T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/2231 - 2025/2255
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2231
KARAR NO: 2025/2255
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2025
NUMARASI: 2025/411 E.
TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2025 tarih ve 2025/411 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 20.maddesi uyarınca "..." adlı çizgi diziye ilişkin marka haklarının müvekkiline devredildiğini, davalıların başka marka başvuruları yapmamayı ve mevcut markayı müvekkiline devretmeyi taahhüt ettikleri halde kötüniyetli olarak dava konusu 2020/117759 sayılı "..." ve 2021/163077 sayılı "..." ibareli markaları tescil ettirdiklerini ileri sürerek, anılan yapım sözleşmesi kapsamında markaların davacıya devrine, bu mümkün olmadığı takdirde markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkin davada, dava süresince dava konusu markaların davalılar tarafından üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve lisanslanmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 30/09/2025 tarihli kararla, dava konusu markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, 17/10/2025 tarihli kararla yaklaşık ispat oluşmadığından markaların yargılama süresince lisanslanmasının önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 20.maddesinde davalıların marka hakkının müvekkiline ait olduğunu, herhangi bir marka başvurusu yapmamayı ve mevcut markaları davacıya devretmeyi kabul ettikleri halde bu taahhütlerini yerine getirmedikleri gibi müvekkilinin marka hakkından faydalandıklarını, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere lisanslanmasının müvekkili açısından telafisi imkansız zararlara yol açacağını, davacının hukuki statüsü gereği dava konusu markadan elde edilecek gelirin devlet malı niteliği taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve markanın lisanslanmasının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markanın davacıya devri, olmadığı takdirde hükümsüzlüğü talep edilen işbu davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere lisanslanmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği, 6100 sayılı HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının, sadece "uyuşmazlık konusu" hakkında verilebileceği, somut olayda ise ihtiyati tedbir isteyenin, esasen karşı tarafa ait markanın kendisine devrini, olmadığı takdirde hükümsüzlüğünü istediği, buna göre davanın konusunun, karşı tarafın mal varlığına dahil bulunan marka hakkı olduğu, ihtiyati tedbir isteyenin üzerine tedbir konulmasını istediği şeyin ise karşı tarafın markasının üçüncü kişilere lisanslanmasının engellenmesi olup, bu hususun davanın konusu olmadığı, bu durumda anılan talep açısından dava şartı olarak aranan hukuki yarar şartının da sağlanmadığı, öte yandan ihtiyati tedbir kararı verilmesi bakımından aranan yaklaşık ispatın da sağlanmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/11/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.