ise de fiili kullanımlarının müvekkili markalarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının m www...com.tr alan adının da müvekkili markaları ile benzerlik gösterdiğini, davalının açıkça kötüniyetli olduğunu, davalının farklı sınıflarda yaptığı bu başvuru ile alan adını alarak kullanmaya başladığını, davalının “...” ibaresini internet sitesi üzerinden sattığı ürünlerde kullanmıyor olması yeni bir marka yaratma amacının bulunmadığını, 2019/168 Esas sayılı dava sonucunda verilecek hükmün sonuçlarından kurtulmaya çalıştığını gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2019/84625 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının itiraza mesnet markalarının "...’ ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin markalarının ise figüratif unsurları ile bir bütün olduğunu, değerlendirmenin bütün üzerinden yapılması gerektiğini, benzerlik değerlendirmesinin kelimelere bölünerek yapılamayacağını, kaldı ki benzerlik kabul edilse dahi taraf markalarının farklı sınıfları kapsadığını, müvekkilinin kötüniyetle itham edilemeyeceğini, davacının markaları 5 yıldan uzun süredir tescilli olduğundan kullanımlarının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin önceki markaları nedeniyle müktesep hak karinesinden yararlanması gerektiğini, davacının kötüniyet iddialarını kabul etmediklerini, davacının Bakırköy 1.FSHHM'nin 2019/168E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tecavüzün varlığının ispatlandığını iddia ettiği görülmekte ise de raporda yalnızca bazı tespitlere yer verildiğini, huzurdaki davanın konusu olan "..." ibareli başvurunun ve www.kisikatesdükkan.com.tr İnternet adresi üzerinden gerçekleştirilen kullanımların bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, ilgili mahkemede verilecek kararın işbu davayı etkilemeyeceğini, davacı yanın gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2019/84625 sayılı "..." ibareli davalı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerden yalnızca 32. sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ... Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliğinin mevcut olduğu, başvuru konusu markada farklı sınırlarda yer alan sair mal ve hizmetler bakımından ise taraf markalarının tamamen farklı nitelikte mal ve hizmetleri kapsadıkları, taraf markalarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt edici niteliği bulunan bir ibare olduğu, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2020/M-10195 sayılı kararının 32. sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ... Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu marka ile davacı şirkete ait redde mesnet markalar arasında yapılacak değerlendirmenin bütünlük ve ayırt edici nitelik dikkate alınarak yapılması gerektiğini, "..." ibareli markanın kelime ve hecelere bölünerek benzerlik incelemesine tabi tutulmasının doğru olmadığını, davacı yanın, hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği 2008/58273 ve 2010/84181 tescil numaralı markalarının dava tarihi itibari ile Türkiye'de beş yıldan daha uzun süreli tescilli olup, 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinin 7. fıkrası uyarınca iş bu markalara ilişkin olarak kullanım ispatı talebini Dairenin dikkatine sunduklarını, gerek hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda gerekse de ilk derece mahkemesince bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili şirketin “...” ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, dava konusu markaya ilişkin taleplerin, 6769 sayılı SMK'nın 6/3 maddesi yönünden de reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait "..." ibareli markaların, toplum nezdinde tanınmış marka düzeyine erişmiş markalar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların "..." ibarelerini ortak olarak içermeleri nedeniyle benzer olduğu görülmekle birlikte başvuru ile itiraz gerekçesi markalar kapsamında farklı tür mal/hizmetlerin yer aldığını, markaların farklı tür mal/hizmetlerde kullanılmasının karışıklığa yol açmayacağını, kötüniyet iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde davacı yandan, hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği 2008/58273 ve 2010/84181 tescil numaralı markalarının Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delillerini sunmasını istediği, yani kullanmama def'inde bulunduğu görülmektedir.
Ancak, mahkemece bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 25/7. maddesi uyarınca SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19/2. maddesi hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda davacı tarafça hükümsüzlük davasına mesnet markaların Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepler olduğuna ilişkin delil sunulması, davacı tarafça bu hususların ispatlanamaması durumunda hükümsüzlük davasının reddedilmesi, mesnet markaların, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde ise davanın, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece taraf markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunup bulunmadığı hususu hükme esas alınabilecek şekilde incelenmemiştir.
Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davalı tarafın kullanmama defi de gözetilerek taraf markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı hususu esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesinde de zorunluluk bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre davalı ... vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2021/37 E. - 2021/415 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3- Davalı ... vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına,
4-Davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan 80,70'er.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.